Ana içeriğe atla

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydın    duru aydın'dan güzel haberler    duru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsettim bir kısmından ama sonra dozu arttırdı ve ben ipin ucunu kaçırdım... burası gayet ciddi bir blog olmasaydı, duru aydın konser vermenin suyunu çıkardı bile yazabilirdim:)...

14 yaşında bir öğrenci bu kadar çok konser verirse, ne zaman cep tel ile 6 saat haşır neşir olabilir ki!?... bütün gün piyano başında oturmaktan test çözecek vakti de kalmıyordur...

piyano konseri
duru aydın - meriç soylu anma konseri
sezonun ilk konserini iş sanat konser salonu’nda, 4 kasım 2018 tarihinde, meriç soylu’nun doğum günü anısına verdi duru aydın... bu konserin amacı; aramızdan çok erken ayrılan meriç soylu’yu doğum gününde anmak idi... her sene ailesinin belirlediği genç bir müzisyenle, iş sanat ailesi ve sevenleriyle birlikte anılıyor sevgili meriç soylu ve bu sene ailesi duru aydın'ı davet etti...

duru aydın'dan meriç soylu'ya

sezonun ikinci konseri, 25 kasım 2018'de, grand pera emek sahnesi'ndeki istanbul filarmoni derneği gala konseri oldu. bu konser istanbul filarmoni derneği yönetim kurulu üyeleri'nin ortak kararı ile temmuz ayında, aydın büke’den duru aydın'ın öğretmeni prof. metin ülkü’ye bir teklifle gelmiş... gala konseri'nde metin ülkü ve duru aydın’ın birlikte dört el çalması talep edilmiş... duru aydın, o gece gülsin onay, cihat aşkın, bülent evcil, çağ erçağ, esra abacıoğlu akcan, metin ülkü, aydın karlıbel ve eren aydoğan gibi ülkemizin çizgi üstü sanatçıları ile aynı sahneyi paylaştı... konserin yapılma amacı ise; prof. seher tanrıyar’ı anmak ve genç müzisyenlere destek olmaktı... bu açıdan çok önemli bir konserdir... bu konserden daha önce kısaca da olsa bahsetmiştim...

gençlerden gelen başarılar

sonrasında; mart ve nisan aylarında üç önemli ve başarılı konsere imza attı duru aydın... sezonun üçüncü ve dördüncü konseri; 2 mart 2019 piyano evi konseri ve 31 mart 2019 girgin piyano ve sanat galerisi konseri'ydi... sezonun beşinci konseri ise; sedef ve murat soylu’dan sezon başında gelen teklif üzerine 7 nisan 2019 tarihinde gerçekleştirildi... meriç soylu ev konserinde yine hem kızları meriç soylu anıldı, hem de gençlere destek verildi...

duru aydın'ın altıncı konseri ise arsu sahne bahar konseri idi... konser 13 nisan 2019 tarihinde arsu akademi’de gerçekleşti...

duru aydın - parlayan yıldızlar konserinden
benim en çok önemsediğim konserlerden biridir her sezon 12 genç yeteneğe sahne fırsatı sağlayan parlayan yıldızlar konser serisi... genç müzisyenlerimiz için çok önemli bir referans ve oldukça prestijli... yaz aylarında başvurular eser kaydı ile yapılıyor, daha sonra başvurusu kabul edilen gençler jüri önünde canlı performanslarını sergiliyorlar ve 12 genç bu konser serisine kabul ediliyor... bu sene 40 başvuru kabul edilmiş farklı enstrümanlardan ve içlerinden 12 isim konser vermeye hak kazanmış... duru aydın da o isimlerden biri olmayı başardı... ben ilk yıllardaki muhtemel eksiklerle, şimdiye kadar katılan tüm genç yetenekleri listelemiştim, buradan okuyabilirsiniz...

duru aydın konseri, sezonun son konseri idi ve genç keman sanatçımız idil arıcan ile paylaştı sahneyi 22 nisan 2019 günü... milli reasüransta parlayan yıldızlar konser serisi meriç soylu tarafından hayata geçirilen bir organizasyon ve sadece konser serisi olarak görülse de aslında sadece konser değil, aynı zamanda çok önemli bir yarışma yukarıda kısaca belirttiğim gibi... hem 12 sanatçı arasına girebilmek oldukça zor, hem de mayıs ayında sezon kapanışında ödül törenine davet edilen 5 sanatçıdan biri olabilmek zor... tüm bu sürece de profesyonel jüri karar veriyor... ödül törenine davet edilen 5 genç yetenek içinden de o sezonun derece alan isimleri belirleniyor... bu sene meriç soyulu ödül töreni 20 mayıs 2019 tarihinde gerçekleştirildi ve duru aydın üçüncü olmayı da başardı... sezon birincisi keman sanatçımız demirhan gökbudak olurken, fagot sanatçımız ece nur özer de ikinci oldu...

