Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

tuna bilgin

tuna bilgin (foto: emre ergenç) bazı paylaşımlara aynı cümle ile başlıyorum... genç piyanistlerimizden tuna bilgin de çok uzun süredir ilgiyle takip ettiğim isimlerden... hatta belki de tanıdığım ilk bir kaç genç müzisyenimizden biri ama bugüne kadar hakkında hiç paylaşım yapmadım... başarılarından ve çalışmalarından çok bahsettim tabii ki, burayı tıklayarak, okuyabilirsiniz tamamını ... en son, geçtiğimiz yıl agso nefesli beşlisi ile verecekleri konser hakkında bilgi verirken kendisinden de bahsetmiştim ve o konseri büyük bir merakla beklerken, birden bire evlere tıkıldık ve maalesef sanat faaliyetleri de durdu... ben o konseri ilk fırsatta bekliyorum, umarım en kısa sürede gerçekleşir canlı olarak ve sahnede tabii ki... tabii bu arada; bu konser öyle bir tarihte idi ki, iptal mi oldu? yoksa gerçekleşti de ben mi kaçırdım? şimdi yazarken emin de olamadım... o konser hakkında hiç bir bilgim de yok, paylaşılan kayıt da yok sanki... konser hakkında yorum ve foto vs de yok... ben geçen

naz irem türkmen'den zigeunerweisen

naz irem türkmen güher ve süher pekinel tarafından başlatılan ve tüpraş 'ın desteğiyle yürütülen dünya sahnelerinde genç müzisyenler projesi nin bir üyesi naz irem türkmen ... hem burs hem de enstrüman desteği ile eğitimini sürdüren naz irem, çalışmalarını muhammedjan turdiev ve sonja korkeala ile sürdürüyor... genç keman sanatçımız naz irem türkmen hakkında daha önce paylaşım yapmıştım, okursanız sevinirim ... kendisine özel paylaşım dışında bir çok paylaşımda da başarılarından söz etmiştim, en tepedeki arama kısmına adını yazıp, bulabilirsiniz... genç müzisyenlerimizin tam kayıtlarına, özellikle konser kayıtlarına rastladıkça, mutlaka paylaşıyorum burada bir süredir... zigeunerweisen hastası olarak, gördüm mü asla kaçırmam, mutlaka paylaşırım... takıntılı adamım ben... halbuki yine kendisinden aynı eseri, verdiğim bağlantıda da paylaşmıştım ama kafaya koydum, yine paylaşacağım:))... bu yorumu çok daha farklı... bugüne kadar; dora schwarzberg, kirill troussov, itzhak rashovsky

vivaldi'ye dördüncü bulundu

vivaldi'ye dördüncü aranıyor (tasarım: mustafa göçmezler) bu yılın başında yukarıdaki afiş karşıma çıkmaya başlamıştı her yerde... instagramda çıkınca afiş denir mi? bilmiyorum, ihtiyarlayınca böyle oluyor... post mu?... poster işte... çok hoş ve matrak olduğu için ilgi çekiyor gerçekten... öncelikle mustafa göçmezler 'i kutlayayım bu tasarım için... biraz uğraşarak da olsa, poster illustrasyonu denmesinin uygun olacağına karar verdim... bardak tabaklarına bittim... yiğit karataş 'ın oralet içiyor olması da cabası... bu arada ben iyice dağıttım:)... burayı okuyan kaç kişi bilir oraleti... neyse, ben daha fazla olmayacak şey yazmadan, direk konuya gireyim... en başta demiştim ya "vivaldi'ye dördüncü aranıyor" postu sürekli karşıma çıkıyordu diye... yarışma yapılmış, tamamlanmış, dördüncüler bulunmuş bile çoktan... itiraf edeyim, ben unutmuşum o dördüncünün arandığını, sonuçlar 23 nisanda açıklanmış, karşıma çıkınca hatırladım... tabii yıllarca kahvede oralet

