Ana içeriğe atla

sinan cem eroğlu

perdesiz gitar kaval
sinan cem eroğlu
belki hep aynı cümleleri yazıyorum ama beni bu kadar etkileyen sanatçılar, üstelik çok da genç olduklarında, burada paylaşmadan rahat edemiyorum... ne kadar çok üstün yetenekli insan varmış meğer... iyi ki şu paylaşım siteleri var da bu yetenekleri artık keşfedebiliyoruz, dar çevrelerde sıkışıp kalmıyorlar ve en önemlisi de şu ki; sinan cem eroğlu ve benzeri gibi yetenekli genç sanatçılar artık müzik baronlarının pençesinde kıvranmadan, tarzlarından hiç ödün vermek zorunda kalmadan daha geniş çevrelere ulaşabiliyorlar... gerçi yine de pek kolay olmuyor bu genç yeteneklere ulaşabilmek ve onları tanıyabilmek... bereket ki çevremde "kaval çalan biri var! bayıldım" dediğimde benimle dalga geçmeyen, "aaa sinan cem eroğludur o!" diyebilen, gerçek değerlerden anlayabilen kişiler de var...

sinan cem eroğlunu tanımam yine denk geliş oldu! aslında denk geliş demek de yanlış, kendi hakkımı da yemeyeyim, tek başına, loop lar kullanarak müzik yapan var mı acaba diye araştırırken, aşağıdaki videoyu gördüm...

kaval!... bizim çoğu müziksever ve müzikten çok anlayan çevrelerimize göre kavalı çobanlar çalar, türkü filan çalınır işte en fazla... nedir ki kaval!... aşağıdaki videoyu izleyip, kaval nedir öğrenebiliriz... Boss RC-20 XL Loop Station kullanılarak canlı kaydedilen bu video her açıdan çok önemli... loop dediğimiz şey, döngü oluyor, kısa süreli bir melodiyi çalarken kaydediyorsunuz ve dilediğiniz zaman müziğin herhangi bir yerinde o melodiyi sürekli yada zaman zaman kullanıyorsunuz... elektronik müziğin temeli yada zenginleştiricisi bir bakıma ama ben elektronik müziği dinlerken o "elektronik" denen kısmını hissetmediğim zaman havalara uçuyorum... çağın gerekleri adam gibi kullanıldığında tadından yenmiyor...

yukarıda uzun uzun anlattığım video kaldırıldı, biraz benzerini bulup, değiştirdim, o da kaldırıldı... muhtemelen arada bir kez daha video silindi... yine buldum ve buraya ekledim, o da kaldırılmış... eh benim de işim gücüm senede 50 kere video aramak değil... sanatçılarımıza laf etmek haddim olmadığı için, onların da keyiflerinin kahyası olmadığım için, samimiyetle söylüyorum ki bu bir kızgınlık filan da değildir... sadece umursamıyorum artık...

kişisel resmi web sayfası sinan cem eroğlunu tanımak için fazlasıyla yeterli... resmi sayfasını zevkle inceleyebilirsiniz... bu sebeple sevmediğim bir şeyi yapmaktan yani müzisyen hakkında bilgi vermekten de kurtulmuş oluyorum... tembellik de zor...

tamam tembellik sebebiyle biyografiyi atladık ama sinan cem eroğlunun mutlaka bahsedilmesi gereken çok fazla özelliği var... en başta, çok genç... genç olması çok normal çünkü herkes zaten bir ara genç oluyor ama sinan cem eroğlu da bazı genç yetenekler gibi o bir ara deyip geçtiğimiz zaman aralığına çok fazla şey sığdırmış... ben otorite yada bilgili vs vs vs olmamakla birlikte, burada paylaştığım kişileri biraz ince eleyip sık dokuyorum ve paylaşmam için beni en az bir kaç kere şaşırtması gerekiyor... şaşırmak çok önemli bir kriter çünkü... çoğu zaman olumsuz algılanır ama şaşırmak benim için hayranlık belirtisidir... yukarıdaki videoyu izlerken 2 kere şaşırtıcı bulmuştum, sayfasına girip, biyografisini okuyunca ve diskografisini inceleyince 3-5 kere daha şaşırdım... sinan cem eroğlu gibi sanatçıların diskografisi ve albüm çalışmaları ayrı oluyor çünkü aranan müzisyenler oluyorlar... değişik şekillerde katkıda bulunduğu çalışmalar zaten başlı başına ayrı şaheserler... i hakkı demircioğlu, telvin, erkan oğur, grup yorum, akın eldes ve onlarcası mevcut diskografide... akın eldes ile birlikte çalıştığı hane -i akustik yanında ilk solo albümü tesadüf de cabası... secret of istanbul albümünde de bir solo parçası mevcut...

böyle 1 paragraf ile anlatılabilecek bir müzisyen değil sinan cem eroğlu... youtube videolarını mutlaka izleyin ve detaylı olarak inceleyin derim... ben en çok ilgimi çeken ve sinan cem eroğlunun müziğe ve kavala bakış açısını, verdiği önemi en iyi şekilde özetleyen videoyu da aşağıda paylaşmak istiyorum...

Şirin Pancaroğlu: Harp... Yinon Muallem: Percussion... Sinan Cem Eroğlu: Kaval



şu anda istanbul teknik üniversitesi türk müziği devlet konservatuarı müzik teorisi bölümünde öğretim elemanı olarak görev yapan sinan cem eroğlu; çalışmalarını müzisyen, prodüktör ve müzik yönetmesi olarak sürdürmekte ve sahne çalışmalarına özellikle sinan cem eroğlu 5tet, akın eldes, tolgahan çoğulu ve yinon muallem ile devam etmektedir...

sinan cem eroğlu, doğaçlama ustası, anadolu ezgilerini kullanıyor ve bu sebeple, caz ve kaval akıllara pek gelmeyen muhteşem bir ikili olarak karşımıza çıkıyor müziğinde... kendisini aslında defalarca dinlemişim! ama farkında değilim!!... bir çok yerde hep karşıma çıkmış aslında ve bu noktada bir özeleştiri gerekiyor; albüm kapaklarını çok iyi okumalıyım... tabii bir de eleştiri gelecek; sanatçılar albüm kapaklarını çok iyi değerlendirmeli ve kullanmalılar... kredi kartı başvurusunda yada sigorta işlemlerimizde imzaladığımız belgeler gibi olmamalı albüm kapakları... eskiden gazinoların girişlerinde yazan program gibi olmamalı albüm kapakları... tüm emeği geçenler açık açık büyük harflerle yazılmalı ve teşekkür edilmeli her birine...

ilk üstadı erkan oğur ve birlikte albüm yaptığı akın eldes de büyük ihtimalle çok katkıda bulunmuştur sinan cem eroğluna... her iki isim de türkiyede gençlerin elinden tutan, destek olan, insanlara ve hayata tepeden bakmayan, mütevazı dev isimlerden...
"Müzik hayatımda hayallerim hiç bitmedi. Erkan Oğur ile çalmak ilk büyük hayalimdi. İkinci büyük hayalim üniversiteyi bitirmekti. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden üniversite birincisi olarak mezun olmak ve aynı zamanda 36 yıllık İTÜ Konservatuarı'nın ilk ve tek birincisi olmak ise bu hayalimi büyük bir gurur ile birleştirdi. Yeni hedeflerim ise yurt içi ve yurt dışında grubumla kendi projemi çok sık çalmak. Ancak en büyük hayalim, 17 Grammy ödülü olan Pat Metheny ile aynı sahnede ve albümde çalmak."
böyle demiş bir röportajında... ben bunun bir gün kesinlikle gerçek olacağından adım gibi eminim... emin olduğum bir şey daha var; pat metheny eğer kendisini dinlerse, sinan cem eroğlu ile aynı sahneyi paylaşmayı, albüm yapmayı kesinlikle isteyecektir...

üstadı ile birlikte paylaşmadan olmaz... açık radyoda canlı performans... hozat'ın önünde...



ekleme 02 mart 2019

sinan cem eroğlu hakkındaki bu paylaşımın üstünden yıllar geçmiş, yeni çalışmaları hakkında da bir şeyler ilave etmek istedim, belki de en güzeli şimdilik tüm videolarını paylaşmak... çok çalışkan bir müzisyen kendisi... aşağıdaki playlisti kullanarak tüm çalışmalarını izleyebilirsiniz... sol üstteki ikona tıklayınız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

mohsen namjoo

az önce tanıştım mohsen namjoo ile ve yine ilk dinlediğim parçasında, hatta daha parça başlar başlamaz "budur" dediklerimden oldu... şu anda henüz 2. parçadayım ve dinlediğim ilk parça ile ikinci parça arasında zerre kadar alaka yok! sevdim bu adamı:)... zannedersem zaman zaman olduğu gibi "çok engin bir derya" ile karşılaştık yine ve zaten ben de bu bloğu boşuna yazmıyorum, öğreneceğiz bakalım ne kadar enginmiş mohsen namjoo ... karşılaştığım ilk bilgiyi -saçma da olsa- hemen vereyim; ülkemizde muhsin namcu diyenler de var!... hatta uzun uzun tartışmalar bile yapılmış bu konuda!... biri diyor sen hatalısın, öbürü diyor; hayır sen yanlışsın... her konuda olduğu gibi, bu konuda bile ciddi bir ayrışma söz konusu... klasik ülkemiz insanı durumu... tamam, gerçek adı doğal olarak farsça ve yazılışı farklı çünkü mohsen namjoo iranlı bir sanatçı... bu konuda bile tartışmaya ne gerek var anlamış değilim... çok mu zor? bakarsın adamın sayfasına, o neyi kabul etmişse, s

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin... aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim... "çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum... "nasıl çocuğa gitar al

gelem gelem (djelem djelem)...

çingene bayrağı "öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti" "gyelem, gyelem", "jelem, jelem", "dzelem, dzelem", "dželem, dželem", "delem, delem", "djelem, djelem", "celem, celem"... ve daha bir çok benzeri türevi var bu "gelem, gelem" in... farklı çingene (roman) diyalektlerinde birbirine benzeyen ama farklı yazılan bir çok örneğine rastladım... aşağıdaki fotoğrafta bile, bir yanda dzelem yazarken, hemen yanında verilen sözlerde djelem yazılmış... en yaygın olarak kullanılan ise "gelem" olduğu için, ben de o şekilde yazıyorum... çingeneler, çingene kültürü, müziği ve çingene katliamı hakkındaki aşağıdaki yazıları da okuyabilirsiniz   çingeneler   çingene müziği   tüm dünyadaki çingene halklarının ortak marşı oluyor gelem, gelem... insanın içini titreten çok önemli bir çingene şarkısı... zarko jovanovic e ait... çingeneler arasında çok sevildiği içi

gnossienne

source: martha graham center of contemporary dance www.marthagraham.org Photograph by Soichi Sunami gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser... önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk ba

can özhan ve öğrencileri

can özhan yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim... kaç aydır duruyor bu paylaşım taslak olarak ama elbisesini giydirip, paylaşmam lazım... ben normal koşullarda can özhan gibi ünlü ustaları değil de, ünlü birer usta olacak genç sanatçılarımızı yazıyorum... can özhan da genç sanatçı ve 32 yaşında bu aralar ama bloğun konseptinin çok dışında bir sanatçı artık... çok başarılı ve benim hiperaktif sanatçı olarak tanımladığım sanatçılarımızdan can özhan da.. konserler, projeler, ustalık sınıfları, orkestra kurmalar vb bir çok farklı aktivite devam ederken, bir çok da genç kemancı yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor... hepsi de çok başarılılar ve aslında her biri ayrı ayrı paylaşımları fazlasıyla hak ediyorlar ama ben bu tip paylaşımlar yapmayı tercih ediyorum.. yani ortada bir proje, orkestra, destek programı vs gibi bir ortak çalışma içinde yer alan genç sanatçılarımızı paylaşma gibi... bu paylaşımın konusu ise; en az sanatçılığı kadar başarılı olduğu öğretmenliği can özhan'ın... v

çocuklar müziğe hangi enstrümanla başlamalı?

piyano neden bu paylaşımı yapıyorum? önce onu yazayım... neden olacak, çok soru geliyor... çocuk ve genç sanatçılarımızı paylaştığım için sık sık, doğal olarak bana soran aile çok oluyor bu konuyu ve bazı başka konuları... en çok sorulan sorulardan biri de şu: "bizim çocuk müziğe çok meraklı, hangi enstrümanla başlasın? hangi kursa gönderelim?" kabaca bu soru çok geliyor... tabii devamı da var... bir kaç soruyu da ayrı bir paylaşımla yazarım... daha önce çocuğa gitar nasıl alınır? gibi bir paylaşım yapmıştım, onu okuyan, bu piyano işini de soruyor haliyle... bir çok özel kurs var... enstrüman satan mağazalar var... müzik öğretmenleri vs var ama galiba anladığım kadarıyla aileler verilecek cevabın tarafsız olmasına özen gösteriyorlar... yani doğal olarak işin içinde ticari, parasal, ekonomik vs vs konular olunca, galiba tatmin edici olmuyor... mesela piyano kursu veren bir yere sorduklarında aldıkları cevabın "piyano" olması onları tatmin etmeyebiliyor... beni de e

