Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

kırkbinsinek

burgazada progresif müzik festivali 2017 hakkında yaptığım paylaşımda da bahsetmiştim, bu sene festival programında yer alan kırkbinsinek çok dikkatimi çekmişti... 2008 yılında kurulan ve o zamandan beri kadrosu değişse de ara vermeden müzik yolculuğuna başarıyla ve taviz vermeden devam eden bir grup olmasına rağmen, ben ne yazık ki çok geç farkına varabildim bu grubun... sebebi de basit, istanbulda yaşamadığınız sürece bu grupları tanımanız yada onların size ulaşabilmeleri zorlaşıyor ister istemez...

kırkbinsinek

progresif müziğimizdeki en önemli üç beş gruptan biri oldu benim için kırkbinsinek çünkü bana eskileri yani gerçek progresif dönemi çağrıştırdı müzikleri... günümüz dünyasında müzik yapıp, o yılları çağrıştırabilmek oldukça zor çünkü o yılları yaşamak gerek o ruh için ama kırkbinsinek en azından o ruha yakın bir his verdi bana... doğaçlama müzik yapıyor olmaları ve viyolonsel kullanmaları da buna eklenince, benim hayran olmamam mümkün değil zaten... tam bir performans grubu..…

orçun & orkun tekelioğlu

bir türlü başlayamadığım paylaşımlardan biri oldu orçun ve orkun tekelioğlu kardeşler:)... ben aslında son bir kaç gündür fasıl-ı jazz dinlemekle meşgulüm ve çok beğendim... dinliyorum ve dinleniyorum resmen... çok kaliteli çalışmalar gerçekten... bu güzellikten başkaları da haberdar olsun istedim ve geçtim bilgisayarın başına... kaldım tabii öyle:)... ben "yaz babam yaz tipi" bir blogçu olduğum için ve çok da meraklı bir tip olduğum için; istiyorum ki bu fasıl-ı jazz fikri nereden çıkmış, nasıl doğmuş, neden böyle güzel çalışmalar yapmışlar (tamam bu saçma oldu), başka tekelioğlu soyadına sahip müzisyenler de var, onlar kim?... biri zaten fasıl-ı jazzda da vokal yapıyor... gökçe tekelioğlu -ki sesine hayran kaldım-... ve daha bir sürü şeyi merak ediyor insan ama yeterli bilgi bulamadım... youtube da sadece videolar var... facebook sayfası var fasıl-ı jazz ın ama hiç bilgi yok... resmi sayfa kıvamında da sayfa yok... orçun & orkun tekelioğlu sayfası var, orada da sadece…

murat ömür tuncer

bir yandan keşfedip, tanımaya çalışıyorum murat ömür tuncer'i; diğer yandan başladım yazmaya bakalım hayırlısıyla nasıl bitecek... 10 saat uğraşıp, "bu ne yaaa!" diyerek silip attığım o kadar çok müzisyen var ki... çok keyif alıyorum ben bu durumdan... silip atmaktan değil, yanlış anlaşılmasın:)... zaten bu sebeple yazıyorum ve paylaşıyorum ya bu blogta... acaba ne çıkacak!... acaba müziği nasıl!... nasıl biri?... vs vs vs... valla daha ilk paragraftan ayıp edeceğim belki ama şu an denk geliş dinlemeye başladığım ilk eseri üzerinden ilk yorumumu yaparsam, "arızalı" bir durumla karşı karşıya olduğumu yazabilirim:)... bu iyi bir şey, paniğe gerek yok:)...

murat ömür tuncer aslında tanınan, hatta çok da ses getiren bir isimmiş... henüz tanıma şerefine nail olamamış olan benmişim... şöyle kabaca bir inceleme bile buna fazlasıyla yetti... daha sonra değinirim tabii ama şimdilik şunu söyleyeyim, elinden geldiğince radar gibi antenlerini açıp, sürekli keşif ve iz üstü…

elfida su turan

genç keman sanatçımız elfida su turan da mutlaka paylaşılacaklar listesinde idi uzun süredir ama bir çok defalar olduğu gibi, yine! işimi aksattım sanırım:)... bir kaç gün önce birden karşıma çıkınca, yine dinledim elfidayı, yine mest etti ve bu sefer artık paylaşılmışlar listesine hemen aktarmam gerektiğinin farkına vardım... benim bu başlangıç cümlelerim iyice klişeleşmeye başladı ama blogçuluk böyle işte maalesef... çoğu zaman gerçek hayat giriyor araya... elfidayı ilk dinlediğimde oldukça minik idi, ben yazana kadar genç kız olmuş, yehudi menuhin school a bile başlamış...

okulun önemine ve elfidanın çalışmalarına geçmeden önce şu "elfida" konusuna değineyim... ilk dikkatimi çeken isminin güzelliği olmuştu... haluk leventin de bir şarkısı vardı, adı elfida idi... omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın dedikçe haluk levent, ağlardı millet:)... yakınları su ismini kullanıyor olabilirler -ki o da çok hoş bir isim- ama elfida bir keman sanatçısı için konulmuş sanki... hemen…

eren başbuğ neler yapıyor?

bir süredir takip edemediğim eren başbuğun, bu süre zarfında neler yaptığını paylaşmak için başladım yazmaya... nasıl olsa boş durmamıştır... eren başbuğ; müziğine, üstün yeteneğine ve enerjisine hayran olduğum bir isim ve öncesinde de defalarca kendisi ile ilgili paylaşımlarda bulunmuştum... 2011 yılında hakkında yazdığım ilk yazıyı incelerseniz, o yazıdaki bağlantılardan diğer paylaşımlara da geçebilirsiniz... yani hepsini de okuyun demek oluyor bu...

hadi önce o paylaşıma bir göz atın bakalım... eren başbuğ

en son ayumi ueda ile birlikte yaptığı çalışmalardan bahsetmişim... tam bir sene geçmiş üstünden... bana daha uzun gelmişti ama eren başbuğ gibi sanatçıları çok sıkı takip etmek gerekiyor çünkü aynı anda 80 ayrı işin peşinde koşuyorlar... benim gibi tembel ve basit bir blog sahibi için gerçekten çok yorucu oluyorlar bu arada... facebook sayfalarındaki son 5 paylaşıma baktığınızda yazacak 5 farklı iş çıkarıyorlar adamın başına...

ilk dikkatimi çeken, seventh station oldu... &quo…