Ana içeriğe atla

eurostrings gitaristi özberk miraç sarıgül

gitar
özberk miraç sarıgül

genç sanatçılarımızdan gitarist özberk miraç sarıgül hakkında bir çok kez haber niteliğinde paylaşım yapmıştım ama kendisine özel bir paylaşım yapamamıştım... yapamamıştım değil aslında.. yapmadım... neden yapay bir cümle kurdum anlamadım ama özellikle bekledim... çok kısa bir sürede defalarca büyük başarılara imza atmış olan özberk miraç sarıgül'ün bu hızla öğrenciliği bitmeden nerelere kadar gideceğini merak ettim ve bir süre bekledim aslında..

bu blogta hakkında paylaşım yaptığım hiç bir genç sanatçı beni yanıltmadı... çok kısa sürede çok hızlı yol alacağından kesinlikle emindim ve aynen öyle oldu... pandemi filan olmasaydı, tahminimce mars'a kadar gidecekti özberk miraç sarıgül... 2020 yılında florida guitar foundation tarafından düzenlenen uluslararası gitar yarışmasında, en genç yarışmacı olmasına rağmen birinci olmayı başaran özberk miraç sarıgül, aynı yıl sarajevo uluslararası gitar yarışmasında da birinciliğe layık görüldü ve 2021 sezonu için eurostrings sanatçıları arasında yerini aldı... ab'nin yaratıcı avrupa programı (eu credative programme) tarafından desteklenen eurostrings avrupanın önemli festivallerini bir araya getiren çok önemli bir işbirliği platform ve bu festivallerden birinde düzenlenen yarışmalarda birinci olan gitaristler, eurostrings sanatçıları olarak avrupada düzenlenen bu önemli gitar festivallerinde konser verme ve çalışmalar yapma fırsatını da elde ediyorlar...

ve bir haber daha geldi kendisinden az önce... yani çok fazla sıcak bir başarıyı daha hemen eklemem gerekti... ispanya'da düzenlenen esteve uluslararası gitar yarışmasından da birincilikle dönüyor özberk miraç sarıgül... yetmemiş, seyirci oylaması sonucunda da premio publico yani halk ödülüne de layık görülmüş... kutluyoruz tabii gururla...

sadece üst üste gelen bu iki başarı bile kendisini anlatmaya fazlasıyla yeterli ama bir sanatçıyı anlatmanın en iyi yolu, ortaya koyduğu sanatıdır... bu sebeple lafı fazla uzatmadan, hemen harika bir performansını paylaşayım... miguel llobet eseri varications on sor's follias theme... bu eser anca bu kadar iyi yorumlanabilir her halde...


özberk miraç sarıgül'ün en dikkat çekici yönü; eğitim hayatının başlarında sayılabilecek dönemlerde bile hem solo hem de orkestra eşliğinde ardı ardına çok başarılı konserler vermiş olması ve repertuvarının zenginliği... bach'tan rodrigolara, ispanyaya'dan arjantin tangoya, mangore'den çigan müziğine ve paganini'den aşık veysel'e kadar her dönemi ve coğrafyayı dinledim ben ama çoğu youtube'da yok maalesef ve paylaşamıyorum... mesela rodrigo konçertoları harika idi ama şimdi yine kontrol ettim, paylaşılmamış...

aldığı dereceleri de tabii ki çok önemli... hacettepe üniversitesi devlet konservatuvarı tarafından düzenlenen 2. ulusal klasik gitar yarışmasında ikinci olan özberk miraç sarıgül, aynı yarışmada bir yıl sonra birinci olmayı başarmıştı... sırbistanda düzenlenen 17. guitar art uluslararası gitar yarışmasından da ikincilikle dönen sarıgül; istanbul 2. uluslararası cemal reşit rey klasik gitar yarışmasında ve hem üçüncü, hem de beşinci uluslararası istanbul klasik gitar festivali yaşışmasında da birinciliğe layık görüldü...

