Ana içeriğe atla

gençlere uzanan eller


ülkemizde yetenekli genç müzisyenlere destek amacıyla gerçekleştirilen çeşitli organizasyonlar, aktiviteler, kurumlar ve başı çeken ustalar hakkında derli toplu bilgi vermeyi istiyordum ne zamandır... fırsat bulmuşken yazayım istedim... bildiğim, takip edebildiğim kadarıyla tabii... umarım bilmediklerim, bildiklerimden çok daha fazladır...

günden güne artıyor bu destek ve eskiye oranla oldukça yoğun ancak koskoca bir ülke için, özellikle genç nüfusu yüksek bir ülke için yeterli midir? bilmiyorum ama çok önemli çalışmalar var ve tanınmaları, bilinmeleri gerekiyor... aklıma geliş sırasıyla özetleyeyim gençlere sunulan destekleri...

öncelikle büyük ustaların başı çektikleri yada bir şekilde içinde oldukları çalışmaları yazayım... ilk aklıma gelenler; güher ve süher pekinel kardeşler, gülsin onay, cihat aşkın... bunun yanında, bazı gençleri organize ettiği festivallere, konserlere çıkaran, tanınmalarını ve tecrübe kazanmalarını sağlayan bir çok usta da var, onları yazmıyorum... masterclass düzenleyenleri de ayrıca yazmıyorum, onu belirteyim... sadece gençlere el uzatma amacı güderek, elinden gelen kadarını yapabilenleri yazıyorum... bu tip paylaşımları yaparken çok da korkarım! katkısı büyük birilerini unutmak çok büyük ayıp olur... kesinlikle bilmediğim yada unuttuğum isim yada proje olacak, eminim... şimdiden herkesin affına sığınıyorum, sonuçta alelade bir blog burası, unutulmasın... ben de çok matah kafalı yada bilgili biri değilim...

güher ve süher pekinel, gülsin onay, cihat aşkın
ben kendilerini pek ortada görmüyorum, geri plandalar sanki ama genç yeteneklere büyük katkı sağlıyorlar uzunca bir süredir dünya sahnelerinde genç müzisyenler projesiyle güher & süher pekinel kardeşler... bağlantıdan detaylı olarak okuyabilirsiniz... başarılı buldukları yetenekli genç müzisyenlerin dünyadaki en iyi okullarda eğitim almalarını ve önemli yarışmalara katılmalarını sağlıyorlar özet olarak... bu projeyi destekleyen kurum ise tüpraş... daha detaylı bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız...

young musicians on world stages

türk eğitim vakfı inanç türkeş özel lisesi (tevitöl) bünyesinde oldukça iyi bir müzik bölümünün kurulmasına da katkıları çok büyük ve okulun müzik bölümü de kendi adlarını taşıyor... bunun yanında; çocukların dans, ritm, müzik, tiyatro ve jimnastik eğitimini doğaçlama olarak almalarını sağlayan orff-schulwerk yönteminin yaygınlaşması için yaptıkları katkılar da çok büyük... tevitöl; konservatuvarlarda öğretim görevlisi ve orkestra sanatçısı olan hocaların desteği ile, müzikal duyum sınavı sonrasında seçilerek bölüme alınan öğrencilerine neredeyse yarı zamanlı konservatuvar seviyesinde bir eğitim veriyor...

usta piyanislerimizin gençlere destek konusunda ön planda olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz... diğer büyük ustamız gülsin onay da çok önemli katkılarda bulunuyor... ilk olarak 2004 yılında, eren levendoğlu, gülsin onay ve mesut pekergin önderliğinde, bodrumun gümüşlük kasabasında düzenlenen uluslararası gümüşlük klasik müzik festivali kapsamında gerçekleştirilen eğlenceli ve bir o kadar da öğretici ustalık sınıfları ve konserler bir çok yetenekli genci ustalarla buluşturuyor...

gümüşlük sponsorları

prof. dr. filiz ali
1998 yılında prof. filiz ali tarafından kurulan ayvalık uluslararası müzik akademisi (aima) bünyesinde gençlere yönelik yürütülen çalışmalar oldukça önemli... detaylı bilgiye sayfadan ulaşabilirsiniz çünkü ben bu paylaşımda detaylı bilgi veremiyorum... aima kapsamında değerli piyanistimiz idil biret, her sene genç yeteneklere ustalık sınıfları açıyor ve her ustalık sınıfı sonrasında öğrenciler konser vererek yeteneklerini sergileme fırsatı buluyorlar... geçen seneyi takip edemedim ama 2016 yılında masterclass öğrencileri harika bir paris gecesi yaşatmışlardı...

