Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

damian salazar'lı scorpions

damian salazar hakkında daha önce yaptığım paylaşımları okursanız önce sevinirim çünkü "damian harika, bir kaç yıl içinde kabuğunu kıracak, florida caddesinden çıkıp, dünyaya açılacak" gibi bir öngörüde bulunmuştum, öngörüm gerçek oluyor... öyle birden tek bir konsere çıkmakla olmaz, yavaş yavaş oluyor... önce şu aşağıdaki paylaşımları bi okuyun unutmadan...

damian salazar
damian salazar, sebastian zoppi ve raul ressia

eminim okudunuz:)... şimdi ben de okudum, tam olarak öyle yazmamakla birlikte, özünde tam olarak onu ifade etmişim... tabii bunu böyle üstünde durarak belirtmemin sebebi sadece "bakın ben bilirim" demek değil... sadece demiş olmamı atlamayın:)... bakın ben bilirim de diyorum çünkü o yıllarda damian sadece florida caddesinde kendi halinde bir sokak müzisyeni idi... arjantinde... 3. dünyadan çıkabilmek öyle kolay değildir... ama asıl vurgulamak istediğim şu: damian bu işi başarmayı kafasına koymuştu ve kafasına koyduklarını sırasıyla gerçekleştiriyor..…

ilona fehér'de keman takımımız

ilk kez bir klasik müzik yarışmasına ülkemizden birçok genç sanatçı katıldığı için, cihat aşkın keman milli takımımız olarak ifade etmiş ancak ben keman takımımız demeyi tercih ettim çünkü milli takım denince, sanki ülkemizin en başarılı isimleri özel olarak seçilip de yarışmaya gönderilmiş gibi bir algı oluşabilir... tabii ki bu yarışmaya katılan yetenekli genç kemancılarımızın tamamı, şimdiye kadar başarılarını fazlasıyla ispatlamış sanatçılar ama bu yarışmaya katılmayan bir çok başarılı gencimiz de var...

23 - 28 temmuz 2018 tarihlerinde budapeşte'de liszt ferenc (franz liszt'in macarca yazılışı) müzik akademisinde ikincisi gerçekleştirilmekte olan ilona fehér keman yarışması, anlaşılacağı üzere henüz tamamlanmadı ve son hız devam ediyor... ülkemizden farklı yaş gruplarında toplam sekiz genç kemancı katılıyor yarışmaya... bu genç sanatçılarımız; duru önhon, elfida su turan, feri sakarya, gökçe çatakoğlu, harun öztürk, idil olgar, yağmur tuna ve naz irem türkmen... neredeys…

alla turca alla toker

çok sevdiğim bir sanatçı hakan ali toker... böyle koskoca bir albümü olduğu gibi paylaşan sanatçıları da apayrı severim, onu da belirteyim... hakan ali toker'i benim sevme sebeplerim çok fazla... doğaçlama ustası olması zaten başlı başına bir hayranlık sebebi... klasik, caz, alaturka, anonim, aynı anda hepsi "ustaca" var... piyanonun başına geçip, ne çalayım? ne istersiniz? peki onu nasıl istersiniz? diye soran ve sormakla kalmayıp, neyi nasıl istiyorsanız onu oturup çalan, hiç ummadığınız yerlerde karşınıza çıkan hiperaktif bir sanatçı... seyirci ve dinleyici ile arasında aşılması zor duvarlar da yok... sahneye uçarak çıkıp, uçarken akordiyon da çalabilen bir sanatçı... yanlış anlaşılmasın, ikisini henüz aynı anda yapmadı... yani sevmeyeyim diye çabalasam, sebep bulamam sevmemek için... bunları neden anlatıyorum ki, daha önce tanıyabildiğim kadarıyla zaten yazmıştım, biliyorum gidip okumayacaksınız ama yine de ben aşağıya bağlantılarını vereyim, belki yanlışlıkla da ol…

marmara flüt orkestrasından güzel haberler

flüt sanatçısı ve eğitimcisi prof. dr. ece karşal tarafından 2015 yılında kurulan ve başarıyla yoluna devam eden marmara flüt orkestrası hakkında daha önce de paylaşım yapmıştım, önce o paylaşımı okursanız sevinirim... bayılıyorum bu orkestranın fotoğraflarına:)... sanatçı bakış açısı işte... biz olsak merdivenin başına dizilirdik sıkış tepiş, tam karşıdan çektirirdik fotoğrafı... 5 kişi gözükürdü, 8 kişi başını uzatırdı arkadan:)...

