Ana içeriğe atla

can özhan ve öğrencileri

can özhan

yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık...

çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... ve yetiştirdiği başarılı öğrencileri ile çok iyi bir ekip izlenimi veriyor olmaları... konu keman, mekan da derslik olduğu sürece; öyle yumuşak bir öğretmen değil gibi kendisi ama onun dışında bir "abi" aynı zamanda... bıraktığı izlenim o...

www.canozhan.com

lafı çok uzatmadan harika bir polonez paylaşayım, wieniawski'den olsun... piyanist buğra yüksel ile antalya re22 kültür sanat'ta geçen sene verdikleri konserden...


dünya sahnelerinin genç müzisyenlerinden biri olan can özhan; akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarı 'ndan birinci olarak mezun oldu ve yakın zamana kadar da mezun olduğu kurumda öğrenci yetiştirdi... ilk resitalini on iki yaşında veren can özhan, ilk orkestra ile solist konserini verdiğinde ise on üç yaşında idi... doğuş çocuk senfoni ve ulusal gençlik senfoni orkestraları ile yurt içi ve yurt dışında bir çok önemli konser ve festivallerde yer aldı... akdeniz oda orkestrası ve  antalya filarmoni orkestrasının kuruluş görevlerini üstlendi ve bu orkestralarda baş kemancı ve solist olarak konserler verdi...

en son kurduğu orkestra ise can özhan'ın girişimi ile bir araya gelen cameratalia... keman sanatçıları can özhan, fahrettin arda, eren kuştan, elvan şekercioğlu, sonat coşkuner, viyola sanatçıları sonat serbest, sevinç duran yalaz, pınar inan, viyolonsel sanatçısı pelin baysal ateşok ve kontrabas sanatçısı kadir keskin'den oluşan cameratalia klasik müzik topluluğu'nun temelleri 2019 yılında atılmıştı ama araya malum mendebur girince, biz de varız demeleri 2021 yılını buldu... bu yılın ocak ayında da tanıtım konserlerini verdiler... cameratalia hakkında da ayrıca paylaşım yapmam gerekecek gibi görünüyor...

yüksek lisans çalışmalarını mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarında tamamlayan can özhan; bir çok yarışmadan dereceyle döndü ve bir çok önemli ismin ustalık sınıfı çalışmalarına katıldı... kendisi de ustalık sınıfları düzenledi... bir çok önemli orkestra ile konserler verdi.. 2017 yılında dünya’nın kemanları festivalinde sahne aldı...

bir çok başarılı çalışmasını da yazmıyorum, sadece önemli konularda kısaca bilgi veriyorum... 2016 yılında cihat aşkın’ın aşkın ensemble projesine katıldı, yine cihat aşkın tarafından kurulan gençlik atölyesinin başkanlığını yaptı... 2021 yılında ise; ecevit Tunalı’nın dört mevsim için tasarladığı kemanlarla vivaldi’nin dört mevsim eserini seslendirdi... ben bu konseri değil ama bu kemanlarla yakın zamanda verilen 4 mevsim 4 keman konserini kısaca yazmıştım, okursanız sevinirim... bu dört keman oldukça önemli...

şef batuhan uzgören yönetimindeki milli reasürans oda orkestrası eşliğinde can özhan tarafından seslendirilen dört mevsim ise aşağıda... harika bir konser...


çalışmalarına tekfen filarmoni, borusan filarmoni ve milli reasürans oda orkestrasının daimi üyesi olarak devam eden can özhan; akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarında keman ve oda müziği dersleri verdi ve çok başarılı öğrenciler yetiştirdi... kısa bir süre önce de bu görevinden ayrıldı ancak öğretmenlikten kopmadı... açtığı özel okulda öğrencilerini yetiştirmeye devam ediyor...

özel okul dedim ama aslında butik konservatuvar.. can özhan violin academy... haziran ayı içinde "proje" olarak tanımladığı butik konservatuvar çalışmalarına başladı öğrencileriyle... henüz çok yeni bir oluşum ve iki aylık deneme çalışmalarından çok yüksek verim aldıklarını açıklamıştı kendisi... proje danışmanları içinde; cihat aşkın, alican süner, hakan şensoy, ozan sarı, deniz toygür, yiğit karataş, oğuzhan kavruk, nil kocamangil, verda tınmaz, ömer faruk dede, hasan gökçe yorgun ve inka aurora saavalainen gibi önemli isimler yer alıyor... şef orhun orhon da müzik tarihi ve müzik nasıl yapılır konusunda ders verdi konservatuvarda... bu dersi ben de izlemeyi çok isterdim... iki ay gibi kısa bir sürede; keman ve oda müziği çalışmaları yanında, müzik tarihi, seramik, resim, drama ve sahne psikolojisi çalışmaları da yapıldı bu butik konservatuvar projesinde... tahminimce bir deneme süreci idi asıl önümüzdeki süreçte daha net göreceğiz çalışmalarını...

yukarıda da bahsettiğim gibi; usta keman sanatçımız can özhan, kemandaki ustalığı kadar, öğretmenlikte de usta.. yıllardır sosyal medyadan sürekli takip ediyorum hem kendisini hem de öğrencilerini.. dersler beni pek ilgilendirmiyor ama ne yiyip içtiklerini mutlaka detaylı inceliyorum:)).. müzikten daha önemli olan tek şey, yiyip içme işleri benim için:)).. işin o kısmını bu kadarla bırakıp, müziğe geçeyim yine ama şu çok önemli; iyi bir öğretmen asla sadece keman çalmayı öğretip, ödev verip, sınav yapmaz... can özhan'ı ve öğrencilerini boşuna yazmıyorum... kendisi gibi öğretmenlerin hepsini (tabii tanıdıklarımı) fırsat buldukça yazacağım... can özhan neredeyse, öğrencileri de oradalar... her çalışmasını değil tabii ama öğrencilerinin de yer alabileceği her etkinliği onlar için fırsata çevirebilen, onlarla aynı sahneyi paylaşabilen, büyük ustaları öğrencileriyle bir araya getiren bir öğretmen can özhan... sadece hatırladıklarımı yazayım; cihat aşkın, orhun orhon, hakan şensoy, maxim vengerov şu anda aklıma gelen ilk isimler oldu... sonradan hatırladığım ünlü keman yapımcısı vettori ailesinin üçüncü jenerasyon lutiyesi sofia vettori ile de tanıştılar...

soldaki fotoğraf; ırmak or, ilay çakmak, nehir kıran, atahan dinç, peren alan.. sağdaki fotoğraf; soldan ikinci meral babacan

yukarıdaki iki fotoğraf, iki önemli etkinlikten... soldaki fotoğrafta meral babacan yok, bu sebeple 2 fotoğraf oldu... tüm öğrencileri ile, maskesiz fotoğraf bulamadım... sağdaki fotoğraf, doğuş çocuk senfoni orkestrası 23 nisan konserinden, soldaki ise; vivaldi 4 mevsim konserinden... bahsettiğim etkinliklerin önemli kısmı son bir yıl içinde gerçekleşen etkinlikler neredeyse... öğrencilerinin birlikte katıldıkları etkinlikler yanında, bireysel olarak katıldıkları konserler de az değil tabii... 12 - 15 mayıs tarihleri arasında gerçekleşen muratpaşa çevre festivali iklim sahnesinde de sahne aldılar... 20 mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirilen 19 mayıs konserinde de ırmak or istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde sahne aldı... bu arada; ırmak or belçikada bulunan ünlü musica mundi müzik okulunun sınavlarını başarıyla geçti ve eğitim hayatına orada devam edecek... aynı okulda eğitimlerine devam eden; bade daştan, cansu naz eriş, idil bursa, damla ece karataş ve tarık kaan alkan gibi isimlere ırmak or da katılmış oldu...

peren alan ve atahan dinç; can özhan'ın en genç öğrencileri... bir yıldan uzun süredir keman çalışıyorlar ve daha şimdiden iyi bir tecrübe kazandılar... her ikisi de bu sayfada bahsettiğim bir çok konserde sahne aldılar... atahan dinç andante dergisine kapak bile oldu... kendilerinden ileride çok bahsedeceğimden eminim... nehir kıran da oldukça başarılı, bir kaç yıldır takip ediyorum, o da bu paylaşımdaki etkinliklerin neredeyse hepsinde yer aldı... meral babacan'ı ise ben vivaldi'nin dördüncüsü olarak tanımıştım... genç kemancılarla el ele platformu tarafından vivaldiye dördüncü aranıyordu ve yarışma sonucunda meral babacan olmuştu o dördüncü...  bu dört genç sanatçımızın bildiğim tüm başarılarını bu paylaşımda yazmış bulunuyorum... bilmediklerimi eklerim... bu kadar kısa sürede öğrenciliği de devam eden bu genç sanatçılar zaten daha ne yapsınlar ki?...

can özhan'ın ilk öğrencilerinden olan ilay çakmak ilk resitalini 9 yaşında verdi... sonrasında bir çok konsere çıktı... 2017 tılında şef taner demir yönetimindeki antalya devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak sahne aldı... doğuş çocuk senfoni orkestrası ile birlikte istanbul galataport cumhuriyet konserinde yer aldı, antalya doğuş çocuk orkestrasının da baş kemancılığını yaptı... antalya gençlik senfoni orkestrasında da baş kemancı olarak görev alacak diye biliyorum...

ırmak or ise; akdeniz üniversitesi devlet konservatuarını birincilikle kazandı... brüksel'de düzenlenen musica mundi yaz okuluna ustalık sınıfları ve konserler için davet edildi ve emile deams ve jan vanderwegen ile çalışmalar yaptı... kirill troussov tarafından düzenlenen ustalık sınıfında üstün başarı göstermesi sebebiyle de münih’te resital verme fırsatı elde etti... international music ve the muse international music yarışmalarında üçüncü olmayı başaran ırmak or; imka international music competition ve music and stars awards yarışmalarından da ikincilikle döndü... international instrumental performance ve american music talent yarışmalarında da mansiyon ödülüne layık görüldü...

can özhan öğrencilerinin bazı videolarını aşağıdaki çalma listesinden izleyebilirsiniz... nehir kıran ve peren alan'ın can özhan ile birlikte çaldıkları videolara ulaşamadım, youtube'da paylaşılmamış... listedir, sağ üstteki hamburger (ne yapayım, adı o) işaretine tıklayın...


akdeniz üniversitesi devlet konservatuarı'nda uzun yıllar öğrenci yetiştiren can özhan; keman eğitimciliğinin onuncu yılını da sahnede öğrencileri ile birlikte kutladı... 1 aralık 2021 tarihinde mall of antalya antre sahne'de verilen konserde, genç kemancılar peren alan, atahan dinç, nehir kıran, ırmak or, meral babacan ve ilay çakmak; bach, vivaldi, kreisler, tchaikovski, brahms ve paganini eserlerini seslendirdiler...

benim bahsettiğim konserler ve etkinlikler sadece hatırladıklarım... fazlası da var, neler varmış bir bakayım diyerek instagramı kurcaladım, bir sürü şey çıkınca, kapattım ve kaçtım hemen... butik konservatuvar da önümüzdeki sezona hazırlık içinde ve bir çok etkinlik olacağı kesin... bu sebeple; alelacele yazıp, eylül gelmeden paylaşayım istedim yoksa çok iş çıkacak, yaz yaz bitmeyecek... öğrencilerini de kendisi gibi hiperaktif yapmış can özhan ama yapacak bir şey yok, onlar çalıştıkça, ben de ekleyeceğim artık mecburen...

arezzo quartet
arezzo quartet

ilay çakmak ve  ırmak or; viyola sanatçısı yağmur beren telli ve viyolonsel sanatçısı shaina moradi ile birlikte arezzo quartet olarak bir araya geldiler ve akdeniz sounds competition'da ilk birinciliklerini de aldılar... arezzo quartet'in de performans videolarına ulaşamadım...

can özhan ile bitireyim artık yavaş yavaş... zigeunerweisen paylaşmadan olmaz, onu sona bıraktım ama kısaca can özhan neler yaptı son zamanlarda? onu yazayım... şef antonio pirolli yönetimindeki kktc cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası eşliğinde konser verdi ki aşağıdaki video o konserden... serhan bali ile tv programları oldu... antalya doğuş çocuk senfoni orkestrası çalışmalarını unutmayayım... bu orkestranın başkemancılığını da ilay çakmak üstlendi... piazzolla trio, antalya devlet opera bale ve antalya devlet senfoni konserleri yanında, yukarıda bahsettiğim onuncu yıl konseri verildi... tabii tüm bu konserlere ek olarak; cameratalia, tekfen ve borusan konserleri de var... süreyya operasında piyanist çağdaş özkan ile kahve konserleri kapsamında sahne aldı... öğrencisi atahan dinç ile andanteye kapak oldular... serhan bali ve çağdaş özkan ile anlatımlı paganini ve sarasate resitalini izledik... cameratalia ile vivaldi antalya'da ve cameratalia quintet ile cso ada salonu konserleri, habitat tv belgesel çekimleri vs derken, butik konservatuvar da kuruldu... fazlası varsa da yazmayayım arık:)... ve sizi zigeunerweisen ile baş başa bırakayım...

Yorumlar

  1. Antalya konservatuvarı için çok büyük bir kayıp oldu hocamızın ayrılışı. Sadece sizin yazdığınız öğrencileri için değil, diğer öğrenciler için de çok çabalayan, öğrenci ayrımı yapmayan bir hocaydı. Yeri kolayca dolmayacak. Size de çok teşekkürler çok güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  2. Akdeniz Üniversitesi Konservatuarı için Can Hocamızın yokluğu çok büyük bir kayıp oldu.Degerli hocamiz konservatuvardaki tüm öğrencileri bir araya getirerek harika deneyimler yaşattı bizlere.Ve yaşatmaya da devam ediyor.Hersey için çok teşekkür ederiz Can Hocam 🙏✨️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler katkınız için.. yukarıdaki her iki yorum da birbirinin neredeyse aynısı.. ne kadar da doğru bir sanatçının ve öğretmenin paylaşımını yapmışım.. demek ki kendisinin özverili çalışmaları, benim gibi uzaklarda olanlar tarafından da görülebiliyor...

      Sil
  3. Merhaba, bu öğretmenden nasıl ders albilirm? Keman çok seviyorum, Burdurluyum ama babam götürebilir. Adım Senem. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar.. paylaşım içinde resmi web sayfasının bağlantısı var, oradan rahatlıkla ulaşabilirsiniz.. teşekkürler..

      Sil
  4. Ne kadar tebrik etsek az Atahan cso adada hem şef hem solist olarak yer alacakmış.Uluslararası büyük yarışmalarda birincilikleri olan,ulusal düzeyde de açılan tüm sınavları kazanan ve solist olarak çalan diğer tüm genç sanatçılardan çok daha kaliteli ki direk cso’da kayıtsız şartsız böyle bir konser için seçilmiş.Cso yetkililerini de tebrik etmek lazım böyle bir yeteneği tespit edip konser teklif etmişler👏🏻👏🏻👏🏻

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler bilgilendirmeniz için.. çok güzel bir haber.. diğer tüm genç sanatçılardan daha kaliteli demeyelim, çok başarılı ve çok çalışkan atahan diyelim.. çok teşekkürler bu güzel katkınız için:)

      Sil
    2. İroni yaptım.Bu secimler sınavsız ve bazı bağlantılarla oluyor.Ne yazik ki😊

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va