Ana içeriğe atla

jackie evancho

jackie evancho & jose carreras
jackie evancho, youtube da dolanırken denk geldiğim bir çok yetenekli yarışmacı arasından ciddi farklarla sıyrılan bir yarışmacı... tabii artık yarışmacı filan da değil, bildiğiniz sanatçı ama yola çıkışı NBC televizyonunda yayınlanan americas got talent yetenek yarışması... bildiğiniz gibi, bu yarışmalar sayesinde yıldızı parlayan bir çok kişi mevcut dünyada ama hiç birini yazmıyorum da jackie evancho yu neden yazıyorum?... bana içine soprano kaçmış olarak doğmuş gibi geldi de o yüzden... yani zaten olmuş ama yarışma bahanesi olmuş gibi... bazı çocuklar öyle oluyorlar ve ben tanıdıkça yazıyorum... yani resmen reenkarnasyona inanmak zorunda kalıyorum...

jackie evancho

verdim adresini, gidin bakın işte orada gerekli her türlü bilgi var:)... işin gerçeği, uzun uzun yazmaya aslında gerek yok, gidin 2 videosunu izleyin anlarsınız demem lazım ama sonuçta blog ya burası, yazıyorum işte bir şeyler...

jose carreras ile fotoğrafını koydum yukarıya yetmez mi?... üstelik bu sadece öylesine çekilmiş bir fotoğraf da değil... harika düetlerinden... americas got talent referans değil ama çok sağlam bir referans oluyor bu jose carreras...

10 yaşındayken aşağıdaki performansla kendini göstermiş jackie evancho...



pittsburghda dünyaya gelen genç soprano, kısa sürede columbia records ile imza atmış... eskiden çocuk derdim ama artık demiyorum çünkü beklemediğim bir şey oluyor ve nasıl oluyorsa kısa sürede benim bu gariban bloğu okuyorlar ve kızıyorlar!... daha da önemlisi, büyüyorlar! ve doğal olarak 5 sene sonra çocuk lafı komik kaçıyor... çok daha da önemlisi; dilim varmıyor çocuk demeye ama aslında çocuklar:)... anladınız mı?... ben anlamadım ama kalsın artık bu haliyle...

brianna sue kahane hakkında yazarken kapıldığım duyguya jackie evancho yu yazarken de kapıldım... ben aslında bir çocuk olan insanların sanki büyüklermiş gibi süslenip püslenip sahneye salınmalarını hiç hazmedemiyorum, o ayrı bir konu ama belirteyim dedim... sonuçta bu insanlar henüz birer çocuklar ve bizler pek göremiyoruz ama büyük ihtimalle aileleri ile birlikteyken yada özel hayatlarında "bildiğimiz çocuk" lar işte sonuçta...

paragraf açayım çünkü önemli bir şey yazacağım:)... bildiğimiz bu çocuklar, sahneye çıkarlarken bile çocuklar... sahneden inince de çocuklar... ama iş performans sergilemeye gelince resmen birden bire 30-40 yaş büyüyüveriyorlar!... işte ben bu sebeple bu sanatçılara çok değer veriyorum... saygı duyuyorum... ve açık söyleyeyim; korkuyorum!... gerçekten korkuyorum çünkü sanki 7 yaşındaki çocuk, bilim kurgu filmlerindeki gibi çatlıyor ve içinden 57 yaşında, sahne tozu yutmaktan kurumuş, kurt bir sanatçı çıkıveriyor... işleri bitince yine çocuk oluyorlar... eve gidince de ayılarıyla oynuyorlardır...



ses harika, sesini kullanması harika, sahne duruşu da öyle... ne denir ki başka... klasikten aryaya, nessun dormadan, ave mariaya kadar; kabaca pucciniden popa kadar çok geniş bir repertuvara sahip...

