Ana içeriğe atla

elif eroğlu

elif eroğlu
paylaşıma başlamadan önce, ilk iş olarak özrümü dileyeyim genç kemancımız elif eroğlu'ndan çünkü geçen sene "mutlaka paylaşılacak felaket gençler" listeme eklemişim adını ama paylaşmamışım!... şimdi geçerli mazeretler aradım kendimi temize çıkarmak için ama onu da bulamadım çünkü bu durumla az karşılaşmadığım için geçerli mazeretler de tükendi yaza yaza... yaşlılık diyeyim artık...

geçtiğimiz hafta, bir arkadaşım önerdi kendisini ve "bak tam senlik bir minik usta" dedi, baktım ve hemen hatırladım tabii elifi... "kendisini yazmaya özürle başlayacağız artık, yapacak bir şey yok" dedim ve özrümü de diledim...

tam bir sene önce, işlerimin çok yoğun olduğu bir dönemde, gençlerin başarılarını mecburen toplu olarak vermek zorunda kalmıştım ve kendisini o zaman tanımıştım... aşağıdaki bağlantıdan o paylaşımı okursanız sevinirim...

genç müzisyenlerden son haberler

eminim okudunuz:)... okumama ihtimaliniz yüzde yüz olduğu için buraya da yazayım; çok kısa bir süre içinde bir çok birinciliği ülkemize getirmiş bir isim elif eroğlu... tabii kısa sürede üst üste gelen bu kadar çok başarı haberi dikkat çekiyor hemen ama benim dikkatimi asıl çeken şey, aşağıdaki performansı olmuştu... dinlemeye başladığım anda hayran kalmıştım... 2018 yılının hemen başında, tokyo'da düzenlenen uluslararası müzik yarışmasından birincilikle dönen elif eroğlu'nun yarışma performansı... bom, brahms ve igolnikov'dan üç kısa eser seslendirmiş... bu arada; ben de kötü sürprizle karşılaştım şimdi, buradan değil de, sadece yarışma sayfasından izlenebiliyormuş...  bi zahmet, çıkacak olan bağlantıya tıklayın ve mutlaka izleyin...



7 yaşındayken daniya kaynova'dan keman dersleri almaya başlamış, 9 yaşında da çukurova üniversitesi devlet konservatuvarı keman bölümüne girmiş elif eroğlu... 2017 yılından itibaren de tam zamanlı olarak devam etmiş eğitimine... ama bu sayfada paylaştığım tüm gençler gibi, elif de çok küçük yaşlarda başlamış müziğe...

hakkında daha detaylı bilgiye resmi web sayfasından ulaşabilirsiniz...

11 yaşında şimdi elif ve sadece 2 yıllık konservatuvar eğitimine rağmen, şimdiden bir çok büyük başarıya imza atmış durumda... bütün keman eğitimini de toplasanız hepsi 4 yıl... konservatuvar eğitiminin ilk yılında yani 2016 yılında sırbistan'da düzenlenen 9. uluslararası müzik yarışmasında ikincilik ödülünün sahibi olmuş ve bundan sonraki tüm yarışmalarında da birinciliği kimseye kaptırmamış... 2017 yılında japonya'da düzenlenen 3. uluslararası müzik yarışmasında, 2018 yılında yine sırbistan'da düzenlenen uluslararası müzik yarışmasında, italyanın floransa kentinde düzenlenen 9. premio crescendo müzik yarışmasında ve almanya baden wurttemberg eyaletinde düzenlenen 8. musical fireworks müzik yarışmasında assaluto (mutlak, en üst düzey) olarak birincilik ödüllerini almaya hak kazanmış elif eroğlu... ben yoruldum yazarken, elif yorulmamış, ingiltere kraliyet müzik okulu birleşik kurulu sınavlarının 1-6. kademelerini de yüksek başarı puanlarıyla geçmiş...

çok laf ettim, 8. musical fireworks müzik yarışmasındaki performansıyla ara vereyim...



kesinlikle çok hızlı bir ilerleme kaydetmiş elif eroğlu... daha doğrusu, temeli sağlammış ki, eğitim almaya başlar başlamaz, hızla etkisini göstermiş... gerçi bu tip ifadeleri hiç sevmem çünkü "zaten yetenekli canım, bende de öyle yetenek olsa, ben de başarılı olurdum" a kadar gidiyor bu cümlenin akıbeti... yetenek bir yere kadar... bence başarının en fazla yüzde 40'ıdır yetenek, o da belki... önemli olan, çok sevmek ve çok çalışmak...

yukarıda aldığı derecelerden bahsettim, o kadar da değil başarıları... ben bu blogta her fırsatta üstüne basa basa ifade etmeye çalışıyorum; bence asıl başarı sadece alınan dereceler değildir... alınan dereceler tabii ki çok önemliler ve bizim için gurur kaynağı ama benim kişisel görüşüme göre konserler çok daha önemlidir... bu kadar kısa sürede, bir çok önemli konsere de imza atmış elif eroğlu... sütçü imam üniversitesi güzel sanatlar fakültesinde, adana incirlik hava üssünde düzenlenen 23 nisan etkinliğinde, çukurova üniversitesi devlet konservatuvarı karma konserlerinde, izmir kültür, sanat ve eğitim vakfı (iksev) ustalık sınıflarında sahne almış... izmir karşıyaka oda orkestrası (koda) ve bursa uludağ üniversitesi devlet konservatuvarında cihat aşkın ve küçük arkadaşları (caka) ile birlikte orkestra deneyimi yaşamış... çukurova üniversitesinde slava kainov oda orkestrasıyla solist olarak görev almış ve 23 nisan etkinlikleri kapsamında çukurova devlet senfoni orkestrasıyla birlikte solist olarak olarak çalışmış...

keman

bunu da ayrıca yazmak istedim; diğer çocuklara müzik sevgisi ve tutkusu aşılama amacıyla da çok sayıda ilk ve orta öğretim kurumunda kendi yaşıtı çocuklara resitaller vermiş... bütün konservatuvar öğrencilerinden beklediğim de tam olarak bu işte... okullar ve sokaklar size muhtaç... "müziğe yada bir enstrümana sadece bir hobi olarak değil, hayatlarını değiştirecek bir iş olarak bakmalarını istiyorum" diyor yaşıtları için... kesinlikle katılıyorum elife... daha doğrusu, aynı kapıya çıkacak ama ben hobileri çok ciddiye alıyorum... yani her çocuk mutlaka sanat alanında bir hobiye sahip olmalı ve meslekleri değil, hobileri yön vermeli hayatlarına...

hakkında ulaşabildiğim daha yazacak çok şey var... aşağıdaki muhteşem vivaldi performansını hemen paylaşayım... kesinlikle çizginin çok üstünde elif ve adını şimdiden ezberleyin derim...



birçok ulusal ve uluslararası organizasyonda da sahne almış elif... kktc doğu akdeniz üniversitesi 3. uluslararası korolar festivali, almanya mühlacker kunstschule glock, ankara nazım hikmet kongre ve sanat merkezindeki romanyalı müzisyen eugen doga konseri, adana insan kaynakları yönetim zirvesi ve adana sağlık festivali bunlardan bazıları... 23 nisan 2019 tarihinde de 21. adana sabancı uluslararası tiyatro festivali'nde bir konser verecek elif eroğlu...

şimdi hiperaktif müzisyenler için yazdığım klişe lafımı etmemin tam zamanı... elif kardeş, bi nefes al yahu:)... zorun ne:)... elif beni ileride yoracak gibi görünüyor:)... bu sayfada bazı müzisyenler için bu lafları çok ettim... aynı anda 8 ayrı iş yapan, yılda 300 konser veren, 5 albümde çalan, arada oyunculuk yapan hatta modellik yapan da çıkmıştı:)... kitap yazıp, sosyal sorumluluk projeleri yapan, yerinde duramayan bazı üst düzey sanatçılarımız var... yaptıkları işleri yazmaktan karpal tünel sendromuna yakalanıyosunuz:)... elif de onlardan biri olacak gibi... 15 yaşına girince netleşir... ben yaza yaza artık uzmanı oldum bu işin... yazdıkça yeni şeyler çıkıyor... alexander markov, itzak rashovsky, ani schnarch, cihat aşkın, hakan şensoy, tuncay yılmaz, artur kaganovskiy, vadin voyler, ildigo moog gibi çok önemli isimlerin de ustalık sınıflarına katılmış...

elif eroğlu; sahnede çalarken, hatta yarışmalarda bile, kendinden çok emin... çok net bir tarza sahip... çok fazla çalıştığından kesinlikle eminim... ve yine eminim ki; öğretmeni ve ailesi kendisine çok çalıştığı için kızıyorlardır... gelecekte ünlü müzisyenlerle çalmayı ve büyük konser salonlarında sahneye çıkmayı hedefliyor kendisi ama bence şimdiden bu adımı attı ve o hedeflerine bir kaç sene içinde zaten ulaşacak...

bu sayfada hakkında paylaşım yaptığım gençlerin çok büyük bölümü dünya sanatçısı olma yolunda ciddi yol kat ettiler şimdiden... yaşı 20 civarında olan çok isim var... bir de son yıllarda sayıları hızla artan en minikler var... minik yada çocuk dememeye çalışıyorum çünkü bozuk çalıyorlar ama gerçekten minikler... 5 yaşındayken adını duyurmaya başlayıp da 10 yaş civarında olan grup da felaket bir şekilde yükseliyor... son 1-2 yıldır onları paylaşıyorum... elif eroğlu da onlardan biri ve çizginin çok üstünde bir gelecek vaad ediyor... büyük bir kemancı olacak elif ama bence iyi bir öğretmen de olacak aynı zamanda... içinde şimdiden bir şeyler öğretme ve yol gösterme isteği var... bir çok röportajını izledim, her birinde yol gösterici ifadeler kullanmış...

elif eroğlu hakkında bir şeyler karalamayı geciktirmişim istemeden ama bugüne kısmetmiş... zaten yılda bir kaç defa hakkında bir şeyler yazacağım gibi görünüyor... şu anda bile bir yerlerde yarışıyor olabilir:)... son bir video ile artık tamamlayayım... ilk defa nedense bu paylaşımda en yeni videodan daha eskiye doğru paylaşım yaptım ama elifin eski performansları da çok iyi... yine vivaldi ama bu sefer slava kainova oda orkestrası ile...



ekleme/8 mayıs 2019

son paragrafta, hakkında yılda bir kaç kere bir şeyler yazacağım gibi görünüyor demiştim; üzerinden daha bir ay bile geçmedi ve güzel bir ekleme yapıyorum... elif eroğlu, italya'da katıldığı 29. uluslararası per giovani musicisti citta di barletta müzik yarışmasından assoluto birincilikle döndü... pardon, dönmedi, şu anda orada ve bugün konseri vardı... hatta şu anda sahnede olabilir kendisi...


ekleme/eylül 2019

elif eroğlu; eylül başında, bulgaristanın albena kentinde düzenlenen 7. uluslararası heirs of orpheus müzik yarışması'nda da kendi yaş kategorisinde birinci oldu...

hazır bu önemli başarısını da eklemişken, şef nesrin bayramoğlu yönetimindeki çukurova devlet senfoni orkestrası eşliğinde seslendirdiği, vivaldi'nin yaz eserinin 1-3 bölümlerini de paylaşayım... çok iyi bir performans sergilemiş yine elif...

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı olmuş . Oğlum keman çalmak istiyor henüz çok küçük piyano ile başladık umarım bu başarılar ona da ilham olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler katkınız için:)... kemana başlayamayacak kadar küçük olup da keman çalmak istiyorsa, ilhamı gelirken kendisi getirmiştir:)...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.