Ana içeriğe atla

gençlerden başarı haberleri (2019)


genç sanatçılarımızdan gelen başarı haberlerini bazen tek bir paylaşımla veriyordum çünkü üst üste başarı haberleri geliyordu kısa süreler içinde ve ben ayrı ayrı paylaşım yapmak için vakit bulamıyordum... bu aralar da öyle oldu, bir çok başarı elde edildi ama her birini ayrı ayrı paylaşmayı başarmışım bu sefer nasıl olduysa... tabii haberdar olabildiklerimi... umarım haberdar olamadığım kat kat fazlası da vardır... bilgilendirirseniz, onları da eklerim...

ben her paylaşımda bir yandan bas bas bağırıyorum, "sanatta yarışmak saçma, gençlerin ve çocukların yarışmaları ise iyice saçma, saçmanın ötesinde, gereksiz ve çok zarar verici" diyorum ama işin o kısmı oldukça fantastik kalıyor... daha doğrusu, ayaklarını yere bastırmayı beceremedim bir türlü... yani düşünce olarak gerçekten ciddi biçimde karşıyım... grammylerden, oscarlara, nobellere ve en basit lokal yarışmalara kadar, tamamına karşıyım... yarışılmamalı, ödüller olmamalı... yarışma yerine konser, ödül yerine alkış yeterlidir sanatçı için, özellikle çocuklar için ama genç sanatçıların başarıları karşısında mutluluk duymamak ve onların başarılarını takdir etmemek de mümkün değil... kaç yıldır yazıyorum bu başarı haberlerini... yoksa neden yazayım?...

bu başarılı genç sanatçıların bizlerden çok da büyük beklentileri filan yok... yani yoktur diye düşünüyorum... onlar yollarında emin adımlarla ilerliyorlar... en büyük beklentileri belki de kendilerine köstek olunmaması, gölge edilmemesi... destek beklemenin anlamsız olduğunu çoktan anlamışlardır çünkü kafa fazlasıyla çalışıyor onlarda... kafası dumura uğramış olanlar bizleriz...

minik bir çocuk, gidip uluslararası bir yarışmada başarı elde edip dönünce, ortalık ayağa kalkar diye düşünürdüm bir zamanlar... pek de öyle bir şey olmazdı, ben de öyle zannetmeye devam ederdim... sonra, muhtemelen 6-7 sene önce bizim gençler büyük başarılarla dönmeye başladılar... bir kaç senedir de, gençlerimiz resmen uzak doğulu, eski doğu bloğu ve rus gençlerin konumuna ulaştılar... onlardan korkulurdu, şimdi bizim gençlerden de korkulmaya başlandı...

bu kısmı ayrı yazayım istedim; bu derece büyük başarılar elde ettiğimiz, müzik dışında başka bir alan yada konu var mı?... soruyorum?... tüm alanlarda ve tüm yaşlarda... var mı?... bulursanız, yazın yorum olarak... bence yok... yok tabii yahu:))... hepimiz aynı coğrafyada aynı zamanda yaşıyoruz:))...

elimde olsa, evrensel bir yasa çıkarıp; "sanatta yarışmayı ve çocukların yarıştırılmalarını" yasaklatacak kadar karşı olmama rağmen, ben son yıllarda yoğun biçimde elde edilen bu başarıları olağanüstü buluyorum... hatta inanamıyorum bile... bu derece büyük başarılara imza atan eğitim kurumumuz var mı konservatuvarlar ve müzik eğitimi veren bazı özel okullar dışında?... bence yok... yok tabii yahu:))... hepimiz aynı coğrafyada aynı zamanda yaşıyoruz:))...

şimdilik kısaca dikkat çekmek istediğim, daha sonra üzerinde duracağım bir konuyu belirteyim... bu gençlerin sadece bir kaçı yurt dışındaki okullarda eğitim alıyorlar... neredeyse tamamı ülkemizde devam ediyorlar eğitimlerine...

genç müzisyenlerimiz ve öğretmenleri çıtayı bu kadar yükselttiler ama hiç de benim zannettiğim gibi ortalık ayağa kalkmadı!... ilgili camia! bile gereken ilgiyi göstermedi!...

camiamızın kalbinin attığı ortamlarda bile, bu gençlerin kendi başarılarını duyurdukları paylaşımlara dahi, bir minik yorum yazmaktan bile uzaksınız ama yıllardır, her an, müziğin ülkemizdeki içler acısı durumundan dert yanmaktan da bıkmadınız... kesinlikle eminim; bu gençler, gelecekte yukarıda fotoğrafını paylaştığım o muhteşem salonda alkışlara boğulurlarken, siz hala daha bu ülkede müziğin içinde bulunduğu içler acısı duruma çözümler arıyor olacaksınız... o içler acısı durumun sebebi siz olmayasanız!...

neyse; ben gençlerimizin son aylardaki -haberdar olabildiğim- başarılarını aşağıda özetleyeyim, bi bakın bakalım... bu başarıların büyük bölümü özellikle son bir kaç ay içinde elde edildiler... sadece bir kaç tanesi 2018 yılının son zamanlarında gerçekleşti ancak ödül törenleri ve konserleri bu yıl içinde düzenlendi... üstelik, 2018 yılının son ayları içinde gelen çok fazla sayıda başarı da var, onları da eklemedim buraya... siz arayıp bulursunuz dilerseniz...

