sezin ege kabaklı

piyano
sezin ege kabaklı

yaklaşık üç yıldır tanıdığım ve takip etmeye çalıştığım, çok başarılı, adını sık sık duyuran genç bir piyanist sezin ege kabaklı... bende tuhaf bir durum var, durum mu diyeyim ne diyeyim bilmiyorum, birini ilk dinlediğimde "ileride adını çok duyarız" gibi bir hisse kapılmışsam, ileride adını çok duyuyoruz... ben ne otoriteyim, ne de bırakın otorite olmayı, bu işten anlayabilecek biri bile değilim ama öyle yani ne bileyim... hissiyat diyelim... biraz daha havalara girersem, konservatuvar sınavlarının tamamını ben yapayım merkezi sistem, siz yorulmayın bile demeye başlayabilirim...

unuttum gerçekten nerede izlediğimi, sezin ege kabaklı'nın verdiği bir konserde seslendirdiği tek bir videosunu izlerken; "bir kaç sene sonra parlayan yıldızlar konser serisinde izleriz kesin" diye aklımdan geçirmiştim... şimdi youtube kanalını incelerken, o videoyu yine gördüm, aklıma geldi, o sebeple yazdım bunları... chopin'in valsini bitirir bitirmez hızlıca selam verip kaçmasına da gülmüştüm... ben olsam, chopin çalmışım orada, uzun uzun selamlardım seyirciyi tadını çıkara çıkara...

evet, kendi reklamıma döndü iş, farkındayım ama olsun o kadar... demek ben bu işten anlıyorum ve sezin ege kabaklı da çok iyi bir piyanist... özetle bu... çok kısa bir süre sonra viyana'da düzenlenen klavier und kammerensemble wettbewerb "edelweiss" yarışmasında elde ettiği üçüncülük haberi gelmişti kendisinden... şimdi araştırdım, 2017 yılındaymış elde ettiği bu başarı... aynı yıl 4. uluslararası genç yetenekler yarışmasından da üçüncülük ile dönmüştü sezin...

ben bazen böyle gevezeliğe dalıyorum, hakkında paylaşım yaptığım sanatçıya ayıp oluyor gerçekten... bu durumlarda harika bir video bütün ayıbı örtebiliyor özellikle muhteşem bir eser ve seslendirme olunca aşağıdaki gibi... çoğu zaman en son videoları tercih ediyorum paylaşım yaparken, son videosuna bakayım dedim, karşıma bach'ın çift piyano için yazdığı konçertosunun ilk bölümü çıktı... tabii bu eser aslında obua ve keman içindi diye hatırlıyorum, mutlaka bulup dinleyin... eski bir dostumu görmüş gibi oldum çünkü bach'ın bu harika eserini sadece güher ve süher pekinel kardeşlerden dinlemiştim... hala daha sadece onlardan dinliyorum çünkü itiraf edeyim, ben içine caz kaçan örnek varsa, klasiğini tercih etmiyorum... çok kibarca ifade ettim zannederim:)... take bach albümünde jacques loussier düzenlemesiyle... bu albüm, aynı zamanda klasik müziğin o derin hissini bozmadan yapılan nadir düzenlemelere iyi bir örnektir... klasik müzik düzenlemeleri çoğu zaman eseri bozar atar... bu videoda diğer piyanistin kim olduğu bilgisine ulaşamadım maalesef ama çok iyi bir performans olmuş... orijinal halini de ilk kez kendilerinden dinlemiş oldum, gerçekten aynı tadı verdi...


olur da okursa kendisi, beni affetsin çünkü sezin ege kabaklı yazması her seferinde, benim "tembellik insanı geliştirir" ilkeme zarar vermeye başladı... sezin demişim yukarıda... aklıma güher süher pekinel kardeşler hakkında okuduğum bir makale geldi, bulamadım şimdi, orada da yazı gayet efendi bir şekilde giderken, ortalardan itibaren, önce pekineller'e, sonra da GSP şekline dönmüştü isimleri:)...

7 yaşındayken, mersin üniversitesi devlet konservatuvarı’nda şimdiki öğretmeni ayan kömür ile başlamış piyano eğitimine sezin... yukarıda ilk başarılarını yazmıştım, sonrasında hatırladığım kadarıyla 15. villahermosa impulsando jovenes talentos artisticos yarışmasında da üçüncülük derecesine layık görülmüştü...

geçtiğimiz yıl anton rubinstein piyano yarışması’nda en iyi berkovich yorumu ödülünün sahibi olan sezin ege kabaklı, şef patrick soulliot yönetimindeki eskişehir senfoni orkestrası eşliğinde j. s. bach'ın re minör piyano konçertosu’nun birinci bölümünü çok büyük bir başarıyla seslendirerek dikkatleri çekmişti...