aima sponsorları

küçük arkadaşlarıyla konserler veren, onlara destek olan, eğitim veren bir diğer büyük usta ise cihat aşkın... cihat aşkının küçük arkadaşları (caka) projesi 2001 yılında çocukların erken yaşta müzik estetiği ile tanışmasını sağlamak amacı ile cihat aşkın tarafından başlatıldı... projede yetenekli genç kemancılar keşfedilerek ulusal ve uluslararası alanda kariyer imkânları desteklenmektedir... cihat aşkın da yaptığı işlerle müziğe çok büyük katkılar sağlayan bir büyük usta... müzik ileri araştırmalar merkezi de onun katkılarıyla kuruldu daha ne olsun... caka sponsorlarına ulaşamadım ancak sayfalarında "özel kurum ve kuruluşlar ile enstrüman bağışı yapan sanatseverlerin destekleriyle çalışmalar ve konserler gerçekleştirilmiştir" ifadesi yer alıyor...

çiğdem simavi
2009 yılında çağdaş eğitim vakfı öncülüğünde başlayan genç yetenekler projesi, vakfın yeni kurduğu çev sanat çatısı altında finansbank ana sponsorluğunda genç yeteneklere desteğini sürdürüyor... cihat aşkın ve çiğdem simavinin hem kişisel hem de kurumsal katkıları oldukça önemli bu projede... yani yukarıda bahsettiğim caka ve kültür ve sanat varlıklarını koruma vakfı (küsav) desteklerini esirgemiyorlar... çağdaş eğitim vakfı öncülüğünde 2009 yılında başlayan forte 24 genç yetenek projesi kapsamında öğrencilerin bursları için bilet satışı gerekiyor ve müzik konusunda yetenekli öğrencilerimizin avrupa ve amerikada bulunan önemli müzik okullarındaki eğitimleri devam ediyor... öğrenciler aynı zamanda dünyanın önemli organizasyonlarına da dahil olabiliyorlar... forte24 kapsamında her sene bir araya gelip ülkemizde de cihat aşkın yönetiminde konser veriyorlar... 2009 yılında çev öncülüğünde, kutup yıldızları olarak adlandırılan kültür ve sanat alanında çok değerli isimlerin desteği ile, ilk kez hayata geçen forte24 genç yetenek projesi, kültür ve sanat alanında üstün yetenekli gençlerin
eğitimini destekleyerek, onların ülkemizde ve dünyada geleceğin parlayan yıldızları haline gelmelerine katkıda bulunmaktadır...

çağdaş eğitim vakfının bu çok önemli projesine başlangıçta destek veren isimler; berrin yoleri, cihat aşkın, fazıl say, ebru ceylan ve burak oğuz... proje sanat kurulunda bulunan isimler ise, cihat aşkın, fazıl Say, ibrahim yazıcı ve bülent evcil... aşağıda da tüm kutup yıldızları toplu halde...

kutup yıldızları
çev sanat bünyesinde iki ayrı burs fonu dikkat çekiyor... fazıl say burs fonu ve deniz kocaoğlu burs fonu... fazıl say, ilk günden beri çev sanatla zaten iç içe ve zaten kendisini tanımayan yok...

çev sanat burs
deniz kocaoğlu
deniz kocaoğlu ise; 1996 doğumlu... 2015 yılında saint benoit lisesinden mezun olmuş ve bostondaki north eastern üniversitesinde ekonomi ve iletişim alanlarında yüksek öğretimine başlamış... bu gencecik insanı maalesef 6 Ekim 2017 tarihinde kaybettik... deniz müziğe o derece tutkuyla bağlıymış ki, ailesi adını çev sanat bünyesinde açılacak bir burs fonu ile yaşatmayı düşünmüş...

