Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

damla ece karataş

damla ece karataş - bellapais festivali, adanın rüyası konseri genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışması nda ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu... genç müzisyenlerden son haberler hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında... ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali 'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile

sesin yolculuğu

sesin yolculuğu bu özverili dayanışma her ne kadar akademik bir çatı altında yürüyormuş gibi görünse de işleyiş itibariyle daha çok bireysel çabalarla ön plana çıkan sivil bir örgütlenme pratiğine çok daha yakın durmakta -ki hak ettiği maddi, hatta kısmen manevi desteği tam olarak bulamadığını da unutmayalım. Bu motivasyon, çoğunlukla tam tersi iddia edilse de geçmişin kötü bir taşıyıcısı olmaktan öteye gidememiş, bunun bir sonucu olarak da çağa ayak uydurmaktan oldukça uzak olan ve tuhaftır ki bunun farkında dahi olmayan, olsa bile pek de umursamayan bazı kişi ve kurumlara nasıl bir zaman diliminde yaşadığımızı bir an olsun hatırlatmadı mı? Bu tıkanmışlık içerisinde var olmaya çabalayan genç kuşağa, söz konusu duvarları yıkmaları hususunda öncülük etmedi mi? Hatta ne teknik, ne estetik, ne de repertuar olarak 1930’lardan öteye gitmeyi aklına dahi getirmemiş bazı eğitimcilere, çağımızın notasyon, icra ve estetik olarak geldiği noktayı açıkça göstermedi mi? Yaşananlar belleklerimizde hâ

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın ... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!... duru aydın      duru aydın'dan güzel haberler     duru aydın'dan meriç soylu'ya kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre;  müzisyen konser verir ... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir no

iklim özenli'den son haberler

iklim özenli - concorso international per giovani musicisti citta di barletta kendisi hakkında kısa bir süre önce daha detaylı bir paylaşım yapmıştım ve o paylaşımı tamamlarken "kendisi hakkında sürekli güzel haberler geleceğini düşünüyorum" demiştim... üzerinden daha 2 ay geçmeden geldi haberler... iklim özenli 6-12 mayıs 2019 tarihlerinde italya'da düzenlenen uluslararası concorso international per giovani musicisti citta di barletta yarışmasından birincilik ödülü ile döndü... 31 mart 2019 tarihinde, genç piyanist duru aydın ile birlikte girgin piyano ve sanat galerisi 'nde resital verdiler... bildiğim kadarıyla, birlikte değil, ayrı ayrı sahne aldılar... mayıs ayı başında; şef tolga taviş yönetimindeki izmir devlet senfoni orkestrası eşliğinde sahne aldı iklim ve seyircinin bitmeyen alkışları sebebiyle 3 bis yaptı... o konserden bir görüntü paylaşayım ve şimdilik bitireyim... bu arada, harika çalmış iklim özenli...

can, duru ve naz irem...

duru ercoşkun, naz irem türkmen ve can saraç 4-12 Mayıs 2019 tarihlerinde gerçekleşen 14. uluslararası pera piyano festivali kapsamında düzenlenen piyano yarışması ödül töreni 12 mayıs tarihinde yapıldı ve ödüller sahiplerine verildi... 16 yaşa kadar duo piyano kategorisinde duru ercoşkun ile birlikte birinci oldular... yani duru ercoşkun & can saraç piano duo oluyorlar birlikte... küçükler piyano eşlik kategorisinde de genç keman sanatçımız naz irem türkmen 'e yaptığı eşlik ile de birinci oldu can saraç... duru ercoşkun da solo piyano kategorisinde ikinci oldu... duru ercoşkun , naz irem türkmen 'e eşlik ederek de ikinci olmuş ayrıca... yani anlayacağınız, şu yukarıdaki üç genç sanatçımız, toplamda 5-6 kere birinci olmuşlar... zaten üçü de gönlümüzün birincileri:))... belki başka dereceleri de vardır çünkü olayı kavradıkça burayı değiştiriyorum:)... şu yukarıdaki paragrafa defalarca eklemede bulundum ve bu hali aldı:)... bu yarışmada başka kategorilerde de dere

deniz neva ertürk

deniz neva ertürk "gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin... adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

cansu naz eriş - mozarthaus sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor... kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş , istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim ... yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosu nun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz... 11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mend

