Ana içeriğe atla

eren başbuğ

eren başbuğ
ekleme/29 ekim 2018 aşağıdaki paylaşım 28 ağustos 2011 tarihlidir... o günden bugüne zorlanarak da olsa (çok çalışkan, hiperaktif bir sanatçı çünkü) takip ettiğim, o dönemin genç yeteneği, bugünün dünya müzisyeni eren başbuğ ve çalışmaları hakkında o kadar çok şey birikti ki aşağıda bağlantılarını verdiğim bir çok paylaşıma rağmen... bu sebeple aşağıda aralara bir çok bilgiyi de bugün ekleme gereği duydum çünkü çok eksik idi bu hali ile... eklemeler italik olarak ilave edilmiştir...

progresif eren
like a dream: eren başbuğ

eren başbuğ ve roli seaboard buluşması

eren başbuğ ile röportaj

ayumi ueda & woman of the world

eren başbuğ neler yapıyor?

çağdaş filozof nihat doğan kitleleri peşinden sürüklerken, adı sanı nadiren (2-3 yılda bir) geçen kişileri es geçe geçe halimiz boka döndü... es geçilen, dünyaca önemli, bizce pek önem arzetmeyen, sadece ödül aldıklarında ayıp olmasın diye haber programlarının sonlarına bir yerlere 2 dakikalığına iliştiriliveren bazı kişileri fırsat buldukça burada yazmaya çalışıyorum... çok fazlalar aslında ama çoğu zaman iyi takip etmeye çalışan benim gibi kişilerce bile es kaza farklarına varılan bu değerlerden birisi eren başbuğ...

erenbasbug.com

böyle yazıyorum diye yıllardır bildiğim, takip ettiğim biri sanmayın:)... boka dönen halimiz içindekilerden biri de benim sonuçta... ilk kez facebook da jordan rudess!!! in bir paylaşımında gördüm bu ismi... jordan rudess in fanlarından biridir dedim önce... sonra rudess in paylaştığı video yu izledim, yabancı! zannettim, eren başbuğ'u ise jordan ın sayfasına o videoyu koyan fanlardan biri zannediyorum hala daha!!... meğer piyanoyu çalan kişiymiş eren başbuğ... sürekli bu tip ofsaytlara düşmekten bıktım gerçekten... bu arada; adam değil eren başbuğ, henüz çocukluktan yeni çıkmış bir delikanlı...

böyle yazmışım 2011 yılında ama bugün roli tarafından “dünya çapında bir müzisyen” ve jordan rudess tarafından da “çılgın bir yetenek” olarak tanıtılan eren, dream theater, jordan rudess ve paul winter ile yaptığı çok önemli çalışmalarla tanınıyor...1997-2011 yılları arasında piyano ve kompozisyon eğitimi aldığı bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi sonrasında, film müziği ve elektronik müzik eğitimi aldığı berklee college of music'ten de 2014 yılında mezun olan eren, eğitimini tamamladıktan hemen sonra müzik teknoloji şirketi roli’de çalışmaya başladı...

jordan rudess ve eren başbuğ
nerde kalmıştık?... roli firmasında çalışmaya başlamıştı eren başbuğ... bu firmada, halihazırda son teknoloji olarak kabul edilen, üstüne henüz daha yenisi keşfedilmemiş olan roli seaboard üzerinde enstruman geliştirme, tanıtım ve eğitim alanlarında çalıştı, amerika ve avrupa'da yüzlerce müzisyene eğitim verdi... dünyanın en büyük müzik, teknoloji ve oyun fuarlarından namm, ces ve e3 expo’da sahne aldı, enstrumanın dünya çapında bilinirliğine, eğitimine ve tanıtımına öncü oldu... e3 expo bünyesinde gerçekleştirdiği bir tanıtımı paylaşayım...



benim de kısa bir süre önce öğrendiğim çok önemli eğitmenlik görevleri de varmış eren başbuğun... bu arada, tüm bu ilavelerimin tamamı 2014 yılı mezuniyet sonrasında! yani 4 yıl hepsini toplasanız ve eminim bilmediğim, duymadığım çok daha fazlası var hakkında... tabii buna en başta bağlantılarını verdiğim işleri de ekleyin... onlardan burada bahsetmiyorum... bir eğitmen olarak, massachusetts institute of technology, kendi okulu berklee college of Music ve new york university gibi zirvedeki eğitim kurumlarda konuk öğretim üyeliği yapmış, müzik teknolojisi, film müziği, sahne performansı ve enstruman ustalığı konusunda sayısız ders de vermiş...

