Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

la llorona frida

"birden aklıma esti nedense" diye başlamışım ama ben tamamlayana kadar köprünün altından sular akmaya devam etti maalesef... tam da denk geldi infiale sebep olan cinayetlere... gerçi her hangi bir paylaşımın, herhangi bir kadın katline denk gelmemesi de mucize... nehir kenarlarında, su birikintilerinde dolaşmamıza gerek yok la llorona'larımızı görmek için... ağlamak, erkekler için bu kadar ayıp sayılmasaydı keşke... ağlayamayan, ağlatıyor muhtemelen... işin özünü ve özetini yine frida söyleyip geçmiş vaktinde: ahlak ve namus denince, sadece kadından bahsetmeye başlayan herkes; ahlaksızdır ve namussuzdur...

birden esti aklıma nedense ve şu la llorona ile ilgili bir şeyler karalayayım dedim... birazdan bahsederim mutlaka, en az iki tane farklı la llorona konusu mevcut, fazlası da olabilir, ben bilmiyorum yada türevlerini de çıkarabiliriz, onu biliyorum... ne demek istediğimi ben de anlamadım ama sonra anlaşılır belki...

benim asıl bahsedeceğim, şarkı olan la llorona ve bu …

ünol büyükgönenç

"ünol büyükgönenç, teatral tarzıyla çocuklar şeker de yiyebilsinler diyerek tellere sertçe vurunca, salon yıkıldı" aynen böyle idi ünol büyükgönenç hakkında okuduğum ilk yazı ve çok büyük ihtimalle hey dergisi idi... başka hangi dergi olacak, sadece hey dergisi vardı o zamanlar... müzik hastalarının okuyabilecekleri ve her şeyi takip edebilecekleri tek dergi:)... daha doğrusu, bizim gibi alelade halktan kişiler için... pink floyd, neşe karaböcek, moğollar, emel sayın, erkin baba, king crimson vs vs vs hepsi o dergideydi:)... benim gibi konuya daha girmeden dağıtabilen başka blogçu kesinlikle yoktur... ne yapayım, şimdi 2 tıkla dünya emrimizde ama o zamanlar böyle bir lüks mü vardı?... vaaadı da biz mi kullanmadık:)... beklerdik artık hey dergisi çıksın da, alpay ne yapıyor? cem ne zaman konser verecek, deep purple albümü çıkmış mı? vs vs... hepsi oradaydı... jethro tull albümü çıktıktan aylar sonra yazardı hey... 2 sene sonra koca şehre 1 adet lp gelirdi, binlerce kişi kase…

camila pocovi'den genesis şarkıları

ne enteran bi şey bu youtube... en doğrusunu, en uygununu bir şekilde gözüne sokuyor insanın... yakında rüyamıza girip, yine de halledecekler işlerini... bu sefer de inatla ve defalarca karşıma çıkardı camila pocovi adlı bu minik kardeşi... bir kaç kere burnuma burnuma dayadı ama ben şu tv yarışmaları var ya blind auditions yada bilmem nerenin got talents'i filan gibi, onlardan zannettim ve ilgilenmedim... gerçi çok büyük yetenekler oralarda da varlar ama başa çıkılacak gibi değiller... ama dedim ya enteresan ve çok da akıllı bu youtube ve benzerleri, bu sefer baktı öyle olmuyor, "prog" olarak şansını denedi ve gözüme girdi nihayet:)...

hem çocuk hem progresif!... ilk defa bu ikiliyi bir arada gördüm muhtemelen... bu aralar 13 yaşında camila pocovi ve hiç de alışık değiliz bu yaşta bir miniğin genesis parçaları yada prog rock seslendirmesine... bu sebeple çok da ilginç geldi... tamam, aryalar söyleyen de var, 8 yaşında caruso söyleyip, seyirciye göz yaşları döktüren de …

gençlerden başarı haberleri (2019)

genç sanatçılarımızdan gelen başarı haberlerini bazen tek bir paylaşımla veriyordum çünkü üst üste başarı haberleri geliyordu kısa süreler içinde ve ben ayrı ayrı paylaşım yapmak için vakit bulamıyordum... bu aralar da öyle oldu, bir çok başarı elde edildi ama her birini ayrı ayrı paylaşmayı başarmışım bu sefer nasıl olduysa... tabii haberdar olabildiklerimi... umarım haberdar olamadığım kat kat fazlası da vardır... bilgilendirirseniz, onları da eklerim...

