Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

iklim özenli

viyola hastası biri olarak, iklim özenli hakkındaki bu paylaşıma resmen torpil geçiyorum:)... bir iki eklemeyle bitecek paylaşımlar var sırasını bekleyen ama valla ne yalan söyleyeyim, onlar dururken bu paylaşıma başladım... nedense uzun yıllar boyunca viyolonsel ve kemanın daha gerisine itilen kontrbasın ve viyolanın hayranıyım ben... aynı kaderi bir zamanlar viyolonsel de paylaşıyordu ama kendini daha önce kurtardı ve kurtarmanın ötesinde oldukça popüler bir konuma çoktan yerleşti... enstrümanların bazılarını tercih etmek dinleyicinin hakkıdır ve ben keman ve viyolonselden çok viyola ve kontrbastan yana kullanmışımdır tercihimi her zaman... viyola ve kontrbasın ben çok daha özgür ve sınırsız olduğunu düşünüyorum... çok daha fazla anlam yüklü bence her ikisi de... iklim özenli de iyi ki viyolaya gönül vermiş çünkü çok iyi bir viyola sanatçımız yetişiyor şu anda...

gerçi iklimin viyolaya gönül vermesi biraz sıkıntılı olmuş... aslında arp bölümündeymiş ancak yaşadığı sırt ağrıları son…

genç kemancılardan büyük başarı

bu sene 12. si düzenlenen grumiaux uluslararası genç kemancılar yarışmasının finaline katılmaya hak kazanan üç genç kemancımız da derecelerle döndüler...

7-10 mart tarihleri arasında, uluslararası jüri önünde 3 gün boyunca yarışan 70 genç kemancı arasından sıyrılmayı başaran kemancılarımızdan 12 yaşındaki naz irem türkmen b kategorisinde birinci olurken; a kategorisinde yarışan 9 yaşındaki defne güngör ve 10 yaşındaki nil ipek şabi üçüncülüğü paylaştılar... başta kendileri olmak üzere, ailelerini ve öğretmenlerini kutluyorum...

belçika kraliyet konservatuvarında ünlü kemancı arthur grumiaux anısına her sene düzenlenen bu prestijli yarışmaya 29 ülkeden 7-21 yaş arası toplam 70 genç kemancı katıldı... 70 kemancı arasına girebilmek bile önemli bir başarıyken, katılan tüm kemancılarımızın iyi dereceler almaları gerçekten çok büyük bir başarı...

her üç genç kemancımız hakkında da daha önce paylaşım yapmıştım ve farklı paylaşımlarda da önceki başarılarından bahsetmiştim... her üçü için de &…

müzik doğduğu yerde ölmeliydi!

müzik aslında doğduğu yerde ölebilseydi, bugün insanlık çok daha iyi müzik yapıyor olabilirdi... boş boş otururken, aklıma girdi birden bu saçma düşünce... yazayım bari dedim... ne demek bu doğduğu yerde ölmek?... kaydetmemek demek! başka ne olabilir... o muhteşem tablolar sadece 1 tane değiller mi?... heykeller?... bir tabloyu görebilmek için aslında dünyanın öbür ucundaki bir müzeye yada sanat galerisine gitmeniz gerekmiyor mu? bir heykel için de böyle... sanat eserlerinin tamamı için öyle aslında... müzik haricinde... müzik bize getiriliyor sadece... diğerlerine bizim gitmemiz gerekiyor...

tiyatro, opera, bale ve müzikaller de aslında öyle değil mi?... falanca opera temsilini, falanca mekanda falanca ve pişmanca opera sanatçılarından mesela bu akşam izlediğiniz oyun, dünyada sadece 1 tanedir... o atmosferi solursunuz, bir daha asla o atmosfer hiç yaşanmayabilir... ama ne oluyor? o temsili kaydedip, dvd olarak satıyorlar herkese!... konserleri de... sizin o paha biçilmez atmosferini…

anadolu'nun ilk piyanoları

kısa bir süre önce, değerli orkestra şeflerimizden orhun orhon, facebook sayfasında paylaştı türkiye cumhuriyeti'nde yapılan ilk piyanomuz ankara'yı... ben de yıllar önce duymuştum, sayıları bir kaç adet de olsa, bu piyanoların başarıyla ülkemizde de yapıldığını ama o zamandan beri taslak olarak duruyordu bu yazı bir kenarda yaklaşık 13 yıldır:)... şimdi böyle yazınca da sanki "ben biliyorum her şeyi, öhömmm" gibi oldu ama bir zamanlar internette adına forum denen paylaşım ortamları çok popülerdi ve oldukça ciddi ve faydalı tartışma ortamıydı o forumlar... yüzlerce sayfa bilgi alışverişi ve tartışma olurdu... şimdiki gibi 1 foto yada 2 cümlelik zırvalıklar değildi paylaşılanlar... forumlardan birinde, "cumhuriyetin ilk yıllarında piyano yapan bir ülkeydik biz" diye bir iddiada bulununca biri; araştırıp, bir şeyler toplamıştım ancak topladığım bilgiden fazlasını maalesef hiç bir zaman bulamadım... bir kaç gündür yine aradım, taradım ve bugün çok daha az bil…