Ana içeriğe atla

çocuk besteciler buluşması 2021

istanbul büyükşehir belediyesi

ulusal çocuk besteciler buluşması 2021

2021 yılında daha da büyüyerek geliştiği söyleniyor bu yarışmanın, daha doğrusu etkinliğin demem gerekiyor çünkü geçen sene yarışma idi, bu sene buluşma adını aldı... bence de çok isabetli bir karar çünkü yarışma denen şey kim ne derse desin, bana itici geliyor sanat alanında... üstelik konu çocuk ise... ama sonuçta benim düşüncelerim hem biraz havada ve çok idealist kaçıyor hem de bir çok otorite yerışmaları onaylıyor gördüğüm kadarıyla... aileler de çocuklarının sadece kendileri ile yarışacak kadar olgun olduklarını ifade ediyorlar... sonuçta ben de bir şey diyemiyorum...

ama "sanatta yarışma olmaz arkadaş"... bunu bilir, bunu söylerim...

neyse, istanbul büyükşehir belediyesi tarafından ikincisi düzenlenen çocuk besteciler buluşmasını da geçen seneki paylaşıma eklemeyi uygun bulmuştum, ilgilisi oradan her yılı inceleyebilir düşüncesiyle ama mecburen ayırdım... geçen seneki organizasyon çok hoşuma gitmişti... başı ve sonu vardı:)...

ulusal çocuk besteciler yarışması 2020

ayırdım çünkü ben bu sene bu etkinlikten hiç bir şey anlamadım... şu anda bir yandan da sağı solu kurcalıyorum, başvuru ile ilgili bilgiler var, nisan başında yarı final mi yapılmıştır? nedir? o var... ama neticede ne oldu? buluşuldu mu?... hangi çocuklar katıldılar? besteler nerede? vs vs vs şimdilik hiç bir bilgi bulamadım...

etkinliğin resmi sayfası şu: https://www.cocukbestecilerbulusmasi.istanbul/

şimdi girip bakıyorum, hala daha başvuru sayfası duruyor:)... girin bakın.. sadece bir köşeye buluşma listesi eklenmiş... aşağıdaki besteci çocuklar var... çok büyük kısmı, tanıdığım, takip etmeye çalıştığım genç müzisyenler...

her birini kutluyorum, burada adı olmayan ama yarışmaya bestesiyle başvuran her çocuğu da kutluyorum... bu sene olmaz, seneye olur... çalışmaya, besteye ve üretmeye devam...

ada reyhan günay
almila bilge okur
bilge taylan öztürk
atlas çoğulu
david derin barreto martins
deniz ozan çelik
duru irlan
ela giydiren
ela başcumalı
emre salalı
giray karagülle
ırmak akıncı
mete ölçer
irfan karakılıç
uzay kurtaran
lena sarin şahan
pelin öztürk
selin ida serez
uygar kantarcıoğlu
alp torfilli
aslı cansu çevik
bengi ışık
ayşe ebru şahinbaş
beste güven
birgülüş beril esen
salih cem ersoy
eda aslan
tolga tabanlı
enes berk el
lara akatay
sıla doğan
tuan güleç
yalçın cherkashin

sayfanın şu anki durumu da aşağıda... beste buluşmamıza katılın çağrısı!... üstte de buluşma listesi var... yani olay bitmiş, yukarıda yazdığım isimler belirlenmiş... sayfada ne bir sosyal medya bağlantısı var, ne bir video, ne de başka bir şey...

neden bu konu üzerinde bu kadar duruyorum?... yahu ben bu konu üzerinde neredeyse 10 yıldır duruyorum... bütün işlerimiz böyle neredeyse... ortada çok güzel bir iş var, çok güzel düşünülmüş harika bir etkinlik var, çok da başarılı besteci çocuklar var... ustalardan oluşan bir jüri var... ve bizler varız... yani merakla bu etkinliği bekleyen, bu etkinliği çok takdir eden, haberini, duyurusunu ve sonucunu yazan... pardon, yazmak isteyen...

ama etkinlik ne oldu? yani buluşma?...

bugün 4 mayıs ve 23 nisandan beri bekliyorum o çocuklarla buluşma videosunu:)...

bir tane 7 dakika 32 saniyelik video var youtube kanalında... o mu yani?... aşağıdaki video... 23 nisan günü yapılan etkinlik bu...

 

bir de aşağıdaki video var çok daha önce paylaşılan ve bu videoda zaten katılım devam ediyor... bu iki video arasında bir fark var mı?... konuşmalar aynı, söylenenler aynı... 23 nisanda şenlikli bir buluşma denen bu mu?... evet, ustalarla atölye çalışması yada masterclass gibi bir buluşmadan bahsediliyor ve onu zaten paylaşmalarına gerek de yok, zaten paylaşılmasın ama sonuçta 150 başvurudan 40 isim belirlendi... benim anladığım bu...

üstüne basa basa "bu bir yarışma değil, şenlikli bir buluşma" deniyor... yahu bu bence bildiğiniz yarışma... eğer paylaşılmayan, çok şenlikli, mesela en azından uzunca konuşmalar, bestelerin seslendirilişleri, çocuklarla sohbetler vs vs varsa, paylaşılmadan yapılmışsa, bilemem ... ne bileyim yani... insan bir şey bekliyor:)...

en azından 7 buçuk dakikalık bir sallama video beklemiyor... aşağıdaki videodan 3 dakika daha fazla:)...

geçen seneki paylaşımı da yukarıdaki bağlantıdan izleyin, görün...

neyse; sonuçta bence çok çok iyi bir etkinlik ama çok kötü bir organizasyon... benim için önemli olan, 150 çocuğun beste yapmış olması... beste yapan çocuklara önem veriliyor olması... o çocuklara ustaların eğitim vermiş yada verecek olması...

belki muhteşem bir buluşma gerçekleşmiştir, facebook yada instagramda yapılmıştır yada uzun uzun bilgilendirmeler filan vardır ama ben bir türlü bulamamışımdır... ama hiç kimse saatlerce bir şeylere ulaşmak için ortalığı da kazımamalı... küt diye ulaşabilmeliyim... sonuçta resmi bir sayfası var ve koskoca istanbul belediyesinin organizasyonu...

benim türkiyedeki etkinliklerin neredeyse tamamında yaşadığım sorun bu... burada çok da yazdım bu sorunu... yahu dev bir yarışma düzenleyip, aylarca gürültü koparıp, sonuçları ilan etmeyen, sadece bin küsur fotoyu fecebooktan paylaşan yarışma da gördüm ben... çocuklar ödüller alıyorlar ama ödül alan çocuğun adı yok!...

uluslararası festival yapıp, koskoca resmi sayfa açıp, bütün ayrıntılarını çok iyi paylaşıp, benden övgüler alan ama festival bittikten 2 ay sonra sayfayı silen devasa üniversitelerimiz var bizim:)...

özetle: çok iyi fikir var, kendisini parçalayan ustalar var, çok güzel besteler yapan en az 150 çocuk var, maddi imkan deseniz, ülkemiz koşullarında resmen sınırsız... ama sonuç ortada...

eleştirilince de kızmayın lütfen... ben en azından "iyi ki müzikle uğraşıyorum, iyi ki beste yapıyorum" mutluluğunu yaşayan çocuklar görmeyi isterdim... videolarınızı izleyince resmen içim karardı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va