Ana içeriğe atla

mevsim engin

mevsim engin ve gürer aykal
genç keman sanatçımız mevsim engin, budapeştedeki liszt akademisinde eğitimine zorluklarla devam ediyor... maddi giderlerini karşılamak için çalışıyor ve aynı zamanda alba regina senfoni orkestrasında keman çalıyor... eğitimine devam edebilmesi için de maddi olarak desteklenmesi gerekiyor...

her sanatseverin elinden geldiğince destek olması şart!... bakın iyi olur, hoş olur vs vs vs demiyorum, şart!... kendisine enginmevsim[at]gmail.com adresinden ulaşıp, destek olabilirsiniz...

sanatçı mevsim engin hakkında daha sonra paylaşım yapacağım... bu paylaşım öğrenci mevsim engin için... zaten şu anda hakkında yeterince bilgim de yok ne yazık ki... çok başarılı bir genç mevsim... anladığım ve öğrendiğim kadarıyla, sadece üstün yetenekli de değil!... çok azimli, çok çalışkan, tuttuğunu koparan bir genç...

9 yaşında başlamış kemana... ilk öğretmeni zeynep ışık... daha sonra mersin nevit kodallı güzel sanatlar lisesini kazanmış... lise eğitimi süresince çok önemli iki hocadan ders almış... reyhan bezdüz ve lily tchumburidze... sesim bedüz ve veriko tchumburidze nin anneleri oluyorlar:)...

ben neden mutlaka destek olmalıyız mevsime diyorum?... her yaz tatilinde cihat aşkın ve küçük arkadaşları keman eğitim kamplarına katılmış... yan gelip yatmamış... cihat aşkın ve diğer önemli kemancılardan dersler almış, onlarla konserler vermiş... liseyi birincilikle bitirmiş, ondokuz mayıs üniversitesi müzik öğretmenliği sınavlarını kazanıp, ildiko zsuzsanna moog ile çalışmış iki sene... 2012 yılında hacettepe üniversitesi devlet konservatuarını kazanmış... yaz aylarını yine boş geçirmemiş ve ulusal gençlik filarmoni orkestrası kamplarına katılmış... ankara gençlik, antalya senfoni ve hacettepe senfoni orkestralarında da çalışmış... 2016 yılında da hacettepeden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olmuş...

liszt akademisi hocalarından eszter pereny davet etmiş mevsim engini, seviyesini belirledikten sonra master öğrencisi olarak kabul etmiş... tabii bu sefer de okul masrafı sorun olmuş doğal olarak... senelik 6000 euro!... kolay değil tabii... mecburen yarı zamanlı başlamış mevsim... çok uzatmıyorum, bir yandan çalışarak, bir yandan orkestrada çalışarak zar zor bir yıllık eğitimini tamamlamış...

tabii yazması kolay! alba regia senfoni orkestrasına da elini kolunu sallayarak girilmiyor!... birinci kemancı ve yardımcı baş kemancı sınavları açılmış, o sınavlara katılmış ve bir çok aday arasından sıyrılıp, orkestraya girmiş!...

liszt akademisi keman sınavını başarmış... teori sınavında da en yüksek notu almış... iş bu noktaya kadar gelmiş ama maddi destek bulamazsa bu kadar emek ve çaba boşa gidecek... yıkılan umutlar da cabası... sadece yıkılan umut mu?... çok daha fazlası yıkılıp, kırılıyor ister istemez!...

liszt müzik akademisi çok ciddi eğitim veren, çok disiplinli bir devlet üniversitesi... adı üstünde, franz liszt tarafından kurulmuş 1875 yılında... zoltan kodaly ve bela bartok okumuş bu okulda vakti zamanında!... dünyanın en önemli müzik okullarından birisi olarak kabul ediliyor... bu okula master için kabul edilen mevsim aynı zamanda oldukça iyi bir piyanist...

keman
mevsim engin
bir yarışmaya girip de derece alan gençlerimiz belki biraz maddi olabilir ama özellikle manevi olarak ödüllendiriliyorlar ancak iyi bir müzik okuluna kabul edilen gençler manevi olarak belki biraz ödül alıyorlar ama maddi olarak hiç ödüllendirilmedikleri gibi, ciddi bir maddi külfetle de karşı karşıya kalıyorlar!... düşünsenize! muhteşem bir başarı elde etmişsiniz, üst düzey bir okulun tanınmış bir hocası sizi değerlendirmiş ve sizi kendisine öğrenci olarak seçmiş! ama maddi sıkıntılar her şeyi berbat etmiş!...

daha önce bir çok paylaşımda benzeri konulara çok değindim... bu gençler öyle kolay kolay yetişmiyorlar... bol miktarda doğmuyorlar!... doğsalar bile farkedilmeyebiliyorlar... yetenekleri olsa bile mevsim gibi çalışkan olmayabiliyorlar vs vs vs... işlenmeyen yetenek ne kadarsa o kadar kalıyor... bu gençlerin mümkün olduğunca iyi eğitim almaları gerekiyor... konu sadece okul masrafı da değil... her birine iyi enstrümanlar lazım... aksesuarlar lazım... sürekli masterclasslara katılmaları lazım... konserlerde çalmaları, bol bol seyahat etmeleri lazım... eğitim aldıkları ülkelerde insanca ve konumlarına uygun yaşamaları da lazım...

bir yandan 3 kuruş artırma derdiyle büyük sanatçı olunur mu? tabii ki olunur!... hem de sanatçının hası olunur!... olunmaz diyeceğim sandınız değil mi:)... tabii olunur ve mevsim engin olacak... hakkında 3 paragraf yazı okudum, bir kısmını buraya aktardım ve ben eminim, mevsim zaten şu anda sanatçının hası!... çok daha fazlası olacak mevsim engin... gerekirse yine çalışacak bulabildiği işlerde ve mutlaka amacına ulaşacak... hiç de hoş olmayacak tabii!...

benim bütün derdim sadece şu: bu gençleri kırmaya, üzmeye, yormaya ne gerek var?... hepsini toplasanız sahip olduğumuz parmak sayısını geçmez sayıları!... bir zamanlar 3-5 idi... şimdi 15-20!... kimi okul masrafı derdinde, kiminin arpı, flütü yok... kimi okul parasını denkleştirse, yaşamak için çalışmak zorunda!... bir çoğu da çocukluktan çıkmaya başlamış da genç olmaya çabalıyor durumunda, ailelerinden uzakta ve benim bilmediğim, akıl edemediğim daha neler neler?...

yeterince dramatikleştirdim zannedersem:) ama hepsi de gerçek... yahu şöyle bir şey olabilir mi? bir genç yetenek, defalarca dünya birincisi oluyor! ama sağdan soldan bulabildiği enstrümanla katılıyor yarışmaya!... bu sayfada paylaştığım bir hikayedir bu!... el alem pamuklar içinde koruyor o yetenekli gençleri!... malum ülkelerde dünya devi şirketler sponsorluk için yarışıyorlar!... biz bir avuç gence sahip çıkamayacak mıyız?...

ekleme 9 aralık 2017 - mevsim engin hakkında kendisini net biçimde dinleyip, tanıyabileceğimiz bir paylaşıma daha önce ulaşamamıştım çünkü yukarıda bahsettiğim gibi, senfoni orkestrasında çalışıyor... bundan sonra mutlaka solo performansları da olacaktır ama şimdilik aşağıdaki konseri paylaşıyorum... sıcak sıcak... 5 aralıkta gerçekleşen bir konser...

kitatani mariko (keman)
mevsim engin (keman)
lilla filip (viyola)
szabolcs madarasi (viyolonsel)
saki kono (piyano)

Dohnányi: Piano quintet Op.1

Yorumlar

  1. Gözlerinden mutluluk akıyor, sevgi akıyor bu kızın. Destek bulunmasına çok sevindim ama desteği hiç kesmesinler. Başarılar diliyorum sana güzel kızım, Gülen yüzün hiç solmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet aysun hanım, katılıyorum size, teşekkür ederim...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.