Ana içeriğe atla

sesim bezdüz & dönüşümler

keman
sesim bezdüz
genç kemancımız sesim bezdüz, arkadaşları çellist corentin faure ve piyanist ludovic marec ile birlikte katıldıkları brükselde düzenlenen dünyanın önemli oda müziği yarışmalarından biri olan concour musique de chambre (prix festival musiq3 2017) yarışmasına katıldılar ve birinciliği kapıp geldiler... pardon, gelmediler, brükselde kaldılar!... sesim bezdüz gelmiştir yada gelecektir mutlaka ülkesine ama yarışmanın yapıldığı yerde yani brükselde yaşıyor ve conservatoire royal de bruxelles belgique de devam ediyor eğitimine... barış mançonun da eğitim aldığı okul diye biliyorum ama büyük ihtimalle yanılıyorum...

sesim bezdüz bu paylaşımın baş rol oyuncusu ama başrolü paylaştığı isimler de çok önemliler... yarışmaya çok sesli müziğimizin en önemli kilometre taşlarından biri olan ilhan baran eseri transformations (dönüşümler) ile katıldılar... ve kendilerini bu yarışmaya hazırlayan isim de bir zamanların harika çocuğu olan ve sesim bezdüzün okulunda hocalığa devam eden muhiddin dürrüoğlu!... yarışma performansı ludovic marec tarafından paylaşıldı ve ben de bu çok önemli eseri yarışma heyecanıyla dolu bir haliyle paylaşayım istedim...

1975 yılında besteledi ilhan baran dönüşümleri ve bu eseri dünyanın önemli orkestralarının repertuvarına girdi... bir çok piyano eseri de yine dünyada bir çok okulda eğitim amaçlı olarak da kullanılıyormuş...

ilhan baran - transformations (dönüşümler)


sesim bezdüz, son yıllarda adını sıkça duymaya başladığım genç bir yetenek ama henüz kendisi hakkında paylaşım yapma fırsatım olmamıştı... yine hakkında paylaşım yapamayacağım:)... kendisinden şimdilik özür diliyorum ama sesim kesinlikle burada çok bahsedeceğim bir isim... itiraf edeyim, ben artık yetişemiyorum üstün yetenekli genç sanatçılarımızın başarılarına!... sesim bezdüz, kesinlikle ayrıca paylaşılmayı hak eden çok başarılı bir genç sanatçı ama bakalım kaç vakte kadar gerçekleşecek o paylaşım:)... ben paylaşana kadar üniversiteyi bitiren yetenekli çocuklar var:)... gerçekten... mesela ayşedeniz gökçin:)...

ekleme/30 temmuz 2017

yukarıda sesim bezdüz hakkında daha sonra paylaşım yaparım demişim ama kısaca bir ilave ile hakkında bilgi vermeye çalışayım... gelecekteki paylaşımlarım artık kendisinin yeni başarıları konusunda olur... ben aslında ödülleri, yarışmaları filan başarı ölçütü olarak görmüyorum, hele hele çocuk yaşlarda alınan dereceler içimi bile burkuyor... çocukların yarıştırılmaları bana ters ama sonuçta oluyor bunlar... ve belki de gereklidir, iddialı değilim... sesim bezdüzün sanatçı kişiliğine ulaşmak için yarışmaya ve ödüle ne gerek var mesela? şu aşağıdaki yetmez mi?... yahu şu isteğe, gayrete, ciddiyete, ustalığa ve kemana olan sevgiye baksanıza:)...



lili tchumburidzenin öğrencilerinden biri sesim bezdüz... lili tchumburidzeden bu sayfada o kadar çok bahsettim ki!... ülkemiz keman sanatına katkısı gerçekten çok önemli bu ismin... daha sonra hacettepe üniversitesi devlet konservatuvarında ildiko zsuzsanna moog ile çalışmış lise öğrencisi olarak... şimdi de belçika kraliyet konservatuvarında veronique bogaerts ile üniversite eğitimine devam ediyor... tabii hocası değişmiş olabilir, bilmiyorum ama ilk hocası o idi...

bezdüz; çok yaygın bir soyad olmadığı ve aynı zamanda çok da iyi bilinen, tanıdık bir soyad olduğu için, sesimin kimlerin kızı olduğunu yazmaya zannedersem gerek yok... ama tabii burası bir blog sonuçta, gerek yok demek biraz tuhaf oldu:)... ben son zamanlarda bu işi şişirmeye başladım gerçekten:)... sesimin annesi, keman hocası (bilmiyordum ama aynı zamanda mersin devlet opera balesinde koro şefiymiş) reyhan bezdüz... babası ise dünya çapında ünlü tenorumuz bülent bezdüz...

20 yaşında, oldukça başarılı bir genç yetenek sesim... çok dikkat çeken genç yeteneklerden birisi... sanatçı ailenin; çekirdekten yetişme, erken yaşlardan itibaren sahne tozu yutmaya başlayan bir sanatçı çocuğu oluyor sesim... annesi reyhan bezdüzün koro şefliğini yaptığı mersin devlet opera ve balesinde koroda başlamış sesim bezdüz müziğe... sanatçı anne ve babaya sahip olmanın getirdiği avantaj bence bu kadar... çok önemli ama bu kadar sonuçta... gerisi sesim bezdüzün gayretleriyle ve çalışmalarıyla olmuştur... yani doğal yetenek ve aile desteği aslında bir yere kadar... hiç bir ailenin gücü, çocuğunu ildiko moog un yada veronique bogaerts in öğrencisi yapmaya yetmez... sesim bezdüzü çocukluğundan itibaren takip eden biri değilim ama takip edenler ve tanıyanlar, kendisinin çok ciddi ve disiplinli çalışan bir çocuk olduğunu söylüyorlar... sonuçlar da ortada zaten... 4 yaşında müziğe, 6 yaşında kemana başlamış, bugün 20 yaşında bir keman ustası olmuş...

llangollen uluslararası müzik festivalinde birinci olduğunda 11 yaşındaydı sesim... fazıl sayın nazım oratoryosunda söylediği "kız çocuğu" ise harikaydı... türkiye de dahil, birçok ülkede, bir çok senfoni orkestrasıyla konserler verdi şimdiye kadar sesim bezdüz... 2015 yılı şubat ayında, bir tanıdığımın "muhteşemdi, tüylerim diken diken oldu dinlerken" şeklinde ifade ettiği eskişehir konseri hakkında da bir çok övgü dolu yazı okudum... özetle; sesim bezdüz, adından çok söz ettirecek genç bir yetenek...

ilhan baran
muhiddin dürrüoğlu, toros can, yeşim alkaya, ayşedeniz gökçin, fazıl say, burçin büke, oya ünler gibi çizgi üstü müzisyenlerin hocası da olan besteci ilhan baranı ne yazık ki 2016 kasımında kaybetmiştik... 2015 yılında andante tarafından düzenlenen donizetti klasik müzik ödülleri kapsamında yaşam boyu başarı, ölümünden kısa bir süre önce de istanbul müzik festivali onur ödüllerine layık görülmüştü...

ilhan baranın öğrencilerinden olan muhiddin dürrüoğlu, özel statü kapsamına alınan üstün yetenekli öğrencilerdendi ve aldığı sağlam eğitim sonrasında çalışmalarını amerika ve belçikada sürdürdü... yukarıda da belirttiğim gibi, belçika kraliyet müzik okulunda oda müziği profesörü olarak çalışmalarını sürdürüyor... aynı zamanda ensemble kheops grubunun da üyesi...

muhiddin dürrüoğlu
tabii bu paylaşımda adı geçen isimler, çok büyük isimler... dönüşümler bile apayrı özel bir konu... sesim bezdüzün ailesi de... ama bu blog için en önemli konu doğal olarak sesim... onun ve arkadaşlarının bu başarısı üzerine bir bakıma bir taşla 3-5 kuş vuruldu:)...ben sesim bezdüzü, arkadaşlarını, muhiddin dürrüoğlunu kutluyorum... yarışma için ilhan baranın eserini seçmiş olmaları da çok önemli, o sebeple de kutluyorum... sesimin de ailesi gibi çok büyük başarılara imza atacağından kesinlikle eminim...

sesim bezdüzün şef ibrahim yazıcı yönetimindeki izmir devlet senfoni orkestrasıyla 2011 yılında verdiği konserden bir performansla bitireyim şimdilik... max bruch ın sol minör keman konçertosu, birinci bölüm... bu eseri herkes böyle çalamaz kolay kolay... üstelik 13 yaşında!... ki ben ne yazık ki sesim bezdüzün eskişehir ve sonrasındaki daha yeni konserlerine ulaşamadım... daha doğrusu, burada paylaşabileceğim formatta bulamadım...



her zamanki gibi tam bitirirken bulurum mutlaka bir şeyler ve paylaşmadan duramam:)... şimdi bunu nasıl paylaşmayayım... bonus paylaşım olsun yine... 2015 yılı genç yetenekler yarışmasında derece alan hacettepeli iki gençten diğeri kontrbasçı tuncay ipteş... birlikte harika çalmışlar gerçekten... ne yazık ki bu videoda parçanın sonu yok... bir başka videoda da başı yok:)... diğerini bulup da sonunu izleme işini size bırakıyorum artık... her şeyi benden beklemeyin:)... sesimin zigeunerweisen videosunu mutlaka bulup izleyin çünkü bu sayfa artık zigeunerweisen doldu iyice... bir de şu videoyu kesinlikle kaçırmayın derim...





Yorumlar

  1. Tanıdığım en yetenekli ve çalışkan kemancımız. Çok güzel bir gelecek vaat ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim katkınız için... katılıyorum, sesim bezdüz de gelecek vaadeden yetenekli ve çalışkan gençlerimizden biri... dünyaca tanınacağından ve önemli başarılara imza atacağından eminim...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.