Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

çılgın elmas

bir süredir, bir yandan dinlediğim, daha doğrusu "dinlemeden uyumadıklarım" olarak tabir ettiğim parçaları yazıyorum, bir yandan da "kime ne yahu benim dinlediklerimden" diyorum içimden... üstelik yazdıklarım da herkesin, daha doğrusu ilgili herkesin zaten dinlediği şeyler... üstelik bu "shine on you crazy diamond" denen şeyi belli bir kesim ezbere bilir... pink floyd; büyük bir kesim için the wall dur... daha küçük bir kesim için echoes, wish you were here ve shine on you crazy diamond dır... ben de daha küçük gruba girenlerdenim... gitar manyakları içindir bu parça özellikle... veya kafası sağlam olmayanlar içindir... bozuk kafalı gitar manyakları için ise; bu parça sadece çok özel anlarda, belli ritüeller eşliğinde dinlenir... bakmayın dinlemeden uyumadıklarım dediğime, bu parçanın hastaları çok az dinlerler... baş ucu parçaları da kendi içinde ayrılırlar; üst üste dinlenenler, her gün 1 kere dinlenenler, mutluyken dinlenenler, mutsuzken dinlenenler, …

fuad

fuad... erkan oğur & djivan gasparyan ın olağanüstü albümleri fuad ın, 5. parçası oluyor bu fuad... albüme adını veren parça özetle... bu parçayı deneme amaçlı olarak, müzik zevkleri ve kültürleri çok farklı olan kişilere bir fırsatını bulup dinlettim ve dinleyen herkes, istisnasız herkes, hatta pek de beğenmeyenler bile, bu parça çalarken başlarını öne eğip, gözlerini olabildiğince yere diktiler!... bu ifade, yada davranış diyelim, aslında içten bir beğeniyi gösteriyor... beğeniden çok etkilenme demek daha doğru... üst üste onlarca kez dinleyebildiğim tek parça bu fuad... abartmıyorum, onlarca kez... hemen aşağıda paylaşayım, okuyan varsa eğer, bir yandan da dinlesin... deneyin, durmadan 30 kere dinleyebileceğinizden eminim... beğenmeseniz de rahatsız etmeyecektir...



beğenmeseniz de rahatsız etmeyecektir çünkü fuad, çok sade... çok basit... dilimizde özellikle basit kelimesi neredeyse küfür olarak kabul edilir ama değildir aslında... "sadelik en üst gelişmişlik seviyesidir&…

tommy emmanuel

tommy emmanuel... bazen aynı cümlelerle başlıyorum yazmaya, örneğin "aslında bunu yazmamam lazım" diyorum... bu cümleyi kurduğumda bilin ki bir dünya devini yazıyorum... tıpkı tommy emmanuel gibi... bu sayfada aslında asıl amacım bazı genç ustalara dikkat çekmek ama arada sırada bunun dışına çıkmak durumunda hissediyorum kendimi... bunun iki sebebi var, birincisi canım istiyor:)... ikincisi, dünya devi olsalar da bazı müzisyenler az tanınıyorlar...

tommy emmanuel, bir gitar virtüözü olmanın ötesinde, gitara aşık... yandaki fotoğrafını da o yüzden bilerek seçtim... sadece çalmıyor gitarı, yaşıyor... 50 yıldan daha uzun bir süre birlikte olduğu bu cismi çok çok iyi tanıyor... cisim diyorum çünkü gitar bir tahta parçasından başka bir şey değil sonuçta... önemli olan ona ruhunu katmaktır ve tommy emmanuel bence tahtaya ruh katma işini çok iyi yapıyor... tabii karşılığında da o tahta parçası emmanuel e istediği her türlü imkanı sunuyor... sonuçta aşağıdaki performans çıkıyor orta…