şunu da hatırlatmak istedim; sadece kendi yaptığım paylaşımlara buradan bağlantı verdim... daha önce hakkında paylaşım yapmadığım başarılı gençler maalesef burada yoklar...

bu paylaşımda bahsedemediğim bazı başarı haberlerini de ayrıca paylaştım... okuyabilirsiniz...

bu arada, bir şeyleri kurcaladıkça aklıma yeni şeyler geliyor... tam da yeri, hemen yazayım... yapılan bazı yarışmaların sonuçları resmi sayfadan olması gerektiği gibi hemen açıklanmıyor... şimdilik hangi yarışmalar olduğunu yazmayayım ama mesela bir yarışmanın sayfasına girdim, 2 ay önce yarışma tamamlandı ama yarışma sayfasında hala daha başvuru hakkında bilgi var!... bu olmaz... bu büyük bir ciddiyetsizliktir... bir diğer yarışmamızda da ödül alan gençlerin ödülleri verilirken fotoğrafları çekilmiş, facebook sayfasında 3 binden fazla foto paylaştılar ama katılan ve derece alan gençlerin isimlerini yazmayı unutmuşlar!!... facebook sayfalarına bunun yanlış olduğunu yazdım ama cevap da veren çıkmadı... iki yarışma da uluslararası üstelik!... bunlar ciddiyetsizliktir... 3 binden fazla fotoğraf paylaşıp da 2 kelime yazmamak, o genç yeteneklere saygısızlıktır... onları önemsememektir... iyi oldu, aklıma gelmişken yazdım...

ukrayna'da düzenlenen 2. international violin, cello and viola competition ve Avusturya viyana'da düzenlenen grand prize virtuoso salzburg uluslararası müzik yarışmalarında kendi kategorisinde birinci olmayı başaran arya nur güneş

1. uluslararası rhapsody piyano yarışmasında üçüncü olan defne erdem

5. peja international guitar festival kapsamındaki yarışmaya katılan ve derecelerle dönen genç gitarcılarımız efe emir ersöz ve çavgın çınkıt

3. ilona feher keman yarışmasından derecelerle dönen doğa altınok ve defne güngör

uluslararası tadini piyano yarışmasında birinci olan zeynep özden

9. uluslararası maria herrero piyano yarışmasından derecelerle dönen tarık kaan alkan, mina urgun ve ilyun bürkev ... ilyun bürkev 1. rhapsody piyano yarışmasında da birinci oldu...

the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olan idil atlıer ve ela demirkaya

uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında ve italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülü kazanan sena erünsal

uluslararası rhapsody piyano yarışmasında birincilik ödülüne layık görülen tuna tüney

2019 yılı meriç soylu ödüllerine layık görülen demirhan gökbudak, ece özer, duru aydın, simge keskin ve laçin akyol... laçin akyol, marine iashvili uluslararası yaylı çalgılar yarışmasında da ikinci oldu...

concorso international per giovani musicisti citta di barletta yarışmasından birincilik ödülü ile dönen iklim özenli

14. uluslararası pera piyano festivali kapsamında düzenlenen piyano yarışmasında ödül alan duru ercoşkun, naz irem türkmen ve can saraç ... can saraç 1. rhapsody piyano yarışmasında da birinci oldu...

isveçte düzenlenen the north international music competition'dan derecelerle dönen deniz neva ertürk ve ayça yasa

29. uluslararası per giovani musicisti citta di barletta müzik yarışmasından ve bulgaristanda düzenlenen heirs of orpheus yarışmasından birincilikle dönen elif eroğlu

prag'da düzenlenen 13. jan vychytil uluslararası viyolonsel yarışmasından derecelerle dönen kıvanç arda şabi, nehir nisa alemdar ve idil bursa

12. grumiaux uluslararası genç kemancılar yarışmasından derecelerle dönen naz irem türkmen, defne güngör ve nil ipek şabi... nil ipek şabi, mozart yarışmasında da birinci oldu...

istanbul devlet senfoni orkestrası'nın düzenlediği ulusal genç yetenekler yarışması'nda dereceye giren cansu naz eriş, emir kemancı ve kazım kaan alıcıoğlu

nisan 2019 da almanyada birinci olan eylül eda yıldız

youth america grand prix yarışmasında dereceye giren zeynep sude taşdelen ve yasemin kayabay

uluslararası viyana müzik yarışmasından derecelerle dönen kaan baysal ve elvin hoxha ganiyev

crescendo uluslararası müzik yarışmasında ve golden classical awards yarışmasında birinci olan arya su gülenç ve tarık kaan alkan

caspiart yarışmasında dereceye giren ekin karadaş, idil atlıer, can matteo giansily, ela demirkaya, gökay özgür, nilüfer yaş, buse aksel ve özge koruk... ekin karadaş 1. rhapsody piyano yarışmasında da üçüncü oldu...

umarım unuttuğum isim yoktur... varsa, şimdiden özür diliyorum...

videosuz paylaşım olmaz... 2019 yılı meriç soylu ödülleri ikincisi olan fagot sanatçısı ece nur özer paylaşayım istedim çünkü daha önce hakkında paylaşım yapmadığım bir isim ve sürekli piyano ve keman ağırlıklı paylaşımların da dışına çıkmak gerekiyor... nedir arkadaş bu piyano ve keman hegamonyası:)... üstelik fagot da harika bir enstrüman... piyanist barış basank ve kemanda bilge aksoy ile...

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı, kaleminize sağlık Zafer bey, çocuklarımız için yaptığınız güzel yorumlar için de ayrıca teşekkürler, sevgiler🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim... teşekkürü asıl hak eden sizlersiniz, bu çocukları yetiştirip bize kazandırdığınız için...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da