çev sanat mezunları

çev sanat bursiyer genç yetenekler

meriç soylu
forte24 ün parlayan yıldızlarından milli reasüransta parlayan yıldızlar projesine geçeyim bahsetmişken... her iki organizasyonun da aynı sloganı kullanması pek de doğru gelmedi bana ama ne diyeyim... verdiğim bağlantıda daha detaylı bilgi mevcut ama en azından bu konserlerin dolayısıyla genç yeteneklerin yanındaki destekçilerin meriç soylu ve işsanat olduğunu es geçmeyeyim... aslında uzun soluklu bir konser serisi parlayan yıldızlar ama oldukça önemli bir katkı ve 2011 yılından beri bir çok genç yetenek için büyük bir referans konumuna geldi... yolun başındaki müzisyenler için oldukça prestijli ve eminim bu konserlere katılmak onlar için çok büyük bir tecrübe...

1978 yılında kurulan dr. nejat eczacıbaşı vakfı da 1987 yılından beri olağanüstü yetenekli genç sanatçıların yurtdışındaki virtüözlük öğrenimlerine katkıda bulunmak amacıyla, benim bildiğim kadarıyla, lisansüstü öğrenim için burs veriyor... önceki yıllarda müzik burslarından faydalanan genç yeteneklerin isimlerine ulaşmak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız...

destek alan genç yetenekler

1997 yılında etkinliklerine başlayan borusan sanat, 2016 yılında da akademi bifo çalışmalarını başlattı... yani borusan istanbul filarmoni orkestrası akademisi... akademi bifo programı, genç opera sanatçılarına profesyonel hayata geçişte uluslararası düzeyde bir eğitim fırsatı sağlamak amacıyla hayata geçirildi ve 3 yıldır ustalık sınıfları da sürekli devam ediyor...

aydın gün
istanbul kültür sanat vakfı, geleceğin müzisyenlerinin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla 2012 yılında aydın gün teşvik ödülünü başlattı... her yıl klasik müzik alanında gelecek vadeden 30 yaşın altındaki bir genç müzisyene maddi ödül veriliyor... iksv bu sene yarının kadın yıldızları projesine de başladı... bu projeye de türkiye sınai kalkınma bankası katkı sağlıyor... ben sürekli başladı diye yazıyorum ama umarım sürekliliği vardır:)... genç yetenekler için oldukça önemli destekler... önceki yıllarda da istanbul müzik festivali genç solistini arıyor projesi vardı, devam ediyor mu bilmiyorum...

ayşe celasun
kadın sanatçılara pozitif ayrımcılık sağlayan bir diğer yeni oluşum ayşe celasun tarafından chicago merkezli kurulan fine arts music performance and scholarship vakfı... çağdaş yaşamı destekleme derneği ile ortak olarak çalışan fine arts music, türkiyede müzik eğitimi almakta olan genç kadın yeteneklere destek veriyor...
ise piyanist

bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesinde bu yıl ilki düzenlenecek olan uluslararası piyano festivalinde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler buluşacaklar... devamı büyüyerek mutlaka gelecektir... fine arts music performance and scholarship vakfı bu etkinlikte de burs verecek... bu paylaşımı da yeni yapmıştım, yukarıdaki bağlantıdan okuyup bilgi alabilirsiniz... kore kültür merkezi, erimtan sanat müzesi, mozarthaus, hudson güzel sanatlar vakfı ve türk filantropi vakfı da bu etkinliğe destek veriyorlar... tabii koskoca bilkent üniversitesi var bu etkinliğin arkasında...

istanbul devlet senfoni orkestrası ile sedat ve güzin gürel sanat ve bilim vakfının düzenlediği ulusal genç yetenekler yarışması da oldukça önemli bir fırsat çünkü dereceye giren gençler hem maddi olarak ödüllendiriliyorlar hem de 19 mayıs haftasında gerçekleştirilen genç yetenekler haftası konserinde solist olarak idso eşliğinde konsere çıkıyorlar...maddi destekten çok daha önemli tabii...

dr. benal tanrısever şimşek
dr. benal tanrısever şimşek tarafından kurulan bt müzik ve sahne sanatları tarafından bir kaç yıldır gerçekleştirilen uluslararası genç yetenekler müzik yarışması da oldukça önemli... bir çok enstrümanda ve farklı yaş kategorilerinde düzenlenen bu yarışmada hem halk oylaması hem de jüri oylaması yapılıyor... en genç finalist ve en iyi türk bestecisi yorumcusu gibi dallarda da ödül veriliyor olması oldukça güzel...

