Ana içeriğe atla

damla ece karataş

piyano
damla ece karataş - bellapais festivali, adanın rüyası konseri

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul edilmişti... detaylarını verdiğim bağlantıdan okuyabilirsiniz...

12 mart 2019 tarihinde karşıyaka hikmet şimşek kültür ve sanat merkezinde ikincisi düzenlenen müziğin umuda kitaplarla dokunuşu konserinde de sahneye çıktı damla ece karataş... çok başarılı ve güzel bir konsere imza attılar katılan tüm gençler...

6 yaşında başladı damla ece karataş piyanoya ve 6 yıl boyunca gülmira ustalar'dan ders aldı... bu 6 yıl boyunca; gülnara aziz, hatıra ahmedli cafer, elena çekiç, tamara poddubnaya, valerian shiukashvili, tomislav baynov, eduardus halim ve boaz sharon gibi önemli isimlerin ustalık sınıfı derslerine de katıldı... çev sanat bursiyeri olarak, eylül 2018 tarihinden beri şef ibrahim yazıcı ile çalışmalarını sürdürüyor...

ben kendisini yukarıda bahsettiğim gürcistan ve almanyadaki yarışmalardan sonra tanıma fırsatı buldum ve bir senedir takip ediyorum ama 2016 ve 2017 yıllarında da; uluslararası pera piyano yarışmasında mansiyon, mozart akademi 2. ve 3. uluslararası piyano yarışmalarında ikincilik ve 1. bursa nilüfer uluslararası piyano yarışmasında da birincilik ödülleri var...

2018 yılında da başarıları devam etti damla ece karataş'ın... 16-27 Ağustos 2018 tarihlerinde napoli’de düzenlenen festival of gulf piyano kampına katıldıktan sonra, eylül ayında bulgaristan albena'da international music competition heirs of orpheus'dan da ikincilikle döndü...

her seferinde üşenmeden yazıyorum; evet yarışmalardan alınan dereceler tabii çok önemli ve bizim göğsümüzü kabartıyorlar aldıkları her derece ile ama ben yarışmalardan çok konserlere önem veriyorum... damla ece karataş; 17 mayıs 2019 günü izmirdeki muhteşem ayşedeniz gökçin konserinde sahneye çıktı ve ayşedeniz'in su adlı yeni eserini çok başarılı bir şekilde seslendirdi... aşağıda bu performansını paylaşıyorum...



ayşedeniz gökçin de bir zamanların genç yeteneği idi... ne diyorum ben!... her zaman genç yetenek ayşe deniz gökçin... merak etmeyin, kendi cezamı verdim ve ağzıma kürekle vurdum:)... bir zamanların minik, şimdinin genç yeteneği diyecektim... işin gerçeği; ayşedeniz gökçin 90 yaşına geldiğinde de genç olacak çünkü ruhu genç... üst düzey bir dünya piyanisti olmanın ötesinde; özellikle pink floydu lisztifiye etmiş olması sebebiyle, biz progseverlerin gönlüne taht kurmuş bir sanatçı... sadece pink floyd da değil tabii... apayrı bir yeri var gerçekten ve geçtiğimiz hafta geleceğin dünya piyanistine konserinde sahne alma fırsatı verdi... yani damla ece karataş'a...

ayşe deniz gökçin, anlat anlat bitmez... "çalarken çok yoruldu yahu" derken tam, sanki o konseri veren kendisi değilmiş gibi pozitif enerjisi ile salonla iletişime geçen, seyircilerle selfie çekmeden sahneden inmeyen, bıraksanız 4 saat daha aynı tempoda çalabilecek bir gurur kaynağı kendisi ama bu paylaşımı ben damla ece için yapıyorum... siz yine de aşağıdaki paylaşımları okursanız çok sevinirim...

klasikten progresife ayşedeniz

bu arada; novus, fly, su, valse ve twice olmak üzere, kendisine ait 5 eserlik pure piano suits, tüm dijital platformlarda sizleri bekliyor... hiç olmazsa bu kadarını da yazayım damla ece'nin affına sığınarak... su isimli kompozisyonunu da yukarıda bahsettiğim gibi damla ece karataş seslendirdi izmirdeki konserde...

izmir konseri sonrasında, 23. kuzey kıbrıs uluslararası bellapais müzik festivaline kapsamında gerçekleştirilen adanın rüyası genç yetenekler konserine piyanist rüya taner’in davetlisi olarak katıldı... orada da çok başarılı bir mini konser verdi damla ece... dışişleri bakanlığı eski müsteşarlarından merhum büyükelçi korkmaz haktanır anısına, 21 mayıs 2019 günü düzenlenen bu konserde sahne alan diğer genç piyanistler ise; idil küner, cevdet minalay, mehmet coşkuner ve korkmaz can sağlam idi... bu övgüler alan konser için her bir genç sanatçımızı ayrı ayrı kutluyorum...

henüz yolun çok başında olmasına rağmen; çok başarılı, gelecek vaad eden bir genç piyanist damla ece karataş ve çev sanat bursiyeri bir ibrahim yazıcı öğrencisi olarak, emin ellerde... kendisinden çok bahsedeceğiz mutlaka, ben şimdilik burada bitireyim, muhtemelen bir kaç ay içinde yeni haberler gelir...

2021 yılı temmuz ayında çok güzel bir haber geldi kendisinden... belçika brükselde bulunan ve dünyanın en iyi okullarından biri olarak kabul edilen musica mundi'de burslu olarak eğitim almak üzere kabul eldı ve eylül ayında başladı eğitimine...

2021 yılında enka sahne tarafından gerçekleştirilen daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat konserinde de sahne aldı damla ece karataş... konserini o paylaşım yerine, burada paylaşmayı uygun buldum... harika eserler ve harika bir konser...

Franz Liszt Liebestraum No. 3, Nocturne, S.541 Frederic Chopin, Etude Op. 25 No 1 A flat Major Johann Sebastian Bach, Prelude & Fugue in C Minor BWV 847 Claude Achille Debussy, Arabesque No. 1 in E major

Yorumlar

  1. Ne kadar güzel çocuklarımız var. Damlacığım kutlarım seni de, aileni de.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.