ben yazarken yoruldum ama duru aydın konsere çıkmaktan yorulmamış olacak ki; mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı genç orkestra ile de sezonun sekizinci konserini de verdi... duru aydın da 14 yaşında olduğu için genç orkestra seçmelerine katıldı ve başta antonio pirolli ve can okan olmak üzere farklı jüri üyelerinin önünde canlı performans sergiledi... 47 kişinin katıldığı sınavda başarılı bulunan 7 isimden biri olmayı da başardı duru aydın... normalde yukarıda belirttiğim gibi, 30 nisan 2019 tarihinde genç orkestra eşliğinde çıkacaktı sahneye ama sonradan okulun aldığı bir kararla, 7 mayıs 2019 tarihinde mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı büyük orkestra ile sahneye çıktı duru aydın... orkestra şefliğini erdem çöloğlu'nun yaptığı konserde, duru aydın'ın performansı dinleyiciler ve müzik eleştirmenleri tarafından çok etkileyici bulundu ve dakikalarca ayakta alkışlandı...

duru aydın - piano house moda (2018 haziran resitali)
bir de bonus konser çıkmış duru'ya:)... sürpriz konser... bence en az parlayan yıldızlar resitali kadar önemli... duru aydın geçen sene haziran ayında piano house moda’da konser vermişti... oradaki seyircilerden sıkı takipçileri oluşmuş ve bu takipçileri aynı mekanda duru'yu yeniden görmek istemişler... işte budur bu konseri önemli kılan... dünyadaki en önemli jüri, dinleyicidir... duru aydın'ın sıkı takipçileri bu isteklerini mekan sahibine iletince, mekan sahibinin de zaten duru aydın resitali planlamakta olduğu anlaşılmış... sezonun bu dokuzuncu konseri de piano house moda'da 25 mayısta gerçekleşti... duru aydın, bu konserde sahneyi öğretmeni metin ülkü ile paylaştı...

piyanist duru aydın, bu yoğun konser programı süresince, iki masterclass'a ve bir de radyo programına katıldı... tabii öğrenciliğinin de devam ettiğini hatırlatmak istedim... aslında lise ve lisans öğrencilerinin katılacağı idil biret’in ustalık sınıfına, duru aydın ortaokul öğrencisi olarak, okul yönetimi tarafından seçilmiş ve bu etkinlik 24 ekim 2018 tarihinde, msgsü’nin fındıklı'daki sedad hakkı eldem oditoryumu’nda gerçekleşmiş... bu da oldukça önemli, ayrıca belirtmek istedim... katıldığı diğer masterclass ise; notre-dame de sion’un liszt festivali kapsamında gerçekleşen bruno rigutto’nun ustalık sınıfı çalışmasıymış...

e. grieg - piano concerto in a minor op. 16 (1st mov)



en tepede yazmıştım, şimdi bitirirken yine yazayım; sanki yıllardır duru aydın'ı takip ediyormuşum gibi geliyordu bana ama hakkındaki ilk paylaşımımın üzerinden sadece 1 sene 2 ay geçmiş!... duru aydın çok emin ve hızlı adımlarla ilerliyor ve bu başarıda ailesinin ve özellikle öğretmeni prof metin ülkü'nün payı tabii ki çok büyük...

duru aydın çok çalışkan ve çok başarılı bir piyanist... 14 (belki de 13) yaşındaki bir konservatuvar öğrencisinin; ders yüküne, sınavlara, masterclasslara (ustalık sınıfı) paralel olarak bir sezonda 9 önemli konserde sahne almış olması ve bu konserlerin önemli bölümünün yarışma şeklinde seçmelerle gerçekleşmiş olması çok önemli ve büyük başarı... açık radyoda zerhan gökpınar gibi önemli bir isimden davet alması yanında, sıkı takipçilerinin kendisini sevdikleri mekanda izlemek istemeleri de çok önemli... repertuvarının zorluğu da apayrı bir öneme sahip... henüz yolun başında olan bir piyano öğrencisi için koskoca salon tarafından ayakta alkışlanmak ise paha biçilmez olmalı...

aşağıdaki video, viyola sanatçısı iklim özenli ile aynı sahneyi paylaştıkları girgin piyano ve sanat galerisi konserinden... bu bonus paylaşımla bitireyim artık... zaten tahminimce sürpriz bir 10. konser çıkar sezon bitmeden, onu da ilave ederim nasıl olsa:)...

j. s. bach - prelude and fugue in g sharp minor no. 18 bwv 863

Yorumlar

  1. Bu çocuklarımızı okudukça göğsüm kabarıyor. Moral buluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler nedret hanım... evet, büyük gurur ve moral kaynağı bizler için...