mimar mehmet selim baki tarafından 2005 yılında kurulan barış için müzik oluşumu, 2011 yılında vakfa dönüştü... mümkün olduğu kadar fazla çocuğa karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlamak olan vakıf, olanakları sınırlı çocuklara kültürel yaşam alanları oluşturarak, sanata katılım haklarını koruyor... süslü püslü bir laf, bana göre değil, imkanı olmayan çocuklara da sanat yapma haklarını vermeye çalışıyorlar özetle:)... çok başarılı ve yoğun çalışmaları var... barış için müzik hakkında daha sonra detaylı yazmak istiyorum...

mehmet selim baki
umudun çocukları orkestrası da grup yorum tarafından bir kaç sene önce başlatılan bir proje ancak şu an ne kadar aktif bilmiyorum... bir süredir ses çıkmıyor bu projeden yada ben kaçırdım... eğer şu anda devam etmiyorsa bile, barış için müzik konseptine yakın olan bu oluşum da oldukça önemli... bu sebeple burada mutlaka bahsetmek istedim... umarım yoluna devam ediyordur ve ben takip edememişimdir... 10-16 yaş aralığındaki gençlere enstrüman temin edilip, eğitim veriliyor ve gençler konserlere çıkıyorlar... en son 19 aralık 2017 tarihinde yeni dönem duyurusu yapmışlar... demek ki yoluna devam ediyor bu güzel proje de:)... bir diğer sevindiğim konu ise alt yaş sınırını 9 a çekmişler... bence daha da aşağıya çekmeliler ama vardır bir bildikleri...

çocuk kalbim seni söyler korosu
müzik öğretmeni saide feray kesim önderliğinde ve şefliğinde 2011 yılında kurulan çocuk kalbim seni söyler korosu da çok güzel çalışmalara imza attı bugüne kadar... olanakları kısıtlı ve çocukların, kendilerine imkan tanındığında ne kadar büyük başarılara imza atabileceklerinin en büyük kanıtlarından biri oldu bu koro... aysel gürel, ajda pekkan, sezen aksu, kazım koyuncu, kayahan, barış manço, gökhan türkmen, tarkan şarkıları söylediler konserlerinde ve bu sanatçıların birçoğu ile hem konserlere çıktılar hem de yanlış hatırlamıyorsam, zülfü livaneli ile birlikte stüdyoya girip, albümde kendisine eşlik de ettiler... kurulduğu günden bugüne kadar, yolu bu korodan geçmiş olan bir çok çocuk, güzel sanatlar liselerine ve konservatuvarlara girdiler...

klasik keyifler
klasik keyifler, uzun süredir hizmet veren ancak benim bir kaç ay önce haberdar olduğum bir oluşum... ilk yola çıkışı, benzer düşünen müzisyenleri bir araya getirmek, buluşturmakmış... hatta onun da öncesindeki amaçları oda müziğinden keyif almak ve bu keyfi paylaşmakmış... yolun başındakileri, ustalarla buluşturursak çok keyifli olur diye düşünmüşler ve klasik keyifler doğmuş... farklı kültürleri de buluşturalım, iyice keyifli olsun demişler, işler büyümüş birden, atölye çalışmaları, workshoplar, dersler vs derken, dernek olmuşlar... ankarada kurulu bir dernek... şimdilik kapadokya hedefli ama her yere keyif götürmek istiyorlar... gençleri destekleyen bir projeyi de barındırıyor bünyesinde... klasik keyifleri ben ayrıca da paylaşmak istiyorum, bu sebeple şimdilik ben bu paylaşımda da geçmesi gerektiğini düşünüğüm için ekledim buraya ki zaten bütün amaçları ve çalışmaları da bu konu başlığı ile fazlasıyla örtüşüyor... yukarıda verdiğim bağlantıdan sayfalarına mutlaka ulaşın ve detaylı bilgi alın derim... bir çok sponsorla çalışıyorlar, gençlere bur imkanı sağlıyorlar ve dileyen herkes bu bursa katkıda bulunabiliyor... şimdiye kadar bir çok etkinliğe imza attılar, bu sene de şirince müzik köyü ve kapadokya festivali etkinlikleri ile göze çarpıyor bu dernek... bizlerin katkı sağlayabileceği bir sivil toplum örgütü olması da çok önemli...

ülkemizde son yıllarda genç yeteneklere de programlarında yer veren, solist olarak tecrübe kazanmalarına olanak sağlayan senfoni orkestralarının sayısı artmaya başladı... bu oldukça önemli bir gelişme... bunun yanında, gençlere sahne şansı yaratan festivaller de var... her birinden şimdilik ayrı ayrı bahsedemeyeceğim, belki daha sonra eklemede bulunurum... şunu da belirteyim, oldukça önemli bir gelişme ancak zaten olması gereken bir şeydi... darılıp gücenmesinler ama ekstradan bir özveriyi de gerektirmiyor... bunun yanında, 23 nisan ve 19 mayıs haftalarında genç solistlere özel programlar yapılıyor orkestralarca, bu da önemli adım ancak dediğim gibi fazlasını zaten yapmalılardı, geç kaldılar...

2006 yılında doğuş grubunun destekleriyle kurulmuş olan doğuş çocuk senfoni orkestrası ise çok büyük bir öneme sahip... ülkemizdeki konservatuvarlarda eğitimine devam etmekte olan 11-18 yaş arası yetenekli gençlerden oluşan orkestraya seçilmek de çocuklar ve gençler için çok büyük bir referans ve motivasyon kaynağı... bu büyüklükte sürekli bir başka orkestramız var mı bilmiyorum... iki elin sesi var, barış çocuk vb orkestralar var ancak doğuş çocuk senfoni bu alanda ülkemizde hala daha tek diye biliyorum... bir kaç ay önce akdeniz üniversitesinde de çocuk orkestrası kuruldu ve bildiğim kadarıyla kısa bir süre önce de ilk konserlerini verdiler... antalya bu konuda oldukça aktif ve çok güzel yol kat ediyor... kepez belediyesi çocuk ve gençlik senfoni orkestrası ile müzik okulları korosu da son yıllarda bir çok başarılı konsere imza atmış durumda ve yurtdışından da konser talebi alıyorlar... bu orkestralar çok önemli çünkü yetenekli çocuklar bu orkestralar sayesinde kendilerini gösterebiliyorlar ve kendileri için resmen okul konumundalar...

eskişehir büyükşehir belediyesi senfoni orkestrası da yetenekli gençlerin keşfedilmesi ve onlara senfoni orkestrası eşliğinde sahne fırsatı verilmesi amacıyla, genç solistler projesi kapsamında, çeşitli illerde eğitim görmekte olan genç müzisyenler arasından solist seçmeleri yapıyor... başarılı bulunan genç yetenekler, senfoni orkestrası ile solist olarak çalmaya hak kazanıyorlar... biliğim kadarıyla 2-3 yıldır bu seçmeler ve konserler gerçekleştiriliyor...

üniversitelerin gençlik orkestraları da var tabii... ama normal değil mi zaten olması?... bu sebeple onları geçiyorum ancak üniversitelerden bağımsız orkestralar çok önemli... sabancı vakfının desteğindeki türkiye gençlik filarmoni orkestrası, 2007 yılında kurulan ulusal gençlik senfoni orkestrası, 2011 yılında kurulan ankara gençlik senfoni orkestrası, son yıllarda o kadar çok arttı ki gençlik orkestraları, çoğunu bilmiyorumdur... mesela bir anda aklıma gelen samdop gençlik senfoni orkestrası oldu... gençlik ve çocuk idi galiba...

tamamen bağımsız iki gençlik senfoni orkestrası biliyorum ben ülkemizde... birincisi kadrosuz genç müzisyenlerce kurulan izmir gençlik senfoni orkestrası... diğeri de çok taze bir orkestra, agora gençlik senfoni orkestrası... çocuk ve gençlik orkestraları sadece orkestra değil, aynı zamanda birer okul bence...