ulusal genç yetenekler yarışması

ulusal genç yetenekler yarışması istanbul devlet senfoni orkestrası 'nın düzenlediği ulusal genç yetenekler yarışması 'nda; piyanist cansu naz eriş birinciliği kazanırken, viyola sanatçısı emir kemancı ikinci, keman sanatçısı kazım kaan alıcıoğlu ise üçüncü oldu... dereceye girip, solist olarak sahneye çıkma hakkını kazanan her bir genç sanatçımızı kutluyorum... cansu naz eriş hakkında daha önce paylaşım yapmıştım, adını tıklayarak okuyabilirsiniz... 2000 doğumlu Emir Kemancı ; viyola eğitimine 2010 yılında Göknil Genç ile MSGSÜ Devlet Konservatuarı’nda başladı. Sybille Langmaack, Jano Lisboa, Efdal Altun, Burcu Yazıcı gibi isimlerle çalışan Emir Kemancı, ENKA Oda Orkestrası, Camerata Saygun, Fazıl Say Festival Orkestrası, AIMA Festival Orkestrası ve CRR Senfoni gibi orkestralarda çalma fırsatı buldu. Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası üyesi olan Emir Kemancı, eğitimini MSGSÜ Devlet Konservatuarı'nda sürdürmektedir. Kazım Kaan Alıcıoğlu ise; 1999 yılında Ankara da

şekil değiştiren gerçekler

Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar bakar ama, tarzı zaten kubik olan Picasso'nun surrealist resminde, sanatla fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az sey vardır. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen birşey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bir şeyler daha. 5-10 dakika hiç birşey söylemeden sınıfı izleyen hoca, biraz sonra Picasso'nun resmini alıp, Matisse'in bir resmini koyar. Bu resimde sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının etrafındaki dadıları onun saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Ve babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir. Ancak, ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki öğelerin ne olduğunu ve bu resmin Matisse'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf. Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir! "Hayatta hiç birşey Matisse'in resm

eylül eda yıldız'dan başarı haberi

eylül eda yıldız sessiz sedasız ama emin adımlarla ve hızla gelişen bir genç yetenek piyanist  eylül eda yıldız ... benim çok önem verdiğim gençlerden biri... hem emin adımlarla ilerliyor, hem de emin ellerde çünkü elena çekiç ile çalışıyor... eylül hakkında daha önce yaptığım paylaşımı da mutlaka okuyun: eylül eda yıldız aşağıda eylül'den gnossienne no 1 paylaşacağım, ben bayılarak izliyorum bir süredir... aslında onu paylaşmak için fırsat kolluyordum, o da çıktı... eylül eda yıldız, nisan 2019 da almanyada girdiği bir yarışmada birinci oldu... bir yarışmada lafını ilk defa kullanıyorum çünkü ailesi ve öğretmeni tarafından yapılan paylaşımlarda hangi yarışma olduğu yazmıyor:)... aslında atlanmaması lazım tabii ama benim için yarışmalar en önemli konu değiller... ama yazmaları gerekirdi, o ayrı... yarışmaları pek önemsemiyorum dediğimde bazen kızılıyor... tabii ki önemsiyorum, önemsiz değiller ama ben çocukların yarıştırılmalarına ve sanatta yarışma olmasına karşıyım.

mantıksız mantık

aşağıdaki yazı, neredeyse her paragrafı çok farklı zamanlarda yazılıp, kel alaka yerlerde önceden paylaşılmış veya yayınlanmış bir yazı... daha sonra hiç bir parçası hiç bir yerde kalmadı çünkü o eski uzun uzun tartışılan, fikir ve geyik paylaşılan ortamlar kalmadı... şimdilerde 140 karakter yazı yada 20-30 saniyelik videolar revaçta... hepsini topladım burada ve "mantıklı" bir şeklide bir araya getirdim aklım sıra... saçma sapan bir şey oldu... bırakın okunmayı, buraya kadar okuyanlar da kaçmıştır zaten... eminim hiç bir mantıklı kişi okumaz bu yazıyı... bu yazıyı yazmaya başladığımda aristo mantığı modaydı, şimdi bulanık mantık... eğer okursanız; bilin ki, taaaaa 2004 yılında kurulmuş cümleler de var burada, birazdan kuracaklarım da... derdimi anlatabilmek için bildiğim ve bulabildiğim en doğru kavram "mantık" oldu... ama tüm bunları mantık üzerine oturtmak da ne derece mantıklı oldu? onu da bilmiyorum... siz mantık yerine başka bir sebep de bulabilirsiniz... daha

adil kerem ünal

adil kerem ünal bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal ... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da... 9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden