Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

light in babylon

light in babylon dinlediğimde hayran kaldığım, uzun süredir paylaşmak istediğim ancak bir türlü beceremediğim bir grup light in babylon ... istanbullular çok aşinalarmış doğal olarak ama benim gibi yılda taş çatlasın iki kere iş için istanbula giden bir izmirli için gerçekten ilginç geliyor light in babylon ile tanışmak... yani izmir sokaklarında öyle pek de aşina olmadığımız türden farklı bir renk... ben kendilerinden haberdar olduğumda hem sokak hem de sahne grubuydu light in babylon ama yola sokaklardan çıkmışlar anladığım kadarıyla... ön plana çıkan iki konu var light in babylonda, "şarkı söyleyen kız" ve "müziğin renkliliği"... şarkı söyleyen kız şeklinde yazmam, tepkilere neden oldu, onu da açıklayayım; herkes "light in babylon'da şarkı söyleyen kız kim?" taraması yapıyor internette:)... onlar da tahminimce istiklal caddesi'nden geçerken gruba takılıp, vokalist michal elia kamal 'ın uydusu olarak yörüngeye oturanlar muhtemelen:)... bu dev

cemail ercan

cemail ercan 3 aralık günü bir kaç yerde çıkmış bu haber: "elleri olmayan piyano virtüözü" şeklinde... 3 aralık tarihi, engelliler günü oluyor bu arada, benim gibi haberi olmayan bihaber kişiler için söylemiş olayım... "dünya engelliler günü" ve benzeri diğer günlerin benim açımdan hiç bir anlamı ve önemi olmadığı için, haberim yoktu bu günden de... engelli, özürlü vb gibi sıfatlar benim için hiç anlam ifade etmiyor; tıpkı kadın ve erkek gibi şeylerin de ifade etmemesi gibi... insan işte... çok yetenekli ve gayretli bir sanatçı... adı cemail ercan olarak geçiyor bu virtüözün ama haberciler için sadece haber yapmak önemli olduğu için olsa gerek, haber içinde adını cemal yazmışlar... çünkü onlar için aslında sadece orada ilgi çekici bir haberin görünmesi yetiyor... zaten bu haberin çıktığı hiç bir yerde şu başlıkta kullandıkları virtüözite ile alakalı olabilecek 2 kelime bile geçmiyor...

ayşedeniz gökçin

ayşedeniz gökçin kendisi hakkında daha detaylı ve güncel bilgi almak için klasikten progresife ayşedeniz paylaşımını okumanız gerekir... lütfen aşağıya sadece göz gezdirin ve o paylaşıma gidin... yine çok çok yeni tanıdığım genç ve çok başarılı bir müzisyen... ayşedeniz gökçin ... "aa bu da kimmiş! pink floyd mu çalıyormuş!" diyerek tabii hemen google hazretlerine koştum... ilk ve en güvenilir bilgi kaynağı olarak karşıma çıkan resmi web sitesi ni hemen inceledim, beğendim ve yazıyorum... progresive rock ve klasik müzik gibi iki büyük aşkını bir araya getiren ayşedeniz gökçin; 5.5 yaşında piyano dersi almaya başlamış... üniversiteyi eastman school of music de tamamlamış, master için ise londradaki royal academy of music e devam etmiş... şu anda master öğrenimini tamamlamış durumda ve çalışmalarını hızla sürdürüyor...  maud hornsby ve john celentano excellence in chamber gibi çok önemli ödüllerin de sahibi... master yaparken de howard hanson ve clements bursları

jon gomm

jon gomm yine sadece tek videosunu izleyip, "tamam budur işte" sevinciyle yazmaya başladığım müzisyenlerden biri jon gomm... şu anda kendisi hakkında hiç bir bilgim yok özetle ama yazarken olacak... "hangi videosunu izledin de beğendin ki?" derseniz, o da burada ... beğenilmeyecek gibi de değil bence... izleyince insanın gidip gitarın kulaklarıyla oynayası geliyor ama cesaret edemedim... resmi web sayfası nı biraz inceleyince bile hemen anlaşılıyor kalitesi... en inanarak savunduğum konuların başında gelir; bir müzisyenin çizgi üstü olması için dünya çapında olması filan gerekmez... belki de öyledir, dünya çapında adamdır jon gomm, bilmiyorum tabii... ama bildiğim, emin olduğum bir şey var, bu adam gitarın hakkını fazlasıyla veriyor... besteci olarak da gördüğüm kadarıyla oldukça iyi... yetenekli ve çok çalışmış... büyük ihtimalle günde 18 saat gitar çalıyordur...   tek başına grup tadında müzik yapabiliyor... tommy emmanuel i hatırlattı bana izlerken... ş

zeki çağlar namlı

zeki çağlar namlı sadece 2-3 gündür kendisinden haberdarım! zeki çağlar namlı yı bana tanıtan kişiye de buradan teşekkürü bir borç biliyorum çünkü her zamanki olağan kendime kızışımı şu anda da yaşıyorum... "ben nasıl tanımam bu adamı!" kızgınlığı ile arkadaş oldum artık:)... zeki çağlar namlı son yıllarda tanıdığım yada farkına vardığım en büyük yetenek kesinlikle... bence evrensel ölçüde büyük bir yetenek... biyografisini okurken dikkatimi en çok çeken şey, kendisinin şu kısacık ifadesi oldu: "Namlı'ya göre müzik tekti"... tamamen katıldığım ancak bu kadar kısa ifade edemeyeceğim derin bir konu bu ve 4 sözcük aslında çok fazla şey ifade ediyor... resmi web sayfası na girdiğinizde otomatik olarak başlayan videoyu dinlemeye başladığınız anda bir bağlama virtüözünü dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyorsunuz... tabii şimdi "biz salak mıyız? neden anlamayalım?" diyeceksiniz ancak bahsettiğim konu farklı... çalınış tarzı bağlama ancak çıkan ses b

dinçay gülenç

dinçay gülenç cremona'nın keman ustalarından biri... dinçay gülenç... en önemli uluslararası keman yapım okulu olan antonio stradivari yi bitirdikten sonra cremona’da açtığı kendine ait atölyede çalgılarını üretmeye başlayan, dünyanın en prestijli yaylı çalgılar fuarı olarak bilinen mondo musica ya da katılma fırsatını yakalamış bir isim dinçay gülenç... keman, akustik gitar, klasik gitar, elektro gitar, bas gitar, tambur, kopuz, bağlama kemençe ve cümbüş olmak üzere 10 enstrüman çalıyor... aynı zamanda multi enstrümantalist denen cinsten anlayacağınız... cremona’daki kendi atölyesinde ürettiği enstümanlar bugün alanında en önemli fuarlarda sergileniyor... mondo musica gibi... sanat ve sanatçı ülkesi italya’da cremona gibi kemanın başkenti sayılan bir şehirde çok ayrıcalıklı ve önemli bir çok luthierin arasında bir izmirli sanatkar... sanatın ve sanatçının ülkesi şehri olmaz tabii ama bu biraz da yalandır çünkü cremona kemanın başkenti olmakla gurur duyuyorsa,