çocuklara ve gençlere, olgunlara ve amatörlere kapısı açık olan orkestralar da var... konser verip, sokak hayvanları için mama toplayan marmara flüt orkestrası gibi... genç flütçüler için bulunmaz nimet...

ceren necipoğlu
buradaki arp ile ilgili bir çok paylaşımımı yaparken dikkatimi çeken önemli bir dernek var... arp sanatı derneği... çalışmalarını özel olarak yakından incelediğim bir dernek olmadı ama gençlere olan desteklerine çok tanık oldum... genç arp sanatçılarının sürekli en yakın destekçileri oldular... her desteğin ille de maddi olması gerekmiyor... icabında gençleri toplayıp sohbet etmek, ustalarla bir araya getirip çay içmek bile çok önemli destektir... klasik gitar ile ilgili bir paylaşımımda dile getirmiştim, yanlış hatırlamıyorsam begül erhan idi... buldum, burada bahsetmişim... mesela ben bu ülkede klasik gitarcıların bireysel yada dernek vs gibi sivil toplum kuruluşu olarak bir araya gelip birilerine destek olduklarını filan görmedim... ama genç bir arpçımız gidiyor yurt dışına, bir yarışmada başarılı oluyor, çekilen fotolarda yanında öğretmenine ek olarak arp sanatı derneği de var!... neyse...

arp sanatı derneği bence resmen bir aile gibi... dernek, 2009 yılında yitiridiğimiz ceren necipoğlu ceren necipoğlu harp masters akademisi adı altında burs veriyor... mesela emel çelik ve güneş hızlılar yurt dışına eğitime gönderilmişlerdi 2013 yılı idi galiba, o zamandan biliyorum... sonrasında mutlaka bir çok genç bu destek ile eğitim almışlardır... ceren necipoğlu’nun ismiyle verilen bu burs programı, arpa gönül veren gençlerin gelişmelerine destek olmak ve eğitimlerini sürdürmelerine yardımcı olmak amacıyla başlatılmıştı ancak sonraki gelişmeleri şimdilik bilmiyorum...
adına

şirin pancaroğlu
ceren necipoğlu gibi, şirin pancaroğlu da hem arp sanatına hem de gençlere yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken dünya çapında bir sanatçımız... şirin pancaroğlu ile yapılan aşağıdaki röportajı okursanız, dikkat çekmek istediğim konu daha iyi anlaşılır...

arpın önünü açmaya başladık

ben özellikle kar amacı gütmeyen kişi ve kuruluşları bu paylaşıma aldım ancak kar amacı gütme durumunda olup da, aynı zamanda desteğini esirgemediğini de düşündüğüm kuruluşlar da var... mesela 2013 yılında ankarada açılan mozarthaus sanat ve konser evi bunlardan biri... önce kesin bildiğim desteğini yazayım bu butik konser salonunun; bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesinde bu yıl ilki düzenlenecek olan uluslararası piyano festivalinde destekleyenlerden biri mozarthaus... ben bu mekanın kurucularının zaten gerektiğinde maddi beklentiyi geri plana atıyor olduklarını ve sanatın ve gençlerinin desteklenmesinin ellerinden geldiğince ön planda tutuluğunu düşünüyorum... salon, konservatuvar öğrencilerinin kullanımına da uygun... dersler de veriliyor bildiğim kadarıyla... şimdiye kadar bir çok genç yeteneğe konser imkanı sağlandığını biliyorum... bunun yanında, ustalık sınıflarına ve açıklamalı konserlere de yer veriyorlar... bilkent piyano festivaline olan katkılarını bildiğim için bu paylaşıma mozarthaus u da ilave etme gereği duydum...

büyük ihtimalle bir çok bilmediğim, duymadığım yada unuttuğum da vardır... en tepede de ifade ettiğim gibi, umarım vardır, çok daha fazladır... değilse de umarım olur gelecekte...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka...

içinde gürültü eksik olmayan bir evde dünyaya gelmiş cem esen de... yani anne de baba da müzisyen... komşuların sevmediği türden evler sanatçı evleri... "vayyy sen müziğe n…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

idil ve ela'dan başarı haberi

yine bir gülden gökşen hoca klasiği... iki öğrenci, 2 birincilik... idil atlıer ve ela demirkaya; the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olmuşlardı ama ben ertelemiştim bu paylaşımı çünkü ödül olarak yunanistanda konser vereceklerdi haziran sonunda...

temmuz ayına girdik ya, "konser verilmiş mi? bi bakayım" dedim, verilmiş tabii... ben de paylaşayım artık dedim...