marmara flüt orkestrası

işte bu marmara flüt orkestrası, bulgaristanın sozopol şehrinde 5 - 15 temmuz 2018 tarihlerinde düzenlenen 13. uluslararası muzite gençlik sanat festivaline katıldı ve birinci olup geldi... bu arada bu muzite de neymiş? acaba muzike de yanlış mı yazılmış diye incelerken gördüm ki muzite şu bizim ilham perilerimiz muses oluyormuş:)... bahaneyle onu da sıkıştırayım araya, dilerseniz okuyun ilham perilerini...


kutluyoruz marmara flüt orkestrasını tabii... bu arada, daha önceki paylaşımda bahsetmiştim, gidip okumadınız biliyorum, ben b…

uzak denizlerden gelir sesimiz

sesi uzak denizlerden gelen çok sesli tek kadın koromuz sirene, 6-10 haziran tarihlerinde almanyanın zwickau kentinde düzenlenen ve 11 ülkeden 17 koronun katılım gösterdiği  8. uluslararası robert schumann koro yarışmasında iki altın madalya ve jüri özel ödülünü kazandı... bu büyük başarılarından dolayı sirene kadın koromuzu kutluyoruz... 2017 yılında da johannes brahms koro yarışmasından büyük başarılarla dönmüştü sirene...

sirene çok sesli kadın korosu

sirene'den bir diğer başarı haberi de ben bu paylaşımı yaparken geldi... sirene üyesi ve vokal koçu ceren aydın akkoç, hırvatistanın rijeka kentinde düzenlenen ve 28 ülkeden 147 yarışmacının katıldığı uluslararası zinka milanov şan yarışmasında tüm aşamaları geçerek finalde yarışmaya hak kazanan 10 yarışmacı arasına girmeyi başardı... ben bunları yazarken final gecesi yaşanıyor... ben ceren aydın akkoç'un en iyi 10 finalist arasına girmesini de çok büyük bir başarı olarak kabul ettiğim için hemen buraya ekledim bu haberi... ku…

murat karahan'a veronadan büyük alkış

ünlü tenorlarımızdan murat karahan, ikinci kez katıldığı dünyanın en önemli opera festivali olarak kabul edilen verona opera festivalinde puccini’nin turandot operasında başrolde sahneye çıktı ve arena di verona’da calaf rolünü büyük bir başarıyla oynadı ve seslendirdi... en az 20 bin kişi dakikalarca ayakta alkışladı kendisini... oyun esnasında seyirci araya girdi ve hemen bis istedi!... böyle bir şeyin olabileceğini ben bilmiyordum ama nadir de olsa oluyormuş... yani konser olsa hadi bir derece belki diyeceğim ama bu resmen bir opera temsili... neyse, oluyormuş demek ki... çok da hoş olmuş, keşke hep olsa çünkü ben özellikle klasik müzik konserlerindeki o doğallıktan uzak samimiyetsiz kurallar nedeniyle resmen konserlere gidemez oldum... gerçi oyunun kesilip de bis istenmesi bana bile tuhaf geldi... tiyatroda "dur hele, şu son tiradı bi daha baştan al bakayım, güzelmiş" de denebilir bu durumda:)...

bahsettiğim sahne çekilmiş ve paylaşıldı... ben de aşağıda paylaştım...



te…

arda büyükgüral'dan birincilik getiren beste

slovenyada düzenlenen uluslararası oskar rieding beste yarışmasından birincilikle dönen arda büyükgüral'ın piyano ve viyolonsel için bestelediği dance of the moon, jüri üyelerini büyülemiş...

ben kendisini geçen sene gümüşlük klasik müzik festivaline katıldığında tanımıştım... dilbağ tokay tarafından açılan ustalık sınıfına katılmıştı... tabii konser de vermişti... geçen sene ozan tunca ile de çalışmıştı... bunun yanında, yine yanlış hatırlamıyorsam, geçen sene klasik keyifler uluslararası kapadokya müzik festivaline de katılmıştı...