      Sil

Yorum Gönder

Çok Okunanlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır... keyboardlar & piyanolar başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz...

benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...


şunun …

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarının piyano bölümünde liseyi tamamladıktan sonra, bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi kompozisyon bölümünde onur türkmen ile sürdürdü çalışmalarını ve eğitimini başarıyla tamamladı... asıl hocası onur türkmen olmakla birlikte; kendisine büyük emeği geçen diğer hocalarından da bahsetmeden olmaz... yiğit aydın ile armoni ve orkestrasyon, tolga yayalar ile polifoni, fugue ve post tonal teori (yazdığıma pişman olmaya başladım:))... aynen yazsan olmuyor, türkçeleştirsen olmuyor, ne biçim ders arkadaş bunlar... tonal ötesi:)))...)... neyse; konuya hakimmişim gibi davranayım, bir çok "uzman yazar!" öyle yapıyor, benim neyim eksik:)... maria nowotna ile kulak eğitimi (ne güz…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka... aşağıdaki paylaşımları da bu yazıdan sonra yaptım, onları da araya ilave edeyim dedim... aşağıdakiler de okunacak...

cem esen'den cosmic variations

cem esen ve ayşe ece güneşş…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

ıraz yıldız

çok fazla paylaşıma aynı şekilde başladım, artık tat da vermiş olabilir ama ıraz yıldız da oldukça uzun bir süredir hakkında mutlaka yazmak istediğim çok önemli genç sanatçılardan biri... ve ben şimdiden bu klişeleşmeye başlayan girişe ek olarak, klişeleşmeye başlayan kapanış cümlemi de en baştan yazayım; yakın yada uzak gelecekte kesinlikle kalbur üstü bir cazcı olacak ıraz... hiç kimseye bu kadar emin olarak yazmamıştım bu öngörümü... bütün derdim, klasikçileri cazcı yapmak benim:)...

ıraz yıldızı ben fazıl say sayesinde tanıdım... fazıl sayın övgüyle bahsettiği genç bir piyanisti yakalarım da bırakır mıyım hiç... o zamandan beri aklımda ama şimdi o yazıyı bulamadım... bulunca eklerim mutlaka... izlediğim ilk videosunu hemen paylaşayım... bu kadar mı hissederek çalınır!... aslında çok daha yakın tarihli canlı kayıtları da var ama ben özellikle bu kaydı paylaşıyorum..

fazıl say - nazım balad 1



burada da bir çok kez elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım, son yıllarda ülkemizde genç y…

samida

gürcü dilinde üç kız kardeş anlamına geliyor samida... yani yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz üç sanatçı; damla şahin, yudum şahin ve tamara şahin kardeş oluyorlar... ilk defa yüzleri göstermeyen bir fotoğraf seçtim burada, ilginç oldu ama fotoğraf güzel ne yapalım, aşağıda tekrar paylaşırım, tanış olursunuz artık... ben de az önce tanıştım kendileriyle ve hemen paylaşmaya başladım... bir yandan dinliyorum müziklerini, bir yandan da yazıyorum... ilk izlenimlerimi yazayım hemen: parçalar kısa:)... bir de şunu yazayım, yeni tanış oldum dedim ama bu kardeşlerden birini tanıyorum sanki...

ben genelde bu şekilde paylaşım yaptığım için, yazmaya başlayıp da sonradan paylaşımı iptal ettiğim de az olmadı ama samida şu anda oldukça iyi gidiyor... youtube tarafından bana önerildiği için izlediğim ilk videoları "budur işte!" dedirtmişti, şu anda evet kesinlikle budur işte diyorum... çok başarılılar... dinlemeye başladığınız anda eğitimli müzisyenleri dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyors…

gökay özgür

uzun süredir ilgiyle takip ettiğim ve bir süredir de yazmak isteyip, bir türlü yazamadığım, diğer yandan hakkında az da paylaşım yapmadığım bir genç piyanist gökay özgür... bir kaç yıldır mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı'nda prof. dr. gülden gökşen ile piyano eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarı haberlerini sıkça paylaşır oldum... mesela bir tanesine şöyle bir göz gezdirin derim çünkü oradaki fotoğrafa hayranım ben... boy boy, envayi çeşit piyanist göreceksiniz, işte o boy boy genç piyanistin en boylusu olarak sürekli dikkatimi çekerdi gökay özgür ama hakkında yeterli bilgim olmadığı için şimdiye kadar paylaşamamıştım...

fotoğrafta abi gibi duran gökay özgür, gülden gökşen'in diğer öğrencilerinin gerçekten abileridir... piyanoya 15 yaşında başlamış ve bu sebeple sanat otoritelerini şaşırtıyormuş çünkü 15 yaş çok geç bir yaşmış piyanoya başlamak için... "5 aylıktı, kürdilihicazkar makamında ağlar, mama kaşığını evfer usulünde v…