ben her paylaşımda bir yandan bas bas bağırıyorum, "sanatta yarışmak saçma, gençlerin ve çocukların yarışmaları ise iyice saçma, saçmanın ötesinde, gereksiz ve çok zarar verici" diyorum ama işin o kısmı oldukça fantastik kalıyor... daha doğrusu, ayaklarını yere bastırmayı beceremedim bir türlü... yani düşünce olarak gerçekten ciddi biçimde karşıyım... grammylerden, oscarlara, nobellere ve en basit lokal yarışmalara kadar, tamamına karşıyım... yarışılmamalı, ödüller olmamalı... yarışma yerine konser, ödül yerine alkış yete…

doug wimbish

sadece bir basçı değil, bir ses sistemi doug wimbish... ben demiyorum, kendisi diyor... gerçekten de öyle... aynı zamanda inanılmaz bir kariyere de sahip... bunu da kendisi diyor... ego sağlam anlayacağınız... ama haksız da değil... kariyeri boyunca birlikte çalıştığı isimleri yazmayı deneyeceğim birazdan... resmen bildiğiniz tanıdığınız herkesle çalışmış:)... bildiğim üçünü beşini yazayım da, belki okuma motivasyonu sağlar:)... satriani, jeff beck, madonna, depeche mode vs... aman en unutulmaması gerekeni yazmamışım, mick jagger... ve çok daha fazlası...

tam adı ile douglas arthur wimbish, önemli stüdyoların deyim yerindeyse kadrolu basçısı... bunun yanında; galiba şu benim tahammül edemediğim, özellikle şahin ve doğanlardan dışarı taşan ve büyük bir ihanetle "bas" olarak nitelenen o saçma sapan power bass gibi sesleri de hazırlayıp, durmadan piyasaya yayan adamlardan biri kendisi... tamam, canlı performanslarına hayranız ama o tuhaf bas olmayan ama bas denen şeyleri yapıp…

peja'dan güzel haberler

27 - 30 haziran 2019 tarihlerinde kosova'da düzenlenen 5. peja international guitar festival kapsamındaki yarışmaya katılan genç gitarcılarımız efe emir ersöz ve çavgın çınkıt, iyi derecelerle döndüler... ben biraz geç öğrendim ama haberdar olmuş olmam bile mucize... kim bilir kaç başarı haberini kaçırıyorum, bilinmez...

yarışmada; efe emir ersöz kategorisinde birinci olurken, çavgın çınkıt da kendi kategorisinde ikinci olmayı başardı... bu arada hemen belirteyim, çavgın çınkıt'ın kategorisinde hiç bir yarışmacı birinci olamadı... yani bir bakıma, kendisi bu yarışmanın birincilerinden aslında... her iki ismi de elde ettikleri bu önemli başarılarından dolayı kutlarım...

efe emir ersöz'ün birinciliğini öğrenince bu paylaşıma başladım ama artık tecrübe kazandım iyice, sonuçlara mutlaka bakmaya çalışıyorum çünkü çoğu zaman derece alan yada katılan bir yada bir kaç isim daha oluyor... sonuçları inceleyince bile çavgın çınkıt'a dikkat edememişim çünkü sonuçlarda cavgin cink…

ilona fehér 2019

17-26 temmuz tarihlerinde düzenlenen 3. ilona feher keman yarışmasına, geçen sene olduğu gibi, bu sene de ülkemizden katılım oldukça yüksek oldu ve katılan tüm genç kemancılarımız budapeşte'de büyük bir başarıyla performanslarını sergilediler... geçen sene de bu yarışmadan iyi derecelerle dönmüştü kemancılarımız... buradan okuyabilirsiniz...

defne güngör, nil ipek şabi, ilke ışı tuncer, doruk deniz aksu, defne ekmekçi, ahmet eren, bahar erunsal, doğa altınok ve sinem ceylan bu sene yarışmaya katılan genç keman sanatçılarımızdı... hepsini de ayrı ayrı kutluyorum bu prestijli yarışmaya katılıp, ülkemizi en iyi şekilde temsil ettikleri için...

yarışmaya katılan kemancılarımız, aşamaları başarıyla geçtikçe, sürekli haberleri geldi ve defne güngör, doruk deniz aksu, ahmet eren ve doğa altınok kategorilerinde finalist olmayı başardılar... yarışma sonunda; doğa altınok kendi kategorisinde ikinci olmayı başarırken, en küçük yaş kategorisinde yarışan defne güngör de kategorisinde üçüncü ol…