Ana içeriğe atla

parlayan yıldızlar

işsanat tarafından milli reasüransta düzenlenen parlayan yıldızlar konser serisi, benim bildiğim kadarıyla 2013 yılından beri düzenli olarak devam ediyor ve üstün yeteneğe sahip genç sanatçılara tam da gereken zamanda sahne deneyimi kazandırmayı amaçlıyor... ben 2013 yılından itibaren takip etmeye başlamışım ama ilk başlangıcı 2011 yılıymış zannedersem... 2013 yılı öncesindeki konserlere şimdilik ulaşamadım... o tarihlerde konser vermiş olan tahminimce 8-10 genç daha var ama dediğim gibi şimdilik bilmiyorum... tabii 2011 yılından itibaren düzenli olarak konserler devam etti mi onu da bilmiyorum...

başlangıçta sezon boyunca her ay bir genç sanatçı sahne alıyordu, daha sonra her ay iki sanatçı sahne almaya başladı... bu gerçekten çok sevindirici... bunun yanında; işsanat ın çok erken kaybettiğimiz eski sanat yönetmeni meriç soylu'nun ailesi de 2013 yılından beri her yıl en başarılı parlayan yıldıza ödül vermeye başladı... her yıl ödül alan genç sanatçılar işsanatın sezon açılışında konser veriyorlar... bu çok önemli konser serisinin hayata geçirilmesinde de meriç soylunun katkıları çok büyük... çok genç yaşta yitirdiğimiz bu çok değerli insanın adının gençlerin başarılarıyla yaşıyor olması da çok önemli...

Sanat Dolu Bir Yaşam
Meriç Soylu: Sanat Dolu Bir Yaşam

babası murat soylu tarafından derlenip hazırlanan meriç soylu: sanat dolu bir yaşam kitabını; sanatı seven herkese kesinlikle öneriyorum... 245 sayfalık bu kitapta meriç soylu ile ilgili bilmemiz gereken her şeyi bulmak mümkün... kendisini yakından tanıyan dostlarının ifadeleriyle meriç soyluyu tanıma ve yaşatma adına bu kitap mutlaka okunmalı...

meriç soylu'nun bize kazandırdığı parlayan yıldızlar konserleri çok önemli... her sene sahne alacak müzisyenler titizlikle belirleniyor... çoğu için ilk önemli sahne tecrübesi denebilir... bir kısmı için ilk olmasa da önemli olduğu kesin... başarılı gençler için motivasyon olduğu da kesin... ama bence yada benim açımdan en önemli konu; milli reasürans'ta parlayan yıldızlar ve benzeri gibi ülkemizde sayısı çok da olmayan bu konserler sayesinde isimleri duyulmaya başlıyor genç sanatçıların... dinleyici için yada ilgilisi için aslında bu konserler çok önemli çünkü mesela ben bu isimlerin çok büyük kısmını parlayan yıldızlar konser serilerini takip ederek tanıdım... takip edebildiğim kadarıyla, 2013 yılından bugüne kadar bu seride konser veren isimler şöyle... arada yada özellikle 2013 yılında buraya eklemeyi unuttuğum isimler olabilir, şimdiden özür dilerim:)...

13 aralık 2012 emre engin

16 nisan 2013 doğa altınok

19 aralık 2013 denizcan eren

20 şubat 2014 ülker tümer

13 mart 2014 deniz şensoy

8 mayıs 2014 ilayda zeynep köksal

22 aralık 2014 utku asan

14 ocak 2015 hande küden

24 şubat 2015 poyraz baltacıgil

24 mart 2015 oğulcan yılmaz

8 mayıs 2015 elfida su turan 

21 aralık 2015 ılgın top ve orçun yıldıran

25 ocak 2016 ezgi sarıkçıoğlu ve başak merev

8 şubat 2016 ırmak ülke ve utku çetin

21 mart 2016 cansın kara ve gülin ataklı 

11 nisan 2016 beste gürkey ve emre akman

9 mayıs 2016 irem keskin ve gökçe çatakoğlu

21 kasım 2016 bade daştan ve batı aktaş

19 aralık 2016 idil bursa ve asaf öksüz

31 ocak 2017 elif atamer ve ezgi su apaydın

26 şubat 2017 gamze erengönül ve yiğit karataş

27 mart 2017 selin nardemir ve muhammedjan sharipov

17 nisan 2017 selen aydoğan ve umut sağlam 

28 kasım 2017 hasan gökçe yorgun ve gizem sözeri

18 aralık 2017 tarık kaan alkan ve emir ilgen

29 ocak 2018 güneş hızlılar ve naz irem türkmen 

26 şubat 2018 doruk deniz aksu ve emir kemancı

19 mart 2018 sena umul ve aslı ayben özdemir

30 nisan 2018 duru önhon ve idil olgar

12 kasım 2018 ayda demirkan ve yunus altınkanat

24 aralık 2018 demirhan gökbudak ve laçin akyol

28 ocak 2019 yekta elmas ve deniz yakın

25 şubat 2019 simge keskin ve ece nur özer 

25 mart 2019 fikret diril ve beril eren

22 nisan 2019 duru aydın ve idil arıcan

18 kasım 2019 salih haşim aktaş ve ece canay

9 aralık 2019 elif spor ve sezin ege kabaklı 

27 ocak 2020 zuhal erdin ve deniz su polat

24 şubat 2020 ilke ışı tuncer ve ebubekir ferhat güneri

2019-2020 sezonunda konser vermek üzere seçilen isimlerden sekizi vaktinde konserlerini milli reasürans'ta vermişlerdi ancak diğer isimler pandemi nedeniyle sahne alamamışlardı.. o genç sanatçılarımız da 2022 yılında iş kuleleri salonunda sahneye çıktılar... o isimler ise şöyle:

9 mayıs 2022 ecmel neva bildik ve doğa karahan

23 mayıs 2022 beliz güney ve derin şensoy

30 mayıs 2022 selin özer ve alpay jan inkılap

ilk yıllara kadar araştırdım, bulmaya çalıştım; tıkır tıkır gidiyordu ne güzel ama 2019 yılında işler bozuldu:)... mendebur pandemi nedeniyle karıştı bu iş... benim kafa da basmaz böyle yılın sonbaharında başlayıp, öbür yılın ilkbaharında tamamlanan işlere... aşağıdaki iki bağlantıda 2019-2020 civarındaki parlayan yıldızlar var... 2021 ve 2022 yi de arayıp bulacağız artık... demişim ama bulamayız çünkü yukarıdan da anlaşılacağı üzere, 2022 yılında 2019-20 sezonu tamamlandı...

2019 yılı meriç soylu ödülleri

parlayan yıldızlar 2020

işsanat'ın milli reasüransta parlayan yıldızlar serisi devam edecek... büyük ihtimalle gelişerek ve büyüyerek devamı gelecek yıldızların... şu an için yılda 12 genç sahneye çıkma fırsatı buluyor, tahminimce ya üçer sanatçıya çıkaracaklar etkinlikleri yada sezondaki konser sayısı artacak... çizgi üstü gençlerin sayısı hızla artıyor çünkü... bu arada, ben aldığım bir duyumu filan yazmıyorum, sadece tahmin... şimdilik bitireyim, ilk yıllardaki sanatçıları da öğrendikçe ekleyeceğim...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada