Ana içeriğe atla

enka sahne gala konseri

arcan isenkul, kağan berişa, tuna bilgin, deniz neva ertürk, bade daştan ve ege dikbıyık

daha iyi bir geleceğin anahtarı tabii ki gençler ve özellikle sanatçı gençler... enka sanat da geçen sene başlattığı yeni projesi enka sahne'ye daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat ifadesini slogan olarak seçti...

ben de bir önceki konseri paylaşırken bu sloganı başlık yapmışım, aşağıdaki bağlantıdan okursanız sevinirim..

daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat

sanatın ve sanatçının destekçisi olabilen çok az iş insanımız var ve enka sanat vakfı kurucularından şarık tara da o bir kaç muhteşem insandan biri... başarılı bir mühendis, müteahhit, sanayici ve vizyoner bir girişimci olarak tanınıyor şarık tara... önce ortağı ve genç yaşta vefat eden eniştesi sadi gülçelik adına spor tesisleri kurmuştu, 1983 yılında da enka vakfını kurarak; eğitim, kültür-sanat ve spor alanlarında özellikle gençlere olanaklar sağlamaya başlamıştı...

enka sanat da her sene nisan ayında düzenlediği bir çok etkinlikle, kurucusu şarık tara'yı anıyor... bu yılın gala konseri ise geçen sene hayata geçen enka sahne projesinin ikinci konseri... 17 nisan 2002 tarihinde verilecek olan konser, şarık tara'nın doğum günü olan 22 nisan tarihinde yayınlanacak...

şarık tara

geleceğe önemli bir yatırım yapmak isteyen tüm iş insanlarımızdan da benzeri çalışmaları bekliyoruz diyeyim tüm gelecek konusunda endişeli olanlar adına ve konsere geçeyim...

harika bir konser olacak çünkü yine harika gençler tarafından verilecek bu konser de... viyolonsel, korno, keman ve viyola performanslarına piyanist çağdaş özkan'ın eşlik edeceği gala konserinde sahne alacak isimler;

ege dikbıyık (viyolonsel)

bade daştan (keman)

deniz neva ertürk (piyano)

kağan berişa (korno)

tuna bilgin (piyano)

arcan isenkul (viyola)

genç sanatçılarımızın tamamı da yakından takip ettiğim çok başarılı isimler ancak ege dikbıyık ve kağan berişa hakkında henüz paylaşım yapamadım şimdiye kadar... ilk fırsatımda haklarında paylaşım yapacağım... benim burada paylaşım yapamamış olmamın sebebi çoğu zaman bilgi yetersizliği oluyor... mesela kağan berişa'yı uzun süredir tanıyorum, başarılı çalışmalarını takip ediyorum ama maalesef yeterli bilgi sahibi değilim... enka sahne sayfasında  bile hakındaki bilgi o kadar sınırlı ki... halbuki benim karşıma sürekli çıkan, bir çok etkinlikte adını sürekli gördüğüm çok başarılı bir isim kağan berişa da...

kağan berişa (korno)

kağan berişa

2007 yılında İstanbul’da doğdu. Korno eğitimine 9 yaşında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Doç. Dr. Begüm Gökmen ile başladı. Şu an halen 9.sınıf öğrencisi olarak öğrenimine devam ediyor. 2020 yılında Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’na kabul edildi. 2021 yılında Orkestra bünyesinde bir de konser verdi.

bu kadar... ben çok daha fazlasını biliyorum, galiba hemen bir kağan berişa paylaşımı yapsam çok iyi olacak:)... ama kendisi enka sanat'a bu kadar bilgi vermeyi yeterli buldu zannedersem...

ege dikbıyık (viyolonsel)

ege dikbıyık

genç viyolonsel sanatçımız ege dikbıyık, bir diğer genç viyolonsel sanatçımız ece dikbıyık'ın kardeşi oluyor... ece dikbıyık hakkındaki paylaşımı da okursanız sevinirim, çok keyif alarak yaptığım bir paylaşımdır ve bana muhteşem nana'yı öğreten kişidir kendisi... paylaşıma gidince, nana'yı da inceleyin derim...

2008 yılında Ankara’da doğdu. Viyolonsel eğitimine 2018 yılında Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Musa Eren İşkodralı ile başladı. İzzet Nazlıaka, Efe Baltacıgil ve Nil Kocamangil gibi Türkiye’nin tanınmış çellistlerinin ustalık sınıflarına katıldı. 2018 yılında İtalya’nın Parma şehrinde düzenlenen Akdeniz Viyolonsel Sınıfları Buluşmaları kapsamında Jose Enrique Bouche ve Jiannis Toulis, ve yine aynı etkinlik kapsamında ertesi yıl Edirne’de düzenlenen çalıştayda Dimitris Patras ve Pietro Serafin’le çalıştı. 23 Nisan Genç Solistler Gecesi, Akdeniz Viyolonsel Orkestrası ve 8. Benyamin Sönmez Klasik Müzik Festivali gibi önemli etkinliklerde Crisantem Quartett ve Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Viyolonsel Topluluğu eşliğinde solist olarak görev aldı. Dünyaca tanınmış çellist Giovanni Sollima tarafından 2018 yılında Parma’da gerçekleştirilen viyolonsel orkestrası konserinde küçük yaşta sahne alma şansını yakalayan Dikbıyık, 2020 yılında yapılan Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası seçmelerini ve 2021 yılında gerçekleşen VII. Uluslararası Caspi Art Sanat Yarışması’nda “B Kategorisi Birincilik Ödülü”nü almaya hak kazandı. Çalışmalarını halen Musa Eren İşkodralı ile sürdürmektedir.

sanat yönetmenliği cihat aşkın tarafından yapılan enka sahne'nin danışma kurulunda da viyola sanatçısı efdal altun, piyanist gökhan aybulus, piyanist ve besteci ayşedeniz gökçin, piyanist ve besteci fazıl say ve viyolonsel sanatçısı dilbağ tokay yer alıyor...yani özenle seçilmiş gençlerimizi izleyeceğiz bu konserde de...

konser yarın gerçekleşecek, ben vakit bulmuşken paylaşımı yapayım dedim, 22 nisan günü de konser kayıtlarını buraya ilave ederim... demiştim, bir kaç gün gecikmeli de olsa, aşağıda paylaşıyorum bu konseri... çok güzel bir konser, mutlaka başından sonuna kadar kaçırmadan izleyin, eminim tekrar tekrar izleyeceksiniz...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va