Ana içeriğe atla

yağız oral

yağız oral

uzun süredir hakkında paylaşım yapmak istediğim önemli bir genç bestecimiz yağız oral... 2017 yılında agora gençlik senfoni orkestrasının kurucu şefi olarak tanımıştım kendisini, agora orkestra olarak gerçekleştirdikleri başarılı çalışmaları da paylaşmıştım ama kendisi farklı bir çok projesi olan bir besteci... koltuğunda bir çok karpuzla devam ediyor yoluna, biraz da bu sebeple hep erteledim hakkında bir şeyler karalamayı... yaz yaz bitmiyor çünkü... benim gibi müzmin tembellere göre değil yağız oral gibi hiperaktif müzisyenleri yazmak ama artık kısa kısa yazıyorum bir süredir... bakalım tanıdığım yağız oral'a ilaveten, henüz tanıyamadığım neler çıkacak..

yukarıdaki fotoğraf, kendisine ait ev stüdyosunda çekilmiş.. umarım çeken düşüp bir tarafını kırmamıştır diyecektim ama bu yaşlı kafası tabii.. şimdi çok kolaydır o iş.. çok profesyonel kayıtlar yapılabiliyor anladığım kadarıyla ve özellikle karantina sürecinde çok faydalı olmuştur mutlaka çünkü insan buraya kapandı mı, aylarca çıkmayabilir..

agora senfoni'den mozart ve film müzikleri paylaşımında kısaca da olsa kendisinden bahsetmiştim... okursanız sevinirim o paylaşımı.. şunu da tabii, hazır başlamışken okumaya: agora gençlik senfoni orkestrası... agora gençlik senfoni yola ilk çıktığında, bu harika oluşumun fikir sahiplerinden birinin yağız oral olduğunu bilmiyordum!... yani tabii ki orkestranın şeflerinden ama o kadar mütevazı sanatçılar ki, paylaşım yapıyorsun ve kim kimdir? anlamaya çalışıyorsun, hatta çalışmanın ötesinde, direk soruyorsun ama cevap hep aynı! "biz"... gerçekten öyle, bir sürü isim geçiyor, ben de yazmışım zaten isimleri ve katkılarını ama ortada görünen sürekli "kolektif oluşum".. çok güzel bir durum tabii ama biz alışık değiliz bu güzel durumlara.. benim kafa öyle çalışmıyor ki.. gözlerim her yerde bir müdür arıyor:)).. neyse..

ben aslında bu paylaşımı yapmaya vanity ile başladım... daha doğrusu, beni gayrete getiren güzel bir sebep oldu obua, klarnet, viyolonsel ve piyano için yazılan bu quartet.. hayran kaldım hem yağız oral'ın bu eserine hem de eseri seslendiren genç sanatçıların yorumlarına...

yorumlarıyla yağız oral eserini tam bir quartet yapan müzisyenler ise; giz zaimoğlu (obua), efil özdemir (klarnet), atakan çalışkan (viyolonsel) ve cem esen (piyano)...


ben aslında yağız oral'ı 2017 öncesinde de isim olarak biliyordum caz gitaristi olarak.. gitar hastası olduğum için, nerede kim çalıyor takip ederdim ama şimdi youtube'da videolarını bulamadım.. sanki önceden vardı ama emin de değilim.. aklımda bir "son dakika" grubu kalmış ama fazlasını da hatırlayamadım ve bulamadım... yani müziğe gitarla başladı ama sonrasında benim sonradan öğrendiğim koro çalışmaları var.. alegria, trt ve kültür bakanlığı çok sesli gençlik korolarında korist olarak çalışmış...

bu koroda görev alma konusu benim çok dikkatimi ve ilgimi çeken bir konu olmaya başladı çünkü çok sesli müziğe koro ile başlayan gençler, ilerleyen yıllarda çok başarılı oluyorlar.. özellikle çocuklar.. zannedersem ekip ruhunu ve çok sesliliği eğlenceli bir şekilde özümsüyorlar... vardır bilimsel bir açıklaması.. yoksa da ben açıklamış oldum:)).. yağız oral çocuk denmeyecek yaşta girmiş olsa da koro çalışmalarına, diyorum ki; çocuklarınızı gidin bir koroya yerleştirin..

yağız oral; yukarıdaki korolarla da yetinmemiş ve amerikalı müzisyen eric whitacre tarafından yürütülen ve nasa ile ortak bir proje olan sanal koro projesinde de korist olarak yer almış.. bunu yeni öğrendim, araya iliştireyim istedim.. bakalım daha neler çıkacak, daha öğrenciyken nasa'ya kadar gittik... çok şey var aslında yazabileceğim ama hem önemli kısımları yazıyorum hem de çoğu şeyden de emin değilim...

başkent üniversitesi devlet konservatuvarı kompozisyon ve müzik teorisi bölümü’nde çalışmalarını şef orhun orhon ile sürdüren yağız oral, özellikle film müziği konusuna yoğunlaşmış durumda... agora senfoni orkestrasının konserlerinde de film müziklerini seslendirmişlerdi filmlerden sahneler eşliğinde..

2018 yılında cannes film festivalinde "resmi seçim" olarak seçilen yiğit karaca ve çağla akpınar kısa filmi juncture'ın müziğini de bestelemişti yağız oral.. lafı daha fazla uzatmadan, onu paylaşayım hemen...


2017 yılında picta organizasyonu ile çalışmış ve frozen müzikalinde orkestrayı yönetmiş olan yağız oral; rebirth, ronin: two souls ve cavemen tales video oyunlarının da müziklerini bestelemiş.. 2019 yılında da efe tuncay tarafından kurulan pxseller firmasında film müziği bestecisi olarak çalışmaya başlamış... pxseller youtube kanalı'nı takip ederseniz, yağız oral'ın bestecilik ve film müziği konularında bir çok videosuna ulaşabilirsiniz...

tabii benim bahsetmeyi unuttuğum ama şimdi ilave etmem gerektiğini düşündüğüm seminerlerini de atlamamak lazım... tam olarak bilmiyorum nerelerde seminerler verdiğini ama bir çok okulda öğrencilere bilgi aktarımında bulunduğunu biliyorum... uğur okulları ile düzenli çalışmalar yaptı, unicef in tarım işçisi çocuklar ile yürüttüğü bir projede görev aldı ve orkestra yönetti.. avrupa birliği projelerinde çalıştı.. bunun yanında insan hakları, hayvanları koruma ve toplumsal adalet konularında da çalışmaları var...

daha önce korist olarak görev aldığı ankara üniversitesi alegria korosuna konuk şef olarak davet edilen yağız oral, gülsin onay'ın solist olarak çaldığı bodrum oda orkestrasını da yönetmiş... geçen sene, yeni bir oluşum olan indigo filarmoni orkestrasını yönetmek için de davet edilmişti...

bahsettiğim bir çok çalışmasını yeni öğrendim, kim bilir daha neler var bilmediğim, öğrendikçe ilave ederim buraya mutlaka... kısaca özetlersem; orhun orhon, ışın metin ve ibrahim yazıcı gibi çok önemli isimlerle çalışmalarını sürdürüyor, lisans eğitimini tamamlamış olabilir, master çalışması yapıyor da olabilir şu anda yada yapacaktır belki... agora orkestra ile çıktığı yola müzik yönetmeni olarak devam ediyor ve hem ülkemizdeki hem de macaristan, ingiltere, amerika, kanada ve avustralya gibi ülkelerdeki bağımsız film yapımcıları ile çalışmalarını sürdürüyor halihazırda... california institute of arts'da da online eğitimlere katıldı 2020 yılında..

aşağıdaki youtube çalma listesinden en iyi film müziği çalışmalarına ulaşabilirsiniz.. sağ üstteki playlist tuşuna basarak tamamını dinleyebilirsiniz...


osman emre ve deniz kuyumcu kısa filmi id'nin de müzikleri yağız oral'a ait.. 2020 yılında çekilen filmin konusu da ilginç ve güncel.. human versiyon 2.0 üzerine bir film... son sanayi devriminin yaratmak istediği teknolojik işe yaramaz insan üzerine.. bil geytz ve şukerberg'den kurtulabilecekmiyiz, onu anlatıyor.. 2019 yılında da atamın anıları mini tv serisinin müziklerini yapmıştı...

2020 yılında, meeting filminin müziklerini topladığı albümü, 2021 yılında da ronin: two souls albümü yayınlandı... üç de single çalışması var aynı yıllarda yaptığı; rare whisper, chekhow's gun ve yukarıda bahsettiğim juncture... farklı enstrümanlar ve orkestra için bestelediği eserler ise; soaring cloud, isolation, raindrops, nefarious ve one night in the castle... tabii en başta bahsettiğim vanity'i de eklemek lazım...

meeting filmi ayrı bir öneme sahip; uzun metrajlı filmin yapım ve yönetimi ünlü piyanistimiz emre şen'e ait... 2018 yılında çekimleri tamamlanmış olan film, geçtiğimiz yıl amazon prime üzerinden yayınlanmaya başlamış ancak galiba ülkemizde henüz izlenemiyor.. meeting film müzikleri de yağız oral'a ait... emre şen filmi olması sebebiyle zannedersem, yada filmin konusu ile de ilgili olabilir, bu albümde klasik müzik kendisini daha ağırlıkla hissettiriyor.. liszt sonatı da kullanılmış ve bu eser de emre şen tarafından seslendirilmiş.. albüm çok hoşuma gitti ama film hakkında bilgim yok.. tek bildiğim, borderline kişilik bozukluğu üzerine olması filmin.. liszt gibi bir muhteşemliğin de bu kişiliğe sahip olması muhtemel, o konuda da bilgim yok.. gördüğünüz üzere, ben hiç bir şey bilmeden yazıyorum:)).. siz de gelip, okuyorsunuz ama hayat artık böyle.. neredeyse her konuda, hiç bir şey bilmeyenler köşe başını tutmuş durumda..

yağız oral, yaz yaz bitmiyor, bilmediğim çok şey vardır mutlaka ve kendisi bence henüz yolun başlarında.. yani yeni başlıyor ve adını çok duyacağız... çok yol kat etmiş sadece 4-5 yıl gibi kısa bir sürede.. böyle devam ederse, muhtemelen ben hakkında bir daha paylaşım yapmam, uzun sürüyor çok:)).. düşündükçe farklı çalışmaları çıkıyor, özellikle şu pandemi sürecini çok iyi değerlendiren sanatçılarımızdan biri yağız oral... kısa bir süre önce paylaştığım, portemento oluşumunda da kendisinden bahsetmiştim, okuyun derim, merak etmeyin, kısa:)..

aşağıda verdiğim spotify çalma listesinden bir çok çalışmasına ulaşabilirsiniz, bunun yanında, soundcloud sayfasından da dinleyebilirsiniz eserlerini ama nedense ben bir türlü açamadım sayfayı..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va