Ana içeriğe atla

klasikten beatboxa feyza nur sağlıksever

feyza nur sağlıksever
yıllardır bildiğim bir isim feyza nur sağlıksever ve adını ilk olarak eren başbuğ hakkında yaptığım ilk paylaşım esnasında duymuştum... eren başbuğ ile birlikte çaldıkları jethro tull ın muhteşem parçası thick as a brick videosunu gidip izlerseniz sevinirim... yani 2011 yılının ağustos ayından beri kendisini tanıyorum, takip ediyorum ve bir çok değişik ve önemli çalışmada da hep karşıma çıktı ama çok istememe rağmen, o zamandan beri bir türlü bu genç flüt sanatçımız hakkında paylaşımda bulunamadım... biraz da bilgi noksanlığımdan kaynaklandı bu durum... feyza nur sağlıksever hakkında doğru bilgiye ulaşmak kolay olmuyor!... tabii tahminimce eğitimini çok kısa bir süre önce tamamladı, belki de master yapıyor, bilmiyorum... bu sebeple mutlaka çok yoğundur...

feyza nur sağlıksever bence çok önemli bir flütçü... baştan belirteyim, tanıdığım çok fazla flütçümüz yok, bu benim eksikliğim... şefika kutlueri tabii ki saymıyorum:)... dünya tanıyor kendisini ve flüt dendiğimde aklıma gelen isim de odur... tanıdığım, takip edebildiğim flütçüler içinde feyza nur sağlıkseverin apayrı bir yeri var çünkü kendisi klasik eğitim almış, klasik bir flütçü olmakla birlikte, flütü ülkemizde çok farklı yerlere taşıyabilecek bir sanatçı... şimdiye kadar izleyebildiğim çalışmaları ve projeleri bana ciddi umutlar veriyor... eren başbuğ ile yaptığı aşağıdaki çalışmada ne demek istediğim çok daha net anlaşılacaktır... bu sefer, eren başbuğ eşlik ediyor kendisine...

Far From Heaven - Dream Theater



parça harika, çalanlar harika ve flüt zaten başlı başına muhteşem bir enstrüman... bugün bazı enstrümanlar çok farklı müzik türlerinde kullanılabiliyorlar ve apayrı bir güzellik katıyorlar müziğe... flüt en güzel örneklerden biri... bunun yanında, mesela viyolonsel de bildiğim kadarıyla çok yakın bir geçmişte kabuğunu kıran enstrümanlardan biri oldu... viyolonsel için de belki apocalyptica kabuğu kırdı diyebilirim... klasik müzikte bile viyolonsel, üzerine yazılmış bir çok eser olmakla birlikte, ağırlıklı olarak sanki eşlik enstrümanıymış gibi algılanıyordu, günümüzde özellikle 2 cellos vb gibi gruplar sayesinde, aldı başını gitti ve çok da iyi oldu... amma gevezeyim yahu:)... sonra da yazı uzun diye kimse hepsini okumuyor!... neyse, konumuz flüt ve feyza nur sağlıksever...

klasik müzikte flüt tabii ki solo enstrüman olarak zaten kullanılıyordu, ian anderson ve benzeri bazı isimler tarafından rock müzikte de baş köşeye oturdu (sınırlı da olsa)... bunun yanında; mesela eric dolphy, herbie mann, frank wess ve hubert laws gibi isimlerle caz ve türevlerinde de sıklıkla kullanıldı bir çok farklı flüt...

lafı bu kadar uzatmamın sebebi aslında dikkat çekmek... kardeşim; flüt(ler), viyolonsel, kontrbas, akordeon, vibrafon vs vs vs bir çok enstrüman var, kullansanıza şunları da müzik bayram yapsın, biz de bayram yapalım... ama yok! illa ki gitar, davul, klavye... piyano bile değil! klavye!... hatta sadece klavye ile her şey zaten yapılıyor ben neden burada dil döküyorum ki:)...

tabii ki çok sınırlı da olsa ülkemizden de güzel örnekler var... mesela türk çayı caz suitimiz bile var... halit turgaya ait... onu da mutlaka dinleyin derim... daha bir çok isim var ama ne yazık ki hak ettikleri değeri göremiyorlar... klasik müzik haricinden bahsediyorum, aman yanlış anlaşılmasın...

özetle; kardeşim, zenginleştirin şu müziği... hangi türü yaparsanız yapın ama zenginleştirin... toplumun da kabuğunu kırın, enstrümanların da... işte flüt için bunu yapabilecek isimlerden biri feyza nur sağlıksever... ki yapıyor da zaten... bu paylaşımı da hem kendisini biraz tanıtmak, hem de bence çok önemli bu konuya dikkat çekmek için yapıyorum...

izmir devlet opera ve balesi grup şefi hürkan ayvazoğlu ile başladı çalışmalarına feyza nur... tabii dokuz eylül üniversitesi devlet konservatuvarında... 2007 yılında oluyor bu ve 2008 yılında tobav gençlik senfoni orkestrasına kabul edildi ve iki sene bu orkestra ile çalıştı... daha sonra doğuş çocuk senfoni orkestrasına da kabul edildi 2009 yılında ve bir çok ülkede konserlere katıldı... 2010 yılında da international youth symphony orchestra ile konserlere katıldı almanyada...

bir çok ödül de kazanıyor feyza nur bu arada... 1. izmir flüt yarışmasında birinci oluyor... mimar sinan rotary kulüp tarafından düzenlenen genç müzisyenler oda müziği yarışmasında ikinci oluyorlar... 2010 yılında ise çağdaş gençlik senfoni orkestrasıyla birlikte dream theater müzikleri konserinde çaldı... bu projede eren başbuğ tarafından düzenlenen parçalar onun şefliğinde çalındı ve ciddi biçimde dikkat çekmişti bu proje... tabii ciddi biçimde dikkat çekti derken, ortalık ayağa kalkmadı:)... işte bizim belli bir çevremiz var türkiyede, toplasan 10 bin kişi diyeyim:)... ama asıl dikkat çekmesi gereken yerlerde gerçekten ciddi bir dikkati üzerine çekmeyi başardı bu çalışma... eren başbuğ ile ilgili paylaşımlarımda uzun uzun var bu konu...

jean ferrandis, jülide gündüz, andrás adorján, david formissano, kathleen rudolph, bülent evcil, gülşen tatu, sibel kumru pensel ve ayla caymaz gibi önemli ustalarla da çalışmalar yapan feyza nur sağlıksever; kısacık denebilecek bir sürede büyük adımlar attı...

flutensemble
dokuz eylül üniversitesi devlet konservatuvarı flüt ana sanat dalı öğretim üyesi çiler akıncı tarafından kurulan flutensemble ile bir kaç sene önce çok güzel konserlere imza attılar... feyza nur sağlıksever de bu grubun doğal bir üyesi idi çünkü öğrencilerden oluşan bir gruptu ve klasikten caza bir çok eseri seslendirmişlerdi... fransada da konserler veren bu grup halen ne yapıyor bilmiyorum (benim eksikliğim) ama çaldıkları parçalarla gerçekten dinleyiciyi çok mutlu etmişlerdi... ben iki kere izleme fırsatı bulmuştum, harika bir oluşum idi... ben geçmişten bahsediyor gibi yazıyorum ama umarım çalışmalara devam ediyordur flutensemble...

klasikten beatbox a flüt resitali
ne yazık ki, elimde olmayan sebeplerle, ben izleyemedim ama çok başarılı bir resital verdi feyza nur sağlıksever geçtiğimiz mayıs ayında... özellikle beatbox ile flütü birleştirmesi ve kendisine ait cup of excitement gibi eserlerinin de olması bence çok önemli ve geleceğe yönelik gerçekten umut veriyor... aşağıda bu konserinden kısa da olsa bir görüntü paylaşıyorum, çok fazla video ne yazık ki bulamadım, buldukça burada paylaşırım mutlaka...



feyza nur sağlıksever, baterist alus doğucan güneş ve eren başbuğ tarafından kurulan ve 2014 ve 2015 yıllarında çok güzel performanslara imza atan progresif rock grubu ivory ile de çalıştı. Yanlış hatırlamıyorsam, 2014 yılındaki konserlerde fayza nur da vardı ancak 2015 yılında göremedim... ivory den bir süredir ses seda yok... umarım bu oluşum kısa soluklu olmamıştır ve ara ara bile olsa yoluna devam eder... ben kendi düşüncemi yada belki de önerimi demem lazım, belirtmeden geçemeyeceğim; ivory harika bir progresif grup ve bence flüt ivory nin müziğinde mutlaka olmalı... flütü çıkardığımızda, yanlış anlaşılmak yada hatalı ve kırıcı şeyler de yazmak istemem ama ivory gibi dünyada bir çok grup var, proje var... daha çok kısa bir süre önce, örneğin victor wooten ve arkadaşları da progresif rock a dalış yaptılar ve octavision u kurdular... ilk bir kaç dakikalık kısa tanıtımlarını izlediğimde diğerlerinden bir farklarını görmemiştim ama ilk 9 dakikalık parçalarını tam olarak dinlediğimde, kanun ve ney kullandıklarını gördüğüm anda durum ciddi biçimde değişmişti... yani ivory için yazdığım, victor wooten için de geçerliydi... sadece benim zevkim de denebilir ama işte bu paylaşımda defalarca vurguladığım gibi, artık müziğe flüt, viyolonsel gibi yada akla gelebilecek her türlü enstrüman girmeli diye düşünüyorum...

ivory
ben çalışmalarını ve gelecekte yapacağını tahmin ettiğim çalışmalarını çok fazla önemsiyorum... kendisini flüt ve müzik açısından çok önemsiyorum... ileride yapacağı çalışmaların başarısını ve renkliliğini, farklılığını şimdiden görebiliyorum ve kendisi yakından takip edilebilsin, adını mümkün olduğunca özellikle gençlere duyurabilsin istiyorum... yazının başlarındaki dil dökmelerim de o sebepledir... çok güzel ve önemli çalışmalara ve eserlere imza atacak feyza nur ve ben burada zevkle ve keyifle paylaşacağım...


Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…