Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ece dikbıyık

ece dikbıyık (fotoğraf: deniz doğu) birden nana ile çıktı karşıma bir kaç ay önce genç viyolonsel sanatçımız ece dikbıyık ... nana'yı da şu anda ayrıca yazıyorum, kendisinin hayran kaldığım nana performansını da o paylaşıma ekleyeceğim... maalesef instagramda var sadece ve youtube üzerinde paylaşılmış olan tam versiyonu artık yok... olsaydı çok iyi olacaktı... neyse, yine çalar ve  kaydeder artık ece:)... önce nana hakkında burada da kısaca bilgi vereyim, manuel de falla eseri siete canciones populares espanoles 'in 5. şarkısı oluyor... olağanüstü ama kısacık bir ninni... bu nana'yı ben şimdiye kadar nasıl olmuş da hiç dinlememişim, onu da anlamadım... bu kadar çok beste yapılırsa, olacağı bu... itiraf edeyim, atlaya zıplaya dinleyip geçtiğim için, atlayıp geçmişim işte anlayacağınız:)... bundan sonra daha kısa kısa atlayıp geçmeye karar verdim:) ... şu anda dinlemeden uyuyamadıklarım listesinde ve baş köşede... ece dikbıyık sayesinde tanıdım bu eseri, dinlemeye başladığı

nana - manuel de falla

nana (françois nicholas riss) bu yaşa kadar nasıl es geçtiğimi anlamadığım kısacık bir geleneksel ispanyol ninnisi olan nana 'yı çok yeni tanıdım ve dinlemeden uyuyamadıklarım listesinde baş köşeye oturdu... tabii kişiden kişiye değişir, sonuçta zevk meselesidir ama gerçekten insanın içine işleyen, yatıştırması beklenirken tüyleri dikenleştiren bir eser... gerçi nana'nın geleneksel ninni hali ile manuel de falla 'nın kendi annesinden hatırlayıp da esere dönüştürdüğü hali arasında "de falla" kadar da önemli bir fark söz konusu... uyutmasın, daha da uyku kaçırsın diye yapmış sanki... verdiğim bağlantıda ispanyol annelerin bebeklerine söyledikleri ninni nana'yı dinleyebilirsiniz... zamana ve mekana göre değişmekle birlikte, tahminimce bahsi geçen nana bu çünkü ninni nanayı bulacağım diye, neredeyse bütün ispanyol ninnilerini dinledim... şaka değil, gerçekten uyutuyorlar, test de etmiş oldum... zaten uykudayız, bir de ninni dinleyince tam oluyor... nana'yı il

creep

creep - radiohead bu blogta radiohead gibi tanınmış gruplardan ve üstüne üstlük, gidip de creep gibi efsane olmuş parçalardan bahsetmiyorum doğal olarak... neredeyse binlerce cover'ı yapılmış bu parçanın bazı cover'ları en az orijinali kadar tüyleri diken diken etme potansiyelinde olduğu için yapıyorum bu paylaşımı... yahu gidip türk dil kurumuna başvuru yapacağım... nefret ediyorum şu cover denen ifadeden... sırf cover yazmamak için şu paylaşımları yapmak bile istemiyorum... cover yerine; yorum, düzenleme, aranjman, versiyon vs vs yazasım geliyor ama onlar da olmuyor ki... allah aşkına birisi çıksın da kabul edilebilir bir kelime bulsun şuna... konu başlamadan dağıldı şu nefret ettiğim kavır yüzünden... bari önce sağlam bir canlı creep sıkıştırayım araya kavır olmayan hem de harbisinden:)... radiohead - creep ... benim kendim ile bir türlü bağdaştıramadığım, normal koşullarda pek de haz etmemem gereken (kesinlikle ön yargı) bir grup radiohead ama dinlemeden de duramıy