Ana içeriğe atla

idil bursa

viyolonsel, cello

idil bursa

başarılı viyolonsel sanatçımız idil bursa, konserlerinde sadece viyolonsel çalmıyor, müziği yaşıyor ve son zamanların trend yaklaşımı ile resmen paralel evrenlerde dolaşıp, dönüyor eser sonunda... çok daha küçük yaşlarından beri, kendisini izlerken kapıldığım his hep bu oldu... her müzisyen tabii ki sadece enstrümanını çalmıyordur ve müziği yaşıyordur ama idil bursa, müzikle birlikte ortamdan kopuyor kesinlikle... yani o anda sahnede olmadığından eminim... kendisinin bütün fotoğrafları ve videoları aynen böyle... tabii bu enerjisi, direk izleyiciye de yansıyor...

idil bursa'yı uzunca bir süredir takip etmeye çalışıyorum, bir çok başarısından bu blogta da sıkça bahsettim, bağlantılarını veririm... lise sonrasında, lisans eğitimine yurt dışında devam eder kesinlikle diyordum ama lise bitmeden gitti... belçika musica mundi müzik okulunda eğitimine devam eden öğrencilere katıldı idil de... son yıllardaki katılımlarla, türk öğrenci sayısı iyice arttı musica mundi'de...

bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi müzik hazırlık lisesi’nde artur rahmatulla ile viyolonsel çalışmalarını sürdürüyordu idil bursa ve bu süreçte bir çok önemli başarıya da imza attı... önce müzik diyelim, idil bursa kendini kendisi anlatsın... çok iyi bir elves dance performansı...


2019 yılında prag'ta düzenlenen 13. uluslararası jan vychytil viyolonsel yarışmasında birincilik ödülüne layık görülen idil bursa, 2016 yılında da 11. uluslararası antonio janigro çello yarışmasında da birinci olmuştu ve jüri özel ödülünün de sahibi olmuştu... iş sanat'ın parlayan yıldızlar konser serisi'ne kabul edilmesi zaten başlı başına büyük bir başarıdır, onunla yetinmeyip, meriç soylu ödülünün de sahibi olmayı başarmıştı...

orkestra eşliğinde solist olarak ilk konserini 10 yaşında bilkent senfoni orkestrası ile veren idil bursa; izleyen süreçte izmir devlet senfoni orkestrası, eskişehir büyükşehir belediyesi senfoni orkestrası, bursa bölge senfoni orkestrası ve ankara gençlik senfoni orkestrası gibi çok önemli orkestralarla solist olarak ses getiren ve büyük beğeni toplayan konserler verdi...

jan vychytil yarışmasında kendisine birinciliği getiren muhteşem performansı da aşağıda... gerçekten birinciliği fazlasıyla hak eden bir başarısı var idil bursa'nın... yukarıdaki elves dance burada da var ama olacak o kadar... idil bursa'nın daha önce izlemiş olduğum bir çok videosuna şu an ulaşamıyorum nedense... yarışma da olsa, aşağıdaki mini konser tek başına yeterli aslında... yarışma performansından çok, konser kıvamında çalmış...


alexander rudin, jean guihen-queyras, istvan vardai, lazslo fenyö, christoph henkel, jens peter maintz, şölen dikener, julian steckel, çağ erçağ, indira rahmatulla, joel marosi ve ozan tunca gibi oldukça önemli sanatçılar ile çalışmalar yapan idil bursa'nın yarışmalardan aldığı dereceler de yukarıda bahsettiklerim ile sınırlı değil, unutmadan onlardan da bahsedeyim... ilk yarışmasından hem birincilik hem de jüri özel ödülü ile dönen idil bursa; 2017 yılında sofya’da düzenlenen 13. uluslararası genç virtüözler yarışmasında ikinciliği kazanırken, 2018 yılında da rusya’nın saratov kentinde düzenlenen 4. uluslararası s. knushevitsky çello yarışmasında da mansiyon aldı...

tüm bu yarışmalar, önemli yarışmalar ancak bence en önemlisi iş sanat'ın milli reasüransta parlayan yıldızlar konser serisine katılabilmek çünkü bu konser serisi aslında yarışma gibi görünmese de bence tüm yarışmaların aynen bu şekilde olması gerekiyor... genç müzisyenlerin tüm eğitimleri boyunca elde ettikleri kazanımları değerlendiren bu tip seçmeler ve bu seçmeler sonunda önemli bir konser deneyiminin de bulunması bence çok önemli... üstelik, her sezon sonunda, o sene konser vermiş olan genç sanatçıların arasından da derece alanlar açıklanıyor ve meriç soylu ödülleri veriliyor... oldukça uzun soluklu ve zorlu bir süreç... tabii bu konser serisine katılabilmek de oldukça prestijli bir durum genç müzisyenler için... idil bursa; hem bu konser serisine katılmaya hak kazanmış, hem de o sezonun birincisi seçilmiş bir isim... janigro viyolonsel yarışmasında kendisine ilk birinciliği getiren performansını da paylaşayım... 12 yaşındayken ve biraz eski ama çok iyi bir performans...

karl davidoff - at the fountain



burada minik bir açıklama da yapayım... parlayan yıldızlar ve meriç soylu ödüllerinin bağlantılarını verdim ama görebileceğiniz üzere; malum mendebur haşerat adını yazmıyorum çünkü deseö filan sayfayı inceliyor iğneden filan mı bahsediyorum diye:)))... sebebiyle 2019 sezonunun ilk yarısında kaldı benim paylaşım... o konserler galiba online verildi, dereceler alındı zannedersem ama ben geri kaldım biraz... meriç soylu ödüllerinin önceki yıllarda kimlere verildiğini de 2019 yılında vermişim özet olarak, o da kaldı öyle...

milli reasürans ve yukarıda kısaca yazdığım senfoni orkestraları eşliğinde vermiş olduğu konserler haricinde; ankara erimtan arkeoloji müzesinde, sevda cenap and müzik vakfında, izmir buca belediyesi genç yetenekler konser serisi kapsamında buca'da ve kuzey kıbrıs türk cumhuriyetinde düzenlenen müzik festivalinde resitaller de verdi...

bence özellikle kendisi açısından en önemli olaylardan biri de müzik yolculuğuna başladığı yıllarda, aşağıdaki dev organizasyonun havasını solumuş olmasıdır... nazım oratoryosunda, kız çocuğu adlı parçada blok flüt de çaldı idil bursa...  bu esere hayranım, atom bombasını bu kadar iyi anlatabilen bir şiir ve beste yoktur kesinlikle...


şarkıyı söyleyen genç sanatçımız, şimdilik hakkında paylaşım yapamamış olduğum, keman sanatçısı gökçe çatakoğlu... onun adını yazmayı akıl eden (bereket) kişi neden diğer iki çocuk solistin adlarını yazmayı da akıl edemez ki?... yahu bu çok mu zor? diğer çocuk solist ise; genç perküsyon sanatçımız çetin özen...

videoyu netd'den almamış olsam, bu şekilde tepki göstermem çünkü herhangi bir paylaşan, bu isimleri bilmeyebilir, kendilerini tanımayabilir... benim çok fazla üstünde durduğum bir konudur bu ve ne yazık ki türkiyede üzerinde hiç bir zaman durulmayan, gereken hassasiyet gösterilmeyen bir konu... daha önce farklı paylaşımlarda değinmiştim, yine değineceğim ve her fırsatta da üşenmeden yazacağım... bu paylaşım tam da yeri değil... atla deve değil, minicik bir hassasiyet, etik bilinci yetiyor aslında...

videonun altındaki saçma sapan ve bir kısmı oldukça salakça yorumlara değinmiyorum ama şöyle hızlıca göz gezdirirken bir yorum çok dikkatimi çekti ve ben de bu videoyu ilk izleyişimde aynı şeyi düşünmüştüm... "hani kız kocaman orkestrada küçük kendi flütünü çalıyor ya bu beni çok etkiliyor... sanki hepsine meydan okur gibi neyse anlatamadım kendimi" demiş bir yorumcu... çok iyi anlatmış aslında...

bir diğer çok önemli başarısı ise; 2020 yılında iksv tarafından istanbul müzik festivali kapsamında düzenlenen yarının kadın yıldızları fonu tarafından geleceğin kadın sanatçılarından biri olarak kabul edilmiş olmasıdır... iş sanat parlayan yıldızlar konser serisi gibi, bu etkinliği de çok önemsiyorum ve her ikisinde de kendisini kabul ettirmeyi başarabilmiş bir sanatçımız idil bursa... tabii bir diğer önemli başarısı ise; qnb finansbank sponsorluğunda, çağdaş eğitim vakfı, çev sanat genç yetenekler projesi tarafından da destekleniyor olması...

benim bilmediğim ve burada paylaşamadığım bir çok konseri ve başarısı vardır mutlaka... haberdar oldukça, yeni başarılarını da eklerim... bir çok konserini de kendisi paylaşmamış, ben de paylaşamıyorum... özellikle musica mundi okul konserleri çok başarılı ancak musica mundi, konser kayıtlarını bütün olarak paylaşıyor ve hepsi de 2 saatın üzerinde... youtube'dan izleyebilirsiniz dilerseniz ama bu devir insanına da aşılması güç ve çok zahmetli işler yüklemeyeyim şimdi:))... yine de ben yol göstermiş olayım...

yıllardır hakkında paylaşım yapamadığım bir isimdi idil bursa... çok sağlam ve emin adımlarla ilerleyen, çalışkan, hedeflerine bir bir ulaşmayı bilen, viyolonsel ve müzik aşığı genç bir sanatçımız... henüz yolun çok başında doğal olarak ama sadece 5 yıl içindeki ilerleyişi bile çok dikkat çekici... şimdilik eskişehir konserinde eskişehir belediyesi senfoni orkestrası eşliğinde seslendirmiş olduğu haydn'ın viyolonsel konçertosu ile bitireyim, iyi seyirler...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va