Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

eren başbuğ ile röportaj

eren başbuğ bu sayfada en çok paylaşım yaptığım isim oldu... "aaa! bu eren başbuğ da kimmiş yahu!" gibisinden kendisini ilk tanıdığım gün daha dün gibi... hakkındaki ilk paylaşımımı 28 ağustos 2011 tarihinde yapmışım... sadece 4 yılda eren o kadar çok işe imza attı ki! inanılmaz... ilk paylaşımımda "eminim kendisi hakkında daha çok yazacağım buraya" demiştim ama ne yalan söyleyeyim, bu kadarını da beklemiyordum... hakkındaki bir çok gelişmeyi de önceki paylaşımlarıma eklemeler olarak yaptım... buna rağmen aşağıdaki röportaj ile ilk paylaşımım arasında kendisiyle ilgili başka paylaşımlar da yaptım... hatta arada hiç paylaşmadığım çok da önemli gelişmeler de var!... ivory gibi...

eren başbuğ

progresif eren

like a dream: eren başbuğ

eren başbuğ ile roli seaboard buluşması

aşağıdaki röportaj çok hoşuma gitti... ben yorum yapmayayım, siz izleyin...

pasifagresif yazarlarından mit öğrencisi ve müzisyen nazım kemal üre tarafından yapılan oldukça uzun olmasına rağmen, bittiğinde…

stanley Clarke - night school

bir diğer adı ile; night school: an evening with stanley clarke & friends... yani stanley clarke ve arkadaşları ile bir akşam ziyafeti... ziyafet kısmını ben ekledim çünkü gerçekten tam bir ziyafet... bas ziyafeti... kısa sürmesi haricinde muhteşem... yani adamlar 1 saat değil de 1 ay çalsalar da olurmuş:)...

aşağıda tamamını verdiğim performans hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz... ama ingilizce tabii... ben çok kısaca önemli noktaları vurgulayayım sadece:

dvd olarak yayınlanmış, 90 dakikaymış... ama benim bulabildiğim 67 dakika!... dvd de ek olarak röportajlar da varmış... olayın özeti şu; stanley clarke, burs veriyormuş ve bu konser de yıllık burs konserlerinin 3. sü imiş... kaliforniya holywood da bulunan musicians institute da gerçekleştirilmiş kayıt... prformansta cazdan rock a ve füzyona kadar ne ararsanız var doğal olarak... ve daha da önemlisi, stanley clarke ın arkadaşları da harika... o da doğal olarak tabii... kimler mi var? yazayım hemen: stevie wonder,…

carpe diem

kişisel gelişim yazıları çoğu zaman "carpe diem" yani "anı yaşa" ile biter çünkü zaten "kişisel" odaklı biri için geçmiş yada gelecek yoktur... yaşayabileceği sadece o andır...

insanlar "çok şükür, bugünü de kurtardık" diyorlarsa eğer uykudan önce; zaten yarınları yoktur...

carpe diem lafı, yanlış hatırlamıyorsam, ölü ozanlar derneğinde çok fazla (hatta aşırı) geçiyordu... hayatımda izlediğim en müthiş film idi... ölü ozanlar derneğinde de "sadece bir tane hayatınız var, bunu iyi değerlendirin" anlamında kullanılmıştır... filmin müzikleri maurice jarre a ait ve ilk parça da carpe diem...

maurice jarre ‎– carpe diem (ölü ozanlar derneği)



benim gördüğüm kadarıyla; carpe diem neredeyse "hedonizmin sloganı" haline getirildi...

bir yandan globalizm, diğer yandan kişiselleşme!... bugün insanlara oldukça sevimli çeşit çeşit halleri ile pompalanıyorlar... 68 kuşağının içine bile bu zehir atıldı vaktinde hissettirilmeden... savaşma se…