katıldığı yarışmadan sonra sadece 2 sene içinde david foster gibi bir müzik prodüktörü ve robert redford gibi bir film yapımcısı ile çalışmaya başlamış... şimdi 14 yaşında... biraz hızlı gitmiş ve bugünün koşullarında hızlı gitmek hiç iyi bir şey değildir çünkü bugünün dünyası tüketme üzerine kurulu... bugünkü konumuna 25-30 yaşlarında gelmeli idi diye düşünüyorum...

yazılacak çok şey var ama yazmıyorum... 2012 yılında, st. petersburgdaki ekonomik forumun açılışına amerikayı temsilen gönderilmiş ve 100 bin kişiye açılış konseri vermiş... işte bunun yazılması lazım... dmitri hvorostovsky ve sumi jo gibi dev opera yıldızlarıyla birlikte üstelik...

robert redford ile film çalışmalarına da başlamış bu arada... 2012 yılında yapımcılığını ve yönetmenliğini robert redfordun üstlendiği "the company you keep" filminde oynamıştır... bu bence pek de iyi olmamış ama bilemem...



sarah brightman ile yukarıdaki düeti izlediyseniz, boynuzun kulağı geçmekte olduğuna da tanık olmuşsunuzdur... üstelik çok da erken bir zamanda...

jackie evancho aynı zamanda çok önemli bir hayvan hakları savunucusu... özellikle yavru fokların acımasız avcılardan korunmaları konusunda bir savaşçı... amerikan insan hakları derneği ile birlikte sıkı bir çalışma içinde... sevenlerine, dinleyicilerine, fanlarına ve çocuklara konuyla ilgili bilgi aktarımında bulunuyor...

Jackie Evancho's Best

JackieEvanchoVEVO

yukarıdaki linklerden bir çok videosuna ulaşabilirsiniz jackie evanchonun... ben aşağıya kendisine ait kanalın video oynatma listesini paylaşıyorum, dilerseniz tüm videolarını izleyebilirsiniz...




Yorumlar

Ayın Çok Okunanları

cem esen

yıllardır takip etmeye çalıştığım bir isim besteci ve piyanist cem esen... daha doğrusu, takip etmeye başladığım belki de ilk genç müzisyenlerimizden kendisi ama yıllardır hakkında hiç paylaşım yapmadığım bir isim aynı zamanda... bu sayfada neden bir çok genç yetenekten henüz bahsedememiş olduğumu açıklarken de cem esen'i örnek göstermişim:)... bakınız, burada... gitmişken oraya; sağa sola da bir göz gezdirin, öyle dönün...

tabii hakkında hiç bilgi vermemiş de değilim... sağ üstteki "ara" kısmına adını yazıp, okuyabilirsiniz... mesela "neden önceliğimiz geleceğimizdir?" sorusuna yanıt ararken de cem esen'in hayran kaldığım eserlerinden biri olan free variations op. 7 eserini paylaşmıştım... bu paylaşımı ben çok önemserim ve okunmasını isterim, verdiğim bağlantıdan okuyun mutlaka...

içinde gürültü eksik olmayan bir evde dünyaya gelmiş cem esen de... yani anne de baba da müzisyen... komşuların sevmediği türden evler sanatçı evleri... "vayyy sen müziğe n…

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

aslıhan keçebaşoğlu

başarılı genç bestecilerimizden aslıhan keçebaşoğlu; finlandiya'nın ünlü sibelius müzik akademisinde master yapmaya hak kazanmış... bugün birden karşıma çıkınca bu haber, çok sevindim... kendisi hakkında iki kelam etme fırsatım da çıktı bu arada...

son yıllarda eserleri ile adını sıkça duymaya başladığımız aslıhan keçebaşoğlu ile ilgili olarak öncelikle ufak bir hatırlatmada bulunmam gerekiyor, sonra bu kısmı silip atacağım okuluna başladığında... 

hem sibelius akademisine finlandiya dışından başvuran 25 aday içinden ön eleme ile seçilen 7 kişiden biri olmayı hem de o 7 kişi içinden sıyrılıp, okula kabul edilen 2 kişiden biri olmayı başardı aslıhan keçebaşoğlu... özetle bu önemli okulda yüksek lisans yapacak ancak 7 temmuz tarihine kadar acil olarak 2500 euro desteğe ihtiyacı var... sonrasında da oturma izni ve yaşamsal giderleri için de önemli bir desteğe ihtiyacı olacak doğal olarak... ilgilenenler için adresini vereyim hemen... 