fransada les musicales du centre tarafından düzenlenen yarışmanın genç yetenekler kategorisinde de ardanın piyano için yazdığı bestesi finale kalmıştı... edindiğim bilgiler çok bölük pörçük olduğu için emin olarak yazamıyorum, aynı eser midir bilmiyorum ancak, arda mysterious adlı piyano için yazdığı bir eserle golden key müzik festivalinden de birincilikle döndü... doğru ve güvenilir bilgiye ulaştığımda, hepsini yeniden yazarım...

oskar rieding best…

yoyo

yukarıdaki fotoğrafı çok hoşuma gitti pinxi liu'nun, o yüzden seçtim... bakmayın böyle enteresan ve olabildiğince sakin göründüğüne, içinde canavar yaşıyor yoyo'nun... yoyo olarak ünlendi bu arada onu da belirteyim, nereden çıktı bu yoyo demeyin... bu sayfada yoyo gibi minik ama dev virtüözlere aşırıya kaçmadan yer veriyorum... çok fazlalar aslında ve ne hikmetse çok büyük bölümü uzak doğudan bu sınırları aşırı zorlayan miniklerin...

2006 doğumlu yoyo... çinli bir kardeşimiz oluyor kendisi... elektro gitar canavarı... 6 yaşında klasik gitarla başlamış, eğitimi ilerledikçe yavaş yavaş elektro gitara geçmiş... 12 yaşında şu anda ve ben 8 yaşından itibaren kaydedilmiş tüm videolarını izledim, hepsi de dünya ölçeğinde olağanüstü... aşağıda bir adet 8 yaş performansını paylaşayım...



ben bu paylaşıma biraz sinirle başladım... edeceğim laflara bozulmak serbesttir... 8 yaşında böyle gitar çalabilen bir çocuğun üzerinden ego tatmini yapmaya yeltenen yerli malı geri zekalıların yorumla…

gitar buluşması 2018

ben ilk defa paylaştığım için başlığı gitar buluşması şeklinde attım ama aslında bu sene 11. gitar buluşması gerçekleştirildi... etkinliği ilk başlatan da, geçtiğimiz günlerde 11. sini düzenleyen de prof. kağan korad... bu sene yurt dışından yabancı misafir çağrılmadı, onun yerine dünyada isim yapmış gitaristlerimiz davet edildiler... bu sebeple, bu yıl gerçekleştirilen buluşma "yerli edisyon" olarak lanse edildi.. bilkent üniversitesi ev sahipliğinde, 28 haziran - 1 temmuz 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyonun diğer ortakları; bilkent klasik gitar kulübü, avusturya büyükelçiliği ve başkent müzik evi idi...

gitar buluşması esnasında sürekli konserler gerçekleştirildi ve bu konserlere çalışmalarını yurt dışında sürdüren gitaristlerimiz yanında, ülkemizden gitaristlerimiz de katıldılar... kerim altınörs, emre gökalp, çavgın çıngıt, namık ataman, atakan meşekıran, vural kahraman, timur dersuniyelioğlu, bahar türker, ozan akyatan, ozan sarıtepe, berk günay, k…

blanc et noir

sebep debussy değilse, beyaz ve siyah oluyor blanc et noir... piyano ikilisi de oluyor tabii bu arada... yudum çetiner ve selin şekeranber'in uzun soluklu arkadaşlıklarının meyvesi olan bir piano duo... bir kaç ay önce tanıma şerefine nail oldum kendilerini ve bu kadar geç tanımış olduğum için de gerçekten çok üzüldüm çünkü yaptıkları işte çok başarılılar ve genelde en sonda yazdığımı bu sefer en başta yazayım, adlarından çok söz ettirecekler kesinlikle...

önce blanc et noir ile tanıştığım videoyu paylaşayım... ben aslında libertango kolleksiyoneri:) olduğum için, ara ara sağı solu incelerim yeni kayıtlar filan paylaşılmış mı? diye... karşıma o zaman çıktı, daha doğrusu youtube önermişti aşağıdaki videoyu... benim kısa sürede tepki veremeyen kafam, blanc et noir'ın bizim diyardan olduğunu biraz uzun sürede kavramıştı...



https://www.duoblancetnoir.com/

yukarıda paylaştığım resmi sayfalarına girdiğimde (bu; gidin, siz de mutlaka inceleyin demektir bloglarda, özellikle dayatmalı…