Ana içeriğe atla

gençlerden yeni başarılar (2019)


dikkatimi çeken genç müzisyenlerden ayrı ayrı paylaşımlarla bahsetmek bazen pek mümkün olmuyor çünkü işi gücü çok farklı olan, hobi olarak blog yazan biriyim... gerçi benim için hobiler her şeyden daha önemlidir, o da ayrı bir mevzu:)... yakın geçmişte genç sanatçılarımızca elde edilen bazı başarıları, gençlerden başarı haberleri başlıklı yazıda paylaşmıştım, orada bahsedemediğim gençleri de burada yazayım istedim...

sürekli yeni minikler çıkıyorlar, yetenekleriyle ve muhtemelen çok çalışmaları ile gösteriyorlar kendilerini... minik dememeye çalışıyorum ama bazıları gerçekten minikler... bu arada, aşağıda bahsedeceğim bazı isimler pek de minik değiller tabii göreceğiniz üzere... yani ben gerçekten 8 - 10 yaş civarı minikleri paylaşıyordum ki, birden sayı arttı:))... sürekli artıyor... üstelik yeni dereceleri de ilave etmiyorum buraya... önceden alınmış dereceleri öğrendikçe ilave ediyorum... tabii bu kadar çok başarı elde edilmesi de gerçekten alkışlanacak bir durum...

bu arada, şunu hemen belirteyim; ben maalesef her başarılı genç müzisyeni takip edip, burada yazamıyorum... bir şekilde dikkatimi çeken isimleri yazıyorum sadece... mesela pera, rhapsody yada mozart akademi vb gibi yarışmalarda derece alan bir çok isim var ama ben ne yazık ki yazamıyorum... onlar da mutlaka çalışmaları ile dikkatimi çekeceklerdir... bunun yanında; bazı yarışmaların sonuçlarına bile ulaşmak bir dert!!!... çoğu zaman yarışma sonuçlarına da ulaşamıyorum... mesela şu anda yeniden kontrol ettim, mozart akademinin yarışma sayfasında hala daha başvuru koşulları yazıyor! sonuçlar yok!... doğal olarak, ben sadece bildiğimi yazabiliyorum...

piyanist
ceren özdemir
mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde zeynep yamantürk ile piyano çalışmalarını sürdüren 12 yaşındaki ceren özdemir, 5. uluslararası caspi art sanat yarışmasında birincilik ödülünün sahibi oldu... kendisi hakkında bilgim şimdilik oldukça yetersiz ama gelecekte elde edeceği başarılar sonrasında daha detaylı bilgi veririm mutlaka...

nil göksel
önce bir hanımefendiden bahsedeyim kısaca... yaşını tam olarak bilmiyorum, 8 yaş altı diyeyim, nil göksel... 2019 yılında adını çok duyurdu bize... katıldığı ilk yarışma, nisan ayında adana'da gerçekleştirilen uluslararası rhapsody piyano festivali ve yarışması idi... bu yarışmada birinci oldu... mayıs ayında, 14. pera piyano yarışmasında birinci oldu... yetmedi, haziran ayında da izmir mozart akademi 5. uluslararası piyano yarışmasında da birinci oldu... temmuz ve ağustosu bilmiyorum...

nil göksel, akdeniz üniversitesi devlet konservatuvarında samir mirzoev ile sürdürüyor çalışmalarını...

carmen dilara bağış
mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi piyano bölümünde eğitimine devam eden carmen dilara bağış, henüz 9 yaşında olmasına rağmen, 2019 yılının ilk yarısına bir çok başarı sığdıran genç piyanistlerimizden biri oldu... 14. pera uluslararası piyano yarışmasında 3. olan dilara, hisar okulları piyano yarışmasında 2., bulgaristan albena'da düzenlenen uluslararası heirs of orpheus müzik yarışmasında ise 1. oldu... yetmedi, bütün dereceleri aldım, bir de en iyi performans ödülü alayım dedi ve o ödülü de yine bulgaristanda düzenlenen uluslarası dobrich piyano yarışmasında aldı... ben kendisini çok yeni tanıdım ve bence carmen dilara da piyanoya çok hızlı başlayanlardan biri oldu... aynı hızla devam edecek ve ben de bol bol paylaşacağım...

doğu balyemez
doğu balyemez ise benim hemşehrim... aydınlı... 8 yaşında... bir süredir takip ediyorum kendisini ve bekliyordum nereden gösterecek kendisini diye, bulgaristan albena'da düzenlenen heirs of orpheus müzik yarışmasında ikinci oldu... bildiğim kadarıyla, elena çekiç öğretmen ile çalışmalarını sürdürüyor kendisi ve elena çekiç bu sayfada en çok bahsettiğim öğretmenlerden birisi... her öğrencisi büyük başarılara imza atıyor... doğu balyemez, daha önce de almanyada düzenlenen musical firework in baden-württemberg yarışmasında ikinci olmuştu...

bir de mutlaka belirtmek istediğim bir konu var; iş adamı tahsin öztiryaki, doğu balyemez'e oldukça iyi bir piyano hediye etmiş çalışabilmesi için...

kaan baydemir
yine bir süredir takip etmeye çalıştığım genç piyanist kaan baydemir de bulgaristan albena da düzenlenen heirs of orpheus müzik yarışmasının solo performans kategorisinde ikinci oldu... kaan baydemir, gaziantepte yaşıyor ve renata popovych çavdar ile sürdürüyor piyano çalışmalarını...

zeka gelişimine katkısı olsun diye piyano dersleri almaya başlamış... daha doğrusu ailesi böyle bir adım atmış... bu sene türkiye tales matematik yarışmasında birinci oldu kaan:)... katıldığı ilk uluslararası piyano yarışması olan ve almanyada düzenlenen musical firework in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu bu yıl... artık matematiğin mi piyanoya katkısı var, yoksa piyanonun matematiğe mi? bilmiyorum... muhtemelen birbirlerini olumlu etkiliyorlardır diyelim:)...

ece saraç
bilkent üniversitesi müzik hazırlık ilkokulunda zerin rasul ile piyano çalışmalarını sürdüren 9 yaşındaki piyanist ece saraç da eylül ayında düzenlenen paris müzik yarışmasının genç yetenekler kategorisinde özel altın ödül kazandı... ben kendisini yeni tanıdım, çok da iyi yaptım tanımakla... ama şöyle piyano başında bir fotosunu bulamadım, ben de can çakmur ile yakın zamanda çekilmiş fotosunu koydum... can çakmur gibi ece de bizi bol bol sevindirir artık güzel haberlerle...

piyano
ela yazıcı ve ekin yazıcı
ela yazıcı ve ekin yazıcı kardeşler, 21-22 haziran 2019 tarihlerinde düzenlenen 3. uluslararası hisar okulları piyano yarışması b kategorisinde birinciliği paylaştılar... ekin 96 puan alırken, ela 97 puan aldı ve absolut birinci oldu... ela ve ekin yazıcı kardeşler, uluslararası pera piyano yarışmasında da mansiyon almışlardı...

nisa ve reyyan yüksel
takip edebildiğim kadarıyla minikleri yazdıktan sonra, tam bitiriyordum ki, yanına "mutlaka paylaş" notu düştüğüm iki kız kardeş geldi aklıma... nisa yüksel ve reyyan yüksel... kardeş ve ikiz piyanist sayımız oldukça fazlalaşıyor...

nisa ve reyyan yüksel kardeşler; yukarıda bahsettiğim musical firework in baden-württemberg yarışmasından başarıyla dönen isimlerden... hem ikili piyano kategorisinde birinci olmuşlardı, hem de ayrı ayrı katıldıkları solo piyano kategorisinde ikinci olmuşlardı... yani toplamda üç önemli derece elde ettiler... üç ayrı masterclassa da davet almışlardı bu dereceler sonrasında...

çukurova üniversitesi devlet konservartuvarı piyano ana sanat dalı öğretim üyeleri olan çağla ve can çoker ile çalışmalarını sürdüren kardeşlerden nisa yüksel 2004, reyyan yüksel ise 2002 doğumlu...

gökçe küçükarslan
genç kontrbas sanatçımız gökçe küçükarslan, mart ayında katıldığı, ispanya'da düzenlenen uluslararası galicia graves kontrbas yarışmasında birincilik ödülünün sahibi oldu... bu büyük ödül yetmedi, yarışma programında zorunlu eser olan john alexander'a ait tracktway adlı eserin yorumuyla jüri özel ödülüne de layık görüldü... geçtiğimiz yıl da slovakya’da organize edilen karl ditters von dittersdorf kontrbas yarışmasından dereceyle dönmüştü... mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nde onur özkaya ile kontrbas çalışmalarını sürdüren gökçe küçükarslan, bu sene başında tsinandali festivali için özel olarak oluşturulan pan caucasian (kafkas) gençlik orkestrası seçmelerini kazandı ve konserlere katıldı... 2018 yılından beri de ulusal gençlik filarmoni orkestrasının kontrbas grup şefliğini yapıyor...

