Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

eren başbuğ ile röportaj

eren başbuğ bu sayfada en çok paylaşım yaptığım isim oldu... "aaa! bu eren başbuğ da kimmiş yahu!" gibisinden kendisini ilk tanıdığım gün daha dün gibi... hakkındaki ilk paylaşımımı 28 ağustos 2011 tarihinde yapmışım... sadece 4 yılda eren o kadar çok işe imza attı ki! inanılmaz... ilk paylaşımımda "eminim kendisi hakkında daha çok yazacağım buraya" demiştim ama ne yalan söyleyeyim, bu kadarını da beklemiyordum... hakkındaki bir çok gelişmeyi de önceki paylaşımlarıma eklemeler olarak yaptım... buna rağmen aşağıdaki röportaj ile ilk paylaşımım arasında kendisiyle ilgili başka paylaşımlar da yaptım... hatta arada hiç paylaşmadığım çok da önemli gelişmeler de var!... ivory gibi... eren başbuğ progresif eren like a dream: eren başbuğ eren başbuğ ile roli seaboard buluşması aşağıdaki röportaj çok hoşuma gitti... ben yorum yapmayayım, siz izleyin... pasifagresif yazarlarından mit öğrencisi ve müzisyen nazım kemal üre tarafından yapılan oldukça uzun olmas

carpe diem

carpe diem kişisel gelişim yazıları çoğu zaman "carpe diem" yani "anı yaşa" ile biter çünkü zaten "kişisel" odaklı biri için geçmiş yada gelecek yoktur... yaşayabileceği sadece o andır... insanlar "çok şükür, bugünü de kurtardık" diyorlarsa eğer uykudan önce; zaten yarınları yoktur... carpe diem lafı, yanlış hatırlamıyorsam, ölü ozanlar derneği nde çok fazla (hatta aşırı) geçiyordu... hayatımda izlediğim en müthiş film idi... ölü ozanlar derneğinde de "sadece bir tane hayatınız var, bunu iyi değerlendirin" anlamında kullanılmıştır... filmin müzikleri maurice jarre a ait ve ilk parça da carpe diem... maurice jarre ‎– carpe diem (ölü ozanlar derneği) benim gördüğüm kadarıyla; carpe diem neredeyse  "hedonizmin sloganı"  haline getirildi... bir yandan globalizm, diğer yandan kişiselleşme!... bugün insanlara oldukça sevimli çeşit çeşit halleri ile pompalanıyorlar... 68 kuşağının içine bile bu zehir atıldı vakti