Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

dünya sahnelerindeki genç müzisyenler'den alıntılar

dünya sahnelerinde genç müzisyenler bir zamanların harika çocukları olan güher ve süher pekinel kardeşlerin, günümüz çocuklarına tüpraş desteğiyle katkı sağladıkları bir proje olan dünya sahnelerinde genç müzisyenler (dsgm) projesi, bu konuda ülkemizdeki en önemli oluşumlardan biri ve bugünün harika sanatçılarını dünya sahnelerine kazandırmaya başladılar bile... destekledikleri üstün yetenekli çocuklar, bugün birer genç dünya sanatçısı olarak sahnelerde yer almaya, dünya ölçeğinde çok büyük başarılara imza atmaya çoktan başladılar... dsgm müzisyeni olan genç sanatçılarımız 4 aralık 2019 tarihinde fransız büyükelçiliği nde sahne aldılar ve liszt, schubert, dvorak ve schostakovitch eserleri seslendirdiler... konser sonrasında yapılan bir röportajda, sahne alan genç müzisyenler bazı konularda fikir ve düşüncelerini beyan etmişler, ben de buraya aktarmayı uygun buldum... yazının sonunda da ben kendi fikirlerimi yazdım özellikle eğitim konusunda... ben bu paylaşım ile ilgili tüm b

la llorona charles lloyd

charles lloyd arada sırada da olsa, dinlediğim bazı güzellikleri paylaşıyorum kafama estikçe... dinlediğim derken, dinlemeden duramadıklarımı kast ediyorum aslında ama bu paylaşıma neden olan parçayı az önce keşfetmiş bulunuyorum... facebookta çıktı karşıma pat diye ve charles lloyd görüp de es geçmem mümkün değil, üstüne üstlük, la llorona görünce de üzerine atlamamam mümkün değil... özetle; charles lloyd - la llorona görünce tabii ki gerisi geldi... sonradan görme bir charles lloyd hayranıyım, adı her an her yerde geçen bu caz efsanesine nedense yıllarca gereken önemi ve özeni göstermemişim!... taş çatlasın 2 yıllık bir birlikteliğimiz söz konusu:)... onsuz geçen yıllarıma acıyorum:))... la llorona frida başlıklı paylaşımı yaparken, uzun uzun taramıştım la llorona temalı müzikleri ama o zaman hiç karşıma çıkmamıştı charles lloyd tarzı la llorona... o zaman çıkmayan, şimdi kendi kendine çıkıverdi... aşağıdaki versiyon, görülebileceği üzere i long to see you albümünden... bu

duru ercoşkun ve can saraç konserleri

can saraç ve duru ercoşkun - carnegie hall duru ercoşkun ve can saraç ile ilgili yaptığım paylaşımların tamamı aynı, sadece zaman ve mekan değişiyor... fotoğraflar bile değişmiyor, sadece fon ve kıyafetler değişiyor:)... şablon şöyle: can ve duru katıldıkları yarışmada hem duo olarak, hem de solo olarak birinci oldular ve toplam 3 birincilikle dönüyorlar:)... genç piyanistlerimiz can saraç ve duru ercoşkun; temmuz ayında new york uluslararası golden classical music yarışması ndan toplam 3 birincilikle dönmüşlerdi... her ikisi de solo kategorisinde birinci oldular, yetmedi, duo kategorisinde de birinci oldular... gördünüz mü? aynı işte yine:))... elde ettikleri bu başarı sonucunda, ünlü carnegie hall 'de konser verme hakkı da kazanmışlardı, konserlerini kasım ayı başında başarıyla verdiler... bir kaç ay önce de uluslararası pera piyano yarışması nda aynı cümleyi kurmuştum... duru ercoşkun ve can saraç haklarında son yaptığım paylaşımından sonra ufak bir değişiklik ol

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

hiromi uehara - jazz a vienne 2011

hiromi uehara jean-paul boutellier tarafından başlatılan ve 1981 yılından beri her yıl temmuz ayının ilk yarısında fransa'nın vienne şehrinde gerçekleştirilen, bence dünyanın en önemli caz festivali jazz a vienne ... 15 gün, sabahın köründen gecenin dibine kadar 250 konser, 200 bin izleyici 1000 civarı sanatçı, sergiler, vs vs vs... bu rakamlara her sene ulaşılması hedefleniyor... doğal olarak da atmosfer çok farklı... özellikle en bi cazcı olanların sahne aldığı antik tiyatronun atmosferi... ben de çoğu zaman bu en bi cazcıları izleyeceksem, bu festivali tercih ediyorum... okuyan da her sene müdavimiyim zannedecek:)... tabii tabii her sene o yılın bütün maaşını harcamayıp bu festivale gidiyorum... festival çoğu zaman temmuz ayının ilk yarısı civarında ama etkinlikler ekim-haziran süresince sürekli yapılıyor... bu festivalin bir de rakam takıntısı var, 250 etkinlik vs gibi... bir de vienne civarındaki 6000 çocuğu festivale ücretsiz çekme hedefleri var on yıldır ... örnek olm

agso quartet

AGSO Quartet (fotoğraf: emre ergenç) idil arıcan (keman), gökçe duru tatar (keman), arda aykut (viyola) ve idil bursa (viyolonsel)... bir araya gelmişler ve AGSO quartet olmuşlar... hayatımda gördüğüm en güler yüzlü hatta kahkahalı quartet bu AGSO kuartet... şef barış demirezer yönetimindeki ankara gençlik senfoni orkestrası 'nın sezon açılış konserinin solisti olarak, 16 aralık pazartesi günü saat 20:00’de bilkent konser salonunda sahne alacaklar... önce bu haberi vereyim dedim... bilkent senfoni orkestrası gişelerinden yada sayfasından biletinizi hemen alın... konserde; spohr yaylı sazlar dörtlüsü için konçerto op.131 ve dvorak senfoni no.7 re minör, op.70 eserleri seslendirilecek... ankara gençlik senfoni orkestrası müzikle yaşayan gençlik derneği himayesinde şef orhun orhon ve öğrencileri tarafından 2011 yılında kurulan ankara gençlik senfoni orkestrası 'nın onursal başkanı gürer aykal ... bilkent, hacettepe ve ankara üniversiteleri müzik bölümü öğrenci

cem esen ve ayşe ece güneşşen'den trajik liedler

cem esen ve ayşe ece güneşşen piyanist besteci cem esen ve mezzo soprano ayşe ece güneşşen bir araya gelip, harika bir albüme imza atmışlar... trajik liedler op.9 ... albümde cem esen tarafından mezzo soprano için yazılmış ve bestelenmiş 9 şarkı bulunuyor... kapanış eseri olarak da yine cem esen tarafından solo piyano için yazılmış olan serbest varyasyonlar op.7 kullanılmış... kısa bir süre önce, cem esen hakkında paylaşım yapmıştım, okursanız sevinirim ... ayşe ece güneşşen hakkında ise maalesef daha önce paylaşım yapamadım ve kendisini tanımam da oldukça kısa bir süre önce nasip oldu ancak kendisi hakkında şimdilik kısaca da olsa bilgi vermek istiyorum... son zamanlarda yaptığı farklı çalışmalarla da adını sıkça duyurmaya başladı, eminim kendisinden de çok bahsedeceğim burada... ayşe ece güneşşen 7 yaşında baleye, 14 yaşında da müziğe başlamış ayşe ece güneşşen ... her ne kadar klasik gitarla başlamış olsa da müziğe, operaya da merak sarmış ve izmirde alper kazancıoğlu