Ana içeriğe atla

gedik sanat & semplice quartet - mozaik

semplice quartet

bayılıyorum böyle fotoğraflara... andante dergisince her yıl verilen donizetti klasik müzik ödüllerinde, yılın oda müziği grubu ödülüne layık görülen semplice quartet hakkında daha önce paylaşım yapmıştım, bağlantıya gidip okursanız sevinirim... apple hill chamber music center tarafından verilen bursla young artist programına davet edilen semplice quartet; 43. istanbul müzik festivali’nde ve fransa’da düzenlenen aix-en-provence festivali’nde konserler vermiş olan çok başarılı bir orkestramız... 2016-2018 yılları arasında da viyana müzik ve sahne sanatları üniversitesi haydn enstitüsü'nde johannes meissl ile oda müziği çalıştılar... tabii semplice quartet bu kadar kısaca özetlenebilecek bir orkestra değil ama bu paylaşımın asıl konusu; kendileri tarafından gerçekleştirilen mozaik projesi...

mozaik projesi; yedi bestecimizin, ülkemizin yedi yöresine ait yedi tema üzerine bestelediği eserlerin semplice quartet tarafından ilk seslendirilişlerinin yapıldığı, yedi gün boyunca her bir eserin seslendirildiği bir gençlik projesi aslında... çok yönlü, bir taşla çok kuş vuran, harika bir proje bu mozaik... ben biraz geç paylaşıyorum, tek sorun o... gençlik projesi dememin sebebi ise; ilk seslendirilişlerin, geçtiğimiz 19 mayıs haftasında yapılmış olması...

ülkemizde çalışmalarını sürdüren oda müziği topluluklarını desteklemek ve yeni eserler ortaya çıkmasını sağlamak amacıyla; gedik sanat tarafından desteklenen bu projede eserleri seslendirilen bestecilerimiz ve eserlerini vereyim hemen...

aslıhan keçebaşoğlu, kırık halay

barış büyükyıldırım, teke

boğatay köprülü, marmara dörtlüsü

cem oslu, nemrut heykellerinin öyküsü

erberk eryılmaz, bolulu ama rasim

evrim demirel, seikilos

uğurcan öztekin, ani harabeleri

her biri de çok önemli çalışmalara imza atan bestecilerimiz ancak maalesef ben henüz tamamı hakkında paylaşım yapabilmiş değilim... önceki yıllarda bestecilerimizi ayrı paylaşabiliyordum ama son yıllarda çok istememe rağmen beceremiyorum zamansızlıktan... bu sebeple; bu tip parojelerin benim açımdan önemi gerçekten çok büyük... daha önce de yine bir gedik sanat projesi olan sözsüz günlükler projesi gerçekleştirilmişti, o proje kapsamında da bir çok bestecimizi tanıma ve dinleme fırsatı bulmuştum... aşağıdaki bağlantıdan okursanız sevinirim...

önder baloğlu - sözsüz günlükler

tabii bir de sesin yolculuğu var, onu da okuyun bi zahmet... besteciliği ve bestecileri gerçekten çok önemsiyorum, o sebeple ille okuyun diyorum... bu paylaşımdaki besteci tag'ini de tıklayın, irili ufaklı bir çok bestecimiz gelecek... lafa bak:))... silmeyeyim, kalsın artık... irili ufaklı derken; çocuklar da var, o sebeple:)...

mozaik projesinde bahsetmediğim bir konu daha var... gerçekten verimliliği çok yüksek bir çalışma mozaik... yedi bestecimizin eserleri genç tasarımcıların görselleriyle birleşti bu projede... yedi yaylı dörtlü eserin ilk seslendirilişlerini içinde barındırırken, istanbul gedik üniversitesi güzel sanatlar fakültesi öğrencilerinin hazırladığı görsel eserlerle zenginleşti proje ve tam bir mozaik oldu... cem önertürk yönetmenliğinde gedik kaynak fabrikası’nda çekilen kliplere istanbul gedik üniversitesi mimarlık ve tasarım fakültesi görsel iletişim tasarımı bölümü öğrencilerinden sümeyra saraç, gülden erikli ve rıza yeğen’in görsel eserleri eşlik etti...

gedik sanat & semplice quartet - mozaik projesi

barış büyükyıldırım mozaik - teke

solo ve oda müziği, caz ve yirminci yüzyıl müziğini de kapsayan çeşitli türlerde çok yönlü bir müzisyen olarak kendini amerika, kanada, avrupa ve türkiye'de önemli salonlarda verdiği konserlerde kanıtlamıştır... ankara devlet konservatuarı’nı selçuk ve kamuran gündemir’le piyano; ilhan baran, turgay erdener ve istemihan taviloğlu’yla kompozisyon çalışarak bitirdikten sonra lisans eğitimini konstanze eickhorst’un öğrencisi olarak musikhochschule lübeck’te; yüksek lisans eğitimini james tocco’nun öğrencisi olarak cincinnati üniversitesi college conservatory of music’te tamamlamış ve aynı okuldan artist diploma’sı almıştır. barış büyükyıldırım şu an istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı’nda doçent olarak çalışmaktadır. bunun dışında akademi bifo’da eğitmenlik ve mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak dersler vermektedir.

evrim demirel mozaik - seikilos (zaman yolcusu)

izmir anadolu güzel sanatlar lisesinde müzik eğitimine başlamış ve nergis şakirzade ile piyano çalışmıştır. elhan bakihanov'un kompozisyon öğrencisi olmuş, daha sonra hollanda'da rotterdam konservatuarı'nda klaas de vries ile kompozisyon, rene uijlenhoet ile elektronik müzik; rob van kreeveld ve johan clement ile caz piyano çalışmıştır. rotterdam konservatuarından kompozisyon ve caz piyano olmak üzere iki lisans diploması alarak mezun olmuştur. 2007 yılında amsterdam konservatuarı'nda theo loevendie ile kompozisyon dalında yüksek lisans eğimini tamamlamış; 2013 yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuarı, orkestra şefliği ve bestecilik bölümünde sanatta yeterliğini tamamlamıştır. evrim demirel 2014 yılında doçentlik unvanı almıştır ve halen istanbul üniversitesi devlet konservatuarı caz anasanat dalında profesör öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. evrim demirel'in, müziği caz, türk folkloru ve osmanlı müziği etkisini taşır, zengin bir melodik yapı ve ritmik çeşitliliğin yanı sıra, durağan bir armoni anlayışı ile çok katmanlı çağdaş bir tını elde etmiştir. bir çok yapıtında türk, doğu ve batı çalgılarını birlikte kullanmaktadır.

erberk eryılmaz mozaik - bolulu ama rasim

türk besteci ve icracı erberk eryılmaz yaratıcı ve dramatik bakış acısı ile halk müziğinin enerjisini konser sahnesine taşımayı hedefleyen müzikleriyle carnegie hall, sydney opera house, küba ulusal güzel sanatlar müzesi ve washington d.c. kennedy center gibi dünya’nın birçok önemli sahnelerinde yer aldı. 2022 yılında "dance of the yoğurt maker" adlı albümü yapımcısı judith sherman ile grammy ödülü ve global music awards’da besteci ve icracı dallarında iki altın madalya kazandı. washington post tarafından müziği "semazenin enerji patlamasi" olarak tanımlanan eryılmaz'ın kazandığı ödül ve yarışmalar arasında "diemente onur ödülü", van rooy müzikal mükemmellik yarışması'nda birincilik, yoğurtçunun oyun havaları ve minyatürler set no.5 adlı müzikleriyle carnegie mellon üniversitesi'nin düzenlediği yaylı dörtlü için eser yarışması, tepki 2 "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" adlı müziğiyle harry g.archer orkestra için eser yarışması ödülleri bulunmaktadır. bunların dışında, 2014 yılında pittsburgh'daki sanatsal etkinlikleri ve çalışmalarından dolayı bny mellon şirketi tarafından bny mellon üstün sanatsal başarı ödülü'ne layık görülmüştür. eryılmaz, sırasıyla samsun belediye konservatuvarı, hacettepe üniversitesi ankara devlet konservatuvarı, abd'de hartt school, carnegie mellon üniversitesi ve son olarak doktor ünvanını aldığı rice üniversitesi’nde eğitim gördü. eryılmaz, hoppa project ve misafir sanatçı olarak eserlerini seslendiren topluluklarla sahne almaktadır ve aynı zamanda ankara müzik ve güzel sanatlar üniversitesi’nde bestecilik ana sanat dalı'nda doktor öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

aslıhan keçebaşoğlu mozaik - kırık halay

16 aralık 1994’te ankara’da doğdu. müzik çalışmalarına 2007 yılında antalya devlet konservatuvarı piyano bölümünde başladı. kompozisyon eğilimi erken yaşlarda baş gösteren besteci 2013 yılında bilkent üniversitesi mssf kompozisyon bölümünde lisans eğitimine başladı ve aynı kurumdan mezun oldu. 2019 yılı itibariyle helsinki’de yaşamaya başlayan keçebaşoğlu bir yandan yüksek lisans eğitimine devam etmekte diğer yandan gerek türkiye’de gerekse yurt dışında birçok önemli projeye müzikleriyle dahil olmaktadır. bilkent senfoni orkestrası, hezarfen ensemble, ensemble kalmgforum wien, ensemble ıntercontemporain solistleri ve helsinki chamber choir eserlerini seslendiren kurumlardan bir kaçıdır.

boğatay köprülü mozaik - marmara dörtlüsü

ı̇stanbul kadıköy’de doğan ve yaşamakta olan köprülü, hem ezoterik hem de bilimsel düşüncenin sınırlarında, armoni yani denge-oran ilminin kadim köklerine dair izlerin peşinde koşan tutkulu ve araştırmacı bir müzisyendir. eserleri yurtiçi ve yurtdışında, trt radyo-3’ten san francisco community radio’ya kadar çeşitli radyolarda yayınlandı. 2016 yılında prof. dr. tolga zafer özdemir ile kompozisyon çalışmalarını tamamladı. ardından hannover'de eğitim veren piyanist prof. vassilia efstathiadou ile özel öğrencisi olarak çalıştı. hırvatistan, girit ve bodrum - gümüşlük de dahil olmak üzere bir çok ustalık sınıfında yer aldı. devlet sanatçısı piyanist gülsin onay, prof. konstanze eickhorst, piyanist francesco libetta gibi isimlerle çalıştı. köprülü; ı̇stanbul üniversitesi devlet konservatuarı, saint joseph fransız lisesi ve ı̇stanbul bilgi üniversitesi’nde okudu. dönem dönem almanya ve fransa’da çalışmalarını sürdürdü.

cem oslu mozaik - nemrut heykelleri’nin türküsü

1992 adana doğumlu cem oslu, müzik eğitimine 12 yaşında özel piyano dersleri alarak başladı. bir sene sonra bilkent üniversitesi müzik fakültesi’ne kabul edildi. burada geçirdiği 5 yıl içerisinde sanem berkalp ve hande dalkılıç ile piyano çalıştı. 2009 yılında düzenlenen 1.kamuran gündemir piyano yarışması’nda üçüncülük ödülü aldı. brüksel'de düzenlenen "musica mundi" adlı oda müziği festivaline davet edildi. ankara, istanbul, antalya, mersin, malatya ve adıyaman’da resitaller verdi. bilkent senfoni orkestrası eşliğinde e. grieg’in “piyano konçertosu”nu, bursa bölge senfoni orkestrası eşliğinde s. rachmaninoff’un “1.piyano konçertosu”nu seslendirdi. 10.antalya uluslararası piyano festivali kapsamında düzenlenen "genç yetenekler konseri"nde yer aldı. 17 yaşında viyana konservatuvarı’na kabul edilerek prof. roland batik’in sınıfına katıldı. italyan orkestra şefi marino formenti’nin viyana musikverein'da düzenlediği “carte blanche” adlı çağdaş müzik projesinde yer aldı. kasım 2011'de çağdaş dönmezer ile van depremzedelerine yardım amacıyla düzenlediği "iki piyano-iki kültür" konserinde kendisine ait olan türkü düzenlemelerini seslendirdi. müzik teknolojilerine ve kompozisyona karşı artan ilgisinin etkisiyle 2012 yılında, çalışmalarına berklee college of music’te devam etmek için boston’a taşındı. 2019 yılında new york merkezli lincoln center stage grubuna piyanist olarak dahil oldu, ve piyanolu beşli grubuyla yolcu gemileri üzerinde brezilya, alaska ve karayipler’i dolaşarak 6 ay içinde 300’ün üzerinde konser verdi. selva erdener için düzenlediği ‘bitlis’te beş minare’, boğaziçi gençlik korosu eşliğinde kaydedilerek 2019 yılında, ‘erik dalı’ ise 2021 yılında ada müzik tarafından yayınlandı.

uğurcan öztekin mozaik - ani harabeleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi’nde aldığı sanat tarihi eğitiminin ardından bestecilik çalışmalarını kocaeli üniversitesi devlet konservatuvarı kompozisyon bölümü’nde mehmet ali uzunselvi ile tamamlayan besteci, 2016-2019 yılları arasında kocaeli üniversitesi devlet konservatuvarı’nda, 2019 yılında ise marmara üniversitesi güzel sanatlar fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev almıştır. eserlerinin kayıtları deutschlandfunk kultur (almanya) ve websyn radio (fransa) gibi radyo istasyonları tarafından yayınlanmış olan öztekin, istanbul besteciler kolektifi’nin kurucu üyelerindendir. bestecinin eserleri, kazandığı bestecilik yarışmaları ve aldığı siparişler vasıtasıyla almanya, bulgaristan, fransa, hollanda, ingiltere, ispanya, isviçre, kanada, karadağ, rusya, slovenya ve türkiye’de çeşitli festival ve konserlerde seslendirildi. bu etkinlikler arasında donaueschinger musiktage 2017, festival mixtur (barcelona), festival turbulences sonores (montpellier), barcelona modern festival, baroquestock festival (londra), atlas festival (amsterdam), computer space computer arts forum (sofya), me_mmıx18 festival pirineus-mediterrània modern (mallorca), st. petersburg uluslararası besteciler semineri kapanış konseri, festival unicum (ljubljana) ve calgary yeni müzik festivali gibi çeşitli festival ve konserler bulunmaktadır. aynı zamanda bu organizasyonlar dahilinde kendi müzikleri hakkında seminerler de veren bestecinin eserleri, 2016 yılından beri paris merkezli yayınevi babelscores tarafından yayınlanmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

çağla karaali

çağla karaali çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?... konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onların okulları bu çocuk

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ev stüdyosu ortamı

müzik stüdyosu izolasyonu stüdyo ortamına ev içinde oda deniyor:)... yani evin içinde bir yerler... yine işin büyüklüğüne göre maliyet çok değişecek... mesela siz çalışırken çok gürültü olacak mı? ... keyboard kullanacaksanız sesini az açarsınız... yada kulaklık kullanırsınız... monitör kabin en iyisidir ama mecburen gerekebilir çoğu zaman kulaklık... o zaman, kulaklığın çok iyi olması şart... eletro gitar çalacaksanız gürültüye engel olmak çok zor ama teknoloji gelişti iyice amfi yerine direk olarak bir çok keyboarda yada audio/midi arabirimine gitarı girebiliyorsunuz... kulaklıkla elektro gitar çalmanız da mümkün... davul çalacaksanız::)))... işiniz zor tabii... o zaman yalıtım yapacaksınız odaya çünkü daha ilk gün eve polis gelecektir... tabii davul makinesi, ritm makinesi, eskiden ritm box denen zımbırtılardan kullanacaksanız yada dijital davul seti kullanacaksanız iş basit... "çok iyi" bir kulaklık işinizi görecektir... ama "adam gibi" bildiğin davul (

EmiSunshine

EmiSunshine tam adı emilie sunshine hamilton ama EmiSunshine adını kullanıyor... ben ilk izlediğimde, kendisinin bu kadar genç olduğunu anlamamıştım!... 25 civarı diye düşünmüştüm yaşını ama 2004 doğumlu çıktı... 14 yaşında henüz ama ben tarzına ve sanatçı ruhuna resmen hayran kaldım... çok küçük yaşlarda çekilmiş videoları var, o yaşlarda bile giyimi, aksesuarları, sahnede duruşu, yüz ifadeleri, vücut dili, fotoğraflarda verdiği pozlar vs vs vs, her yönden yaratıcı ve sanatçı bir yapıya sahip... şimdi bu yazdıklarım daha çok moda dergisine uygun ve magazinsel oldu ama sadece bu sebeplerle bu sayfada paylaşmam mümkün değil kendisini... çok daha fazlasına sahip emilie... Emilie Sunshine Hamilton tam bir yetenek bombası emisunshine... çok iyi şarkı söylüyor, sesi çok iyi, tarzı çok iyi ve sesini oldukça iyi kullanıyor... bir çok enstrümanı iyi seviyede çalıyor yani multienstrümantalist... ve kendine ait eserleri var... anlayacağınız söz yazıyor, beste yapıyor... bu kadar da d

zaman içinde gitar

klasik gitar bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var... mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar... ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda... hititlerde gitar hititlerde gitar benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

zahit bizi tan eyleme, şaraba eyle ihtiram...

konumuz "zahit" ama zahit hakkında yazabilmek için önce uzunca bir zaman ayırıp, kitap karıştırıp, mürekkep yalamak gerekiyormuş gerçekten... ilk anladığım o oldu... hemen belirteyim; zahit daha yaygın kullanılıyor ama doğrusu "zahid" ... aslında konu; " dinlediklerim " ancak "ben şu zahit adlı eseri çok severek dinliyorum, alın bu da videosu vs vs vs" denip de geçilecek bir eser değil... zaten zahit bizi tan eyleme deyişini bilmeyen ve sevmeyen yoktur... kıyıda köşede kalmış bir şeyi keşfetmiş olamayacağımdan ötürü, asıl amaç tabii ki farklı... neredeyse ilkokul yıllarından beri hayranlıkla dinlediğim "bu zahit de neymiş yahu" diye anca meraklandım zannedersem... çoğu zaman bu esere kısaca zahit denir geçilir... eğer sadece interneti kurcalarsanız ve bu kurcalamanız sadece öylesine gerçekleşirse, aslında birbirinin devamı yada tamamlayıcısı denebilecek zahitler ile karşılaşırsınız... kafanız da karışır biraz... zaten gördüğüm kada