Ana içeriğe atla

ecmel nevâ bildik

ecmel nevâ bildik
ayla erduran adına düzenlenen bilkent keman günleri kapsamında, bilkentli olmayan tek istisna olarak sahneye çıkmıştı ecmel nevâ bildik... o zaman hem konseri izleyenlerin, hem de ilgili ve sorumlu kişilerin dikkatini çekmeyi başarmıştı... ben de kısa bir not olarak adını bir kenara yazmıştım bu sebeple ama elde hiç bilgi olmayınca ne yazılır ki... hakkındaki tek bilgi; afyondan gelmiş olduğu idi bu miniğin... tahminimce 5-6 yaşında idi ecmel nevâ ve 2016 yılıydı... nasıl olsa kısa bir süre sonra adından söz ettirir, ben de paylaşırım vakti gelince deyip, beklemeye almıştım... yanılmadım ve "ben de varım" dedi nihayet:)... 

ecmel nevâ bildik
biraz ayıp olmamış mı bu fotoğraf?... bu kadar kişi yarışır ama ödül sahibinin adı bellidir der gibi:))... kutluyoruz ecmel nevâ'yı... 8 yaşında şu anda ve slovakyanın dolny kubin şehrine gidip, 22. kez düzenlenen international bohdan warchal in playing the bow string instruments yarışmasından ikincilikle döndü geçtiğimiz mayıs ayının başında... anca vakit bulabildim ve şimdi paylaşabiliyorum nevâ'yı...adı çok hoşuma gitti, bende isim takıntısı da var çünkü... her seferinde kopyala yapıştır usulü ecmel nevâ yazması benim için oldukça zor olsa da, kendisine çok yakışan bir isim olmuş... ecmel, çok güzel anlamına geliyormuş... nevâ ise; ses, makam, uyum anlamında... tahminimce 5 yaşından da önce başladığı keman ile o kadar uyumlu ki...

peter michalica ve ecmel nevâ bildik
şu anda mersin üniversitesi devlet konservatuarı keman bölümü öğrencisi olan ecmel nevâ bildik, lily tchumburidze gibi çok iyi bir öğretmenle çalışmalarını sürdürüyor... sayfamda en çok adı geçen öğretmenlerden biri ve öğrencileri sürekli başarıdan başarıya koşuyorlar... nevâ'da başarıdan başarıya koşacak, hep birlikte göreceğiz... 8 yaşında olmasına rağmen, bir çok başarıya imza atmış durumda zaten... o yaşta bir sanatçı daha ne yapabilir ki... öncelikle, muhtemelen ailesinin ve öğretmeninin dikkatini çekmeyi başarmış... eğer afyonda bir öğretmeni keşfetmişse, ilk kutlayacağım kişi, o öğretmendir... varsa, kim olduğunu bilmeyi ve buradan teşekkür etmeyi isterdim... afyon caka'da eğitim alırken hocalarının dikkatini çekmeyi başarmış ve ailesi uzun arayışlardan sonra ulaşmış lily tchumburidze'ye... sadece 1.5 yıllık bir eğitimle gidip uluslararası yarışmadan dereceyle dönmeyi başarmış... izmir devlet senfoni orkestrasının 27 mart 2018 tarihinde düzenlediği solist seçimi sınavını kazanmayı başarmış... yukarıda yazmış olduğum, bilkent keman günlerinde sahneye çıkmayı başarmış... bir şey daha başarmış şu kısacık sürede; bohdan warchal yarışması jüri başkanı peter michalica, "ecmel nevâ'nın tüm jüri üyelerini müzikal ve teknik olarak çok etkilediğini" söylemiş ve yukarıdaki fotoğrafı çektirmiş kendisiyle...