"ben nasıl tanımam:s" durumları yaşayarak, doğru koştum her naneyi bilen google a... ne kadar karışık yazıyorum değil mi:)... durmadan ileri geri giden gelen psikolojik drama filmlerine döndü paylaşım:) sabrınızı test ediyorum:)... neyse devam edelim...orada da sadece videolar, resimler, ve ne işe yaradığını hala daha anlayamadığım twit lerden başka hiç bir şey bulamadım... tabii türkçe dilinde bulamadım... bulduğum sadece 1-2 heber idi... neymiş efendim? italyada ödül filan almış, sayılı piyanistlerdenmiş, habere baktım ve basit bir çıkarma işlemi sonucunda o habere göre eren başbuğun daha 10-12 yaşındayken oldukça isim yapmış bir piyanist olması gerektiğini çıkardım... aklıma fazıl say geldi hemen...

ben çok küçükken, yani 30 sene filan önce:), ülkemizin tek kanallı tv sinde yani trt de, bir pazar sabahı genç yetenekleri tanıtan bir programda görmüştüm fazıl say ı... çok gençti ve yurt dışına eğitime gönderilecek dev yeteneklerimizden biri diyorlardı... yani fazıl say henüz yolun en başındayken devlet kanalı (tabii bugünkü hali ile uzaktan yakından alakası yoktu o zamanlar) büyük bir gurur ile ileride dünya çapında ün kazanacak olan fazıl say'ı tüm türkiyeye tanıtmayı ilke edinmişti... mesela cihat aşkın'ı da daha yolun en başındayken trt den tanımıştım...

yukarıya yazdığım hal, düşünce, titizlik, tavır, ahlak, saygı, gurur ve heyecan şimdi var mı?... var tabii ama gerzeğin de gerzeği, beş para etmez, yeteneksiz, işe yaramaz püsürükler konusunda var sadece...

özetle; fazıl say ı yada cihat aşkın ı bana daha yolun başındalarken tanıtan "zihniyet" yerine, bugün benim gibi iyi takip etmeye çalışan, heyecan duyan kişilere bile en ufak bilgi veremeyen "medya zırvalığı" kol geziyor ortalıkta...

ve medya bunu kesinlikle bilerek, bilinçli olarak yapıyor... medyanın şuuru sadece bu konuda var...

30 sene öncesinin beğenmediğimiz trt si yerini 3 g zırvalığı ile hiç bir değeri olmayan konuları aktarmakla övünen şuursuzluğa bırakmış durumda...

neyse, gelelim eren başbuğ a... konu o aslında ama tepem attı yine... plansız programsız bloglama yapınca tepe zart zurt atıyor...

eren başbuğ a geleceğiz ama; bilgi yok ki! nasıl geleceğiz... bulduğum tek kaynak ekşi sözlük!!!... oradaki entri leri mi yazayım buraya yani... ama başka seçenek de yok... oradaki ekşi sözlük yazarları da benim durumumdalar!... onlar da jordan rudess sayesinde duymuşlar eren başbuğ adını...
"henüz 18 yaşında bir şef olarak dakikalarca ayakta alkışlanan büyük yetenek. jordan rudess ondaki yeteneği kıtalar ötesinden keşfedip birlikte çalışmaya davet ettiği için, bizler de burada eren'in adını öğrenmiş oluyoruz" demiş ekşi sözlük yazarı ershi... anlatmaya çalıştığım tam da budur işte...
bulabildiğim tek türkçe kaynak olan ekşi sözlük adresini yukarıda verdim... okuyun oradan... ortak referansımız ise jordan rudess... bilen bilir ama bilmeyen için yazayım, aşırı derecede büyük bir referanstır kendileri:))... bir önceki en iyi 27 klavyeci başlığındaki 1. sırayı işgal eden şahsiyeti inceleyin, yeterli olacaktır...

feyza nur sağlıksever in flütü eşliğinde ian anderson (jethro tull) parçası, thick as a brick...



yurt içi ve yurt dışında aldığı ödüllerin yanında, henüz 17 yaşındayken 45 yıllık Başkent Oda Orkestrasının şefliğini üstlenmiş olan eren başbuğ, bir çok konser vermiş, yine henüz 18 yaşındayken yazmış olduğu senfonik dream theatre müzikleri ve jordan rudess'in explorations konçertosu venezuella orcquestra senfonica juvenil chacao tarafından jordan rudess'in solisliği ve eren başbuğ'un şefliğinde seslendirilmiştir...

eren başbuğ'u birden keşfedip, progresif rock yönünü keşfedince, bu paylaşımı yaparken bir çok konuyu es geçmişim resmen... zaten bu eklemeyi yapma gereğini hissetmiş olmamın sebebi de bu... 2004-2014 yılları arasında bir çok başarıya da imza atmış eren başbuğ... benim bildiğim ödüllerini aşağıya sıralayayım tarihe göre...

özel yetenek ve seçkin müzisyen ödülü – ibla grand prize, ıtaly (2004)
teşvik ödülü – trakya university piano competition, turkey (2004)
jüri özel ödülü – vienna young pianists, austria (2007)
tam burs – musica mundi chamber music festival, belgium (2008)
tam öğrenim bursu – berklee college of music, boston (2011)
ikincilik ödülü – mersin ınternational music festival, turkey (2012)
arif mardin bursu – berklee college of music, boston (2012, 2013, 2014)
joseph zawinul ödülü – berklee college of music, boston (2014)

arkadaşlarıyla birlikte 'çağdaş gençlik senfoni orkestrası'nı kuran genç piyanist eren başbuğ'a, dünyaca ünlü dream theater grubundan teklif gelmiş, progressive metalin en büyük gruplarından biri olarak kabul edilen grubun klavyecisi jordan rudess, yazdığı klavye konçertosunun orkestrasyonu için eren başbuğ ile çalışmak istemiştir...

Octavarium (Symphonic Cover)



hepsi çok başarılı... gerçekten çok dikkat çekici bir çalışma ve konser... morphwiz (introda çaldığı ipad uygulaması) girişi harika... girişten orkestraya geçiş çok hoşuma gitti çünkü çoğu müzisyen bu geçişleri çok eğreti yapıyor... daha doğrusu orkestra iyi geçiş yapıyor... 13. dakika civarı başlayan piyano solo çok güzel...

bence bu çalışmalar mesela deep purple ın londra senfoni ile yaptığı çalışmadan da, scorpions ve metallica nın yaptığı benzeri çalışmalardan da kat kat başarılı ve güzel... ben hayatta abartmam, onlar bu işi beceremiyorlar ama eren başbuğ ve çağdaş gençlik senfoni orkestrası bu işi çok iyi beceriyor... bu gibi çalışmalarda denge çok önemlidir... yada ben arıyorum o dengeyi... orkestra ile orijinal müziği tam kıvamında bir araya getirebilmek çok önemli... ben uzman değilim, sadece dinleyiciyim ve bütün bu yapılanlar da sonuçta ben dinleyeyim diye yapılmıyor mu?... ben mesela malmsteen in senfoni orkestrasıyla yaptığı çalışmayı dinlenemeyecek derecede berbat bulup, 4. dakikada kapatmıştım dvd yi... malmsteen in sahnede orkestra önünde duruşu bile iticidir... o derece abartısız övüyorum eren başbuğu ve gençlik orkestrasını...

tüm videoları için tıklayınız...

bilkentde öğrenciyken, bildiğim kadarıyla çoğu müzisyenin başına gelen eren başbuğun da başına gelmiş... "dinlenen müzik" ile "yapılan müzik" farkı... bu başa gelince eğitimi bırakan çok müzisyen tanıyorum ben... çünkü "meslek" ile "zevk" çoğu zaman örtüşmez... özellikle genç yaşta doğal olarak böyle olur... eren başbuğ işte o aşamada "ne o, ne bu; 2 si bir arada" olsun demiş... 3 ü bir arada olmuş sonra... zevki, keyfi ve işi bir araya getirmiş... sevdiği müziği arkadaşlarıyla birlikte yukarıdaki gibi icra etmiş... orta yolu bulmak değil bu! yeni ve doğru yolu bulmak...

sonuçta; ben de jordan rudess olsam, bayılırdım bu yeni yola... o da bayılmış zaten... venezuelada, orquesta sinfonica juvenil del chacao ve jordan rudess ile birlikte sahnede şeflik de yaptı zaten eren başbuğ... sonra birlikte namm fuarına da katıldılar... birlikte new york konserleri de oldu...

ben bu aşamada jordan rudess in aksine; "ülkemiz otoritelerinin!" ne yapmış olabileceğini tahmin edeyim: "otur oturduğun yerde; bu zırvalıklarla uğraşacağına, derslerini çalış, adam ol vs vs vs..." gibi şeyler demişlerdir... "manyak mısın sen? olmaz öyle şey!" demişlerdir... yapılan işi uyduruk yada saçma bulmuşlardır... hatta konser öncesi salonun şalterini indirmeye çalışan bile olmuştur... neyse ben kurcalamayayım fazla belki de olmamıştır (zerre kadar inanmam olmadıysa)... neler yamışım böyle:) ne kadar ayıp:)... eğer o konserde elektrikler gittiyse, bilkentli hocalar yandılar:)... o zaman da böylemiydi bilkent bilmiyorum ama ben bilkenti bugün çok beğeniyorum ve çok fazla takdir ediyorum...

yahu ülkemiz otoriteleri 12 yaşından önce kemana başlanmaz diyorlar ama diğer yandan 5 yaşında çocuk gidiyor carnegie hall müdür nedir, orada konser veriyor... :))) ne kadar sinirliymişim:))... ama bakın, ben daha 7 sene önce neler yazıyormuşum!... o zamandan bu zamana neler değişmiş... neden değişti, nasıl değişti ben de hayret ediyorum ama bugün o bakış açısından oldukça uzak, minicik çocukları dünya ölçüsünde yetiştirebilen, bence çizginin çok üstünde bir eğitimimiz var bugün... son 2-3 yıllık paylaşımlara bakarsanız zaten anlarsınız bu olağanüstü değişimi...

ülkesinde kendisine bir gelecek bulamayan eren başbuğ'u Berklee Music of Collage tam burs vererek alıp götürmüştür!... okulda film (görsel sanatlar) müziği besteleme ve hazırlama ve elektronik ses üretim ve kayıt konularında çalışmaktadır... tabii bu konular benim yazdığım kadar sınırlı değil yani "film müziği yapma" değil sadece... beste yanında; düzenleme, şeflik, notaların hazırlanması, kayıt, dijital düzenleme ve senkronizasyon gibi tüm aşamaları kapsıyor... diğeri de benim anladığım kadarıyla ses mühendisliği...

eren başbuğ şimdi neler yapıyor?

şimdi neler yapıyor ve neler planlıyor olduğunu zaten zaman içinde göreceğiz ve onları da paylaşacağım tabii ama eğer bu aralar hayatını nasıl yaşıyor, nasıl vakit geçiriyor derseniz, "valla bizler burada bir takım zırvalıkları dinleyip, sinir harbi yaşarken; eren jordan rudess le arkadaşlığını ilerletmiş ve bol bol improvizasyon yapıyor zannedersem:))... aşağıdaki latin doğaçlamada görünen eller onlara ait...



2 Kasım 2012 de okulu berklee de konser verdi...

dream theater ın 24 eylül 2013 de çıkan dream theater albümünde yaylı partisyonların düzenleme ve yönetimi eren başbuğ tarafından yapıldı 

şimdi neler yapıyor eren başbuğ deyip, o anda ne yaptığını yazıp bırakmışım ama bu paylaşım sonrasında yaptığı çalışmalar o kadar çok ki!... aslında bir çoğu ayrı paylaşımları gerektiriyor ama bugün için hepsini yazabilmem oldukça zor... bir kısmı hakkında ayrı paylaşımlar zaten yapmıştım... orkestra şefi, besteci, öğretim görevlisi, aranjör ve klavyeci olarak görev aldığı çalışmaları derli toplu yazayım en azından...

21st album & prague tour – olympic / petr janda (2018)
battleship potemkin – berklee silent film orchestra (2018)
futuretellers - zorlu psm digi.logue (2017)
india tour - berklee india exchange (2017)
the freshman – berklee silent film orchestra (2017)
slovenia tour – seventh station (2017)
live in jerusalem - paul winter consort (2017)
voltage connect performance at berklee – jordan rudess (2017)
namm show (2017)
live in tokyo – iliminal (2017)
capcom live! japan tour – video game orchestra (2016)
live at berklee – petr janda (2016)
live in uniqhall – iliminal (2016)
jordan rudess keyfest (2016)
live at rtx – jeff williams’ freelance orchestra (2016)
electronic entertainment expo (2016)
live at the lilypad – eren başbuğ trio (2016)
the music of studio ghibli – iliminal (2016)
capcom live! china tour – video game orchestra (2016)
varieté – berklee silent film orchestra (2016)
consumer electronics show (2016)
between life and dreams – seventh station (2016)
namm show (2016)
unifier festival – women of the world (2016)
explorations, live in poland – jordan rudess (2015)
the last laugh – berklee silent film orchestra (2015)
live at rtx – video game orchestra (2015)
achroma rising – water devours the earth (2015)
namm show (2015)
turkey tour 2nd leg – ivory (2015)
live at berklee - eren başbuğ & jordan rudess (2014)
breaking the fourth wall – dream theater (2014)
explorations – jordan rudess (2014)
phantom of the opera – berklee silent film orchestra (2014)
english festival - shantou university (2014)
turkey tour 1st leg – ivory (2014)
breve live! – daniel hines (2013)
live at berklee - eren başbuğ & band (2013)
out in the open – al joseph (2013)
an evening of ghibli jazz – eren başbuğ (2013)
welcome to earth – rhythm of the universe (2013)
eren’s progressive evening – eren başbuğ (2013)
dream theater – dream theater (2013)
live at northwest folklife festival – milad & eren (2013)
panopticon – alek darson (2013)
live at luna park – dream theater (2013)
safety last! – berklee silent film orchestra (2013)
eren’s progressive afternoon – eren başbuğ (2012)
an evening with jordan rudess & friends (2012)
explorations, live in venezuela – jordan rudess (2010)
çağdaş gençlik senfoni orkestrası (2009-2012)
başkent oda orkestrası (2008-2011)

müzik hayatına 4 yaşında piyanoyla başlamış olan eren başbuğ, ciddi bir piyano eğitiminden geçtikten sonra bir çok ustalık sınıfına katılıp, ödüller almış... tahminimce ülkemizin en genç orkestra şefi ama ülkemiz klasikçileri zannedersem bunu bilmiyorlar yada bilmek istemiyorlar... eren başbuğ, görüleceği üzere klaik müzik dışında da çok ciddi çalışmalara imza atmış bir isim ama sonuçta bu ülkenin yetiştirdiği en genç yaşta eline batonu alıp, orkestra yönetmiş olan bir isim... 16 yaşında!... bunu neden yazıyorum özellikle? müziği sadece adına klasik müzik denen müzikten ibaret zannedenlere laf etmek için:)...

bir çok kişinin para ödeyerek okumaya başladığı ve yarım bırakıp döndüğü berklee college of music’ten tam burs alma hakkı kazanarak; film Müziği ve elektronik müzik olmak üzere çift anadaldan yüksek şeref derecesiyle mezun olan, dört kere arif mardin bursu almaya hak kazanan, zawinul ödülüne layık görülen, dream theater’ın büyük beğeni toplayan “dream theater”, “breaking the fourth wall” ve “live at luna park” isimli albümlerinde ve jordan rudess’in “explorations” albümünde hem stüdyoda hem de sahnede şef ve aranjör olarak yer almış, paul winter, video game orchestra, berklee silent film orchestra, berklee indian ensemble, ivory ve iliminal gibi gruplar ile çalışmış ve türkiye, amerika birleşik devletleri, japonya, çin, hindistan, isviçre, italya, belçika, slovenya, arjantin, venezuela ve daha bir çok ülkede konserler vermiş bir eren başbuğ'dan kısaca bahsetmek bile anca böyle olabiliyor... çok yorucu sanatçılardan biri eren başbuğ:))... şaka bir yana, dört gözle bekliyoruz yeni projelerini... en iyisi artık bir video paylaşıp, bitirmek... şimilik tabii...

Yorumlar

  1. meltem duygu özçağın21 Kasım 2011 11:50

    O kadar önemli bir noktaya parmak basmışsınız ki, bu değerlerimizin farkında degiliz bile:( eren başbuğu sayenizde tanıdım teşekkür ederim, dinlediğim tarzın çok dışında olmasına rağmen çok saygı duydum kendisine okuyunca. Hem kendisini hemde ailesini yürekten kutluyorum. Belki ileride şartlar değişir ve umarım eren başbuğ gibi değerlerimzi ülkemizde görürüz.

    YanıtlaSil
  2. Erenciğim , baban ali başbuğun 1974 yılında arkadaşı baybars mümtaz akıncı,seninle ilgili başarılı grafiğin beni öylesine mutlu ettiki,inan sanki kendi oğlumun başarısı gibi onurlandırdı,gurur duydum benim kardeşimde isveçte parkisyon sanatcısı,ayrıca oda babanın ve annenin devlet halk danslarından arkadaşı,bende yıllarca halkdanslarıyla uğraştım son 15 yıldırda halk müziğive sanat müziği solistliği yapıyorum çeşitli amatör korolarda ,başarılarını kutlar ,yaşam boyu sana sağlık ,huzur,mutluluk ve başarılı yıllar diliyor gözlerinden öperim,çalışmalarınla ilğili video cekimlerini gönderirsen mutlu olurum,mumtazakinci1@hotmail.com,

    YanıtlaSil
  3. mümtaz bey, yorumunuz ve eren başbuğ hakkındaki güzel dilekleriniz için teşekkür ederim ancak sayfa eren başbuğ a ait olmadığı için çok büyük ihtimalle kendisi okumamaktadır burayı. bu arada küçük bir eleştri de getirmiş olayım, eren başbuğun resmi web sitesi 2010 yılından beri yapım aşamasında ve artık kısa süre içinde resmi sayfasının açılmasını da temenni ediyoruz:)... bu arada, ben sizin yorumunuz hakkında bir şekilde bilgilendirmede bulunacağım, tekrar teşekkürler...

    YanıtlaSil
  4. LÜTFİYE İNAN9 Haziran 2012 14:17

    BÖYLE ÇOCUKLARIMIZIN VARLIĞINI BİLMEK DAHİ BAŞLI BAŞINA GURUR VERİCİ.
    KENDİSİNİ VE AİLESİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM.
    GELECEK İÇİN UMUTLARIMIZI ARTIRAN BU TİP YAZILARI OKUMAK, HABERLERİ ALMAK FAZLASIYLA YETİYOR, SAYGI İLE.

    YanıtlaSil
  5. Ben de bit videosunu izledim dün gece bugün merak edip araştırınca en detaylı bilgi burada buldum. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  6. Konser programı hakkında da bilgi verirseniz sevinirim. Almanya Hollanda yada Türkiye

    YanıtlaSil
  7. teşekkürler lütfiye hanım ve umut bey... umut bey, ben elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum, burada bildiririm... bildiğim kadarıyla bu yaz izmirde bir konser daha olacak...

    YanıtlaSil
  8. Eren Başbuğ konseri 29 haziran 2012 İzmir Sabancı Kültür merkezinde yapılacaktır.

    YanıtlaSil
  9. çok teşekkürler bu güzel haber için:)...

    YanıtlaSil
  10. Betül Oktar Nemli29 Haziran 2012 23:18

    Siz burada daha önce konser için 2 temmuz ve üstelik Adnan Saygun demiştiniz! Daha doğrusu alisida demişti HZ can da yukarıdaki yorumu oraya yapmıştı ama şimdi gördüm ve şaşırdım! konser şu anda oluyor! ve ben hiç bir yerde bu konserin olacağınıda görmedim! Ben mi yanlış anımsıyorum?

    YanıtlaSil
  11. yanlış hatırlamıyorsunuz, öyle idi ancak daha sonra tarih ve yer değişti... anladığım kadarıyla salonda bir sorun yaşandı ve değişiklik o yüzden oldu... ben de karışıklığa sebep olmaması için, önceki duyuruyu silmek durumunda kaldım... teşekkürler...

    YanıtlaSil
  12. Teşekkür ederim, ama konsere gidemedim tarih değişikliği sebei ile:(.. Bir dahaki sefere artık napalım:) BETÜL.

    YanıtlaSil
  13. Sayfanızda gençlere yer verior olmanız ve onların başarılarıyla büyük heyecan duyuyor olmanız çok güzel. Ereni izmirde izledim bir arkadaşımın sayesinde ve bilgi sahibi oldum daha sonra. Çok büyük başarılara imza atmış çok genç yaşta. Gurur duydum, Türk olması da ayrıca gurur verdi. Şimdi de sayfanızda neler yaptığını ve tanımıyorum ama anladığım, önemli isimlerle birlikte çalıştığını öğrendim okuyunca. Daha da gururlandım. Yolu açık olsun, çok daha fazla başarılarla dolu olacağına inanıyorum hayatının biz de daha fazla gurur duyacağız inşallah.
    Sergül

    YanıtlaSil
  14. Muheteşem bir çocuk bu Eren. Çok başarılı. Kutluyorum ben kendisini de ailesini de.

    YanıtlaSil
  15. EREEEEEEEENNNNNNNNNNN SENİ ÇOOKKK SEVİYORUM:)

    YanıtlaSil
  16. Bu gençlere bayılıyorum, gurur duyuyorum. Ülkece sahip çıkmamız gerekiyor. Umarım çok daha büyük başarılarla çıkar karşımıza.

    YanıtlaSil
  17. IVORY performansları muhteşemdi. Devamı gelecek bilginize.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Ayın Çok Okunanları

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…