cansu naz eriş konseri

cansu naz eriş belçika musica mundi school 'da piyano eğitimine devam etmekte olan başarılı genç piyanistlerimizden cansu naz eriş , 21 şubat günü çok başarılı bir resital verdi musica mundi bach konser salonu nda... ben böyle tam konser kayıtları gördüğümde mutlaka paylaşmaya çalışıyorum, bu konseri paylaşmak için başladım yazmaya ama çok taze ve harika bir başarı haberi ile de karşılaştım... önce o haberi vereyim; pariste düzenlenen 18. c oncours international de chatou piyano yarışması nın yaş sınırlaması olmayan konser piyanisti kategorisi nde ikinciliğe layık görüldü... yarışmada birinciliğe layık görülen kimse de olmadığı için, doğal olarak yarışmanın birincisidir cansu naz... birinci seçilmemiş olması da yarışmanın kalitesini ve zorluğunu göstermesi açısından çok önemli... her türlü sıkıntıya, kısıtlamaya rağmen; gece gündüz çok yoğun bir çalışma ve tempo içerisinde geçirdiği şubat ayına yedi canlı etkinlik ve bir yarışma galibiyeti sıkıştırmayı başaran cansu naz eriş hakkın

gordion oda orkestrası

gordion oda orkestrası geçtiğimiz haziran ayında yeni bir orkestramız daha dünyaya geldi.. gordion oda orkestrası .. son yıllarda bu konuda çok güzel kıpırdanmalar var ve yeni orkestralar, korolar, projeler, etkinlikler dikkat çekmeye başladı.. bu yeni ve genç oluşumların bir kısmı maalesef çinliler yarasa çorbası içtikleri için çeşitli şansızlıklara denk geldiler ama ben kaldıkları yerden yollarına devam edeceklerinden eminim... orkestranın en önemli hedefi; genç sanatçılara mesleklerini icra edebilme şansı vermek... sadece orkestracılık anlamında değil, solistlik anlamında da kendilerini gösterebilme yolunu onlara açmak... tabii ki bunu yaparken benim gibileri de barok konserlerle buluşturacaklar... buluşacağız gordion oda orkestrasıyla ancak birlikteliğimizin devamı için sürdürülebilirliğin sağlanması da şart... oldukça fazla sayıda genç sanatçımız gordion bünyesinde bir araya geldiler ve büyük bir heyecanla çalışmalarını sürdürüyorlar.. günümüz şartlarında, mutlaka sponsorlarının o

trio mandili

trio mandili zannedersem ünlü olma derdi tasası olmayan bu üç genç kız, isteseler de istemeseler de ünlü olacaklar... hatta olmuşlar bile... belki de çağımızın kendine özgü imaj ve tanıtım çalışmalarından biridir, öyle gibi gelmedi ama bilemem... bu yazı uzun olamayacak ve yazdığım şeyleri pek de emin olamadan yazacağım, baştan söyleyeyim çünkü bu hanım kızlarımız gürcistandan oluyorlar ve dillerini anlamayı bırakın, alfabeleri bile doğal olarak enteresan... bu sebeple çok da bilgi sahibi olamadım henüz ama beğendim ve paylaşmak istedim... hatta şu anda bir yandan isimlerinin latin alfabesiyle yazılışını aramakla meşgulüm:)... çağımıza özgü bir imaj ve tanıtım çalışması olabilir dememin sebebi; "trio mandili" nin uygun buldukları, diledikleri yada belki de denk gelen herhangi bir yerde video çekip, internette paylaşmaları... bana çok doğal geldiler yani "biz işte böyle çalar söyleriz öylesine, beğenirseniz dinleyin" tarzında bana çok hoş gelen bir tarzları va

ilham perileri

ilham perileri (müzler) biraz sakat bir konuya dalasım geldi, bakalım işin içinden çıkabilecekmiyim... şu anda çok az bilgim var şu ünlü ilham perileri hakkında... şöyle bir olası kaynaklara da göz gezdireyim dedim, gözüm de korktu ama yıllardır hep ilgimi çeker bu ilham perileri... müzler de deniyor, musalar da... ingilizce muses... hemen her dilde yunanca orijinaline sadık kalınmış... Μοῦσαι (moũsai) ise orijinali oluyor... yunanca tabii... müz kelimesinin kökeni de "men" miş... bana pek bi alakasız geldi ama öyleymiş sonuçta... men kelimesi ise çok fazla ciddi anlamlar taşıyor: akıl, düşünce ve yaratıcılık!... umarım ingilizce insanoğlu denen "men" buradan gelmiyordur ama sanki öyle... bu kadarla da kalmıyor, bu 3 ana kavramın altını dolduran konular çok önemli; bilim, edebiyat ve sanat... konu ağır anlayacağınız... men kelimesinden köken aldığı söylenen müzler ise sanat, bilim ve edebiyat alanında eserler veren insanlara ilham getirmekle görevli periler.