Ana içeriğe atla

bade daştan

keman
bade daştan

2007 doğumlu bade daştan... şu anda 9 yaşında henüz... 5 yaşındayken yani 2012 yılında bilkent müzik hazırlık okuluna kabul edildi... vseslava kudinova ile başladığı eğitimini muhammedjan turdiev ile sürdürüyor...

önce en taze bilgiyi vereyim; 9-12 şubat tarihlerinde belçikanın namur kentinde düzenlenen 9. uluslararası gruminax yarışmasına katılan bade, bu önemli yarışmadan birinciliği kapıp, getirdi bize... geçen sene de aynı yarışmaya katılmıştı bildiğim kadarıyla ve üçüncü olmuştu... sadece bir senelik azimli çalışma, demek ki bu kadar fark ettiriyor... tabii 8 yaş ile 9 yaş arasındaki önemli farkı da unutmamak lazım...

bir çok ustalık sınıfına katılan bade daştan, 2015 yılında izzet baysal gençlik orkestrası ile birlikte solist olarak konser verdi... bade hakkında çok fazla güvenilir bilgiye ulaşamadım... daha yolun çok başında bade ve 8 yaşındayken üçüncü, 9 yaşındayken de birinci oldu! daha ne olsun... çok başarılı bir kemancı ve adını ilerde daha çok duyacağız ve daha çok paylaşım yapacağız hakkında...

9 yaşındayken sadece önemli bir yarışmadan birincilikle dönmedi bade daştan... iş sanat tarafından düzenlenen milli reasüransta parlayan yıldızlar konser serisinde yaşına göre oldukça uzun ve zorlu bir resital de verdi...

hemen badenin yukarıda bahsettiğim grumiaux yarışmasındaki performansını paylaşayım... gerçekten harika bir kemancı bade... oldukça erken bir yaşta başlamış olmasına rağmen, çok ama çok iyi çalıyor... çok başarılı... kutluyorum hem kendisini hem de ailesini ve öğretmenlerini...



ekleme/15 eylül 2018

bade şu anda 11 yaşında ve yaşının çok üstünde bir performans sergiliyor... yukarıdaki paylaşımın üstünden uzun bir zaman geçti ve bu süreçte badeden sürekli güzel haberler geldi... cumhuriyet konserinde, eskişehir belediyesi senfoni orkestrası ile solist olarak mendelssohn keman konçertosunun tamamını büyük bir başarıyla seslendirdiğinde 10 yaşındaydı... eskişehirde bıraktığı etki çok büyük oldu gerçekten...

mendelssohn - keman konçertosu 1. bölüm


2017 yılında italyanın fermo kentinde düzenlenen andrea postacchini uluslararası keman yarışmasında kazandığı ikincilik ödülü ise bir çok yarışmanın birinciliğinden daha önemli diye düşünüyorum... yarışmaları çok iyi bilen biri değilim ama bu yarışmanın önemli olduğunu biliyorum...

sağı solu kurcaladıkça ödül ve konser dökülüyor bade'den:))... ben hakkındaki bu paylaşımı yaptıktan sonra coşmuş resmen:)... 2017 yılında bir ödül daha sıkıştırmış araya... daha doğrusu, sıkıştırmışken bari 3 ü bir arada olsun deyip, üç ödülle dönmüş pancho vladigerov uluslararası piyano ve keman yarışmasından:)... kategorisinde birinci olmuş, en iyi vladigerov performansı ödülünü almış ve luthier vlado tilev ödülü de kendisine verilmiş... master bow ödülü... başka ödül vardır mutlaka ama ben pes ettim... yazının eki kendisinden daha uzun oldu... demek ki daha yakından takip etmek gerekiyor bu genç yetenekleri... bu üç ödüllü yarışmayı bilmiyordum mesela...

varmış arada bir adet daha:))... gülme krizine soktu bade beni:))... 2017 yılında bulgaristanda düzenlenen international competition young virtuosos yarışmasında da birincilik ödülünün sahibi olmuş...

bu sene çev sanat bursiyeri olmaya da hak kazanan bade, 15 ocak 2018 tarihinde çev sanat tarafından düzenlenen genç yetenekler konserinde de şef ibrahim yazıcı yönetimindeki avrasya filarmoni orkestrası eşliğinde sahneye çıktı ve tchaikovsky valse scherzo op. 34 ü yine büyük bir başarıyla seslendirdi... 23 nisan konserinde de karşıyaka belediyesi oda orkestrası koda ile de sahne aldı ve paganini çaldı...

