Ana içeriğe atla

daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat

enka sanat

daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat

enka vakfının kültür ve sanat alanındaki etkinliklerini düzenleyip yürütmek üzere 1983 yılında kurulan enka sanat; öncelikle dünya ölçeğinde yeni eserler verilmesini özendirme amacıyla verdiği ödüllerle adını duyurmuştu... sonraki yıllarda; sanatı ve sanatçıları desteklemek ve sanatta sürekliliği sağlamak amacıyla kültür sanat buluşmaları etkinlikleri kapsamında yüzlerce etkinliğe de ev sahipliği yaptı...

sanatın farklı alanlarında çalışmalarını sürdüren bir çok genç yeteneğe yönelik destek ve burs programları yürüten enka sanat; bu yıl daha iyi bir gelecek için gençlerle sanat sloganıyla enka sahne projesini de hayata geçirdi ve başarıları ile son yıllarda dikkatleri çeken sekiz genç sanatçımızı da bizlerle buluşturdu...

cihat aşkın’ın sanat yönetmenliğini yaptığı enka sahne projesinin ilk yılında; efdal altun, cihat aşkın, gökhan aybulus, ayşedeniz gökçin, fazıl say ve dilbağ tokay tarafından oluşan jürice belirlenen sekiz başarılı genç sanatçımızın performansları, 26 Temmuz - 8 Ağustos 2021 tarihleri arasında birer gün arayla gerçekleştirildi...

17 nisan 2022 enka sahne gala konseri için bağlantıya gidiniz...

bu paylaşımda sadece daha önce hakkında paylaşım yapamamış olduğum isimlerin performanslarını paylaşıyorum... aynı sayfada çok fazla video olunca sıkıntı olduğu için diğer genç sanatçılarımızın enka sanat konseri performanslarını da kendi paylaşımlarına ilave ettim...

ali aras özcan

çetin özen

doruk deniz aksu

beren gürcüoğlu

duru önhon

damla ece karataş

buğra çankır

arya su gülenç

keman ve viyolonsel performanslarına eşilik eden isim ise piyanist çağdaş özkan idi...

jürice belirlenen genç sanatçılarımızın tamamı da başarıları ile isimlerini bizlere sürekli duyuran sanatçılarımız... hakkında henüz paylaşım yapamamış olduğum isimler de yakından takip ettiğim, sürekli başarılı çalışmalarına tanık olduğum sanatçılarımız...

ali aras özcan

2009 doğumlu ali aras özcan, müziğe dört yaşında dilsiz kaval çalarak başladı. altı yaşındayken beylikdüzü halk eğitim merkezi’nde ozan taner durmuş ile piyano çalıştı. 2018 yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi istanbul devlet konservatuvarı (msgsüidk) yarı zamanlı sınavını kazanarak, viyolonsel bölümü’nde poyraz baltacıgil’in öğrencisi oldu ve 2019 yılında aynı konservatuvarın tam zamanlı bölümüne kabul edildi. 2020 yılından itibaren eğitimine dilbağ tokay ile devam eden özcan, 2021 yılında çağdaş yaşamı destekleme derneği’nin, 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı etkinlikleri çerçevesinde “cello paradiso ve genç çellistler” park konserinde yer aldı. 2021 yılında doğuş çocuk senfoni orkestrası seçmelerine katıldı ve orkestranın üyesi olmaya hak kazandı. ali aras özcan, eğitimine halen msgsüidk’da, dilbağ tokay ile devam ediyor.