yazının başında vermiş olduğum üst üste gelen florida guitar foundation ve eurostrings başarılarına aslında hemen öncesinde elde ettiği başarıları da eklemek gerek çünkü 2018 yılında donizetti ödülleri kapsamında verilen yılın başarılı genç sanatçısı ödülünden sonra kendi çıtasını sürekli yükseltti ve önce estonya talinn'de düzenlenen yarışmada kendi yaş kategorisinde avrupanın en iyi gitaristi seçildi, sonra da montenegro'da düzenlenen ve yaş kategorisi bulunmayan yarışmada da ikinci olmayı başardı özberk miraç sarıgül... hemen hemen katıldığı her yarışmada yaşı en küçük yarışmacı oldu özberk miraç.. çok genç yaşta yaş sınırlaması olmayan bir yarışmada ikinci olabilmek, öyle yabana atılacak bir başarı değil kesinlikle... bu yarışmaya ait bir kaydı da yazının sonunda paylaştım...

tabii bu başarılar ve dereceler gelirken, bir yandan da konserleri ile dikkat çekmeyi de başardı.. ben kendisini konserleriyle tanıdım aslında... yukarıda bahsettiğim o çok kısa sürede gelen başarılarla değil, konserler ve o konserlerde seslendirdiği eserlerle... 2017 ve 2018 yıllarında bilkent senfoni orkestrası eşliğinde verilen gençlik konserinde rodrigo’nun o ünlü gitar konçertosu aranjuez'i, 2019 yılında da yine rodrigo’nun fantasia para un gentil hombre adlı konçertosunu seslendirdi...

bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi'nde lisans eğitimini kağan korad ile sürdüren özberk miraç sarıgül; leo brouwer, pepe romero, aniello desiderio, hopkinson smith, david russell ve hubert käppel gibi çok önemli gitaristlerin ustalık sınıflarına da katılmış... bu ustalık sınıflarından birinde seslendirdiği muhteşem bir astor piazzolla eseri paylaşayım hemen.. primavera porteña...


önemli gitarcılarımızdan kağan korad ile sadece lisans değil, orta lise öğrenimini de tamamladı ama iki sene önce çok erken kaybettiğimiz bir diğer büyük gitarcımız soner egesel ile de çalışmalar yaptığını biliyorum... galiba kendisini bilkent üniversitesi sınavlarına hazırlayan isim idi... özberk miraç sarıgül'ü motive ederek bu yola çıkaran soner egesel, bir diğer önemli gitarcımız celil refik kaya'nın da öğretmeni idi... celil refik kaya gibi özberk miraç sarıgül adını da şimdiden ülkemizden çıkan büyük dünya gitaristleri listenize ilave edesiniz diye yapıyorum bu paylaşımı zaten...

2017 yılından itibaren adından söz ettirmeye başlayan, çok kısa sürede oldukça uzun bir yolu hızla kat eden, gitar repertuvarının en eskilerinden en yenilerine kadar hakim olan, paris, zagreb, saraybosna, karadağ, ispanya, hollanda ve galiba rusya gibi bir çok ülke ve şehirde festivallere katılan, önemli konserler veren, sürekli en küçük yarışmacı olarak birincilikler elde eden çok başarılı, çok çalışkan genç bir gitarcımız özberk miraç sarıgül...

benim bu paylaşımda bahsettiğim başarı ve konserlerinden çok daha fazlasının olduğundan eminim.. hatta biliyorum ama şu anda doğru şekilde hatırlayıp yazamıyorum... bilkent öncesinde dahi girdiği yarışmalardan birincilikler alan ve yazdığım ülkelerden çok daha fazlasında konserler veren bir isim... tabii yurtiçi resitalleri de oldukça fazla... bilgiye ulaştıkça ilave ederim ama asıl gelecekteki çalışmalarını, başarılarını bol bol yazacağımdan eminim... şimdilik montenegro gitar festivali bünyesinde seslendirdiği eserleri içeren konser tadında bir kaydı ile bitireyim...

şimdilik bitireyim deyip, bırakmıştım ama ispanya'da düzenlenen esteve uluslararası gitar yarışmasında kendisine birincilik getiren performansı da youtube üzerinden paylaşılmış, ben de bonus olarak hemen ilave etmek istedim yarışmadaki yarı final performansını... final paylaşırsa, bir bonus daha gelecek bu durumda:))...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

mehmet özkanoğlu

mehmet özkanoğlu bir süredir paylaşmak istediğim bir gitarist mehmet özkanoğlu... ilk kez 1 yıl kadar önce facebook da bir paylaşımda dinlemiştim... hem de öyle bir paylaşımdı ki, bir şiir için fon müziği olarak kullanılmıştı... klasik gitarla çalınan parça ise, dost çevirmiş yüzünü adlı türkü idi... aşık veysel in... şiirle pek alakası olmayan biri olarak o video yu defalarca izlemiştim sırf parçayı dinlemek için... bence çok çok iyi bir yorum idi ama kimdi çalan??... düşünsenize! ne pis bir durum!... bir türk gitarist (yabancı da olabilirdi, bereket değilmiş) böyle gitar çalıyor ve ben tanımıyorum ve arayıp, bulmam lazım kim olduğunu!... bakmayın şimdi yukarıda parçanın adını yazdığıma, ilk dinlediğimde türkünün adını da kime ait olduğunu da bilmiyordum, sadece türküyü biliyordum... işin kötüsü, çoğu türkü de kimseye ait olmuyor ki! anonim olabiliyor, bir yada bir kaç derleyeni olabiliyor... google ın hiç bir işe yaramadığı da oluyor, onu keşfettim... bu parçayı bu kadar etkileyi

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

dünya piyanistler günü

gülsin onay daha önce hiç duymamıştım, az önce denk geliş karşıma çıktı... 6 aralık günü dünya piyanistler günüymüş... 2011 yılından beri... hikayesi de ilginç... usta piyanistimiz gülsin onay , 2011 yılında, 6 aralık günü "herkesin bir günü var, piyanistlerin neden özel bir günü yok" demiş ve 6 aralık gününü dünya piyanistler günü olarak ilan etmiş... biraz inceleyince, "şaka yollu ortaya attığım fikrimin marmarisli gazeteci ata sevgi tarafından haber yapılması üzerine bu denli ciddiye alınıp, benimseneceğini ve hatırlanacağını bilmiyordum doğrusu" dediğini de okudum... şaka yollu da olsa, ortaya atılan bu görüş benimsenmiş ve dünyaya da duyurulmuş anladığım kadarıyla ama dünyaca da benimsenmiş mi acaba diye biraz kurcalayınca, karşıma bu sefer de 8 kasım çıktı world pianist day olarak... bir de sayfa açmışlar... şöyle bir şey ... neden 8 kasım olduğunu anlamadım, daha doğrusu anlamak için uğraşmadım ama 8 kasımda farklı ülkelerden kutlayanları filan pay

org

benim hastalık boyutunda bir takıntım vardır bu org konusunda, bir kaç paylaşımımda bahsetmiştim daha önce... ülkemizde "org" olarak adlandırılan çok geniş bir müzik aleti grubu olması ve farklı adlandırılmalara gidilmeden, tamamına org adı verilmesidir bu takıntı... aslında bu takıntımda pek de haklı değilim, biliyorum ama üzerinde tuşları olan, birbiriyle alakasız her türlü cihaza tek bir isim verilip, org denmesini de hep yadırgamışımdır...  keyboardlar & piyanolar  başlıklı eski paylaşıma göz gezdirirseniz anlarsınız bu takıntımı... bu gereksiz takıntımda pek de haklı değilim dememin sebebi ise şu; aslında benim "org" denilip geçilmesini yadırgadığım cihazlar da "org" denen şeyin geliştirilmiş, elektronikleştirilmiş, dijitalleştirilmiş halleri... üstelik türkçe karşılıkları da yok ve tamamına org deyip geçmek de yanlış sayılmaz... benim takıntılı biçimde "gerçek org" dediğim ve hayranı olduğum şey aşağıdaki muhteşem varlık oluyor...

çingene müziği

çingene müziğine geçmeden önce; aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz... gelem, gelem... çingeneler... dünyada bilindiği üzere, bir "dünya müziği" kavramı mevcut... world music denen!... kimi de her nedense hiç de sevmediğim bir şekilde "etnik" müzik diyor... aslında o kadar mide bulandırıcı bir tanımlama ki özellikle bu etnik müzik lafı!... etnik aslında yerel yada dar bir alana özgün gibi bir anlama sahip ama güncel ve yaygın kullanımı folklorik olmanın çok ötesine geçti, ırkçılığa kadar vardı resmen!... "ötekinin müziği" oluverdi resmen... web sayfaları kapatıldı, ötekinin müziğini dinleyenler kara listelere bile alındı... o yüzden ben zaten etnik lafını hiç benimseyemedim... dünya müziği lafı da çok saçma çünkü bu sefer insan "dünya dışı bir müzik mi var acaba" gibi bir arayışa giriyor... ne yani şimdi mesela madonna uranüs müziği mi yapıyor!... Robert E. Brown - dünya müziği mutfağı /  http://www.wesleyan.edu/ evet, madonna da