bu kadar önemli başarılara imza atabilen 8 yaşındaki ecmel nevâ bildik, bu başarıları elde etmek için kesinlikle çok fazla çalışmış ve çaba göstermiştir mutlaka... diğer öğrenciler gibi derslerle uğraşıp, ödevlerle cebelleşirken, kemanda da bu başarılara ulaşmış... umarım çocukluğunu yaşamayı ihmal etmemiştir... muhtemelen etmemiştir ki bence o da büyük bir başarı...

hakan şensoy & ecmel nevâ bildik
ecmel nevâ, 7-14 ağustos 2018 tarihlerinde izmirde hikmet şimşek kültür merkezinde düzenlenen yaylı sazlar ve oda müziği yaz kampına katıldı... cihat aşkın, hakan şensoy, feza serap gökmen, oğuzhan kavruk ve dylan blackmore tarafından verilen ustalık sınıfı dersleri süresince öğrenciler konserler verdiler ve son gün de güzel bir kapanış konseriyle etkinliği tamamladılar... katılan öğrenciler içinden seçilen 8 genç sanatçı, önümüzdeki yıl karşıyaka belediyesi oda orkestrası koda eşliğinde konser vermeye de hak kazandı... ecmel nevâ bildik de bu sekiz başarılı gençten biri oldu...

ekleme/nisan 2020 belçika'nın başkenti brüksel'de düzenlenen 13. uluslararası grumiaux keman yarışması'nda kategorisinde ikinciliği kazandı ecmel neva...

şimdilik bitireyim bir klişe lafımla: daha çok bahsedeceğiz ecmel nevâ bildik ve başarılarından... herkese aynı şeyi yazıyorsun diyorlar:)... ben, adından çok bahsedileceğinden emin olduklarımı paylaşıyorum burada, o yüzden:)... ben bir yandan genç sanatçılarımızın başarılarını yazıp mutlu oluyorum ama diğer yandan da bir süredir artık şu kalıplaşmış ifadeyi yazmak zorunda hissediyorum: bence başarının gerçek ölçüsü sanat ve bilim ile uğraşmaktır... bu uğraşı için kendini verebilmek, kendini yansıtabilmektir... bir diğer başarı ise; bu çocukları keşfedebilmek ve onlar için elden gelen en iyisini yapabilmektir... kendisiyle birlikte, ailesini de kutluyorum... yani gençlerin kazandıkları dereceler, bizim onları tanımamız için iyi birer fırsat oluyorlar, o kadar... gerçek başarı; sanat, kültür ve bilim ile çok severek uğraşabilmek ve kendini bu yolla ifade edebilmektir... paylaştığım hiç bir genci ben aldığı dereceler sebebiyle paylaşmıyorum... çaldıkları enstrümanın hakkını vermeyi başardıkları için ve enstrümanlarını çok sevdikleri için paylaşıyorum... baksanıza ne kadar severek ve kendini de katarak çalıyor ecmel nevâ bildik... yarışma heyecanından çok uzak, kendinden çok emin ve çaldığı eseri ecmel nevâ olarak çalıyor, helal olsun... derece aldığı yarışmadan... accolay a minor keman konçertosu...

Yorumlar

Çok Okunanlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır... keyboardlar & piyanolar başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz...

benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...


şunun …

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarının piyano bölümünde liseyi tamamladıktan sonra, bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi kompozisyon bölümünde onur türkmen ile sürdürdü çalışmalarını ve eğitimini başarıyla tamamladı... asıl hocası onur türkmen olmakla birlikte; kendisine büyük emeği geçen diğer hocalarından da bahsetmeden olmaz... yiğit aydın ile armoni ve orkestrasyon, tolga yayalar ile polifoni, fugue ve post tonal teori (yazdığıma pişman olmaya başladım:))... aynen yazsan olmuyor, türkçeleştirsen olmuyor, ne biçim ders arkadaş bunlar... tonal ötesi:)))...)... neyse; konuya hakimmişim gibi davranayım, bir çok "uzman yazar!" öyle yapıyor, benim neyim eksik:)... maria nowotna ile kulak eğitimi (ne güz…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka... aşağıdaki paylaşımları da bu yazıdan sonra yaptım, onları da araya ilave edeyim dedim... aşağıdakiler de okunacak...

