Ana içeriğe atla

ayşe celasun & fine arts music

sadece fine arts music değil, devamı da var, performance and scholarship... yani konser vb aktiviteler yanında burs da var burada... genç yeteneklerin elinden tutan, burs veren, destek olan bir oluşum...
piyanist
ayşe celasun
fine arts denince nedense hep resim, heykel, mimari vs gelir akla... müzik dışında tutulur... aslında tutulmaz, müzik de güzel sanatların baş kahramanlarındandır ama mesela müzik eğitimi alacaksanız, güzel sanatlar fakültesine gitmezsiniz!... mimar olacaksanız da mimarlık mühendislik fakültesine gidersiniz... karışık işler bu işler:)... mimar sinan güzel sanatlar üniversitesine giderseniz, güzel sanatlar fakültesi ayrıdır... müzik eğitimi alacaksanız eğer, aynı üniversitenin devlet konservatuvarına gitmeniz gerekir... resim, heykel, grafik, tasarım hatta radyo televizyon, moda ve fotoğraf oradadır... müzik yoktur orada...

bunu neden yazıyorum? aslında paylaşımla alakası da yok ama uzun süredir bu ayrımı hep düşünmüşümdür... neden böyle? diye... büyük ihtimalle yök'e sormam gerekiyor bu soruyu:)...

piyanist ayşe celasun tarafından kurulan fine arts da ise müzik var... batı klasik müziğinin zenginliğine ve zenginleştiriciliğine inanılarak kurulan fine arts music performance and scholarship; kar amacı gütmeyen ve batı klasik müziğinin sahip olduğu zenginliği genç yeteneklere aktarmayı amaçlayan bir kuruluş... profesyonel ve amatör müzisyenlerin birlikte çalışabilecekleri özel bir ortam yaratmayı hedefleyen vakıf hakkında detaylı bilgiye yukarıda bağlantısını verdiğim sayfasından ulaşabilirsiniz...

üç farklı burs programına sahip olan kuruluş, ayşe celasunun üç vatanında burs veriyor... türkiye, fransa ve amerika... daha doğrusu yaşadığı chicago olarak geçiyor, amerika değil... profesyonel ve amatör müzisyenlerin her ay düzenli katıldığı konserlerden elde edilen gelir ise bursların ana kaynağını oluşturuyor... gençlere verilen destek; sadece konserlerden gelen bağışlar ve celasun vakfının yatırımı ile karşılanıyor... bunun dışında hiç bir kuruluştan hiç bir yardım alınmamaktadır... bu sebeple bu konserlerin sürekliliği ve hak ettiği ilgiyi görmesi büyük önem taşıyor... 2013 yılından beri düzenli olarak gerçekleşen konserleri de conserts bölümünden incelerseniz iyi olur çünkü konser kayıtları da mevcut... konserler, chicagonun tarihi güzel sanatlar binasındaki küçük bir tiyatro salonunda veriliyor...

viyolonselci münif akalın ile bir performans paylaşayım... schumann - adagio und allegro op 70



ayşe celasunun piyano yolculuğu 5 yaşındayken başlamış... istanbul devlet konservatuvarına devam etmiş... ilk öğretmeni zannedersem şive onat... daha sonra burs kazanarak parise gitmiş, ecole normale de musique de germaine mounier ile devam etmiş eğitimine... üst düzey konser piyanisti diplomasıyla mezun olmuş, üstüne bir de paris vııı üniversitesinde müzikoloji okumuş... daha sonra amerikaya geçmiş ve manhattan school of music de arkady aronov ile iki sene çalışmış... iki sene onunda tekrar dönmüş parise... ben çok fazla özetliyorum bu arada:))... tabii bütün bunlar olurken, bir yandan da özellikle avrupada önemli orkestralarla konserler sürekli devam ediyor... ve aynı zamanda piyano hocalığı da yapıyor... bunlar önemli...

sons croisés konser serileri ile ünlü marie-françoise bucquet in 47 ülkeden 200 den fazla müzisyenin katıldığı bu konser serilerine misafir sanatçı olarak davet aldı ve katıldı... créteil conservatoire national de musique'de hocalığa devam ediyor... aynı zamanda fine arts music sebebiyle chicago'da da çalışmalarına devam ediyor...

ne kadar zamandır burslar veriliyor ve sayfalarında verdikleri isimler haricinde de burs almaya hak kazanan gençler var mı bilmiyorum çünkü bazen web sayfaları güncel tutulmayabiliyor... şu anda burs kazanmış olan isimler; zeliha gizem hekim, songül ekici, rabia erdemir, lucile fuin ve kübra duman... kutluyorum her birini...

yüksel koptagel'e ait yemen türküsü üzerine toccata paylaşayım... piyanist ayşe celasun, 2014 yılında kaydedilmiş...



fine arts music, benim karşıma bilkent piyano festivali hakkında bir şeyler kurcalarken çıkmıştı... bu festivale katılacak genç yeteneklere de burs verecek fine arts music... koşullar henüz açıklanmadı bildiğim kadarıyla...

öğretmeni anna baldini-enkserdji, "çok hızlı çalma, yavaş ama emin çal" dermiş sürekli ayşe celasuna... zannedersem ağır ama emin adımlarla ilerleyecek fine arts music ve bu kuruluşu sürekli duyacağız...

çağdaş yaşamı destekleme derneği ile ortak olarak çalışan fine arts music, türkiyede müzik eğitimi almakta olan genç kadın yeteneklere destek veriyor...

vekfın gelecekteki aktiviteleri hakkında bilgi sahibi oldukça buradan paylaşırım mutlaka... şimdilik bu kadar diyeyim ve gabriel fauré eseri après un rêve paylaşıp bitireyim... çelist ian maksin... harika...


Yorumlar

  1. Degerli Hakki Zafer Can, yazinizi simdi okudum, gosterdiginiz ilgiye ve desteginize cok tesekkur ederim. Hep beraber cocuklarimizi, genclerimizi desteklemekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Umarim calismalarimiz her gecen gun daha verimli ve faydali olur.
    Sunu belirtmek benim icin cok onemli: Dernegimiz sadece ve sadece konserlerimizden gelen bagislar ve Celasun Vakfi yatirimi ile hizmet vermekte; baska hic bir kurulustan, hic bir yardim almamaktadir.
    Calismalarimizi gelistirmemize yardimci olacak onerilerinizi lutfen bizimle paylasiniz.

    En iyi dilek ve tesekkurlerimle, Ayse Celasun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. katkınızı görünce çok memnun oldum, önemle vurguladığınız konuyu paylaşım içine de aldım, çok teşekkür ederim:)... çalışmalarınız çok faydalı ve ilerleyen yıllarda daha da verimli olacağına inanıyorum... sevgi ve saygılarımla...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da