duru balcı
bodrumda yaşayan ve kateryna saat ile piyano çalışmalarını sürdüren duru balcı da adana'da düzenlenen uluslararası rhapsody piyano yarışmasında kategorisinde ikinci, izmir mozart akademi 5. uluslararası piyano festivalinde ise, romantik dönem eseri yorumlama dalında başarı ödülüne layık görüldü...

janset yenidoğan
haziran ayında izmir mozart akademi 5. uluslararası piyano yarışmasında üçüncü olan ve bu paylaşımdaki muhtemel en minik piyanisti de mutlaka yazmam gerekiyor... ilk yarışması idi janset yenidoğan'ın ve üçüncü olmayı başardı janset... bilkent üniversitesi müzik hazırlık ilkokulunda gamze kırtıl ile piyano çalışıyor...

arda büyükgüral
bilkent üniversitesinde verda çavuşoğlu ile viyolonsel çalışmalarını sürdüren arda büyükgüral da amsterdam'da düzenlenen grand prize virtuoso yarışmasının birincilerinden oldu ve 16 temmuzda amsterdam concertgebouw konser salonunda sahne aldı...

piyano
nehir özzengin
haziran ayında italyada düzenlenen uluslararası nicola di stefano piyano yarışmasında birinci olan nehir özzengin, tüm yarışmacılar arasında sadece tek bir kişiye verilen ve italya’da yapılacak olan ars nova müzik festivalinde konser verme büyük ödülünün de sahibi oldu...

ali ilhan çeliksu
mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde dilbağ tokay ile viyolonsel çalışmalarını sürdüren ali ilhan çeliksu, belgrad'da düzenlenen yarışmada ikincilik ödülünü kazandı... kendisi benim bildiğim kadarıyla 5 yıldır viyolonsel çalıyor ve 2016 yılında da italya barletta'da düzenlenen genç müzisyenler yarışamasından da ikincilikle dönmüştü... o zaman 11 yaşında idi ali ilhan çeliksu...

bora bahar
genç piyanistlerimizden bora bahar, bulgaristan'da düzenlenen uluslararası heirs of orpheus müzik yarışmasından birincilikle döndü... anadolu üniversitesi devlet konservatuvarında piyano eğitimine devam eden bora bahar, prof. dr. serla balkarlı'nın öğrencisi...

elif eroğlu
bu arada; elif eroğlu da bulgaristanın albena kentinde düzenlenen heirs of orpheus müzik yarışması'nda kendi yaş kategorisinde birinci oldu... hakkında daha önce paylaşım yaptığım için, o paylaşımı buradan okuyabilirsiniz...

deniz toker ve ırmak aydemir öğretmenleri cansu baygün ile
dokuz eylül üniversitesi devlet konservatuvarı yaylı çalgılar anasanat dalı'nda cansu baygün ile viyolonsel eğitimlerine devam eden 9. sınıf öğrencisi deniz toker ve lisans 3. sınıf öğrencisi ırmak aydemir; litvanyada düzenlenen uluslararası kaunas sonorum müzik yarışmasında tüm yaylı çalgılar arasında kendi yaş kategorilerinde üçüncülük ödülüne layık görüldüler...

gözde fikir, yeşim nur doğan, beren erçevik... elena çekiç ve başkonsolos asip kaya ile
elena çekiç müzik akademi'de çalışmalarını sürdüren genç piyanistler gözde fikir, yeşim nur doğan ve beren erçevik; viyana’da düzenlenen grand prize virtuoso yarışmasında, kendi kategorilerinde birinci oldular, konserlerini verip, ödüllerini aldılar...

idil atlıer, gökay özgür ve deniz alpaslan
viyana’da düzenlenen grand prize virtuoso yarışmasında, kendi kategorilerinde birinci olan idil atlıer ve deniz alpaslan ile ikinci olan gökay özgür de viyanada konserlerini verdiler, ödüllerini aldılar... her üç piyanistimiz de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde gülden gökşen ile öğrenimlerine devam ediyorlar...

idil atlıer, kısa bir süre önce the muse yarışmasında birinci olmuştu ve yunanistanda konser vermişti... deniz alpaslan ise daha önce italya barlettadan dereceyle dönmüştü, o zaman boğaziçi sanat akademisinde idi... gökay özgür ise benim ilgiyle takip ettiğim bir isim... kısa bir süre önce amerikada konser verip dönmüştü...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada