Ana içeriğe atla

cansu naz eriş

cansu naz eriş
cansu naz eriş, son zamanlarda adından sıkça söz ettirmeye başlayan genç yeteneklerimizden biri... ben kendisini geçtiğimiz yıl ars kosova müzik yarışmasında kazandığı birincilikle tanımıştım... 3 mart 2018 tarihinde de mozarthaus genç yetenekler konser serisi kapsamında çok beğenilen bir konser vermişti...

kısa bir süre önce çev sanat tarafından yapılan seçmelerde de başarılı bulunarak genç yetenekler projesine dahil edilen cansu naz, 2017 yılı aralık ayında viyana'da düzenlenen golden key müzik festivalinde, inşaat isimli bestesi ile ikinci olmayı başarmıştı... yarışmada derece alan gençler 3 ağustos 2018 tarihinde viyana erhbar salonunda eserlerini seslendirdiler... tabii cansu da evlerinin çevresindeki kentsel dönüşüm kaynaklı inşaat seslerinden esinlenerek, piyano trio için bestelediği inşaat'ı başarıyla seslendirdi... serim galip ve constantin schöner de sahnede keman ve viyolonsel ile eşlik ettiler...

cansu naz eriş, serim galip ve constantin schöner
19 mayıs günü dünyaya gelenlerden cansu naz eriş... şu anda 14 yaşında... beş yaşında başlamış piyano çalmaya... 6 yaşındayken istanbul üniversitesi devlet konservatuvarına kabul edilmiş ve prof. dr. sibel atal devrim ile çalışmaya başlamış...

2014 yılında, 9. pera piyano yarışmasında kategorisinde ikincilik ödülüne layık görülen cansu naz, aynı yarışmada en iyi türk eseri yorumu ödülünü de kazandı... aynı yıl cemal reşit rey konser salonunda gerçekleştirilen çocuklar ve gençler ile müziğe yolculuk projesi kapsamındaki konsere katıldı... 2016 yılında bir çok konsere ve önemli isimlerin ustalık sınıflarına katılan cansu naz eriş, 2017 yılında da eskişehir belediyesi senfoni orkestrasının genç solist sınavında başarılı olarak şef ışın metin yönetimindeki orkestra ile beraber çaldı... bunun yanında, istanbul üniversitesi devlet konservatuvarının doktora, yüksek lisans, lisans ve orta öğretim öğrencilerinin arasında branş ayrılmaksızın yaptığı seçmelerde de başarılı olarak konservatuvarın senfoni orkestrası ile birlikte şef ramiz malik aslanov yönetiminde solist olarak konçerto seslendirme hakkını kazandı... 2018 yılı şubat ayında, izmir müziksevde, mart ayında ise ankara mozarthausda oldukça başarılı resitaller verdi...



istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı müzik ve bale ortaokulunda prof. dr. sibel devrim atal ile piyano, dr. öğretim üyesi dilara gözde araz ile de solfej eğitimine devam etmekte olan cansu naz, yukarıda belirttiğim gibi, ars kosova müzik yarışmasında da 100 tam puan üzerinden 100 alarak birinci olmuştu...

ben inşaat adlı bestesini dinlemeyi çok isterdim, paylaşılırsa eğer, ben de buradan paylaşırım... cansu naz, kısa sürede hızlı yol almaya başladı... tabii bu aşamaya gelmesi birden olmuyor, 5 yaşından beri yaptığı çalışmaların meyvelerini toplamaya yeni başladı özellikle 2017 yılından itibaren... kısa sürede kendisini bizlere tanıttı ve ben önümüzdeki aylardan itibaren adını daha da fazla duyuracağından eminim... ailesini, öğretmenlerini ve kendisini kutluyorum...

rachmaninoff prelude g minor...



ekleme 4 ocak 2020

cansu naz eriş 2017 yılından itibaren çalışmalarının meyvelerini toplamaya başladı, önümüzdki aylardan itibaren adını sık sık duyuracak bize diyerek tamamlamışım sözlerimi... aynen öyle oldu ve ardı ardına çok güzel haberler geldi kendisinden... ben takip edebildiğim ölçüde bu başarılarını zaman zaman paylaştım sonrasında... o paylaşımları da aşağıya ilave edeyim, mutlaka okuyun ve inceleyin...

gençlerden başarılı konserler

ulusal genç yetenekler yarışması

cansu naz erişten bir sezonda üç konçerto

daha bir çok paylaşımda ve genç sanatçılarımızla ilgili yaptığım paylaşımlarda da bahsettim kendisinden... blog içinde arama yaparsanız çıkacaktır o paylaşımlar da...

elde ettiği bir çok başarı ve verdiği önemli konserler yanında; yine büyük bir başarıya daha imza atarak, belçika musica mundi'de burslu olarak eğitim alma hakkını kazandı... üstelik 10. sınıftan 11. sınıfa atlayarak yani bir sene ilerleyerek başladı ve hagit hassid-kerbel ve jacques rouvier gibi alanında tanınmış iki piyano profesörü ile devam ediyor eğitimine... bunun yanında; musica mundi school’un yanı sıra belçika kraliyet konservatuvarı ve londra kraliyet akademisi’nde de profesör olan keman sanatçısı ve orkestra şefi leonid kerbel ile de oda müziği çalışıyor... ingilizceya ek olarak, almanca ve fransızca dersleri de alıyor...

okulda geçirdiği 4 ay süresince, sınıf konserleri sonucunda yapılan değerlendirmeler sonucunda başarılı bulunarak, iki farklı şehirde 3 solo piyano, 3 oda müziği toplamda 6 konserde sahneye çıkma fırsatı yakalayarak, mozart’ın 11 numaralı piyano sonatından, prokofief’in 1 numaralı piyano konçertosundan ve fauré’nin 1 numaralı piyano quintetinden bölümler seslendirdi... bunlar çok önemli başarılar ve konser fırsatları...

son bilgiyi de ekleyip, şimdilik oldukça yeni bir konser videosu ile tamamlayayım; çev sanat tarafından 13 Ocak 2020’de zorlu psm’de gerçekleşecek olan genç yetenekler konserinde yer alacak cansu naz...

gabriel fauré 1. piyano quintet, 1. bölüm... seslendirenler antoni ingielewicz, nazar plyska, ariadna terol donat ve thaïs defoort...

Yorumlar

Çok Okunanlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır... keyboardlar & piyanolar başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz...

benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...


şunun …

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarının piyano bölümünde liseyi tamamladıktan sonra, bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi kompozisyon bölümünde onur türkmen ile sürdürdü çalışmalarını ve eğitimini başarıyla tamamladı... asıl hocası onur türkmen olmakla birlikte; kendisine büyük emeği geçen diğer hocalarından da bahsetmeden olmaz... yiğit aydın ile armoni ve orkestrasyon, tolga yayalar ile polifoni, fugue ve post tonal teori (yazdığıma pişman olmaya başladım:))... aynen yazsan olmuyor, türkçeleştirsen olmuyor, ne biçim ders arkadaş bunlar... tonal ötesi:)))...)... neyse; konuya hakimmişim gibi davranayım, bir çok "uzman yazar!" öyle yapıyor, benim neyim eksik:)... maria nowotna ile kulak eğitimi (ne güz…

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka... aşağıdaki paylaşımları da bu yazıdan sonra yaptım, onları da araya ilave edeyim dedim... aşağıdakiler de okunacak...

cem esen'den cosmic variations

cem esen ve ayşe ece güneşş…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

ıraz yıldız

çok fazla paylaşıma aynı şekilde başladım, artık tat da vermiş olabilir ama ıraz yıldız da oldukça uzun bir süredir hakkında mutlaka yazmak istediğim çok önemli genç sanatçılardan biri... ve ben şimdiden bu klişeleşmeye başlayan girişe ek olarak, klişeleşmeye başlayan kapanış cümlemi de en baştan yazayım; yakın yada uzak gelecekte kesinlikle kalbur üstü bir cazcı olacak ıraz... hiç kimseye bu kadar emin olarak yazmamıştım bu öngörümü... bütün derdim, klasikçileri cazcı yapmak benim:)...

ıraz yıldızı ben fazıl say sayesinde tanıdım... fazıl sayın övgüyle bahsettiği genç bir piyanisti yakalarım da bırakır mıyım hiç... o zamandan beri aklımda ama şimdi o yazıyı bulamadım... bulunca eklerim mutlaka... izlediğim ilk videosunu hemen paylaşayım... bu kadar mı hissederek çalınır!... aslında çok daha yakın tarihli canlı kayıtları da var ama ben özellikle bu kaydı paylaşıyorum..

fazıl say - nazım balad 1



burada da bir çok kez elimden geldiğince paylaşmaya çalıştım, son yıllarda ülkemizde genç y…

samida

gürcü dilinde üç kız kardeş anlamına geliyor samida... yani yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz üç sanatçı; damla şahin, yudum şahin ve tamara şahin kardeş oluyorlar... ilk defa yüzleri göstermeyen bir fotoğraf seçtim burada, ilginç oldu ama fotoğraf güzel ne yapalım, aşağıda tekrar paylaşırım, tanış olursunuz artık... ben de az önce tanıştım kendileriyle ve hemen paylaşmaya başladım... bir yandan dinliyorum müziklerini, bir yandan da yazıyorum... ilk izlenimlerimi yazayım hemen: parçalar kısa:)... bir de şunu yazayım, yeni tanış oldum dedim ama bu kardeşlerden birini tanıyorum sanki...

ben genelde bu şekilde paylaşım yaptığım için, yazmaya başlayıp da sonradan paylaşımı iptal ettiğim de az olmadı ama samida şu anda oldukça iyi gidiyor... youtube tarafından bana önerildiği için izlediğim ilk videoları "budur işte!" dedirtmişti, şu anda evet kesinlikle budur işte diyorum... çok başarılılar... dinlemeye başladığınız anda eğitimli müzisyenleri dinlemekte olduğunuzu hemen anlıyors…

gökay özgür

uzun süredir ilgiyle takip ettiğim ve bir süredir de yazmak isteyip, bir türlü yazamadığım, diğer yandan hakkında az da paylaşım yapmadığım bir genç piyanist gökay özgür... bir kaç yıldır mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı'nda prof. dr. gülden gökşen ile piyano eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarı haberlerini sıkça paylaşır oldum... mesela bir tanesine şöyle bir göz gezdirin derim çünkü oradaki fotoğrafa hayranım ben... boy boy, envayi çeşit piyanist göreceksiniz, işte o boy boy genç piyanistin en boylusu olarak sürekli dikkatimi çekerdi gökay özgür ama hakkında yeterli bilgim olmadığı için şimdiye kadar paylaşamamıştım...

fotoğrafta abi gibi duran gökay özgür, gülden gökşen'in diğer öğrencilerinin gerçekten abileridir... piyanoya 15 yaşında başlamış ve bu sebeple sanat otoritelerini şaşırtıyormuş çünkü 15 yaş çok geç bir yaşmış piyanoya başlamak için... "5 aylıktı, kürdilihicazkar makamında ağlar, mama kaşığını evfer usulünde v…