aslihankecebasoglu yazacaksınız... sonrası bildiğin…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

idil ve ela'dan başarı haberi

yine bir gülden gökşen hoca klasiği... iki öğrenci, 2 birincilik... idil atlıer ve ela demirkaya; the muse müzik yarışmasına katılıp, birinci olmuşlardı ama ben ertelemiştim bu paylaşımı çünkü ödül olarak yunanistanda konser vereceklerdi haziran sonunda...

temmuz ayına girdik ya, "konser verilmiş mi? bi bakayım" dedim, verilmiş tabii... ben de paylaşayım artık dedim...

the muse, internet üzerinden video paylaşımına dayalı bir yarışma ve videonuzu yarışmaya göndererek katılım sağlıyorsunuz... değerlendirme sonucunda alınan puanlara göre dereceler veriliyor ve her kategorinin birincilerine konser verme imkanı sağlanıyor... bütün dünyaya açık bir yarışma ve neredeyse tüm enstrümanlara ek olarak vokal yanında, oda orkestrası, geleneksel enstrüman ve amatör kategorileri de mevcut...

ela ve idil, birinci oldukları için konser verme hakkı kazandılar ve 29 haziran günü saat 19:00 da atina'nın en büyük salonu olan megaron konser salonunda sahne aldılar... yapılan yorumlarda, büy…

tarık kaan, ilyun ve mina'dan başarı haberi

şu yukarıda gördüğünüz üç genç piyanistimiz; tarık kaan alkan, mina urgun ve ilyun bürkev, ispanya al hambra'da düzenlenen 9. uluslararası maria herrero piyano yarışmasına gittiler ve güzel derecelerle döndüler...

ilyun bürkev ve tarık kaan alkan, kendi kategorilerinde birinci olurlarken, mina urgun da kategorisinde üçüncü olmayı başardı... her üç genç yeteneğimiz de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nde öğrenimlerine devam ediyorlar... mina urgun ise henüz yarı zamanlı olarak piyano eğitimi alıyor olmasına rağmen bu büyük başarıyı elde etti... her üç genç piyanistimizi, öğrenim gördükleri yüz aklarımızdan biri olan okullarını, öğretmenlerini ve ailelerini ayrı ayrı kutluyorum... mina'yı ise apayrı ve özel olarak kutluyorum...

üç gencimizi de maalesef daha önce paylaşma fırsatı bulamamıştım... tarık kaan alkan'ı önceki başarılarından dolayı tanıyorum ve bu sayfada defalarca hakkında güzel haberler verdim... bir paylaşımı buradan okuyabilirsiniz... kısaca da olsa…

can çakmur

çok dikkat çeken, çok başarılı bir genç piyanist can çakmur... hakkında bir şeyler yazmak için hep ileri bir zamana ertelediğim isimlerden biri kendisi ama fırsat buldukça ertelediğim bu gençleri de yazmaya çalışıyorum... can çakmur, bir çok genç yeteneğimize oranla daha fazla tanınma fırsatı yakalamış olan bir isim... tabii bu tanınırlığın sebebi, elde ettiği büyük başarılar sonuçta ve dolayısıyla medyada daha fazla yer aldı... türkiyede ilgili medyanın bile ilgisini çekebilmek için bir kaç deveye birkaç hendek atlatmanız gerekiyor... zaten ondan sonra da medyaya ihtiyacınız kalmıyor:)...

can çakmur hakkında detaylı bilgi alabilmeniz için öncelikle resmi sayfasının adresini paylaşayım... çok iyi hazırlanmış güzel bir sayfaya sahip can çakmur... fırsat buldukça araya sıkıştırıyorum, her genç yeteneğimizin mutlaka böyle bir sayfası olmalı diye düşünüyorum... umarım bir çokları gibi sayfasına kilidi vurup da facebook, instagram vb gibi pek işe yaramayan ortamlara geçmez...

www.cancakmur.…

orta çağdan günümüze hurdy gurdy

hurdy gurdy, 12. yüzyıl öncesine ait yaylı bir çalgıdan köken aldığı düşünülen oldukça eski bir müzik aleti... ilk ortaya çıktığı yer; bazı kaynaklara göre avrupa ama orta doğu orijinli olduğu konusunda neredeyse fikir birliği var gibi... üstelik atasının rebab olması da kuvvetle muhtemel... gerçi köken araştırmalarında bu kadar gerilere gidilmesi ne derece doğrudur bilmiyorum çünkü nihayetinde bütün enstrümanları en eski bir kaçına bağlayıvermek de biraz mantıksız geliyor bana... rebabın aşırı değişmiş bir hali oluyor bu durumda...

çok daha eski resimler mevcut ama ben birbirlerine benzeliklerinden dolayı jules richomme ye ait 1882 tarihli yukarıdaki tabloyu ve günümüze ait aşağıdaki fotoğrafı paylaşmayı istedim... aşağıdaki fotoğraf ise günümüzün ünlü folk rock grubu eluveitie nin gözde elemanı anna murphy ye ait... yazının sonunda bir videosunu paylaşırım mutlaka ama şimdilik şunu söylemek gerekir ki; 133 yıl öncesi ile günümüz arasında çok şey değişmiş olabilir ama işin özü aynı …

gnossienne

gnossienne denince akla önce yaratıcısı erik satie geliyor doğal olarak ama onun dışında akla hayale gelebilecek her şey de geliyor ruh durumuna göre... özellikle o büyük üne sahip olan gnossienne no 1 dinlerken ben parçayı her seferinde başka başka hissediyorum... bu eserin aslında hiç bir şekilde eğlenceli, neşeli vb filan olması mümkün değil gibi çünkü doğaya aykırı ama bana komik ve neşeli geldiği bile oldu!... yorumu dinleyenin ruh durumuna  bırakabilen bir eser...

önce şu yukarıdaki fotodan bahsedeyim, koreografisi amerikalı efsane kadın dansçı martha graham a ait 1926 nisanında prömiyeri yapılan dans gösterisinden... fotoğraf 1927 yılına ait ve gnossienne dans performansından bir enstantane... martha graham, 1991 yılında 97 yaşında öldü... amerikanın en eski dans kumpanyasının kurucusu ve ölene kadar da koreografilerini sürdürmüş... gnossienne ise martha grahamın ilk bağımsız dans gösterisi...

asıl adı eric alfred leslie satie olan ve adını daha sonra erik olarak değiştiren er…

light in babylon

dinlediğimde hayran kaldığım, uzun süredir paylaşmak istediğim ancak bir türlü beceremediğim bir grup light in babylon... itiraf edeyim, ön plana çıkan 2 konu var light in babylonda, şarkı söyleyen kız ve müziğin rengi... düşündüm bir an "nedir müziğin rengi" diye! tabii yok öyle bir şey ama hadi tarzı diyelim; özetle yaptıkları müzik... kişi olarak ön plana çıkan ise bence vokalist kız, yani adını bin bir zahmetle öğrendiğim michal elia kamal... israilli oluyor kendisi ama iran orijinliymiş... hemen belirteyim, vokal ön plana çıkıyor derken kesinlikle gruptaki diğer müzisyenleri bir kenara atıyor değilim!... çok başarılılar ancak michal elia kamal şarkı söylerken apayrı bir dünyaya gidiyor sanki... sesi çok iyi ve çok severek şarkı söylediği apaçık belli... izlerken kendisinin söylediği parçayı resmen yaşadığını görüyorsunuz...

santur çalan ise türk... metehan çiftçi... michal elia kamal ve julian demarque (fransız, gitarist) gezgin müzisyenler olarak 2009 yılında istanbul…