the muse, internet üzerinden video paylaşımına dayalı bir yarışma ve videonuzu yarışmaya göndererek katılım sağlıyorsunuz... değerlendirme sonucunda alınan puanlara göre dereceler veriliyor ve her kategorinin birincilerine konser verme imkanı sağlanıyor... bütün dünyaya açık bir yarışma ve neredeyse tüm enstrümanlara ek olarak vokal yanında, oda orkestrası, geleneksel enstrüman ve amatör kategorileri de mevcut...

ela ve idil, birinci oldukları için konser verme hakkı kazandılar ve 29 haziran günü saat 19:00 da atina'nın en büyük salonu olan megaron konser salonunda sahne aldılar... yapılan yorumlarda, büy…

tarık kaan, ilyun ve mina'dan başarı haberi

şu yukarıda gördüğünüz üç genç piyanistimiz; tarık kaan alkan, mina urgun ve ilyun bürkev, ispanya al hambra'da düzenlenen 9. uluslararası maria herrero piyano yarışmasına gittiler ve güzel derecelerle döndüler...

ilyun bürkev ve tarık kaan alkan, kendi kategorilerinde birinci olurlarken, mina urgun da kategorisinde üçüncü olmayı başardı... her üç genç yeteneğimiz de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nde öğrenimlerine devam ediyorlar... mina urgun ise henüz yarı zamanlı olarak piyano eğitimi alıyor olmasına rağmen bu büyük başarıyı elde etti... her üç genç piyanistimizi, öğrenim gördükleri yüz aklarımızdan biri olan okullarını, öğretmenlerini ve ailelerini ayrı ayrı kutluyorum... mina'yı ise apayrı ve özel olarak kutluyorum...

üç gencimizi de maalesef daha önce paylaşma fırsatı bulamamıştım... tarık kaan alkan'ı önceki başarılarından dolayı tanıyorum ve bu sayfada defalarca hakkında güzel haberler verdim... bir paylaşımı buradan okuyabilirsiniz... kısaca da olsa…

can çakmur

çok dikkat çeken, çok başarılı bir genç piyanist can çakmur... hakkında bir şeyler yazmak için hep ileri bir zamana ertelediğim isimlerden biri kendisi ama fırsat buldukça ertelediğim bu gençleri de yazmaya çalışıyorum... can çakmur, bir çok genç yeteneğimize oranla daha fazla tanınma fırsatı yakalamış olan bir isim... tabii bu tanınırlığın sebebi, elde ettiği büyük başarılar sonuçta ve dolayısıyla medyada daha fazla yer aldı... türkiyede ilgili medyanın bile ilgisini çekebilmek için bir kaç deveye birkaç hendek atlatmanız gerekiyor... zaten ondan sonra da medyaya ihtiyacınız kalmıyor:)...

can çakmur hakkında detaylı bilgi alabilmeniz için öncelikle resmi sayfasının adresini paylaşayım... çok iyi hazırlanmış güzel bir sayfaya sahip can çakmur... fırsat buldukça araya sıkıştırıyorum, her genç yeteneğimizin mutlaka böyle bir sayfası olmalı diye düşünüyorum... umarım bir çokları gibi sayfasına kilidi vurup da facebook, instagram vb gibi pek işe yaramayan ortamlara geçmez...

www.cancakmur.…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

light in babylon

dinlediğimde hayran kaldığım, uzun süredir paylaşmak istediğim ancak bir türlü beceremediğim bir grup light in babylon... itiraf edeyim, ön plana çıkan 2 konu var light in babylonda, şarkı söyleyen kız ve müziğin rengi... düşündüm bir an "nedir müziğin rengi" diye! tabii yok öyle bir şey ama hadi tarzı diyelim; özetle yaptıkları müzik... kişi olarak ön plana çıkan ise bence vokalist kız, yani adını bin bir zahmetle öğrendiğim michal elia kamal... israilli oluyor kendisi ama iran orijinliymiş... hemen belirteyim, vokal ön plana çıkıyor derken kesinlikle gruptaki diğer müzisyenleri bir kenara atıyor değilim!... çok başarılılar ancak michal elia kamal şarkı söylerken apayrı bir dünyaya gidiyor sanki... sesi çok iyi ve çok severek şarkı söylediği apaçık belli... izlerken kendisinin söylediği parçayı resmen yaşadığını görüyorsunuz...

santur çalan ise türk... metehan çiftçi... michal elia kamal ve julian demarque (fransız, gitarist) gezgin müzisyenler olarak 2009 yılında istanbul…