Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

estas tonne

estas tonne kokusu geldi burnuma resmen... ne zaman estas tonne videosu izlesem, gelir o tütsünün kokusu... çok tipik bir estas tonne manzarası... asıl adı stanislav tonne ... daha doğrusu öyleymiş, kaç yıldır dinlerim kendisini ama gerçek adını bilmezmişim meğer... ukrayna'lı olduğunu da bilmiyordum... daha doğrusu ben hakkında hiç bir şey bilmiyordum, merak da etmemiştim... ben öyleyim maalesef... maalesef diyorum ama memnunum bu halimden... müziği dinliyorum o kadar... gerçi bazı kişiler dinledikleri müzisyen ve gruplar hakkında konuşmaya başladıklarında saatlerce, gıpta etmiyor da değilim... bende yok gerçekten... gerçi şu da var; galiba on yılı geçmiştir estas tonne merakım ve hakkında hiç bir bilgim olmamasına rağmen, sadece müziğini dinleyerek, neredeyse her şeyi tam isabet tahmin etmişim... tahminlerimi yazsam olacakmış ama yazarken büyük hatalar yapmamak için sağı solu kurcalıyorum mecburen... kalkar "kendinden eğitimli" yazarım ama gidip londra kraliyet konserv

tarık kaan alkan - life journey

tarık kaan alkan başarılı genç piyanistlerimizden tarık kaan alkan , ilk albümünü çıkardı... daha önce tekli çalışmaları da vardı, onlardan da bahsederim ancak life journey adlı yeni albümündeki eserlerin de tamamı kendisine ait... yani tarık kaan alkan'dan da bahsederken, bundan sonra artık besteci piyanist diyeceğiz kendisine... bizimle paylaştığı toplam 9 harika eserle ben de varım demiş oldu... zaten başarıları ile yıllardır ön planda olan genç bir piyanist idi tarık kaan alkan ve hakkında henüz paylaşım yapma fırsatım olmamakla birlikte, bu sayfada adından çok bahsettirdi başarıları ile... daha doğrusu, zaten adından çok bahsettirdiği için ben her seferinde erteledim kendisi hakkında kelam etmeyi... tabii bu erteleme de uzayınca, bu sefer ciddi bir haksızlık olmaya başlıyor... hem arama kısmından adını aratabilirsiniz hem de geçtiğimiz sene elde ettiği bir başarı haberini buradan okuyabilirsiniz... şimdiye kadar elde ettiği başarıları yanında, kendisine ait çalışmalarının d

aşağılık kompleksi

çocukluğumdan beri farkında olduğum bir konudur şu: "biz kendisini sürekli aşağılayan, hor gören bir milletiz"... üstelik "bizi bizim kadar aşağılayan da yok!"... mesela "yahu adamlar şöyle azizim, adamlar böyle üstadım, adamlar aşmış arkadaş vs vs vs" gibi ifadeler başka hiç bir dilde yoktur muhtemelen ama bizim günlerimiz böyle geçer gider... adamlar daha da fazlasını yaparlar biz zevzeklikle meşgulken:))... hayatım böyle geçti benim... bizim daha doğrusu... sizin de öyle geçti, farkında değilseniz, fakına vardırayım... zaten "adamlar" denmez!... çok ayıp... tamam, adem, adam vs vs vs... anlatamazsınız onu... insanlık denir, insanlar denir, dünya, alem yada ne bileyim, mesela almanlar denir... almanlar şu şu şu konularda aşmış arkadaş vs vs denebilir... ama bizim haricimizdeki bütün dünyayı hedefleyen bomboş bir "adamlar" kavramı çok sevimsiz ve kuru bir ifade... kıraathane muhabbeti... alelade insanlar, bu muhabbeti kahvede okey oyna

cem esen - elegie op. 2

piyanist cem esen piyanist ve besteci cem esen 'in ilk eserlerinden biri elegie ... öncesinde mutlaka onlarca hatta belki yüzlerce bestesi yada denemesi vardır ama cem esen'in kendi sıralamasına göre ikinci eseri... çok severek dinlediğim elegie op. 2 , dinlemeden duramadıklarım listemde uzun süredir mevcut ve bence en iyi elegie'lerden biri... yukarıda bağlantısını verdiğim hakkındaki paylaşımda da muhtemelen bahsetmişimdir ama buraya da kısaca ilave edeyim, cem esen bu eseri ilk paylaştığında yanlış hatırlamıyorsam açıklama kısmında kendisine ait olduğunu belirtmemişti yada belirtmişse bile ben atlamışım ve bildiğim bütün bestecilerin elegie eserlerini tek tek arayıp incelemiştim bu eserin kime ait olduğunu bulabilmek için... tabii yanlış anlaşılmasın, cem esen böyle bir esere imza atamayacağından değil, ben kendisinin bestecilik yönünü bilmiyordum o zamanlar, o yüzden... bu eserini keman üstadımız cihat aşkın 'a ithaf etmiş olduğunu da bir kaç hafta önce öğrendim ve

müzisyenler sosyal medyayı nasıl kullanmalı

müzik paylaşımı filan değil bu ama konu müzisyenler... müzisyenler sosyal medyayı nasıl kullanmalı konusu bilmem kaçıncı defa... maalesef yine çeşitli ukalalıklar yaparak haddimi aşacağım ama yanlış düşünmediğimden emin olmadıkça yazmıyorum bu konuları... işin aslı şu; buraya girip, sağa sola sataşıyorum canım sıkıldıkça... gerçek hayatta korkudan gıkımı çıkaramam ama burası internet ya! yaz yazabildiğince:)... şaka şaka, valla iyi niyetliyim... yoksa vakit harcamaya değecek konular bile değil aslında ve bana da zerre kadar bir faydası filan da yok ... vakit harcamaya değmez dedim ama şöyle bir geri dönüşü var bu vakit harcamanın; sanatıyla, işiyle, gücüyle, müziğiyle doğru düzgün bir şekilde uğraşan sanatçıların; emeklerinin karşılığını almaları, sanatlarını olabildiğince fazla kişiye ulaştırmaları, unutulmamaları gibi konuların mutlaka çok güzel geri dönüşleri olur... yani olur bir şekilde... bir şeylerin feed back'i olur... ille de para dönmesi gerekmez değil mi... bana olmaz