Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mevsim engin

genç keman sanatçımız mevsim engin, budapeştedeki liszt akademisinde eğitimine zorluklarla devam ediyor... maddi giderlerini karşılamak için çalışıyor ve aynı zamanda alba regina senfoni orkestrasında keman çalıyor... eğitimine devam edebilmesi için de maddi olarak desteklenmesi gerekiyor...

her sanatseverin elinden geldiğince destek olması şart!... bakın iyi olur, hoş olur vs vs vs demiyorum, şart!... kendisine enginmevsim[at]gmail.com adresinden ulaşıp, destek olabilirsiniz...

sanatçı mevsim engin hakkında daha sonra paylaşım yapacağım... bu paylaşım öğrenci mevsim engin için... zaten şu anda hakkında yeterince bilgim de yok ne yazık ki... çok başarılı bir genç mevsim... anladığım ve öğrendiğim kadarıyla, sadece üstün yetenekli de değil!... çok azimli, çok çalışkan, tuttuğunu koparan bir genç...

9 yaşında başlamış kemana... ilk öğretmeni zeynep ışık... daha sonra mersin nevit kodallı güzel sanatlar lisesini kazanmış... lise eğitimi süresince çok önemli iki hocadan ders almış... rey…

sesim bezdüz & dönüşümler

genç kemancımız sesim bezdüz, arkadaşları çellist corentin faure ve piyanist ludovic marec ile birlikte katıldıkları brükselde düzenlenen dünyanın önemli oda müziği yarışmalarından biri olan concour musique de chambre (prix festival musiq3 2017) yarışmasına katıldılar ve birinciliği kapıp geldiler... pardon, gelmediler, brükselde kaldılar!... sesim bezdüz gelmiştir yada gelecektir mutlaka ülkesine ama yarışmanın yapıldığı yerde yani brükselde yaşıyor ve conservatoire royal de bruxelles belgique de devam ediyor eğitimine... barış mançonun da eğitim aldığı okul diye biliyorum ama büyük ihtimalle yanılıyorum...

sesim bezdüz bu paylaşımın baş rol oyuncusu ama başrolü paylaştığı isimler de çok önemliler... yarışmaya çok sesli müziğimizin en önemli kilometre taşlarından biri olan ilhan baran eseri transformations (dönüşümler) ile katıldılar... ve kendilerini bu yarışmaya hazırlayan isim de bir zamanların harika çocuğu olan ve sesim bezdüzün okulunda hocalığa devam eden muhiddin dürrüoğlu!.…

doğa altınok

uzunca bir süredir takip ettiğim, bir çok defalar farklı ortamlarda karşıma çıkan genç keman yeteneklerimizden biri doğa altınok... çok küçük yaşlardaydı ilk tanıdığımda, şimdi genç kız oldu, her zaman da yaşının ötesinde olmayı becerebildi...

bir ay sonra 17 yaşında olacak, 12 yaşındayken dünya sahnelerinde genç müzisyenler arasında yerini aldı... bağlantısını verdim ama yine de kısaca bahsedeyim, tüpraş tarafından desteklenen ve güher süher pekinellerin danışmanlığında ve akıl hocalığında yürüyen bir oluşum yada bir proje diyeyim... siz yine de yukarıdaki linkten bir inceleyin derim... çünkü doğa altınok haricinde, bir kısmından daha önce de bahsetmiş olduğum çok yetenekli gençler var bu projede...

6 yaşındayken, çukurova üniversitesi devlet konsevatuvarında prof hakan çuhadar ile başladı eğitimine doğa altınok... 2009 yılında ise daniya kaynovanın sınıfına kabul edildi.. 2012 yılında, donizetti ödüllerinde, 17 yaş altı yılın genç müzisyeni seçildi ve sonrasında güher ve süher peki…

gümüşlükte müzik 2017

ilk defa 2004 yılında, eren levendoğlu, gülsin Onay ve mesut pekergin önderliğinde, bodrumun gümüşlük kasabasında düzenlendi uluslararası gümüşlük klasik müzik festivali... her sene yaz aylarında 8-10 haftalık bir sürede, 30 civarı etkinlik yapılıyor... bu sebeple artık 14 yıllık uzun soluklu önemli festivaller arasına girdi gümüşlük klasik müzik festivali...
festival hakkında çok daha fazla bilgiye sayfasından ulaşabilirsiniz...
26 temmuz gilles apap & myriam lafargue – antik taş ocağı
28 temmuz gümüşlük festival akademisi, keman konseri – toprak ev
29 temmuz dilbağ tokay & eren levendoğlu – antik taş ocağı
31 temmuz gümüşlük festival akademisi, viyolonsel konseri – toprak ev
01 ağustos tord gustavsen – festival merkezi, sahil
04 ağustos begoa ensemble – antik taş ocağı
08 ağustos emin fındıkoğlu quartet – festival merkezi, sahil
10 ağustos alp ersönmez ‘yazısız’ feat. erik truffaz – eklisia
18 ağustos ilya itin – antik taş ocağı
20 ağustos gümüşlük festival akademisi, piyan…

yıllar sonra tomris öziş

bugün facebookta emre nurbeylerin paylaşımlarına bakarken birden karşıma çıktı tomris öziş... çok eskilerden izmirli usta bir piyanistin yıllar yıllar sonra yeni çıkan 5 cd lik canlı kayıt! albümünü, yine izmirli çok genç bir piyanistin sayfasında görünce çok şaşırdım... ne yalan söyleyeyim, tomris özişin kim olduğunu hemen hatırlayamadım!... adını bildiğim ama bir türlü kim olduğunu hatırlayamadığım tomris öziş, çocukluğumun piyanisti idi... bakmayın çocukluğumun piyanisti dediğime!... bu şekilde albümünü görmüş olmasaydım, birisi sorsaydı, kesinlikle hatırlayamazdım kim olduğunu!...

şimdi bunları yazınca, derdim yine depreşti... uzunca bir döneme damgasını vurmuş, çok iyi eğitimli, dünyanın en önemli mekanlarında konserler vermiş, büyük orkestralarla ve şeflerle çalışmış bir büyük isim, nasıl da unutuluveriyor!!!... "bu değerli insanlar hakkında her türlü bilgi her zaman el altında bulunmalıdır, bu sebeple artık internet çok önemlidir" deyip durmamın sebebi de açıkça anla…

ıraz yıldız

çok fazla paylaşıma aynı şekilde başladım, artık tat da vermiş olabilir ama ıraz yıldız da oldukça uzun bir süredir hakkında mutlaka yazmak istediğim çok önemli genç sanatçılardan biri... ve ben şimdiden bu klişeleşmeye başlayan girişe ek olarak, klişeleşmeye başlayan kapanış cümlemi de en baştan yazayım; yakın yada uzak gelecekte kesinlikle kalbur üstü bir cazcı olacak ıraz... hiç kimseye bu kadar emin olarak yazmamıştım bu öngörümü... bütün derdim, klasikçileri cazcı yapmak benim...

ıraz yıldızı ben fazıl say sayesinde tanıdım... fazıl sayın övgüyle bahsettiği genç bir piyanisti yakalarım da bırakır mıyım hiç... o zamandan beri aklımda ama şimdi o yazıyı bulamadım... bulunca eklerim mutlaka... izlediğim ilk videosunu hemen paylaşayım... bu kadar mı hissederek çalınır!... aslında çok daha yakın tarihli canlı kayıtları da var ama ben özellikle bu kaydı paylaşıyorum..

fazıl say - nazım balad 1



burada da bir çok kez elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım, son yıllarda ülkemizde genç yet…

salieri vs mozart

herhangi bir duygunun yada durumun bir şekilde yorumlanıp aktarılması sürecidir sanat... bu süreç sonunda ortaya konulan ürün de sanat eseri oluyor tabii... tüm bunları yapan da sanatçı... sanatçının yetenekleri ve hayal gücü giriyor burada devreye... yani ortada herhangi bir "şey" var, sanatçı da o şeyi yetenekleri ve hayal gücü ile ince ince işleyip, yorumluyor... en temel ve basit hali ile sanat; yorumlamaktır, yaratmak değildir... yaratıcı olmak da yaratmak değildir, mevcut olandan yeni yorumları başarıyla türetebilmektir yaratıcı olmak... yaratıcı olmak, yetenektir aslında... yaratı diyorlar, o da aslında eserdir...

konu "yaratmak allaha mahsustur" da değil... konu, insanın küçüklüğü!... insan küçük ve evrensel ölçülerde göreceli yeteneksiz ve aptal olduğu için yaptığı sanatı ve bilimi de abartmamak gerekir... insan halimizle biz en fazla çevremizi biraz algılayabiliriz, o kadar... algıladığımız o "biraz" ile yapabildiğimiz bilim ve sanat da olduğu k…

gauguin vs van gogh

gauguin ve van gogh çok yakın arkadaştılar... ikisi de "anormaldiler"... resim konusundaki tartışmaları doğal olarak nazik olmuyordu... van gogh arkadaşı tarafından terk edileceği korkusunu yaşadı ve depresyona girdi... tepki olarak da kendi kulağını kesti attı... korkulan ne varsa, mutlaka başa gelir... kulağını kestiği için, gauguin van goghu terketti!... olan biten bu...

yeni bir rivayete göreyse, van gogh kulağını kendisi kesmemiş... van gogh un kulağını kesen, arkadaşı gauguinmiş... alman sanat tarihçileri -ellerinde kesin kanıt olmamakla birlikte- bu iddiada bulunmuşlar... gauguin oldukça iyi bir eskrimciymiş... tartışmışlar ve bitmek bilmeyen tartışmalar sonucunda, gauguin eskrim kılıcı dahil, pılısını pırtısını toplamış ve evi terk etmiş... galiba öncesinde de van gogh ona bardak fırlatmış... gauguin giderken, van gogh da peşinden koşmuş, sokakta kulak kesilme olayı gerçekleşmiş ve kesik kulak, yakındaki bir geneleve verilmiş van gogh tarafından... ama alman sanat ta…

kanuni sultan burçin bayar

ege üniversitesi devlet türk müziği konservatuvarı çalgı yapım bölümü mezunu olan burçin bayar, kanuni sultan olarak da tanınıyor... ülkemizin tek kadın kanun yapımcısı aynı zamanda... yani lutiye bir sultan... kadın olduğu neden sürekli vurgulanır ben anlamış değilim ama özellikle üstüne basıla basıla vurgulanmış her yerde... tabii böyle diyorum ama çok da az kadın lutiye var nedense... çevresi laf etmiş anladığım kadarıyla, marangoz mu olacaksın? demişler!... zaten birileri ille de bilir bilmez burnunu sokmasa olmaz! ille aşağılayıcı bir takım laf edecekler!... yahu marangozluk ile neden karşılaştırılır? onu da anlamış değilim... marangozluk kötü bir şey mi yani... gönlünden geçseydi, marangoz da olurdu burçin bayar ama çok isteyerek lutiye olmuş... çok da iyi yapmış...

okuldayken özellikle tambur ve bağlama yapımı üzerine çalışmış... mezun olduktan sonra da, ünlü lutiye ejder güleç in kapısını çalmış ve 2014 temmuzunda ne yazık ki kaybetmiş olduğumuz ejder güleçten kanun yapımını …

simurg

bilgi ağacının dallarında yaşayan ve her şeyi bilen simurg, yani zümrütü anka...
dev gibi bir kuş ve kuşların hükümdarı...
kuşlar simurgun kendilerini koruyup kollayacağına
ve zor günlerde kendilerini kurtaracağına inanırlarmış...

gün gelmiş, kuşlar dünyasında işler ters gitmeye başlamış!
simurg bekleniyormuş, gelsin ve kurtarsın diye!
ancak ne gelen varmış ne de giden...

simurg gelmedikçe, varlığı sorgulanır olmuş ve umutlar tükenmiş...

günün birinde, uzak bir ülkede simurgun kanadından bir tüy bulunmuş...
simurgun var olduğunu anlayan kuşlar, hep birlikte simurgun huzuruna varıp,
yardım istemeye karar vermişler...

etekleri bulutların üzerinde olan kaf dağının tepesinde yaşayan simurga ulaşmak için,
yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş...

kuşlar hep birlikte havalanmışlar...
yolda yorulanlar ve de düşenler olmuş...
vazgeçenler de...

ilk dönen bülbülmüş çünkü güle olan aşkını hatırlamış...
papağan da o güzelim tüylerinin yıprandığını bahane etmiş...
oysa tüyleri yüzünden kafese kapatı…