Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

möbius şeridi ve bach zekası

johann sebastian bach sanatçı! dendiğinde, aklıma bach gelir benim... aaa nasıl unuturum! ağustos böceği gelir bach dan da önce... bach mı? ağustos böceği mi? derseniz, tartışmasız ağustos böceğidir:)... bach 2. dir... neden bach derseniz, "o gerçekten bir dere değil, bir denizdi" demiş beethoven ... yetmez mi?... 1000 den fazla eseri olduğu söyleniyor, kendisi hayattayken sadece 12 tanesi basılmış!... hemen bütün türlerde eserleri bulunan bach, eğitim amaçlı eserlere de sahip... eğitime önem veriyor... yaşamı boyunca çok büyük işlere imza atmış bu barok usta çok fazla çalışkan... tüm çağların en büyük bestecisi bach ama günümüzde olduğu gibi kısa yoldan yükselmemiş bu mertebeye... çocukken keman ve viyola öğrenmiş, kilise ve sokak korolarında şarkı söylemiş... sokak sanatçısıymış anlayacağınız... adım adım yükselmiş, saray orkestrası bestecisi olmuş... hiç bir zaman notalar tamamlandıkça soli deo gloria yazmayı ihmal etmemiş... yani zafer sadece tanrınındır ...

müziksel ego tatmini!

tane tane ve çok net açıklayacağım... kendi zevkim için, hobi olsun diye ve özellikle biraz da çorbada tuzum olsun diye; bu blogda, değişik konular yanında, belli bir çizginin üzerindeki müzisyenlerin ve grupların da elimden geldiğince tanıtımını yapmaya çalışıyorum... bir yandan öğrenip, bir yandan paylaşıyorum... bu müzisyenlerin çok azı artık kendini kanıtlamış, belli bir seviyeye ulaşmış kişiler... bir şekilde keşfettiğimde; heyecan ve mutluluk duyduğum, çok genç, hatta çoğu çocuk kabul edilebilecek kadar genç ve üstün yeteneklere sahip sanatçılar paylaşılıyor bu blogta!... şundan eminim: bu blogda hiç kimse olumsuz yorumlar yapmaz!... şimdiye kadar da hiç olmadı zaten... örneğin: ne kadar yeteneksiz, başarısız, berbat vs vs vs gibi... mümkün değil, olmaz ve olmadı... son bir kaç aydır, şu da çıktı! "benim arkadaşımın yazısını kısa yazmışsın, 2 video koymuşsun, ama bir başkasının yazısı daha uzun ve 3 video var!"... hehe:)... şu da var: oğlumun yazısı az okun

rachel flowers

rachel flowers neredeyse 1 sene önce keith emerson videosu izlerken karşıma çıktı rachel flowers ... o günden beri bekliyor bu paylaşım... rachel flowers gözleri görmeden muhteşemlik yaratıyor, ben ise gözlerime inanamıyorum... kulaklarıma ise hiç inanamıyorum... sadece dinlerken aralarındaki farkı anlamak oldukça güç... sadece emerson hayranları anlayabilir yani 30 yıl emerson dinlemişse biri, en fazla bir tuhaflık sezer, o kadar... zaten bu kadar iyi olduğu için 11 mart 2016 da kaybettiğimiz üstad keith emerson, 2012 yılının 11 şubatında, rachel e kendisine ait modüler moog u kullanması için izin vermiş... rachel, emerson parçalarını kusursuz çalabiliyor görmeyen gözlerine rağmen çünkü tam bir keith emerson hayranı... aşağıda o anları paylaşayım hemen... 1993 doğumlu olan rachel flowers ; multi enstrümantalist, üstün yetenekli bir genç yetenek... 15 haftalık bir erken doğum neticesinde, gözlerini kaybetmiş... renkleri göremiyor ama bizim görebildiğimiz renklerden çok daha

selin demirel

selin demirel henüz 18 yaşında çok yetenekli bir genç müzisyen selin demirel... istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı viyolonsel bölümüne girmiş 11 yaşındayken... eldar iskenderov ile viyolonsel çalışmış... okulunu birincilikle bitirmiş... almanyadaki detmold musik hochschule 'de alexander gebert ile sürdürüyor çalışmalarını... sonraki yıllarda yaptığı çalışmalar hakkındaki paylaşımlarımı araya ekleyeyim, mutlaka okuyun... selin demirel'den ilginç projeler liget trio - orman kadıköy belediyesi çocuk sanat merkezi bünyesinde başlamış selin müziğe... tabii gitar ile ve 8 aşındayken... demek ki neymiş? yerel yönetimlerin sanata desteği çok ama çok önemliymiş!... tabii spora da ama o kısmı beni ilgilendirmiyor... çocuk sanat merkezini kutluyorum çünkü selin demirele bence en büyük katkı onlardan gelmiş... tabii ailenin ve anladığım kadarıyla annenin desteği de asla unutulmamalı... selin demirel çocuk sanat merkezinde sevmiş müziği... bach cello suite no 1, prelude türk

tad - turgut akın ve demirhan

tad - turgut alp bekoğlu / akın eldes / demirhan baylan sanki askerlik arkadaşlarımdan bahsediyormuşum gibi bir başlık oldu bu tad - turgut akın ve demirhan :)... görürlerse affetsinler artık çünkü isimlerini tamamen yazsam olmayacak, sadece tad desem olmayacak... tad, harika bir tat gerçekten... böyle ilginç kişilerden böyle ilginç projeler çıkıyor... bu müzisyenler sürekli en kaliteli oluşumlarda karşımıza çıkan türkiyenin yüz aklarından... ülkemizde bir grup müzisyen -ki tad grubunun elemanları da dahil- evrensel ölçülerdeki müziği, olabilecek en üst kalitede yapmaktadırlar... zaman zaman onları çok farklı projelerde bir arada görürüz... her türlü müziği yaparlar... en iyisini yaparlar... hepsini birlikte hiç göremedim henüz ama üçü beşi sürekli bir aradadırlar... bana onların şefi gibi gelir erkan oğur usta:)... yok tabii öyle şeflik filan ama bana öyle geliyor... tabii erkan oğur hepsinin ustasıdır, o da ayrı ama bu müzisyen grubunun tamamı zaten ustadır... gizemli oldu ben

dünya sahnelerinde genç müzisyenler

"çıkmıyor arkadaş bizden üstün yetenek filan!" diye dertlenip dururken, ne olduysa artık bilemiyorum, son yıllarda bizim gençler ve çocuklar ardı ardına adlarını duyurmaya başladılar... şimdi de ben yetişemez oldum!... derdim değişti bir anda anlayacağınız... bu sefer de burada bahsedemediğim yetenekli bir çocuk kalmasın istiyorum ama o kadar çoklar ki! :)... onların dert etmeyeceklerinden eminim ama benim içim el vermiyor... fırsat buldukça yazıyorum artık sırayla gecikmeli de olsa... "istediğin kadar ben milliyetçi değilim, sanatın milliyeti yoktur, sanat evrenseldir, tüm dünya çocukları ve sanat hepimizindir vs vs vs..." de!... öyle olmuyor işte... üstün yetenekli bir çocuk müzisyenimiz çıkıp da, ülkemize derecelerle döndüğünde apayrı bir mutluluk oluyor... çıkmadığı dönemlerde de sinirden deliriyordum, onu da belirteyim... tabii ki önemli olan; dereceler almak değil sadece... her hangi bir gencin müzikle ilgilenmesi bile yeterli benim için... tabii bu konuda

başak yavuz

başak yavuz aşağıda ilk paylaşacağım videosu karşıma çıkmıştı birden bire başak yavuz un... zaten bu blogda bahsettiğim sanatçıların neredeyse tamamı ansızın karşıma çıkıverenler oluyor çünkü bloğun konsepti bu... vay be, benim uyduruk bloğun bile konsepti var:)... moda oldu artık, her şeyde bir konsept arar olduk... sanki kendimize ait konseptimiz varmış gibi... neyse... tarafımca kurcalanırken öylesine, bizzat youtube önerdi aşağıdaki hezarfen isimli parçayı... çok da iyi yaptı tabii... hezarfen de, başak yavuz da çok fazla dikkat çekici... çok değişik bir sesi ve tarzı var... bloğumun bir diğer konsepti ise, sadece çok iyi olan müzisyenlere yer veriyor olmam:)... bugün bu havam nereden geliyor anlamış da değilim:)... gerçekten çok dikkat çekici, çok başarılı ve çok yönlü bir müzisyen başak yavuz... çok da müzik aşığı gibi... müzisyen çok iyi olabilir ama müziğe aşık olduğunu hissedemeyebilirsiniz... öyle değil başak yavuz... şarkı söylerken yüzüne baktığınızda, çok severek ya