sercan peşan'dan nefes öyküleri

neyzen

sercan peşan - nefes öyküleri

ney ile ilgili paylaşımlar yaparken bi korku kaplıyor içimi.. apayrı bir enstrüman her yanıyla ve her şeyiyle... neye enstrüman denmesinde sakınca var mı? bilmiyorum ama vardır muhtemelen... saz diyelim bari, en azından saz, sazlık, kamışlık, kamışlıktan nefese, oradan da kalbe şeklinde giden bir mantığı var... öyle piyano yada viyolonsel paylaşımı yapar gibi yapamıyorsunuz bu paylaşımları, ayrı bir dili var... tabii ayrı bir ruhu olmasından kaynaklanıyor bu dil... başladık artık yazmaya, haydi hayırlısı, sağ salim ve ciddiyetle bitirmek de nasip olur inşallah..

ney üflediğinizde epifiz beziniz aktive olur, üçüncü gözünüz açılır... bu bilginin doğruluğunu bilmiyorum ama doğru kabul etmek hoşuma gidiyor.. üzerlik tohumu vs de öyleymiş.. minicik bir bez ama açık olmasında yarar var... kimyasal bir durum aslında öyle sanıldığı gibi fizik ötesi filan da değil ama üçüncü göz sonuçta, dikkatli olmakta yarar var, ne göreceği belli olmaz... her yerde epifiz bezi nasıl aktive edilir? yada epifiz bezi nasıl açılır? konularında bilgiler ve tartışmalar oluyor, hiç kimse de "arkadaş peki neden kapalı bu?" da demiyor!.. açıktı bir zamanlar ama kapandı sonradan herhalde.. kim ister öyle her şeyi gören, farkına varan insanı... insanın mümkün olduğunca cahil ve aptalı makbuldür, o sebeple kapattılar sonradan... bu sebeple neyzenler tehlikeli insanlardır... hz mevlana'nın mesnevisinin ilk 18 beytini okuyun, anlarsınız... bu 18 beyiti açıklamak için, 24 bin beyit yazmak zorunda kalmış mevlana celaleddin... işte bu sebeple; ille de aktive edip de başınıza iş almayacaksınız durup dururken...

neyse, konu farklı... ney dendiği anda akla gelen ilk kavram nefes oluyor... neyzen sercan peşan'ın bu yılın başlarında tamamladığı albümün adı da nefes öyküleri... sercan peşan'ın dört seneden uzun bir süre üzerinde çalıştığı, toplam 15 eserin yer aldığı bir albüm ve eserlerin tamamı da kendisine ait...

spotify/nefes öyküleri

asla es geçilmemesi gereken, mutlaka dikkatlice ve usulünce dinlenmesi gereken çok iyi bir albüm nefes öyküleri...

neyzen
sercan peşan

neyzen mahmut ekrem vural’dan uzun süre dersler alan sercan peşan odtü'lü bir inşaat mühendisi... ben kendisini uzun uzun anlatabilecek kadar tanımıyorum ama onun da pek bir anlamı yok çünkü müzisyenliğini çok iyi ve yakından biliyorum, o yeterli zaten.. müzisyenliği demek biraz yanlış olur, sanatçılığını demek daha doğru çünkü bildiğim kadarıyla tiyatrodan öykücülüğe kadar bir çok alanda çalışmaları var yada vaktinde yapmış... albümün nefes kısmının nereden kaynaklandığını yukarıda yazmıştım, şimdi de öykü kısmı anlaşılmış oldu...

şu mendebur mikrop nedeniyle evlere kapanma işinden memnun kalan bir ben varım zannediyordum ama kendisi memnun kaldı mı? bilmemekle birlikte, bu zorla evlere tıkıldığımız süreç galiba sercan peşan'ın çok işine yaradı ve takip edebildiğim kadarıyla tamamlayamadığı işlerini tamamladı, üstüne üstlük bir çok sanatçı ile de sürekli çalışmalar yaptı... iyi değerlendirdi bu süreci bazı sanatçılarımız.. bazıları da sadece sızlandılar...

galata mevlevihanesi'nde düzenlenen mevlevi ayinlerinde sürekli ney üfleyen sercan peşan; çok farklı türlerde müzikleri, ülkemizden ve dünyadan bir çok sanatçı ve farklı enstrümanlarla yorumlayan bir isim... tam benlik yani.. bu sebeple ilgiyle takip ediyorum kendisini.. kısaca bildiklerimi yazıp, şimdilik bitireyim.. kendisini ayrıca yazmakta yarar var çünkü çok farklı renkleri bir araya getirebilen bir sanatçı kendisi...

piyanist berkay bayram ile birlikte kaydettikleri erik satie eseri gnossienne no 1 spotifyda editör listesine girmeyi başardı.. fazıl say, jamal aliyev, bülent evcil gibi isimlerle kayıtlar yaptı... bir çok albümde misafir sanatçı olarak yer aldı ve bir çok tekli çalışması da var...

nefes öyküleri ise bildiğim kadarıyla ilk albüm çalışması... bana konsept albüm izlenimi verdi ama olmayabilir.. yani doğumdan ölüme giden yol gibi ama tabii the wall albümünden bahsetmiyoruz şimdi, bir neyzen için ölüm ilk giriş parçası olabilir.. neyse işte ben anlamadığım konulara burnumu sokmayayım.. özetle; albüm harika...

erkan oğur ve oğur sazı ile açılıyor albüm.. oğur sazı diye verdiğim bağlantı aslında erdal yapıcı:).. ama erdal yapıcıyı da okuyun mutlaka derim.. kemal eroğlu hakkında da paylaşım yapmıştım, bi zahmet... oğlu sinan cem eroğlu da tabii ki.. ölmeden önce okunacaklar listesi.. bence okumayın, uzun yaşayın... buraya kadarmış, ben gayet iyi giderken, birden kendim olmaya başladım, hayretmem artık... bahsettiğim konuya göre maskeler kullanan biriyim ben ama uzun süre idare etmiyor...

albümde emeği geçen diğer isimler ise; mustafa göçer, lütfücan kapucu, berkay bayram, bülent aydoğmuş, aytaç kayalı, ziya baslak, özge tığlı taşlı ve özgür can alkan... veronika vitazkova ise doğum adlı eserde eşlik etmiş sercan pekşan'a... erkan oğur da zannedersem sadece başlangıç'ta eşlik ediyor kendisine...

nefes öykülerini aşağıdan dinleyebilirsiniz... yazmasam anlamazdınız... gerçi şöyle bir açıklamayı yapma zorunluluğu da hissediyorum her seferinde; bu bir çalma listesi, ardı ardına tamamı çalacak, sabredin yada sağ üstteki hamburgere (gülmeyin, adı o) tıklayın ve dilediğiniz esere atlayın...

Yorum Gönder

2 Yorumlar

  1. Bazı eserler üzerinde çalışırken gece gündüz uyumadığımız zamanlar olmuştu, karşılığında dolu dolu bir albüm ortaya çıktı...

    Ellerinize sağlık çok güzel bilgilendirici bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler.. çok güzel bir albüm ve tabii ki güzel ve iyi olan her şey ciddi emek gerektiriyor.. asıl sizin elinize ve yüreğinize sağlık, devamını da bekliyor olacağız:)..

      Sil