Ana içeriğe atla

çev sanat 10. yıl konseri

çev sanat 10. yıl genç yetenekler konseri
çev sanat, 3 gün önce 10. yıl konseri düzenledi ve önceden genç yetenekleri dinleyiciler ile buluşturacağını ve ünlü bazı isimlerin de genç yeteneklere destek olacağını duyudu... nuri bilge ceylan, halit ergenç, bergüzar korel, pınar deniz, miray daner ve kubilay aka gençlerle sahneyi paylaşacaklardı... öyle de oldu zaten ama sonradan ünlüler gecesine dönüşen konser hakkındaki bazı düşüncelerimi sona ekledim... çok da önemli değil aslında, güzel ve dikkat çekici bir gece olduğu kesin sonuçta...

başkanlığını berrin yoleri'nin yaptığı, cihat aşkın, fazıl say, ibrahim yazıcı ve bülent evcil gibi büyük sanatçıların sanat kurulunu oluşturduğu bu proje çok önemli ve üstün yetenekli gençlere her türlü desteği fazlasıyla veriyorlar... çağdaş eğitim vakfi da dahil olmak üzere, gençlere hak ettikleri desteği veren kişi, proje ve kurumları bildiğim kadarıyla yazmıştım... okursanız sevinirim... gençlere uzanan eller...

şef ibrahim yazıcı yönetimindeki avrasya filarmoni orkestrası eşliğinde film müziklerinin seslendirildiği konser, qnb finansbank ana sponsorluğunda 7 ocak 2019 tarihinde zorlu performans sanatları merkezinde başarıyla gerçekleştirildi...

bu sene çev sanat, sanat kurulu ve sponsorlarca ödüllendirilen isimleri de aşağıya ilave edeyim... ödüllere layık görülenleri ve ödülleri verenleri kutluyorum...

elvin hoxha ganiyev (keman) ve cemal aliyev (viyolonsel); fazıl say ödülüne layık görüldüler ve kendisiyle konsere çıkacaklar...

emre engin (keman) ve kazım kaan alıcıoğlu (keman); cihat aşkın tarafından ödüllendirildiler ve onun değerli kemanını çalabilecekler...

ıraz yıldız (piyano) ve kerem tuncer (şeflik); ibrahim yazıcı ödülünü kazandılar...

denizcan eren (flüt) ve bora demir (korno); bülent evcil tarafından ödüllendirildiler...

berfin aksu (keman); qnb finansbank ödülüne layık görüldü..

ılgın top (keman); deniz kocaoğlu sanat ödülünü kazandı...

yiğit karataş (keman), melis sağlam (soprano) ve burak beşir (flüt); çev sanat ödüllerinin sahibi oldular...

konsere katılan çev sanat'ın desteklediği genç yetenekler ise şöyle:

bora demir (korno)
cansın kara (viyolonsel)
cemal aliyev (viyolonsel)
deniz ayşe birdal (viyolonsel)
elvin hoxha ganiyev (keman)
emir ilgen (piyano)
ılgın top (keman)
idil bursa (viyolonsel)
idil olgar (keman)
kerem tuncer (şef)
melis sağlam (şan)
tarık kaan alkan (piyano)
tuna bilgin (piyano)

bu sayfada şimdiye kadar hiç korno paylaşımı yapmadım maalesef... çok da severim kornoyu... çok da önemli enstrümandır kendisi ama henüz hak ettiği konuma gelemedi... bir zamanlar kontrbas ve hatta viyolonsel bile öyle idi... bu sebeple video paylaşma hakkımı bora demir'den harika bir yorum ile kullanmak istedim... r. strauss'dan 1 numaralı korno konçertosu... şef hossein pishkar yönetimindeki düsseldorf senfoni orkestrası eşliğinde bora demir... diğer bora demir videolarını da, sol üstteki çalma listesinden dinleyebilirsiniz...



konserde sahne alan genç yeteneklerimizi -ki önemli bölümü çocuk sanatçılarımızdır- özellikle büyük ve kalın yazdım çünkü bu konserde en önemli sanatçılar onlar... ve bu yazıda yazacağım hiç bir eleştirinin onlarla ve sanatlarıyla zerre kadar ilgisi yok... ama maalesef bu gece sonrasında adlarından en az bahsedilenler, yetenekli genç sanatçılarımız oldular...

kesinlikle eminim ki bu organizasyonda emeği geçen herkes iyi niyetle bu geceyi düzenlediler ve ben hiç kimseyi kırmak istemiyorum ama benim aldığım izlenime göre bu konser; genç yetenek konserinden çok, ünlülerin boy gösterme gecesine dönüştü... ben o ünlü isimleri de kesinlikle suçlamıyorum çünkü zaten geçen sene de aynı isimlerle çok başarılı bir konser gerçekleştirilmişti...

geceyi düzenleyenler ve ünlü isimler şunu hesaplayamadılar: asosyal ve sosyal medya boş!... medyaya bakarsak, o gecenin yıldızları o ünlü isimlerdi... genç yetenekler ise sığıntı gibi aralarda dolanıyorlardı...

sosyal medya ise resmen facia... #çevsanat etiketli haberimsi, bilgimsi şeyler ve fotolar berbat ötesi... bu konserin en önemli isimleri yani genç sanatçılar resmen yoklar... zannedersiniz ki ünlüler çalıp söylediler... genç yetenekler de o ünlülere destek oldular:))...

o ünlü isimlerin bu genç yetenekler konserine ihtiyaçları yok ki!... var mı?...

konser öncesi söylendiği gibi genç sanatçılar bu gecede dinleyicileriyle mi buluştular yani şimdi!

ben o genç sanatçıları yıllardır takip ediyorum... çok büyük başarılara imza atmış gençler ve çocuklar onların hepsi de... o çocukları dinleyicileri ile buluşturup da film müzikleri çaldırmak da neyin nesi!?

o genç sanatçılar, en ağır eserleri seslendirerek onlarca başarıya imza atan sanatçılar ve zaten o sebeple destekliyor çev onları... ne gibi bir düşünceyle ve amaçla o çocuklara game of thrones, karayip korsanları, selvi boylum al yazmalım vs vs vs çaldırılır ki!...

şunu da belirtmem lazım; ben bu konseri izlemedim... film müzikleri yazıyor her yerde ama arada vivaldiler, chopinler, bach ve paganiniler uçuştuysa, bana bilgi veremeyenler utansınlar:)))... yani ben masumum:)... ama öyle bir ustalık gösterisinin bu organizasyonda gerçekleşmiş olabileceğini sanmıyorum... bir çok video izledim kısa kısa da olsa, hepsinde de ünlü isimler vardı!...

asosyalinden, sosyaline kadar; bütün medyada neredeyse sadece ünlü isimleri gördüm ben... tüm samimiyetimle söylüyorum, o isimler çok değerli isimler... her biri büyük önemli sanatçılar... onlara ne diyebilirim ki... her biri destek amacıyla oradaydılar, bundan da kesinlikle eminim...

suçlayabileceğim tek yer medya benim... arkadaş, ünlü ismi haber yaptın, paylaştın, tamam, sorun yok ama bi zahmet o konserin asıl amacının ve hedefinin de hakkını ver bari...

instagrama merakla ve hevesle #çevsanat yazdım, elle tutulur bir bilgiye ulaşamadım... sosyal medyaya da kızamam... adam hayranı olduğu ünlünün gece restoranda yemek yerken fotosunu çekip paylaşmış ve basmış çevsanat etiketini:))...

ben net bir sorumlu bulamadım... nasreddin hoca hesabı, herkes masum... medyaya bile kızamam çünkü arada 1 paragraf da olsa gençlerin isimlerini eklemeyi ihmal etmemişler... haklarını yemeyeyim...

neyse; bu sefer de kimseye kızamayayım çünkü tamamı çok önemli isimler, benim de anlayamadığım bir terslik olmuş, çok da sorun değil... eğer özellikle gençler ve aileleri memnun kalmışlarsa, zaten benim için sorun yok, olay kapanmıştır... çev sanat bu konser ile ilgili olarak, genç yetenekleri ön plana çıkaran elle tutulur bilgi içeren paylaşımlar yaparsa, buraya ilave ederim ama şimdilik bu konserden benim anladığım yukarıda yazdıklarım oldu...

Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka...

içinde gürültü eksik olmayan bir evde dünyaya gelmiş cem esen de... yani anne de baba da müzisyen... komşuların sevmediği türden evler sanatçı evleri... "vayyy sen müziğe n…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

idil ve ela'dan başarı haberi

yine bir gülden gökşen hoca klasiği... iki öğrenci, 2 birincilik... idil atlıer ve ela demirkaya; the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olmuşlardı ama ben ertelemiştim bu paylaşımı çünkü ödül olarak yunanistanda konser vereceklerdi haziran sonunda...

temmuz ayına girdik ya, "konser verilmiş mi? bi bakayım" dedim, verilmiş tabii... ben de paylaşayım artık dedim...

the muse, internet üzerinden video paylaşımına dayalı bir yarışma ve videonuzu yarışmaya göndererek katılım sağlıyorsunuz... değerlendirme sonucunda alınan puanlara göre dereceler veriliyor ve her kategorinin birincilerine konser verme imkanı sağlanıyor... bütün dünyaya açık bir yarışma ve neredeyse tüm enstrümanlara ek olarak vokal yanında, oda orkestrası, geleneksel enstrüman ve amatör kategorileri de mevcut...

ela ve idil, birinci oldukları için konser verme hakkı kazandılar ve 29 haziran günü saat 19:00 da atina'nın en büyük salonu olan megaron konser salonunda sahne aldılar... yapılan yorumlarda, büy…

tarık kaan, ilyun ve mina'dan başarı haberi

şu yukarıda gördüğünüz üç genç piyanistimiz; tarık kaan alkan, mina urgun ve ilyun bürkev, ispanya al hambra'da düzenlenen 9. uluslararası maria herrero piyano yarışmasına gittiler ve güzel derecelerle döndüler...

ilyun bürkev ve tarık kaan alkan, kendi kategorilerinde birinci olurlarken, mina urgun da kategorisinde üçüncü olmayı başardı... her üç genç yeteneğimiz de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nde öğrenimlerine devam ediyorlar... mina urgun ise henüz yarı zamanlı olarak piyano eğitimi alıyor olmasına rağmen bu büyük başarıyı elde etti... her üç genç piyanistimizi, öğrenim gördükleri yüz aklarımızdan biri olan okullarını, öğretmenlerini ve ailelerini ayrı ayrı kutluyorum... mina'yı ise apayrı ve özel olarak kutluyorum...

üç gencimizi de maalesef daha önce paylaşma fırsatı bulamamıştım... tarık kaan alkan'ı önceki başarılarından dolayı tanıyorum ve bu sayfada defalarca hakkında güzel haberler verdim... bir paylaşımı buradan okuyabilirsiniz... kısaca da olsa…

can çakmur

çok dikkat çeken, çok başarılı bir genç piyanist can çakmur... hakkında bir şeyler yazmak için hep ileri bir zamana ertelediğim isimlerden biri kendisi ama fırsat buldukça ertelediğim bu gençleri de yazmaya çalışıyorum... can çakmur, bir çok genç yeteneğimize oranla daha fazla tanınma fırsatı yakalamış olan bir isim... tabii bu tanınırlığın sebebi, elde ettiği büyük başarılar sonuçta ve dolayısıyla medyada daha fazla yer aldı... türkiyede ilgili medyanın bile ilgisini çekebilmek için bir kaç deveye birkaç hendek atlatmanız gerekiyor... zaten ondan sonra da medyaya ihtiyacınız kalmıyor:)...

can çakmur hakkında detaylı bilgi alabilmeniz için öncelikle resmi sayfasının adresini paylaşayım... çok iyi hazırlanmış güzel bir sayfaya sahip can çakmur... fırsat buldukça araya sıkıştırıyorum, her genç yeteneğimizin mutlaka böyle bir sayfası olmalı diye düşünüyorum... umarım bir çokları gibi sayfasına kilidi vurup da facebook, instagram vb gibi pek işe yaramayan ortamlara geçmez...

www.cancakmur.…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

light in babylon

dinlediğimde hayran kaldığım, uzun süredir paylaşmak istediğim ancak bir türlü beceremediğim bir grup light in babylon... itiraf edeyim, ön plana çıkan 2 konu var light in babylonda, şarkı söyleyen kız ve müziğin rengi... düşündüm bir an "nedir müziğin rengi" diye! tabii yok öyle bir şey ama hadi tarzı diyelim; özetle yaptıkları müzik... kişi olarak ön plana çıkan ise bence vokalist kız, yani adını bin bir zahmetle öğrendiğim michal elia kamal... israilli oluyor kendisi ama iran orijinliymiş... hemen belirteyim, vokal ön plana çıkıyor derken kesinlikle gruptaki diğer müzisyenleri bir kenara atıyor değilim!... çok başarılılar ancak michal elia kamal şarkı söylerken apayrı bir dünyaya gidiyor sanki... sesi çok iyi ve çok severek şarkı söylediği apaçık belli... izlerken kendisinin söylediği parçayı resmen yaşadığını görüyorsunuz...

santur çalan ise türk... metehan çiftçi... michal elia kamal ve julian demarque (fransız, gitarist) gezgin müzisyenler olarak 2009 yılında istanbul…