cem esen'den cosmic variations

cem esen ve ayşe ece güneşş…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

ıraz yıldız

çok fazla paylaşıma aynı şekilde başladım, artık tat da vermiş olabilir ama ıraz yıldız da oldukça uzun bir süredir hakkında mutlaka yazmak istediğim çok önemli genç sanatçılardan biri... ve ben şimdiden bu klişeleşmeye başlayan girişe ek olarak, klişeleşmeye başlayan kapanış cümlemi de en baştan yazayım; yakın yada uzak gelecekte kesinlikle kalbur üstü bir cazcı olacak ıraz... hiç kimseye bu kadar emin olarak yazmamıştım bu öngörümü... bütün derdim, klasikçileri cazcı yapmak benim:)...

ıraz yıldızı ben fazıl say sayesinde tanıdım... fazıl sayın övgüyle bahsettiği genç bir piyanisti yakalarım da bırakır mıyım hiç... o zamandan beri aklımda ama şimdi o yazıyı bulamadım... bulunca eklerim mutlaka... izlediğim ilk videosunu hemen paylaşayım... bu kadar mı hissederek çalınır!... aslında çok daha yakın tarihli canlı kayıtları da var ama ben özellikle bu kaydı paylaşıyorum..

fazıl say - nazım balad 1



burada da bir çok kez elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım, son yıllarda ülkemizde genç y…

samida

gürcü dilinde üç kız kardeş anlamına geliyor samida... yani yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz üç sanatçı; damla şahin, yudum şahin ve tamara şahin kardeş oluyorlar... ilk defa yüzleri göstermeyen bir fotoğraf seçtim burada, ilginç oldu ama fotoğraf güzel ne yapalım, aşağıda tekrar paylaşırım, tanış olursunuz artık... ben de az önce tanıştım kendileriyle ve hemen paylaşmaya başladım... bir yandan dinliyorum müziklerini, bir yandan da yazıyorum... ilk izlenimlerimi yazayım hemen: parçalar kısa:)... bir de şunu yazayım, yeni tanış oldum dedim ama bu kardeşlerden birini tanıyorum sanki...

ben genelde bu şekilde paylaşım yaptığım için, yazmaya başlayıp da sonradan paylaşımı iptal ettiğim de az olmadı ama samida şu anda oldukça iyi gidiyor... youtube tarafından bana önerildiği için izlediğim ilk videoları "budur işte!" dedirtmişti, şu anda evet kesinlikle budur işte diyorum... çok başarılılar... dinlemeye başladığınız anda eğitimli müzisyenleri dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyors…

gökay özgür

uzun süredir ilgiyle takip ettiğim ve bir süredir de yazmak isteyip, bir türlü yazamadığım, diğer yandan hakkında az da paylaşım yapmadığım bir genç piyanist gökay özgür... bir kaç yıldır mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı'nda prof. dr. gülden gökşen ile piyano eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarı haberlerini sıkça paylaşır oldum... mesela bir tanesine şöyle bir göz gezdirin derim çünkü oradaki fotoğrafa hayranım ben... boy boy, envayi çeşit piyanist göreceksiniz, işte o boy boy genç piyanistin en boylusu olarak sürekli dikkatimi çekerdi gökay özgür ama hakkında yeterli bilgim olmadığı için şimdiye kadar paylaşamamıştım...

fotoğrafta abi gibi duran gökay özgür, gülden gökşen'in diğer öğrencilerinin gerçekten abileridir... piyanoya 15 yaşında başlamış ve bu sebeple sanat otoritelerini şaşırtıyormuş çünkü 15 yaş çok geç bir yaşmış piyanoya başlamak için... "5 aylıktı, kürdilihicazkar makamında ağlar, mama kaşığını evfer usulünde v…