Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

gençlik ve keman

bahar erünsal, sena erünsal, doruk deniz aksu ve cihat aşkın sürekli çok güzel kültürel ve sanatsal faaliyetlerde bulunan beyoğlu kültür sanat ; bir süredir ayın sazı etkinlikleri ile de ilgi çekiyor...tabii ben maalesef sadece youtube kanalından takip edebildiğim için bir süredir diyorum... tambur ve ney derken, bu ayın sazı olarak, keman çıktı sahneye... kemandan kontrbasa yolculuk yapmıştık, bugün de cihat aşkın ve genç yetenekler bize keman dinlettiler... yıllardır takip ettiğim üç başarılı genç müzisyen ile genç usta cihat aşkın 'ı bir arada görmek şaşırtmadı çünkü cihat aşkın zaten sürekli küçük arkadaşları ile birlikte... cihat aşkın ve küçük arkadaşları (caka) yıllardır yan yana keman çalıyorlar... bir çok genç kemancımızı ben caka sayesinde tanıdım, her biri de çok başarılılar gerçekten... tabii bu genç sanatçıların her birinin kendi okulları ve öğretmenleri de asla unutulmamalı... cihat aşkın, sorumlu bir sanatçı olarak, elinden gelen katkıyı sağlamaya çalışıyor... bu ü

ela talay

ela talay malum, dahi mozart 'ımızın doğum günü bugün... yani 27 ocak... 1756 yılında, takvimler 27 ocağı gösterdiğinde, salzburg 'da dünyaya inmiş kendisi ve sadece 36 yıl dayanabilmiş bu dünyaya... tam adı ile johannes chrysostomus wolfgangus theophilus mozart ... büyük dahilere biz kısaca adıyla hitab etme lüksüne de sahibiz... eğer bütün dünya size direk adınızla hitab edebilme cesaretini gösterebiliyorsa, biliniz ki müthiş işler başardınız, insanlığa bir şekilde katkınız oldu ve seviliyorsunuz... dahisiniz... vs vs... mozart işte... ünvan yok, başında bey, sir, lord, kont vs yok... sayın bile yok... mozart... sanki köşedeki iki katlı evin sakini melahat teyzenin küçük oğlu... prof. yok... uzman yok... sade mozart... çoğu kişinin kapısını tıklatıp, önünüzü iliklemeden odasına giremezsiniz... karşısında bacak bacak üstüne atarsanız, sonucuna katlanırsınız... mozart öyle mi?... dal odasına, naber wolfie? felaket bestelerin var be ne manyak müzisyensin helal olsun de, bacak b

bu blog genç sanatçılara açıktır...

istiyorum ki; bu bloğun imkanlarından dileyen her genç yararlansın... bir sürü yer var burada... binlerce paylaşımlık ama ben daha 500 paylaşım yapabilmiş değilim... benim arzu ettiğim, kendinize ait bloglarınızın ve web sayfalarınızın olması... ama diyelim ki o işlerle uğraşacak vaktiniz yok, burada hazır blog var, iyi de bir okuyucusu var... dilediğiniz gibi kullanın... şimdilik mecburen sadece konservatuvar ve güzel sanatlar lisesi öğrencileri diyebiliyorum, aksi takdirde bu işin üstesinden gelemem... tabii belli çizgide dışarıdan eğitim alanlar ve ciddi amatörler de olmazsa olmaz... onlar bilirler kendilerini... bu bloğun belli bir çizgisi var ve şöyle kabaca incelendiğinde de rahatlıkla anlaşılabilir... yani buraya uygun olabilecek her türlü çalışmanızı yada görüşünüzü rahatlıkla paylaşabilirsiniz... bu blogta yazar da olabilirsiniz ... bunun için; öncelikle bir kaç paylaşımınızı göndermeniz gerekiyor.. sizin adınızla 1-2 paylaşımınız yayınlandıktan sonra; kendi google hesabı

elif spor parlayan yıldızlar konseri

elif spor 7 yaşında piyano eğitimine başlayan elif spor , 10 yaşında da mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı ’na girmiş ve ayça aytuğ ile piyano çalışmalarını sürdürüyor... uzunca bir süredir müzik çalışmalarını takip ediyor olmama rağmen, maalesef hakkındaki bilgim oldukça sınırlı... çok başarılı ve çizgisini hiç bozmadan, sağlam adımlarla ilerleyen genç piyanistlerimizden... tamara poddubnaya, catherine vickers, john rink, alfredo perl, gereon kleiner, gökhan aybulus, andrzej jasinski ve valentina igoshina gibi önemli isimlerin ustalık sınıfı çalışmalarına katılmış olan elif spor; uluslararası pera piyano festivali ve italya milano’da düzenlenen uluslararası piano talents yarışmalarında üçüncülük ödülünün sahibi olmayı başardı ve uluslararası rhapsody piyano yarışması nda da mansiyon ödülünü kazandı... münih wasserburg klaviersommer yaz okulu masterclass programına katılma hakkı kazanan elif spor; bu program çerçevesinde, thomas böckheler, klaus kaufman

dönülmez akşamın ufkunda

şiir rindlerin akşamı tabii ama aynı zamanda dönülmez akşamın ufkundayız ... bu hali ile çok daha fazla tanınan muhteşem şiir ve beste, olağanüstü bir ses... yahya kemal beyatlı ve münir nurettin selçuk ustalar el ele verince çıkmış ortaya bu şaheser... rakı sofralarının vazgeçilmezi olmakla birlikte; bırakın bir sarhoşu, her müzisyenin bile tam anlamıyla söyleyemediği, çıkıyorum derken düşülen bir eser... yahu besteciler koyarlar mutlaka öyle tuzaklar... başladığı gibi gitmez... ilerisini bi düşünsene başlamadan önce... sarhoşlara değil, bazı müzisyenlere söylüyorum... segah, hüznün makamı olarak bilinir ama ben nedense bu eserde hiç hüzünlenmem... baksanıza; yahya kemal de hüzünlü filan değil... reenkarnasyonla filan avunmak istemiyor, dalıyor kara deliğin içine... sükunete... ne yapacak buraya bir daha gelip, adam neler yazmış baksanıza, kafa çalışıyor... zaten rindlerin akşamı yani... herhangi birinin akşamı da değil... hep çok ilginç gelmiştir bu rindlerin akşamı... ölümü anlat

sezin ege kabaklı

sezin ege kabaklı yaklaşık üç yıldır tanıdığım ve takip etmeye çalıştığım, çok başarılı, adını sık sık duyuran genç bir piyanist sezin ege kabaklı ... bende tuhaf bir durum var, durum mu diyeyim ne diyeyim bilmiyorum, birini ilk dinlediğimde "ileride adını çok duyarız" gibi bir hisse kapılmışsam, ileride adını çok duyuyoruz... ben ne otoriteyim, ne de bırakın otorite olmayı, bu işten anlayabilecek biri bile değilim ama öyle yani ne bileyim... hissiyat diyelim... biraz daha havalara girersem, konservatuvar sınavlarının tamamını ben yapayım merkezi sistem, siz yorulmayın bile demeye başlayabilirim... unuttum gerçekten nerede izlediğimi, sezin ege kabaklı'nın verdiği bir konserde seslendirdiği tek bir videosunu izlerken; "bir kaç sene sonra parlayan yıldızlar konser serisi nde izleriz kesin" diye aklımdan geçirmiştim... şimdi youtube kanalını incelerken, o videoyu yine gördüm, aklıma geldi, o sebeple yazdım bunları... chopin'in valsini bitirir bitirmez hızlıca