2017 yılı nisan ayında denizli hakkı dereköylü güzel sanatlar lisesi'nde düzenlenen piyano festivalinde onur konuğu olarak sahne alan sezin ege kabaklı, 2019 yılında da gülsin onay’ın dünya piyanistler günü nedeniyle mersin’de düzenlediği konserde de yer aldı...

iş sanat tarafından milli reasüransta her sene geleneksel olarak düzenlenen parlayan yıldızlar konser serisinde de geçtiğimiz aralık ayında konserini başarıyla verdi sezin ve beni haklı çıkardı... geçtiğimiz sezonun konser vermeye hak kazanan isimlerini vermiştim, heyecanla tüm konserleri bekliyorduk ama covid nedeniyle galiba mart ayından sonra durdu bu konserler ve sonrasını da takip edemedim işin gerçeği... ilgili her paylaşımda mutlaka belirtiyorum, bu konser serisi aslında çok zorlu bir yarışmadır ve yarışmaların da en güzelidir... yine her seferinde üstüne basa basa ifade ediyorum, ille de yarışma olacaksa, tam olarak böyle olsun... olağanüstü bir etkinlik gerçekten ve bu konser serisinde konser vermeye hak kazanabilmek, bence çok büyük bir başarı...

şimdiye kadar, gökhan aybulus, zeynep üçbaşaran, emre elivar ve sergio gallo gibi önemli ustalarla da çalışmalar yapan sezin ege kabaklı, alkanova online müzik yarışmasında da büyük ödülün sahibi olmuş... bu başarısını da yeni öğrendim...

uzun süredir hakkında mutlaka paylaşım yapmak istediğim çok başarılı bir piyanistimiz sezin ege kabaklı... takip edebildiğim kadarıyla, çok sağlam ve emin adımlarla ilerleyen ve sürekli kendisini geliştirmeyi başaran bir genç yetenek ve kesinlikle eminim ki, adını önemli başarılarla sürekli duyacağız... başarı lafını da sevmeyen biriyim... başarıya aşırı odaklanan insanlar olduk çünkü... ben başarı derken öyle pek yarışmaları filan kast etmem, tabii onlar da önemlidir ve o başarılar da gelecek ama kendisini yurt içinde ve yurt dışında vereceği önemli konserlerde sürekli alkışlayacağımızdan eminim...

gevezelikten paylaşımda parça arttırmışım... iyi de oldu, buraya franz liszt'in sonetto del petrarca'sını da ilave etme şansım doğdu... no 5 olanıymış... gerçi ben bu videoyu bi başka yazıda zaten paylaşmıştım ama burada iyi gider liszt...



hakkında bilgim bu kadar... şimdilik bitireyim artık şöyle yine harika bir yorumla... yukarıda bahsetmiştim, anton rubinstein piyano yarışması’nda en iyi berkovich yorumu ödülünü almıştı geçen sene sezin... ünlü paganini temasını çok iyi yorumlamış gerçekten... benim en çok üzerinde durduğum konu da bu yorumlama işi zaten... adı üstünde; yorumlama... bazen önüne nota konmuş makine izlenimi veren yorumcular oluyor ve nedense çok da tutuluyorlar... kalbur üstü, isim yapmış çoğu solist bana öyle geliyor... klasik müzikte bence oldukça sınırlı kalıyor bu yorumlama işi ama bazı yorumcular bu işi kendilerini tam da kıvamında işin içine katarak yapmayı çok iyi becerebiliyorlar tıpkı sezin ege kabaklı gibi... ben de burada özellikle o sanatçıları paylaştım ve bundan sonra da yine onları paylaşmaya devam edeceğim... kısa bir süre içinde buraya eklemeler yapacağımı düşünerek, şimdilik sizi kendisinin berkovich yorumu ile baş başa bırakayım...

bu arada; bitiremedim bir türlü ama bu eser seçimlerini kendisi mi yapıyor, merak ettim... yani nasıl oluyor bu işler bilmiyorum... öğretmen mi belirliyor? yoksa mesela sezin "öğretmenim, ben şu eseri seslendirmek istiyorum" mu diyor? bilmiyorum ama ben bu paylaşımı yaparken, kendisini çok daha iyi tanıdım diyebilirim... iyi ki yapmışım... rus etkisi var sanki sezinde ama şimdi yarım yamalak bilgimle ukalalık da yapmayayım... vasat bir dinleyici konumundan öte bir yorum olur, gülünç duruma düşerim... ama düşersem düşeyim yani:)... eser seçimleri çok iyi ve sanki rusyada eğitim almış gibi... eser seçimi iyi derken; burası benim saham ve dayatmalı blog ya burası, kendime göre yazıyorum işte sonuçta... neler dinliyor çok merak ettim... ilk defa merak ettim böyle bir şeyi... bir türlü bitiremeyince, yukarıya kendisini çok güzel yansıtan bir performans daha ekleme fırsatım oldu, çok da iyi oldu...

Yorumlar

  1. Sezin Ege, ülkemizde de çok iyi eğitim verildiğinin, bu işin en iyi şekilde bu ülkede de yapılabildiğinin en güzel kanıtlarından biri. Başka kanıtları da var. Yurt dışında eğitim alan ve almakta olan bir çok piyanist ile aynı çizgide, bir çoğundan da ileri. Öğretmenini ve kendisini yürekten kutluyorum. Size de çok teşekkür etmek istiyorum çünkü paylaşımlarınızı takip ediyorum ve gençler arasında hiç bir ayrım yapmadan, müziğe ruhunu vermeye kararlı bütün çocuklarımızı aynı şekilde kucaklıyorsunuz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir ricam olacak, adımı silerseniz çok memnun olurum.

      Sil
    2. çok teşekkür ederim katkınız için... maalesef adınızı silemiyorum, öyle bir yetkim yok sayfa sahibi olmama rağmen ama zaten soyadınızı yazmamışsınız ki:)... yani kim olduğunuz zaten anlaşılabilir değil... üstelik çok da önemli bir şey yazmışsınız... evet, çok başarılı bir konservatuvar eğitimi var... dışarıdan en doğrusunu bilemem ama tüm ülkenin eğitim sistemine şöyle objektif bir gözle bakarsak, konservatuvar eğitimimiz sahip olduğumuz en iyi eğitim alanı olduğunu görmemek mümkün değil... tabii gençler yurt dışı eğitime gitmesinler anlamına da gelmemeli bu... ben yurt dışı eğitimin, eğitim açısından yurt içi eğitimden çok farklı olmadığını düşünüyorum ve görüyorum aslında ama yurt dışına çıkmanın sağladığı önemli yararlar da var... aslında bu konuda da yazmak istediğim görüşlerim var ve yazayım bari... sadece şunu emin olarak yazıyorum şimdilik: iyi bir sanatçı olmak için yurt dışında okumak gerekmiyor... zaten sanatçı olma yolunda eğitimin rolü ve katkı oranı bile tartışılabilir... onlar sanatçı doğuyorlar ve sanatçı oluyorlar... eğitim sadece işlerini kolaylaştırıp, hızlandırıyor... tam da bu sebeple zaten ben genç sanatçılar arasında fark görmüyorum... ayrım yapmak ise zaten ahlaki değil... tekrar teşekkürler isabetli düşünce ve katkınız için...

      Sil
  2. Zafer Bey, ben yazılarınıza abone oldum ancak mailime gelmiyor bu yazılar. Şİmdi yorumlar yapıldığını gördüm ve okuyayım dedim. Çok başarılı pırışl pırıl çocuklarımızı sizden öğreniyoruz. Bu çocuğumuzu Andante dergisinden de atnıyorum, Eskişehir konserlerini de izlemiştim, bir çok pırıl pırıl Atatürk genci üç yıl konser verdiler. O kadar emin ki bu kzımız kendisinden. Saheneye çıkışı, duruşu, hatasız seslendirişi ve yorumuyla. Bir de minicik bir kemancı kızımız vardı, sarışın ve çok ciddi. Çok dikkat çekici idiler. Hepsini kutluyorum ben, sanatı hiç bırakmasınlar. Onlar bizim her şeyimiz. Sanatçılar bir bakıma kendilerini yakarlar bu uğurda ama onların yolu da bu. Öpüyorum hepsini ve Ege kızımızı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim katkınız ve güzel yorumlarınız için... abone olduğunuz için de teşekkür ederim... mailinize gelmiyor olmasının sebebi, ilk abone olduğunuzda maili nize gelen mesajı onaylayıp, aktive etmemiş olmanızdır... tekrar abone olup, gelen mesajı onaylamanız gerekiyor...

      Sil

Yorum Gönderme

Çok Okunanlar