duru aydın'dan pathétique

piyanist duru aydın iki pathétique var bildiğim, ikisi de muhteşem... biri tchaikovsky imzası taşır, diğeri de beethoven ... tuhaf gelecek belki ama "sanatçı kişilik" olarak tartışmasız bir numaralı bestecim olmasına rağmen, dinlemeden duramadığım bir besteci olmadı hiç bir zaman beethoven ama dinlettiğini de tam dinletiyor... vazgeçemediğim eserleri fazla değil ama onlar da resmen insanı hapsediyor... insanı müptela eden bir diğer sonatı ise moonlight ... beethoven tarafından arkadaşı prens karl von lichnowsky 'ye ithaf edilmiş olan bu muhteşem eserin bizzat beethoven tarafından isimlendirilmiş olduğu söyleniyor... mesela ay ışığı isimlendirmesi kendisi tarafından yapılmamıştır... zaten besteciler tarafından isimlendirilen eser de çok azdır... bu sebeple "pathétique" ifadesi büyük önem taşıyor... fransızca bir kelime ve çok genel anlamı ile acıklı olarak ifade edilebilir... çekilen acı nedeniyle duygusal olarak hareket etmek... bugünün türkçesiyle duygusala

pire için yakılan yorgan

erkan oğur internette "pire için yorgan yakmak nedir?" yazan ilkokul çocuklarını da umarım google buraya getirir ve çok güzel bir örnekle anlarlar bu deyimi.. erkan oğur , ibrahim kalın 'ın hiç oldum türküsünde kendisine gitar, kopuz ve e-bow ile eşlik etti... bütün konu bu... düzenlemesini de yapmadı... kaldı ki; onu da yapabilirdi, ibrahim kalın ve erkan oğur'un bileceği iştir... benden zerre kadar siyasi bir takım laflar şunlar bunlar çıkmaz... bu blogta; ibrahim kalın bir müzisyendir tıpkı erkan oğur gibi... devam etmeden önce, sadece tek bir örnek verip, geçeceğim... üzerinde düşündükten sonra okursunuz devamını ve zaten çok bilinen ve övgüler alan bu örnek bile fazlasıyla yeterlidir diye düşünüyorum... toplumlar arası anlayış ı geliştirmek ve barışa sağlam bir zemin hazırlamak amacıyla; arjantin asıllı israilli piyanist ve orkestra şefi daniel barenboim ve filistinli düşünür edward said tarafından ispanya'da -galiba sevilla idi- kurulan doğu batı divanı

duygu alkan - my garden's perennıals

duygu alkan - my garden's perennials on yıllık müzik kariyerine sahip olan ve yaklaşık dört yıldır hollanda'da yaşamakta olan duygun alkan , my garden's perennials albümünü çıkardı kısa bir süre önce... günümüze kadar canlı kalmayı başarabilmiş beş farklı dilde beş ninni içeren bu albüm, oldukça dikkat çekici ve bir o kadar da önemli çünkü yaşam alanı artık çok sınırlı olan dillere de nefes oluyor aynı zamanda... bahçesinin uzun ömürlüklerini topladığı bu albümde; anadolu ve mezopotamya'dan günümüze kadar gelen farklı dillerdeki anonim ninnilerle, farklı coğrafyalara ait insanların da çocukluklarına dokunmayı amaçlamış duygu alkan ve ortaya harika bir ninni albümü çıkmış... ödüllü bir sanatçı olan duygu alkan; 2017 yılında ege üniversitesi devlet türk musikisi konservatuvarı nda lisans eğitimini tamamladıktan sonra, hollandaya gitmiş ve codarts rotterdam konservatuvarı nda da lisans üstü eğitimini tamamlamış... orta doğu ve avrupa ülkelerinde önemli etkinliklerde ve me

yağız oral

yağız oral uzun süredir hakkında paylaşım yapmak istediğim önemli bir genç bestecimiz yağız oral ... 2017 yılında agora gençlik senfoni orkestrası nın kurucu şefi olarak tanımıştım kendisini, agora orkestra olarak gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaları da paylaşmıştım ama kendisi farklı bir çok projesi olan bir besteci... koltuğunda bir çok karpuzla devam ediyor yoluna, biraz da bu sebeple hep erteledim hakkında bir şeyler karalamayı... yaz yaz bitmiyor çünkü... benim gibi müzmin tembellere göre değil yağız oral gibi hiperaktif müzisyenleri yazmak ama artık kısa kısa yazıyorum bir süredir... bakalım tanıdığım yağız oral'a ilaveten, henüz tanıyamadığım neler çıkacak.. yukarıdaki fotoğraf, kendisine ait ev stüdyosunda çekilmiş.. umarım çeken düşüp bir tarafını kırmamıştır diyecektim ama bu yaşlı kafası tabii.. şimdi çok kolaydır o iş.. çok profesyonel kayıtlar yapılabiliyor anladığım kadarıyla ve özellikle karantina sürecinde çok faydalı olmuştur mutlaka çünkü insan buraya kapandı