jean-baptiste bréval - viyolonsel ve piyano için sonat

johann sebastian bach - gigue

hugo schlemüller - perpetuum mobile

rudolf matz - humoresque


buğra çankır

1994 doğumlu müzik dehası otizmli buğra çankır, 2004 yılında california üniversitesi’nin hazırladığı literatürde “absolute pitch – mutlak kulak” olarak adlandırılan testi bugüne kadar dünya genelinde geçebilen 664 kişiden birisi oldu. doğada bulunan tüm sesleri nota frekanslarına göre ayırt ederek tanımlayabilme olarak özetlenebilecek bu özelliği nedeniyle, 2007 yılında wisconsin medical society tarafından musical savant (dâhi) olarak literatüre geçti. ingiliz kraliyet ailesi müzik okulları lisans öncesi programını dışardan tamamlayarak 2011 yılında piyano dalında associated board of the royal school of music, piano grade 8 sertifikası’nı aldı. misha dacic, julian gorus, ılya itin, gülsin onay, peter katin ve ibrahim yazıcı’nın masterclass programlarına katıldı. klarnet sanatçısı öğretim üyesi dr. şehrinaz gündüz ile piyano eşlik çalıştı. macaristan’da crescendo summer ınstitute’de piyanist swetlana meerman-muret ve reto reichenbach’tan 3 dönem ileri piyano ve eşlik eğitimleri aldı. 2006 ve 2008 yıllarında cambridge üniversitesi’nin davetiyle ingiltere’de west road concert hall ve tarihi the savoy theatre’de sahneye çıktı. uluslararası engelliler piyano yarışması’nda, 2013 yılında viyana’da, 2018 yılında da new york’ta ayrı ayrı iki kez finallere kalarak, ülkemizi bu alanda ilk kez temsil etti. her iki yarışmada kendi kategorisinde bronz madalya kazandı. hatay bedii sabuncu güzel sanatlar lisesi’nden mezun olduktan sonra iskenderun teknik üniversitesi, mustafa yazıcı devlet konservatuarı lisans bölümü yetenek sınavında birinci olan buğra, buradan dereceyle mezun oldu ve 3 yıl piyano eşlik derslerinde saat ücretli öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2018 – 2019 eğitim öğretim yılında, afyon kocatepe üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü müzik anasanat dalı’nda yüksek lisans eğitimine başladı. 2019 yılı itü uluslararası müzik ve bilimler sempozyumunda “otizmli çocukları olan ailelerin profesyonel müzik eğitiminden beklentileri” konulu bildiri sundu. 2019-2020 eğitim yılında, erasmus staj programı kapsamında 6 ay boyunca italya’da floransa l. cherubini konservatuvarında eğitim aldı. burada prof. alessandra petrangelo ile piyano ve prof. leonardo de lisi ile eşlik çalıştı. haziran 2020’de afyon kocatepe üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. halen ankara müzik ve güzel sanatlar üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak piyano eşlikçiliği (korrepetitör) yapıyor.

wolfgang amadeus mozart - piyano sonatı no.17

frederic chopin - nocturne no.20

wolfgang amadeus mozart - türk marşı

frederic chopin - waltz no.2


çetin özen

2005 doğumlu çetin özen, bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi vurmalı çalgılar bölümü’nde eğitim görüyor. ilk konserlerini sanatçı fazıl say’ın “nazım oratoryosu” serisinde, ağustos 2015 bilkent odeon (ankara), ağustos 2016 12. uluslararası d-marin müzik festivali (bodrum), aralık 2016 volkswagen arena (istanbul)’da verdi. nisan 2017’de bilkent senfoni orkestrası ile a. vivaldi’nin keman konçertosunu marimba ile solist olarak seslendirdi. aralık 2017’de moskova’da rusya kültür televizyon kanalının düzenlediği 18. fındıkkıran yarışması’nda mansiyon ödülü aldı. nisan 2018’de almanya’nın bamberg şehrinde uluslararası marimba yarışması’nda ülkemize birincilik ödülü getirdi. nisan 2018 tarihinde eskişehir büyükşehir senfoni orkestrası’yla silofon ile v.herbert’in “march of the toys” eserini solist olarak seslendirdi. 2018 ve 2019’da iki yıl üst üste adnan saygun başarı ödülü’ne layık görüldü. kasım 2018 tarihinde st.petersburg – rusya uluslararası perküsyon yarışması’nda birincilik ödülü aldı. majaoja percussion competition’ın ilk elemelerini geçen sanatçı, 2019 ekim ayında finlandiya’ da ülkemizi temsil ederek başarı diploması aldı. maestro bujor hoinic‘in aranje ve orkestrasyonunu çetin özen için yaptığı “the golden age” isimli eserin dünya prömiyerini gerçekleştirdi.

mark glentworth - gilbert's got a new blues

arnold f. riedhammer - the challenge

johann sebastian bach - sarabande

 

duru önhon

2006 yılında istanbul’da doğdu. 7 yaşında istanbul üniversitesi devlet konservatuarı yarı zamanlı keman bölümüne kabul edildi. prof. daniya kainova ile keman tekniği ve repertuar çalışmaları yaptı. 2018 yılında franz liszt müzik akademisi üstün yetenekli çocuklar okulunda, prof. marta abraham’ın keman sınıfına kabul edildi. 2017 izmir devlet senfoni orkestrası genç solist seçmelerini kazandı ve şef cem-i can deliorman yönetimindeki orkestrayla adnan saygun sanat merkezinde de beriot 9 nolu keman konçertosunu icra etti. 2017-2018 sezonu iş sanatta parlayan yıldızlar seçmelerini kazandı. 30 nisan 2018’de iş sanat reasürans salonunda resital verdi. 2018 2. ılona feher uluslararası keman yarışmasında 12 yaş grubunda birincilik ödülü aldı. bu yarışmaya cihat aşkın liderliğinde katılan türk keman milli takımında başarılı bir üye olarak yer aldı. 2019 yılında iksv yarının kadın yıldızları ödülü’nü almaya hak kazandı. 2019 yılında okulunda en başarılı çocuk öğrenci seçilerek, 2019-2020 okul dönemi açılış konserinde liszt akademi orkestrasıyla akademi büyük salonunda mozart re major keman konçertosu’nu icra etti. 2020 tedxyouth konferansı’na konuşmacı olarak davet edildi. 2020 yılında macaristan’da üstün yetenekli çocuk müzisyenlere verilen ulusal concorde yetenek ödülü’nü kazandı. cihat aşkın, hakan şensoy, ıtzhak rashkovsky, ani schnarch, dora schwarzberg, ıgor tkatchuk, mincho minchev, lutsia ıbraghimova, alexander markov, yair kless’in masterclasslarına katıldı. halen çağdaş eğitim vakfı (çev) burslusu olarak franz liszt müzik akademisi üstün yetenekli çocuklar okulu’nda öğrenimine devam ediyor. sanatçının uluslararası yarışmalarda kazandığı başarılar arasında; 2015’de sırbistan müzik pedagogları uluslararası ınternet müzik yarışması keman 9 yaş kategorisinde birincilik ödülü, bulgaristan 40.cı nedjalka simeonova uluslararası keman yarışması 13 yaş altı kategorisinde üçüncülük ödülü; 2016’da italya 7.ci premio crescendo uluslararası müzik yarışması 12 yaş altı kategorisinde ikincilik ödülü; 2017’de italya 27.ci uluslararası barletta müzik yarışmasında 11 yaş kategorisinde birincilik ve özel virtüöz ödülü; 2018’de 2. ılona feher uluslararası keman yarışması’nda 12 yaş grubunda birincilik ödülü bulunuyor. sanatçı, 2018’de 5. ede zathureczky ulusal keman yarışmasında ikincilik ödülü; 2019’da 4. danubia talents uluslararası müzik yarışmasında 14 yaş ve altı kategorisinde birincilik ödülü; 2020’de music stars and awards uluslararası müzik yarışması’nda 17 yaş ve altı kategorisinde birincilik ödülü kazandı.

henri wieniawski - legende

maurice ravel - tzigane

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada