Ana içeriğe atla

türkiye gençlik filarmoni orkestrası - tugfo

türkiye gençlik filarmoni orkestrası - zorlu psm, 2021

2019 yılından beri istanbul filarmoni derneği'nin çatısı altında faaliyetlerini yürütmekte olan türkiye gençlik filarmoni orkestrası aynı zamanda avrupa ulusal gençlik orkestraları federasyonu'nun da üyesi olarak faaliyetlerini sürdürüyor...

sabancı vakfı’nın ana destekçiliği ve katkılarıyla her sene türkiye'nin tüm konservatuarlarından seçilen genç müzisyenlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan türkiye gençlik filarmoni orkestrası, 2007 yılında orkestra şefi cem mansur tarafından kuruldu... o tarihten beri çalışmalarını aralıksız sürdüren orkestra, bugüne kadar murray perahia, salvatore accardo, shlomo mintz, kristof barati, alice sara-ott ve natalia gutman gibi önemli isimlerle ülkemizde ve avrupa’nın önemli konser salonlarında sahne aldı...

konservatuvarların farklı sınıflarından genç müzisyenlerin seçimi sonucunda, her yıl farklı bir kadro ile konserler veren orkestra; yaz aylarında önce kampa giriyor ve üç haftalık bir hazırlık dönemi sonrasında, ülkemizde ve yurtdışında bir dizi konser veriyor... kurulduğu günden beri sadece 2020 yılında turne yapamayan türkiye gençlik filarmoni orkestrası, bu sene yeniden salonlara dönüş yaparak herkesi sevindirdi ancak doğal olarak bu yıl avrupa turnesi yapılamadı.. umarız önümüzdeki yıldan itibaren eski günlerine kavuşur bu çok önemli orkestra...

bu seneye ait konser videolarına ulaşamadım... 2018 yılı budapeşte konserini paylaşmak istiyorum orkestranın...


az önce belirttiğim gibi; bu orkestranın en önemli işlevi, her sene farklı genç sanatçılara konser imkanı tanıması... geçtiğimiz sene yapılan seçmelerde kabul gören genç sanatçıların hakları bu sene korundu ve bildiğim kadarıyla o isimler yeniden kampa davet edildiler... bu sene orkestraya davet edilen isimleri de vereyim aşağıda, umarım doğru listeye ulaşabilmişimdir... bu arada; orkestranın resmi sayfasında çok hatalı bir liste verilmiş, onu da belirteyim...

türkiye gençlik filarmoni orkestrası 2021 yılı kadrosu

keman idil yünkuş (başkeman), lal erdil, nilsu baştopçu, irem atalay, miray yaren özen, selinsu düz, yasemin sansı, aysima anik, raci ergüzel, sinem ceylan, gökhan şahin alpay, inci basmacı, sıla okay, ilayda ilbaş, buğrahan ilter, bahar erünsal, buse kademli, ece naz aydoğdu, sılanur türedi, erkan özel, çağatay seçkin, ada yalın yücel, ekin özcan, gülben vezne, beyza çakır, nehir karslı

viyola defne berkman yakar, can taylan, arda aykut, arcan isenkul, doğaç erinç, ecem eren, fulya borazan, elçin aslan, nilsu erten, kamila abdulayeva, zeynep yiğitlioğlu

viyolonsel
ali emir bostancı, pelin odabaşı, eylül şenel, rüştücan güngör, batuhan ışık, beste yıldız, ece dikbıyık, ayça gökdeniz

kontrabas
tunç çivril, tuncay ipteş, selin eskici, atakan altun, safiye nur ayaydın, doğukan pahsa

flüt seray seyhan, ceren altınel, mine ece öztok

obua ceyda fişenk, ogün koyunoğlu, gökçe elif şahin

klarnet efil özdemir, ceylin gökalp, elif simge meteoğlu

fagot
barış erdoğan, aleyna açıkel, simay gönültaş

korno okan akbaş, tuğçe divrik, ceren çelik, nisan dikeçligil

trompet kayra yavuz, buket balkan, tuğba divrik

trombon duru gürdal, çağla turhan, güneş karaduman

tuba şevdar özarslan

vurmalılar doğa berk oktay, giz öztaş, ecem kaymak

arp ilayda gülümser

bu sene istanbul zorlu performans sanatları merkezi turkcell platinum sahnesi, uludağ üniversitesi devlet konservatuarı, istanbul topkapı kültür parkı amfi tiyatro, istanbul müze gazhane ve balıkesir ayvalık amfi tiyatro konserleri ile büyük bir başarıya daha imza atan orkestranı repertuvarı ise aşağıdaki gibi idi...

rossini: la scala di seta

ravel: le tombeau de couperin, pavane pour une infante défunte

mendelssohn: italyan senfonisi no 4

2010 ve 2012 yaz aylarında orkestranın 35 üyesi ermenistan’dan gelen genç müzisyenlerle birlikte; bizi birleştiren müzik konseptiyle türkiye-ermenistan gençlik orkestrası’nı kurmuş, istanbul ve berlin’de konserler vermişti... bunun yanında; orkestra üyeleri her yıl türk-yunan gençlik orkestrası’nda da yer alıyorlar...

2007 yılından beri avrupanın neredeyse tüm önemli salonlarında ve bir çok festivalinde sahneye çıkmış olan türkiye gençlik filarmoni orkestrası'nın konserleri bayerischer rundfunk, deutsche welle, orf ve slovak radyoları tarafından, 2017 yılı berlin konseri ise; dünyanın önde gelen kültür ve sanat kanallarından biri olan arte tv tarafından canlı olarak yayınlandı... 2014 yılında sicilya taormina festivali’nin yerleşik orkestrası olarak tosca operası temsillerinde,2015 yılında royal opera house la boheme prodüksiyonunda ve 2019 yazında ise; palermo classica festivali yerleşik orkestrası olarak görev alan orkestra, dünyanın önemli gençlik orkestralarından biri olma yolunda hızla ilerliyor...

2017 yılı ağustos ayında young euro classic festival kapsamında berlin'de verdikleri harika konser ile şimdilik bitireyim... haklarındaki bir çok bilgiyi de paylaşamadım ama mutlaka eklemelerde bulunurum...

 

türkiye gençlik filarmoni orkestrası 2022 yılı kadrosu

keman ahmet eren, aysima azra anik, bahar erünsal, berkin bayrak, dilge aden güneş, doruk deniz aksu, duru önhon, ece abana, ece samanlioglu, furkan cicim, idil olğar, idil yunkuş, ilke ışı tuncer, inci basmacı, leyla duru miray, yaren özen, müge ekizer, selin vatan, selinsu zeynep düz, yağmur tuna, doğa karahan

viyola ali mirza soyer, başak dila candaş, batuhan demirler, can taylan, ceren yılmaz, çise ataş, özge koruk

viyolonsel ata fisuoğlu, berkay azıtepe, beste yıldız, ece dikbıyık, muhammet tiryaki, zeynep özyazgan

kontrabas atakan altun, büşra başoğlu, deniz akgün, elif güneş sungur

flüt busenur elma, mine ece öztok

obua mina yavuz, zehra giz zaimaoğlu

klarnet efil özdemir, elif simay meteoğlu

fagot buket tunç, emirhan kurt

korno çisil bebek korkmaz, ekin tuna tatar, okan akbaş, cenk kemal karaca

trompet deniz ege çelikoba, yunus kuytu

vurmalı çalgılar derya nil tansal, ecem kaymak

arp bahar zeynep aşçı

tugfo 2022
türkiye gençlik filarmoni orkestrası 2022 yılı kadrosu

2022 yılı turnesi de tamamlandı 16 ağustos tarihinde, ben de 2022 yılını ekleyeyim istedim... bu yılın kadrosunun da çok büyük kısmı tanıdığım ve başarılı çalışmalarını sürekli takip ettiğim isimler... hemen şunu belirteyim; her sene genç sanatçılarımızın listesi paylaşılıyor ama sonradan ufak tefek de olsa değişiklikler olabiliyor.. bu sebeple bir kaç yılın kadrosunda adı görünen genç sanatçılarımız, büyük olasılıkla bir önceki yıl katılamamışlardır ve yeniden kadroya alınmışlardır... bildiğim kadarıyla, orkestra yönetimi bu konuda oldukça hassas...

400 başvuru yapılmış ve 60 genç sanatçımız kabul edilmiş orkestraya.. tahminimce 400 başvuru da aslında kabul edilecek seviyededir çünkü yurt içi ve dışında turneye çıkmayı göze alamayan zaten başvuru yapmaz diye düşünüyorum... öğrenciliğinin ve yaş sınırının sonuna gelmiş olanlar tercih ediliyor doğal olarak.. tabii genel yaş dengesi de göz önünde bulunduruluyordur ve önceki yıllarda başvurup da katılamayanlara öncelik sağlanıyordur vs vs vs... bunun yanında; pandemi mereti esnasında da bir tıkanıklık oldu...

türkiye gençlik filarmoni orkestrası enerjisa konseri

20 temmuzda kampa alınan orkestra; 5 - 16 ağustos tarihlerinde türkiye, çekya ve almanyada toplam 7 harika konser verip, döndü... bursa uludağ üniversitesinde verilen ilk konser sonrasında istanbul sabancı kültür merkezinde ve ankara cunhurbaşkanlığı senfoni orkestrası konser salonunda seyirciyle buluştu tugfo... sonrasında prag konseri verildi ve almanya'ya geçilip altenburg, dresden ve berlin'de de sahne alındıktan sonra yurda dönüldü...

tugfo'nun bu seneki turnesinde; tchaikovsky'nin 4 numaralı suiti mozartiana ve roccoco çeşitlemeleri, fauré'den masques et bergamasques, evrim demirel eseri osmanlı minyatürleri 2 ve schumann'ın uvertür, scherzo ve final op. 52 eserleri seslendirildi... roccoco çeşitlemeleri'de ise genç viyolonsel sanatçımız poyraz baltacıgil solist olarak sahneye çıktı...

bu seneki konserlerden kısa kısa bölümler izledim, harika bir turneyi daha büyük bir başarıyla tamamladı tugfo bu sene de... turne konserlerinden videolar paylaşılırsa, buraya ekleyeceğim demeyeceğim artık çünkü geçen sene de paylaşılmadı... yine de bekliyoruz diyelim bakalım...

konser videosu olmasa da, tugfo 2022 kadrosundan güzel ve anlamlı bir video paylaşayım... reklam da olsun.. sponsorların reklamını yapmak blogçuluk ilkelerine ters değil.. her kurum sponsor olsun, bizler de alkışlayalım... türkiye gençlik filarmoni orkestrası'nın 2022 yılı sponsoru enerjisa'nın balıkesir rüzgar enerji santrali'nde performans sergileyen tugfo, enerjisa'dan aldığı rüzgar ile avrupa turnesinde enerji saçtı diyelim...

Yorumlar

  1. Ahh canım benim:) İnsanın çocuğunu buradan izlemesi ne büyük gurur:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. size böyle bir gurur yaşatabileceğim hiç aklıma gelmemişti paylaşırken, çok teşekkürler:))..

      Sil
  2. Cok sağolun bu orkestraya verdiğiniz önem için. Yazı eski, ekleme yapmışsınız, hata yok tabii ama TUGFO artık o istanbul filarmoni çatısı altında değil.Mümkünse değiştirebilseniz iyi olur. Çok teşekkürler bu yazı için.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da