bu arada; en başta yazmam gereken en önemli haberi unutuyordum az kalsın... bu sene belçika musica mundi'de eğitim almaya başladı ve keman çalışmalarını leonid kerbel ile sürdürüyor bade daştan... bildiğim kadarıyla üst düzey müzik okullarından biri...

vakit darlığından burayı biraz boşladığım bir dönemin sonunda toplu olarak yazdığım genç müzisyenlerden son haberler paylaşımında da bade'den bir kaç kez bahsetmiştim ama buraya da ilave edeyim çünkü önemli; keman sanatçımız cihat aşkın koordinatörlüğünde dördüncüsü düzenlenen dünyanın kemanları festivali kapsamında, cihat aşkının küçük arkadaşları (caka) olarak sahne alan 3 kemancımızdan biri de bade idi... diğer genç müzisyenler ise; elfida su turan ve ılgın top

15-29 temmuz 2018 tarihlerinde düzenlenen musica mundi oda orkestrası yaz okulu ve festivaline katıldı... verdiğim bağlantıdan bilgi edinebilirsiniz, çok önemli ve harika bir 15 gün geçirdiğinden eminim bade'nin... oldukça önemli isimlerce verilen dersler yanında, yaşları 10-20 arasında değişen öğrenciler kendi aralarında oda orkestrası grupları oluşturup, öğrendiklerini konserlerle aktarıyorlar... bunun yanında, festival kapsamında da olağanüstü konserleri izleyebiliyorlar bildiğim kadarıyla... ülkemizden maalesef düzenli katılım olmuyor, en son 2015 yılında iki gencimiz katılmıştı diye biliyorum...

emin ve sağlam adımlarla çok ciddi ve sıkı çalışarak ilerliyor bade daştan... zor eserlerin ve uzun konçertoların genç kemancısı... bade daştan'ı ben yakından tanıyan biri değilim ama nedense onda hissettiğim en önemli konu cesaret!... hep böyle devam etsin bade... cesurlara çok ihtiyaç var...

şimdilik bu kadar diyeyim ve defalarca dinlediğim bir videosunu paylaşayım...

n. paganini - cantabile / h. wieniawski - scherzo tarantella

 

ekleme/ocak 2021

ilk paylaşımı 2016 yılında yapmışım, bir ay sonra tam beş yıl geçmiş olacak üzerinden... bade daştan hakkında yazmış olduklarımı hiç değiştirmedim, baze değiştirip, yeniliyorum ama bade'nin bu paylaşımına hiç dokunmadım... 2016 yılının videosu da duruyor en tepede... bade beş sene önce de sanki kemanla doğmuş gibiydi, şimdi de öyle... çok önemli bir fark var tabii ki...

bade dünyanın sayılı kemancılarından biri olacağını net biçimde gösteriyor artık... 2020 yılı içerisinde çok dikkat çekici performanslar geldi kendisinden... olağanüstü başarılı bulduğum iki videosunu buraya ilave etmek istedim... defalarca izledim, defalarca da izlerim... muhtemelen artık bu son eklemem olur ve bade daştan hakkındaki yeni gelişmeleri, yeni paylaşımlarla duyururum...

buyrun; 2020 yılının bade'si keyile izleyin... eserler de seslendirenler de harika... bade olağanüstü harika... çekimler harika...

c. franck - keman ve piyano için sonat 2. bölüm

 

beethoven piano trio op 97, 4 mvt, allegro - presto
kcenia gaumer (piyano) sebastian pilz (viyolonsel)

Yorumlar

  1. MAHIR SENOCAK14 Nisan 2021 04:42

    OLAĞANÜSTÜ, MUHTEŞEM VE HARİKULADE. NASIL BİR MUHTEŞEMLİKTİR BU BADE! DÜNYANIN SAYILI KEMANCILARINDAN BU HANIMEFENDİ. DEFALARCA OKUDUM VE DİNLEDİM ÜST ÜSTE BU PAYLAŞIMI VE VİDEOLARI. ÖPÜYORUM O GÜZEL ALNINDAN MİNİK ÜSTAD VE SAYGIYLA EĞİLİYORUM BU USTALIK VE SANAT RUHU ÖNÜNDE.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. resmen bir sene sonra gördüm güzel mesajınızı, çok teşekkürler bu harika yorumunuz için:))...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada