Ana içeriğe atla

eren başbuğ

eren başbuğ

ekleme/29 ekim 2018 aşağıdaki paylaşım 28 ağustos 2011 tarihlidir... o günden bugüne zorlanarak da olsa (çok çalışkan, hiperaktif bir sanatçı çünkü) takip ettiğim, o dönemin genç yeteneği, bugünün dünya müzisyeni eren başbuğ ve çalışmaları hakkında o kadar çok şey birikti ki aşağıda bağlantılarını verdiğim bir çok paylaşıma rağmen... bu sebeple aşağıda aralara bir çok bilgiyi de bugün ekleme gereği duydum çünkü çok eksik idi bu hali ile... eklemeler italik olarak ilave edilmiştir...

progresif eren

like a dream: eren başbuğ

eren başbuğ ve roli seaboard buluşması

eren başbuğ ile röportaj

ayumi ueda & woman of the world

eren başbuğ neler yapıyor?

çağdaş filozof nihat doğan kitleleri peşinden sürüklerken, adı sanı nadiren (2-3 yılda bir) geçen kişileri es geçe geçe halimiz boka döndü... es geçilen, dünyaca önemli, bizce pek önem arzetmeyen, sadece ödül aldıklarında ayıp olmasın diye haber programlarının sonlarına bir yerlere 2 dakikalığına iliştiriliveren bazı kişileri fırsat buldukça burada yazmaya çalışıyorum... çok fazlalar aslında ama çoğu zaman iyi takip etmeye çalışan benim gibi kişilerce bile es kaza farklarına varılan bu değerlerden birisi eren başbuğ...

erenbasbug.com

böyle yazıyorum diye yıllardır bildiğim, takip ettiğim biri sanmayın:)... boka dönen halimiz içindekilerden biri de benim sonuçta... ilk kez facebook da jordan rudess!!! in bir paylaşımında gördüm bu ismi... jordan rudess in fanlarından biridir dedim önce... sonra rudess in paylaştığı video yu izledim, yabancı! zannettim, eren başbuğ'u ise jordan ın sayfasına o videoyu koyan fanlardan biri zannediyorum hala daha!!... meğer piyanoyu çalan kişiymiş eren başbuğ... sürekli bu tip ofsaytlara düşmekten bıktım gerçekten... bu arada; adam değil eren başbuğ, henüz çocukluktan yeni çıkmış bir delikanlı...

böyle yazmışım 2011 yılında ama bugün roli tarafından “dünya çapında bir müzisyen” ve jordan rudess tarafından da “çılgın bir yetenek” olarak tanıtılan eren, dream theater, jordan rudess ve paul winter ile yaptığı çok önemli çalışmalarla tanınıyor...1997-2011 yılları arasında piyano ve kompozisyon eğitimi aldığı bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi sonrasında, film müziği ve elektronik müzik eğitimi aldığı berklee college of music'ten de 2014 yılında mezun olan eren, eğitimini tamamladıktan hemen sonra müzik teknoloji şirketi roli’de çalışmaya başladı...

jordan rudess ve eren başbuğ

nerde kalmıştık?... roli firmasında çalışmaya başlamıştı eren başbuğ... bu firmada, halihazırda son teknoloji olarak kabul edilen, üstüne henüz daha yenisi keşfedilmemiş olan roli seaboard üzerinde enstruman geliştirme, tanıtım ve eğitim alanlarında çalıştı, amerika ve avrupa'da yüzlerce müzisyene eğitim verdi... dünyanın en büyük müzik, teknoloji ve oyun fuarlarından namm, ces ve e3 expo’da sahne aldı, enstrumanın dünya çapında bilinirliğine, eğitimine ve tanıtımına öncü oldu... e3 expo bünyesinde gerçekleştirdiği bir tanıtımı paylaşayım...



benim de kısa bir süre önce öğrendiğim çok önemli eğitmenlik görevleri de varmış eren başbuğun... bu arada, tüm bu ilavelerimin tamamı 2014 yılı mezuniyet sonrasında! yani 4 yıl hepsini toplasanız ve eminim bilmediğim, duymadığım çok daha fazlası var hakkında... tabii buna en başta bağlantılarını verdiğim işleri de ekleyin... onlardan burada bahsetmiyorum... bir eğitmen olarak, massachusetts institute of technology, kendi okulu berklee college of Music ve new york university gibi zirvedeki eğitim kurumlarda konuk öğretim üyeliği yapmış, müzik teknolojisi, film müziği, sahne performansı ve enstruman ustalığı konusunda sayısız ders de vermiş...

"henüz 18 yaşında bir şef olarak dakikalarca ayakta alkışlanan büyük yetenek. jordan rudess ondaki yeteneği kıtalar ötesinden keşfedip birlikte çalışmaya davet ettiği için, bizler de burada eren'in adını öğrenmiş oluyoruz"
eren başbuğ hakkında bulabildiğim tek türkçe kaynak olan ekşi sözlükte ershi böyle demiş... ortak referansımız ise jordan rudess... bilen bilir ama bilmeyen için yazayım, aşırı derecede büyük bir referanstır kendileri:))... çok laf etmeden, müzik diyeyim ve harika bir piyano flüt düzenlemesi sıkıştırayım araya... feyza nur sağlıksever'in flütü eşliğinde ian anderson (jethro tull) parçası, thick as a brick...



yurt içi ve yurt dışında aldığı ödüllerin yanında, henüz 17 yaşındayken 45 yıllık Başkent Oda Orkestrasının şefliğini üstlenmiş olan eren başbuğ, bir çok konser vermiş, yine henüz 18 yaşındayken yazmış olduğu senfonik dream theatre müzikleri ve jordan rudess'in explorations konçertosu venezuella orcquestra senfonica juvenil chacao tarafından jordan rudess'in solisliği ve eren başbuğ'un şefliğinde seslendirilmiştir...

eren başbuğ'u birden keşfedip, progresif rock yönünü keşfedince, bu paylaşımı yaparken bir çok konuyu es geçmişim resmen... zaten bu eklemeyi yapma gereğini hissetmiş olmamın sebebi de bu... 2004-2014 yılları arasında bir çok başarıya da imza atmış eren başbuğ... benim bildiğim ödüllerini aşağıya sıralayayım tarihe göre...

özel yetenek ve seçkin müzisyen ödülü – ibla grand prize, ıtaly (2004)
teşvik ödülü – trakya university piano competition, turkey (2004)
jüri özel ödülü – vienna young pianists, austria (2007)
tam burs – musica mundi chamber music festival, belgium (2008)
tam öğrenim bursu – berklee college of music, boston (2011)
ikincilik ödülü – mersin ınternational music festival, turkey (2012)
arif mardin bursu – berklee college of music, boston (2012, 2013, 2014)
joseph zawinul ödülü – berklee college of music, boston (2014)

arkadaşlarıyla birlikte 'çağdaş gençlik senfoni orkestrası'nı kuran genç piyanist eren başbuğ'a, dünyaca ünlü dream theater grubundan teklif gelmiş, progressive metalin en büyük gruplarından biri olarak kabul edilen grubun klavyecisi jordan rudess, yazdığı klavye konçertosunun orkestrasyonu için eren başbuğ ile çalışmak istemiştir...

Octavarium (Symphonic Cover)



hepsi çok başarılı... gerçekten çok dikkat çekici bir çalışma ve konser... morphwiz (introda çaldığı ipad uygulaması) girişi harika... girişten orkestraya geçiş çok hoşuma gitti çünkü çoğu müzisyen bu geçişleri çok eğreti yapıyor... daha doğrusu orkestra iyi geçiş yapıyor... 13. dakika civarı başlayan piyano solo çok güzel...

bence bu çalışmalar mesela deep purple'ın londra senfoni ile yaptığı çalışmadan da, scorpions ve metallicanın yaptığı benzeri çalışmalardan da kat kat başarılı ve güzel... ben hayatta abartmam, onlar bu işi beceremiyorlar ama eren başbuğ ve çağdaş gençlik senfoni orkestrası bu işi çok iyi beceriyor... bu gibi çalışmalarda denge çok önemlidir... yada ben arıyorum o dengeyi... orkestra ile orijinal müziği tam kıvamında bir araya getirebilmek çok önemli... ben uzman değilim, sadece dinleyiciyim ve bütün bu yapılanlar da sonuçta ben dinleyeyim diye yapılmıyor mu?... ben mesela malmsteen in senfoni orkestrasıyla yaptığı çalışmayı dinlenemeyecek derecede berbat bulup, 4. dakikada kapatmıştım dvd yi... malmsteen in sahnede orkestra önünde duruşu bile iticidir... o derece abartısız övüyorum eren başbuğu ve gençlik orkestrasını...

eren başbuğ ve çağdaş gençlik senfoni orkestrası

yukarıdaki fotoyu da bulup, eklemek istedim çünkü koskoca internette sadece 1 tane kalmış:)... unutmayın, vaktinde her yeri sizlerle doldururlar, çok hoşunuza gidebilir belki ama aradan bir kaç sene geçince, siliverirler:)... muhteşem izmir konserinin afişi idi... ben çok önemli bir proje olarak kabul ettiğim ve çok beğendiğim için, şimdi, yani 2021 yılında araya ekleyeyim istedim... aşağıda da orkestranın tamamı var ama siyah beyaz...


çok nostaljik oldu bu topu topu on yıllık fotolar bile:)... ilk konserini bilkent konser salonu'nda six degrees of inner turbulence ile veren ve jordan rudess'in dikkatini çeken çağdaş gençlik senfoni orkestrası, octavarium'un ilk seslendirilişini de izmir konserinde gerçekleştirmişti...

bilkentde öğrenciyken, bildiğim kadarıyla çoğu müzisyenin başına gelen eren başbuğ'un da başına gelmiş... "dinlenen müzik" ile "yapılan müzik" farkı... bu başa gelince eğitimi bırakan çok müzisyen tanıyorum ben... çünkü "meslek" ile "zevk" çoğu zaman örtüşmez... özellikle genç yaşta doğal olarak böyle olur... eren başbuğ işte o aşamada "ne o, ne bu; 2 si bir arada" olsun demiş... 3 ü bir arada olmuş sonra... zevki, keyfi ve işi bir araya getirmiş... sevdiği müziği arkadaşlarıyla birlikte yukarıdaki gibi icra etmiş... orta yolu bulmak değil bu! yeni ve doğru yolu bulmak...

sonuçta; ben de jordan rudess olsam, bayılırdım bu yeni yola... o da bayılmış zaten... venezuelada, orquesta sinfonica juvenil del chacao ve jordan rudess ile birlikte sahnede şeflik de yaptı zaten eren başbuğ... sonra birlikte namm fuarına da katıldılar... birlikte new york konserleri de oldu...

ben bu aşamada jordan rudess'in aksine; "ülkemiz otoritelerinin!" ne yapmış olabileceğini tahmin edeyim: "otur oturduğun yerde; bu zırvalıklarla uğraşacağına, derslerini çalış, adam ol vs vs vs..." gibi şeyler demişlerdir... "manyak mısın sen? olmaz öyle şey!" demişlerdir... yapılan işi uyduruk yada saçma bulmuşlardır...

ülkesinde kendisine bir gelecek bulamayan eren başbuğ'u Berklee Music of Collage tam burs vererek alıp götürmüştür!... okulda film (görsel sanatlar) müziği besteleme ve hazırlama ve elektronik ses üretim ve kayıt konularında çalışmaktadır... tabii bu konular benim yazdığım kadar sınırlı değil yani "film müziği yapma" değil sadece... beste yanında; düzenleme, şeflik, notaların hazırlanması, kayıt, dijital düzenleme ve senkronizasyon gibi tüm aşamaları kapsıyor... diğeri de benim anladığım kadarıyla ses mühendisliği...

eren başbuğ şimdi neler yapıyor?

şimdi neler yapıyor ve neler planlıyor olduğunu zaten zaman içinde göreceğiz ve onları da paylaşacağım tabii ama eğer bu aralar hayatını nasıl yaşıyor, nasıl vakit geçiriyor derseniz, "valla bizler burada bir takım zırvalıkları dinleyip, sinir harbi yaşarken; eren jordan rudess ile arkadaşlığını ilerletmiş ve bol bol improvizasyon yapıyor zannedersem:))...



2 Kasım 2012 de okulu berklee de konser verdi...

dream theater ın 24 eylül 2013 de çıkan dream theater albümünde yaylı partisyonların düzenleme ve yönetimi eren başbuğ tarafından yapıldı 

şimdi neler yapıyor eren başbuğ deyip, o anda ne yaptığını yazıp bırakmışım ama bu paylaşım sonrasında yaptığı çalışmalar o kadar çok ki!... aslında bir çoğu ayrı paylaşımları gerektiriyor ama bugün için hepsini yazabilmem oldukça zor... bir kısmı hakkında ayrı paylaşımlar zaten yapmıştım... orkestra şefi, besteci, öğretim görevlisi, aranjör ve klavyeci olarak görev aldığı çalışmaları derli toplu yazayım en azından...

eren başbuğ'un 2008-2018 yılları arasındaki bazı çalışmaları

21st album & prague tour – olympic / petr janda (2018)
battleship potemkin – berklee silent film orchestra (2018)
futuretellers - zorlu psm digi.logue (2017)
india tour - berklee india exchange (2017)
the freshman – berklee silent film orchestra (2017)
slovenia tour – seventh station (2017)
live in jerusalem - paul winter consort (2017)
voltage connect performance at berklee – jordan rudess (2017)
namm show (2017)
live in tokyo – iliminal (2017)
capcom live! japan tour – video game orchestra (2016)
live at berklee – petr janda (2016)
live in uniqhall – iliminal (2016)
jordan rudess keyfest (2016)
live at rtx – jeff williams’ freelance orchestra (2016)
electronic entertainment expo (2016)
live at the lilypad – eren başbuğ trio (2016)
the music of studio ghibli – iliminal (2016)
capcom live! china tour – video game orchestra (2016)
varieté – berklee silent film orchestra (2016)
consumer electronics show (2016)
between life and dreams – seventh station (2016)
namm show (2016)
unifier festival – women of the world (2016)
explorations, live in poland – jordan rudess (2015)
the last laugh – berklee silent film orchestra (2015)
live at rtx – video game orchestra (2015)
achroma rising – water devours the earth (2015)
namm show (2015)
turkey tour 2nd leg – ivory (2015)
live at berklee - eren başbuğ & jordan rudess (2014)
breaking the fourth wall – dream theater (2014)
explorations – jordan rudess (2014)
phantom of the opera – berklee silent film orchestra (2014)
english festival - shantou university (2014)
turkey tour 1st leg – ivory (2014)
breve live! – daniel hines (2013)
live at berklee - eren başbuğ & band (2013)
out in the open – al joseph (2013)
an evening of ghibli jazz – eren başbuğ (2013)
welcome to earth – rhythm of the universe (2013)
eren’s progressive evening – eren başbuğ (2013)
dream theater – dream theater (2013)
live at northwest folklife festival – milad & eren (2013)
panopticon – alek darson (2013)
live at luna park – dream theater (2013)
safety last! – berklee silent film orchestra (2013)
eren’s progressive afternoon – eren başbuğ (2012)
an evening with jordan rudess & friends (2012)
explorations, live in venezuela – jordan rudess (2010)
çağdaş gençlik senfoni orkestrası (2009-2012)
başkent oda orkestrası (2008-2011)

müzik hayatına 4 yaşında piyanoyla başlamış olan eren başbuğ, ciddi bir piyano eğitiminden geçtikten sonra bir çok ustalık sınıfına katılıp, ödüller almış... tahminimce ülkemizin en genç orkestra şefi ama ülkemiz klasikçileri zannedersem bunu bilmiyorlar yada bilmek istemiyorlar... eren başbuğ, görüleceği üzere klasik müzik dışında da çok ciddi çalışmalara imza atmış bir isim ama sonuçta bu ülkenin yetiştirdiği en genç yaşta eline batonu alıp, orkestra yönetmiş olan bir isim... 16 yaşında!... bunu neden yazıyorum özellikle? müziği sadece adına klasik müzik denen müzikten ibaret zannedenlere laf etmek için...

bir çok kişinin para ödeyerek okumaya başladığı ve yarım bırakıp döndüğü berklee college of music'ten tam burs alma hakkı kazanarak; film Müziği ve elektronik müzik olmak üzere çift anadaldan yüksek şeref derecesiyle mezun olan, dört kere arif mardin bursu almaya hak kazanan, zawinul ödülüne layık görülen, dream theater’ın büyük beğeni toplayan “dream theater”, “breaking the fourth wall” ve “live at luna park” isimli albümlerinde ve jordan rudess’in “explorations” albümünde hem stüdyoda hem de sahnede şef ve aranjör olarak yer almış, paul winter, video game orchestra, berklee silent film orchestra, berklee indian ensemble, ivory ve iliminal gibi gruplar ile çalışmış ve türkiye, amerika birleşik devletleri, japonya, çin, hindistan, isviçre, italya, belçika, slovenya, arjantin, venezuela ve daha bir çok ülkede konserler vermiş bir eren başbuğ'dan kısaca bahsetmek bile anca böyle olabiliyor... çok yorucu sanatçılardan biri eren başbuğ:))... şaka bir yana, dört gözle bekliyoruz yeni projelerini... en iyisi artık bir video paylaşıp, bitirmek... şimdilik tabii...

paylaştığım her video nedense bir süre sonra kaldırılıyor!... eren başbuğ project'ten tool parçası the pot paylaşayım bari...

Yorumlar

  1. meltem duygu özçağın21 Kasım 2011 11:50

    O kadar önemli bir noktaya parmak basmışsınız ki, bu değerlerimizin farkında degiliz bile:( eren başbuğu sayenizde tanıdım teşekkür ederim, dinlediğim tarzın çok dışında olmasına rağmen çok saygı duydum kendisine okuyunca. Hem kendisini hemde ailesini yürekten kutluyorum. Belki ileride şartlar değişir ve umarım eren başbuğ gibi değerlerimzi ülkemizde görürüz.

    YanıtlaSil
  2. Erenciğim , baban ali başbuğun 1974 yılında arkadaşı baybars mümtaz akıncı,seninle ilgili başarılı grafiğin beni öylesine mutlu ettiki,inan sanki kendi oğlumun başarısı gibi onurlandırdı,gurur duydum benim kardeşimde isveçte parkisyon sanatcısı,ayrıca oda babanın ve annenin devlet halk danslarından arkadaşı,bende yıllarca halkdanslarıyla uğraştım son 15 yıldırda halk müziğive sanat müziği solistliği yapıyorum çeşitli amatör korolarda ,başarılarını kutlar ,yaşam boyu sana sağlık ,huzur,mutluluk ve başarılı yıllar diliyor gözlerinden öperim,çalışmalarınla ilğili video cekimlerini gönderirsen mutlu olurum,mumtazakinci1@hotmail.com,

    YanıtlaSil
  3. mümtaz bey, yorumunuz ve eren başbuğ hakkındaki güzel dilekleriniz için teşekkür ederim ancak sayfa eren başbuğ a ait olmadığı için çok büyük ihtimalle kendisi okumamaktadır burayı. bu arada küçük bir eleştri de getirmiş olayım, eren başbuğun resmi web sitesi 2010 yılından beri yapım aşamasında ve artık kısa süre içinde resmi sayfasının açılmasını da temenni ediyoruz:)... bu arada, ben sizin yorumunuz hakkında bir şekilde bilgilendirmede bulunacağım, tekrar teşekkürler...

    YanıtlaSil
  4. LÜTFİYE İNAN9 Haziran 2012 14:17

    BÖYLE ÇOCUKLARIMIZIN VARLIĞINI BİLMEK DAHİ BAŞLI BAŞINA GURUR VERİCİ.
    KENDİSİNİ VE AİLESİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM.
    GELECEK İÇİN UMUTLARIMIZI ARTIRAN BU TİP YAZILARI OKUMAK, HABERLERİ ALMAK FAZLASIYLA YETİYOR, SAYGI İLE.

    YanıtlaSil
  5. Ben de bit videosunu izledim dün gece bugün merak edip araştırınca en detaylı bilgi burada buldum. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  6. Konser programı hakkında da bilgi verirseniz sevinirim. Almanya Hollanda yada Türkiye

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler lütfiye hanım ve umut bey... umut bey, ben elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum, burada bildiririm... bildiğim kadarıyla bu yaz izmirde bir konser daha olacak...

    YanıtlaSil
  8. Eren Başbuğ konseri 29 haziran 2012 İzmir Sabancı Kültür merkezinde yapılacaktır.

    YanıtlaSil
  9. çok teşekkürler bu güzel haber için:)...

    YanıtlaSil
  10. Betül Oktar Nemli29 Haziran 2012 23:18

    Siz burada daha önce konser için 2 temmuz ve üstelik Adnan Saygun demiştiniz! Daha doğrusu alisida demişti HZ can da yukarıdaki yorumu oraya yapmıştı ama şimdi gördüm ve şaşırdım! konser şu anda oluyor! ve ben hiç bir yerde bu konserin olacağınıda görmedim! Ben mi yanlış anımsıyorum?

    YanıtlaSil
  11. yanlış hatırlamıyorsunuz, öyle idi ancak daha sonra tarih ve yer değişti... anladığım kadarıyla salonda bir sorun yaşandı ve değişiklik o yüzden oldu... ben de karışıklığa sebep olmaması için, önceki duyuruyu silmek durumunda kaldım... teşekkürler...

    YanıtlaSil
  12. Teşekkür ederim, ama konsere gidemedim tarih değişikliği sebei ile:(.. Bir dahaki sefere artık napalım:) BETÜL.

    YanıtlaSil
  13. Sayfanızda gençlere yer verior olmanız ve onların başarılarıyla büyük heyecan duyuyor olmanız çok güzel. Ereni izmirde izledim bir arkadaşımın sayesinde ve bilgi sahibi oldum daha sonra. Çok büyük başarılara imza atmış çok genç yaşta. Gurur duydum, Türk olması da ayrıca gurur verdi. Şimdi de sayfanızda neler yaptığını ve tanımıyorum ama anladığım, önemli isimlerle birlikte çalıştığını öğrendim okuyunca. Daha da gururlandım. Yolu açık olsun, çok daha fazla başarılarla dolu olacağına inanıyorum hayatının biz de daha fazla gurur duyacağız inşallah.
    Sergül

    YanıtlaSil
  14. Muheteşem bir çocuk bu Eren. Çok başarılı. Kutluyorum ben kendisini de ailesini de.

    YanıtlaSil
  15. EREEEEEEEENNNNNNNNNNN SENİ ÇOOKKK SEVİYORUM:)

    YanıtlaSil
  16. Bu gençlere bayılıyorum, gurur duyuyorum. Ülkece sahip çıkmamız gerekiyor. Umarım çok daha büyük başarılarla çıkar karşımıza.

    YanıtlaSil
  17. IVORY performansları muhteşemdi. Devamı gelecek bilginize.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da