Ana içeriğe atla

bilkent gençlik konseri

bilkent senfoni orkestrası gençlik konseri 2018
aslında ben konseri yazmıyorum çünkü zaten işleri güçleri konser vermek bu gençlerin ama benim için bu organizasyonlar gençleri paylaşmak için güzel birer sebep oluyorlar... mantığa bak:)... neyse işte yukarıdaki üç genç yetenek, bilkent senfoni orkestrası eşliğinde gençlik konserine çıktılar, çaldılar ve çok da beğeni topladılar 19 mayıs 2018 günü bilkent üniversitesi konser salonunda...

şef ışın metin
diyeceksiniz, yukarıda üç değil, dört genç var... evet, en soldaki fotoğraf orkestranın şefi ışın metin'e ait... önce çalışkan şef ışın metin şimdiye kadar neler yapmış aşağıya alıntılayayım... müzik ve sahne sanatları fakültesi dekanlığı da yaptı kendisi bir süre ama ben detaylı yazmadım... beni daha çok müzik adına koyduğu taşlar ilgilendiriyor...
Sanatçı Türkiye’de ve yurt dışında seçkin konser salonlarında dinleyiciler ile buluştu. Bilkent Senfoni (sanat yönetmeni ve şefi 2004-14), Macaristan ve Şili Ulusal Filarmoni Orkestraları, Türk Devlet Senfoni Orkestraları, Lizbon Metropolitana, Meksika Guanajuato ve İspanya Murcia Senfoni Orkestraları ile Moskova “Novo Rossiya”, Atina, Selanik, Kiev, Lemberg, Tiran, Odessa, Dniepr, Kluj Devlet Senfoni Orkestraları, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası (kurucu danışman şef, 2001-02), Bilkent Gençlik, Dünya Gençlik ve Türk – Yunan Gençlik Senfoni Orkestrası (kurucu şef, 2008-10) ile Kotorart, Bakü, Viyana ve Münih Oda Orkestraları ile çalıştı. Kültür Bakanlığı Devlet Çoksesli, Wroclaw Filarmoni, Bulgaristan Devlet Festival, Lisbon ESML Koroları ile Opera Nuovo ve Yunanistan Ulusal Operası’nı konser ve opera temsillerinde yönetti. Daimi şefi olduğu orkestralar ve konuk şef olarak davet edildiği topluluklarla 20’den fazla ülkede 200’ü aşkın konser yöneten sanatçı, Almanya Schleswig-Holstein 2011, 7. Montenegro Kotorart, 29. İstanbul, 25-30 Ankara, 9-12 Mersin, 1. D-Marin, 7. ve 9. Eklisia Uluslararası Müzik Festivallerinde yer aldı. Son olarak BeethovenFest Orkestra Kampusu 2014’de Bonn Beethoven Halle’de, Beethoven’in 9. Korolu Senfoni’sini yönetti.
bilkent senfoni orkestrasının bu sene gençlik konserinde solist olarak seçtiği genç yetenekler keman sanatçısı deniz şensoy, gitarist özberk miraç sarıgül ve piyanist eda öncül...

deniz şensoy hakkında iki sene önce paylaşım yapmıştım, biraz eskidi ve mutlaka üzerine çok fazla şey ekledi deniz ama yine de okuyun derim... çok takdir ettiğim, çizgi üstü bir genç yetenektir deniz şensoy...

deniz şensoy
konserde tchaikovsky'den re majör keman konçertosunun ilk bölümünü seslendiren ve bise davet edilince de harika bir paganini çalan deniz şensoy, 2006 yılında çukurova üniversitesinde başladığı eğitimine bilkent müzik ve sahne sanatları lisesinde devam ediyor... 13. uluslararası mimar sinan genç müzisyenler müzik yarışmasında birincilik, gülden turalı 4. ulusal keman yarışmasında üçüncülük ödülü almıştı... 2011 yılında paul hindemith uluslararası müzik yarışmasında ve 2016 yılında da andrea postacchini 24. uluslararası keman yarışmasında finale kadar yükselen deniz şensoyun  16. bohdan warchal talents for europe müzik yarışmasında da ikincilik ödülü var... bunun yanında, 2014 yılında milli reasüransta işsanat tarafından düzenlenen parlayan yıldızlar konser serisinde resital vermiş ve o yılın parlayan yıldızı seçilmişti... aynı yıl makedonya ohrid pearl uluslararası müzik yarışmasında da üçüncülük ödülünün sahibi olmuştu... başka önemli dereceleri de vardır mutlaka deniz şensoyun... bir çok senfoni orkestrasıyla konserler de verdi tabii... işsanat meriç soylu anma konserinde de çalan deniz, 2014 yılında unesco tarafından organize edilen iguazu en concertino uluslararası gençlik senfoni orkestrasının solisti olarak da ülkemizi başarıyla temsil etti... mozarthaus ve erimtan arkeoloji ve sanat müzesinde resitaller verdi, isviçrede düzenlenen 32. morges müzik akademisinin kapanış konserinde de sahne aldı... halihazırda çağdaş eğitim vakfının genç yetenekler projesi kapsamında eğitimine ve çalışmalarına devam ediyor deniz şensoy...

özberk miraç sarıgül
konserde deniz şensoydan sonra sıra özberk miraç sarıgülde idi... rodrigodan concierto de aranjuez in ilk iki bölümünü seslendiren miraç da deniz şensoyun yaşıtı... klasik müzik denince ilk akla gelen 3-5 eserden biri olan bu gitar konçertosu zor bir eser aslında ama miraç zaten zoru sevdiğini herkese gösteren bir genç gitarist...
gitara 10 yaşında başladı miraç... ilk öğretmeni soner egesel idi... 2012 yılında bilkent üniversitesi müzik hazırlık ilköğretim okuluna başladı ve kağan korad ve anıl gelenler ile çalışmalarını sürdürdü... 2014 yılında çağsav onur ödülü töreninde sahneye çıktı ve hacettepe üniversitesi ankara devlet konservatuvarı tarafından düzenlenen ulusal klaik gitar yarışmasında ikincilik ödülüne layık görülerek dikkatleri çekmeyi başardı... bir sene sonra II. uluslararası cemal reşit rey klasik gitar yarışmasında birinci oldu... 2016 yılında da katılığı tüm yarışmalardan derecelerle döndü... belgrad guitar art festivalinde ikinci, hacettepe üniversitesi ulusal klaik gitar festivalinde ve uluslararası istanbul klasik gitar festivalinde birinci oldu... türkiye gitar buluşmaları kapsamında bir çok önemli ismin ustalık ınıflarına katıldı...

eda öncül
araya sıkıştırayım, tabii eda öncül için değil sadece ama ona denk geldi ne yapayım, ben gençlerin fotoğraflarını bulmakta çok zorlanıyorum... bize ne, senin sorunun da diyebilirsiniz:)... istediğim tarzda fotoğraf tabii bahsettiğim, yoksa bol miktarda var... mesela edanın bu fotoğrafı çok güzel ama konserde ve yakından çekilmiş olsa çok iyi olurdu... bu da onların suçu değil ama en azından konser öncesinde "ben iyi çekilmiş fotoğraf istiyorum, çekmeyecekseniz çıkmıyorum sahneye" tribine girsinler, birileri mutlaka çeker:)...

sahneye son olarak benim çok çok yeni tanımaya ve birden bire sağda solda adını görmeye başladığım, gecenin en genci olan eda öncül çıktı... eda yanlış bilmiyorsam 2003 doğumlu ve son zamanlarda kendi çıtasını yükseltmeyi kafasına koydu zannedersem ki ardı ardına hakkında güzel haberler duymaya başladım... en önemli haber, bir ay sonra 18-22 haziran tarihlerinde gerçekleşecek olan bilkent piyano festivali kapsamında düzenlenecek olan etkinliklere burslu olarak kabul edilmiş olması... çok önemli bir kazanım kendisi için... hem kazanım, hem de başarı... kısa bir süre önce de eskişehir belediyesi senfoni orkestrasıyla harika bir konser verdi eda öncül...ben kendisini bilkent piyano festivali sayesinde tanıdım...

konserde mendelssohnun 1. piyano konçertosunun ilk bölümünü seslendiren eda öncülü meğer ben çok geç tanımışım... 6 yaşında bilkentli olmuş ve şimdi de bilkentte devam ediyor eğitimine... prof. yoonie han ile çalışmalarını sürdürüyor... 2016 yılında katıldığı mozart akademisi piyano yarışmasında, italyada düzenlenen osimo uluslararası piyano yarışmasında ve uluslararası nilüfer piyano yarışmasında üçüncülük derecelerinin sahibi olmuş... aynı yıl italyada osimo piano günlerinde ve amalfi cost music festivalinde konserler vermiş... ben çok geç tanımamışım yahu, 2016 yılında patlama yapmış eda:)... 2017 yılında ise 12. uluslararası pera piyano yarışmasında şeref ödülüne layık görülmüş... 2017 yılında da boş durmamış, sicilya amicafest'e en genç piyanist olarak kabul edilmiş... bu sene de az önce belirttiğim gibi, eskişehir belediyesi senfoni orkestrasıyla solist olarak çaldı ve bilkent piyano festivaline kabul edildi... bildiğim kadarıyla, adnan saygun başarı bursu almaya da hak kazandı eda...

ben edanın gelecekte klasik müziğin sınırlarının dışına çıkacağını ve hiperaktif bir sanatçı olacağını düşünüyorum... nasıl anladın ki? derseniz, bakışından anladım...inanmıyorsanız, bekleyin ve görün...

bu konsere ait henüz video bulamadım, paylaşıldığı takdirde ben de eklerim ama şimdilik eski de olsa üç yetenekli gençten üç harika video paylaşıp, bitireyim...

J. Massenet "Meditation from Thais" - Deniz Şensoy



Özberk Miraç Sarıgül - Mario Castelnuovo // Tedesco Tarantell



AmiCa Fest kapanış konseri - eda öncül

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.