Ana içeriğe atla

chopin festivali açılışını piyanist duru aydın yaptı

gülsin onay, duru aydın ve metin ülkü
uluslararası chopin piyano festivali'nin açılış konseri piyanist duru aydın tarafından gerçekleştirildi... hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri oldu genç piyanistimiz duru aydın... öncelikle aşağıdaki paylaşımlara da göz atarsanız sevinirim...

duru aydın
duru aydın'dan haberler
duru aydın'dan bir sezonda 9 konser
duru aydın'dan meriç soylu'ya
2019 yılı meriç soylu ödülleri
duru aydın'dan liebestraume

fazlası da var aslında, sağ üstteki ara kısmına adını yazarsanız, bir kaç başarı haberi daha çıkacaktır...

çok çalışkan bir genç yeteneğimiz duru aydın ve kısa bir süre önce de, geçen sezon boyunca verdiği 9 konseri yazmıştım -ki bir yandan öğrencilikle uğraşan bir genç piyanist için, oldukça yoğun bir tempo... bağlantısı yukarıda, mutlaka okuyun derim... ben yazarken yorulmuştum, kendisi konser vermekten yorulmamıştı...

aslında bu konseri de geçen sezondaki paylaşıma ekleyecektim ama bu konserin bence apayrı bir önemi var... o sebeple ayrıca paylaşılması daha uygun diye düşündüm...

ben ilk defa önemli bir festivalin açılışını bir genç yeteneğin yaptığına tanık oldum... bu açıdan bence bu konser çok fazla önem taşıyor... belki başka örnekler vardır, ben bilmiyorumdur ama pek de sanmıyorum... bildiğim kadarıyla, ilk defa önemli bir uluslararası organizasyonun açılışında bir genç sanatçımıza sahne verildi... bu yönüyle bakıldığında, bu konser, ülkemiz açısından da çok önemli... son iki yıl içinde, genç sanatçılarımıza gereken değer biraz daha fazla verilmeye başlandı... ama hemen belirteyim, "biraz daha" lafını vurgulamak istiyorum...

şu konuda da bir paylaşım yapacağım yakında: bence müzisyen konser verir!... tamam, albüm de çıkarır yada dilediği başka her şeyi de yapabilir, o kısmı zaten beni ilgilendirmez ama benim kafa yapım şunu emrediyor; müzisyen canlı canlı konser verir... bu sebeple bu konserler, bu fırsatlar büyük önem taşıyor...

2018 yılında, estonya'da düzenlenen uluslararası chopin piyano yarışmasında ikinci olmuştu duru aydın ve uluslararası chopin festivali de polonya istanbul başkonsolosluğu himayesinde, 22 eylül 2019 akşamı caddebostan kültür merkezi büyük salonda gerçekleştirildi...

piyanist duru aydın
mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde prof. dr. metin ülkü ile çalışmalarını sürdüren duru aydın, bu konserden çok kısa bir süre önce bir başka büyük başarıya daha imza attı ve tüpraş tarafından desteklenen, güher süher pekinel kardeşlerin  dünya sahnelerinde genç müzisyenler projesi kapsamında burslu olarak desteklenmeye başladı... bildiğim kadarıyla çev sanat tarafından da desteklenmekteydi duru aydın... şunu da belirteyim, bu konser ile hiç bir ilgisi yok bu bursun... aynı zamana denk gelen, birbirinden bağımsız iki güzel olay sadece...

konsere beethoven'ın ünlü eseri patetique ile başlayan duru aydın, chopin eserleri op.48 nocturne no 1, op.64 vals no:2 ve fantasie impromptu ile konseri sürdürdü ve liszt'in aşk rüyası no:3 ile tamamladı... bu oldukça zor eserler sonrasında ise doğal olarak uzun süre ayakta alkışlandı duru aydın...

şimdilik sadece facebookta paylaşılan videoları var ancak ben facebook videolarını paylaşmayı tercih etmiyorum... konser kayıtları kendilerince paylaşıldığında mutlaka eklerim buraya...

duru aydın çok çalışkan ve aldığı eğitimi bir çok konser tecrübesiyle perçinlemeyi başaran, sessiz sedasız kendi yolunda emin adımlarla yürüyen, çok başarılı genç piyanistlerimizden biri... sadece işini yapıyor, kendi yoluna bakıyor... kendisinden de tam kararında bahsediliyor... tam bir klasik piyanist... eserleri yorumlayışı da harika... esere tam olarak bağlı kalmakla birlikte, çalarken artık duru aydın'ı hissettiriyor dinleyene.. yani yorumlarında artık duru aydın imzasını atmaya başladı... tabii ki üst üste verdiği bir çok konserin kazandırdığı tecrübe bu noktada çok önemli... bir kez daha belirteyim; müzisyen konser verdikçe kendisini keşfediyor ve bu da yorumculuğuna yansıyor...

bir diğer önemli konu ise; duru aydın gibi bir çok başarılı yeteneğimizi bu noktaya getirenler de ülkemiz öğretmenleri... ben böyle yazınca, bazen yanlış anlaşılıyor... yurt dışında eğitim alan gençlere de laf ediyor değilim... vurgulamak istediğim şu: bu ülkenin bir çok okulu ve öğretmeni, bu işi dünya ölçeğinde fazlasıyla yapabiliyorlar... öğretmeni metin ülküyü de mutlaka ayrıca kutlamak gerekiyor...

uluslararası chopin festivalinin açılışını yapmak ayrı bir gurur olmalı, böyle bir konseri çok büyük övgüler alarak ve ayakta alkışlanarak tamamlamak ayrı... ve bu konserde izleyici koltuğunda oturan öyle isimlerin önünde bunları başardı ki! gülsin onay gibi mesela... o da apayrı bir gurur kaynağıdır mutlaka duru aydın için...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va