Ana içeriğe atla

zaman içinde gitar

klasik gitar
bildiğimiz gitar işte üstteki... tarih ne kadar gerilere gidiyorsa, gitar da neredeyse o kadar gidiyor gerilere... benim ilk rastladığım bilgi sümerlere, hititlere kadar gidiyor... bir de mitolojide gitar benzeri şeyler var

mitoloji denen şey tam olarak ne vakte düşüyor var mı bilen?... işte o zamanlara kadar gidiyor bu iş... çok eskilere yani... kafamın basmadığı zamanlar...

ne varsa anadoluda ve mezopotamyada var gerçekten... bu sümerlere hayranım... bildiğim kadarıyla mö 3500-4000 li yıllar gibi... hititler de öyle... gerçi ben mö 1400 lere kadar bulabildim gitarın orijinini... aşağıdaki resimlerin ilki berlinde, ikincisi ise istanbulda bulunuyor şu anda...

hititlerde gitar

hititlerde gitar
benim bulabildiğim, gitara benzeyen en eski müzik aletleri yukarıdakiler... ama çoğu tarihçi ve müzikolog daha da eskilere götürüyor gitarı ama bence artık o kadarı da abartı oluyor çünkü gitara pek de benzemiyorlar... örneğin aşağıdaki de gitarın atası olarak kabul ediliyor ve mısır uygarlığına ait... mö 3000 civarı... bu mantıkla gidersek, bütün müzik aletlerinin kaynağını bulunan en eski tek bir enstrümana bağlarız... olmaz öyle şey, itirazım var...

en eski telli müzik aleti, mısırdan
gitar kelimesi kökenini nereden alıyor? bilmiyordum ama onun için de farklı bilgiler mevcut... birincisi göreceli olarak çok daha yeni ve guittern kelimesinin meryemin (virjin yani bakire olarak geçiyor, herhalde herhangi bir bakire değildir) taç giyme töreninde kullanıldığı belirtiliyor britanya kütüphanesinde...

meryemin taç töreni
diğer bilgi ise mö 7000 yılına ait... hem platonun, hem de pollux un lyria ve kitara dan bahsettikleri belirtiliyor...
lyria ve kitara
biz dönelim yine şu bildiğimiz gitara... şekli iyice kaydı gitti çünkü... bildiğimiz gitarla serenad yapılır... günümüzde de iyice moda oldu "gitar çalan çocuk" denen şey... ergenlik çağına giren oğlanlar mutlaka kursa filan giderler çünkü kızlar bayılır... ve mutlaka akdeniz akşamları çalınır serenadlarda... nedense... kurslarda zaten akdeniz akşamları ve olmasa mektubun parçaları öğretiliyor özellikle zannedersem... yada o kadarı yeterli oluyor kızlar için...

the serenade (emile munier)
portekizce gitar violao demiştim... bunun orjini ispanyolların kullandığı ve vihuela denen bir müzik aletidir ve tüm iber yarımadasına yayılmıştır... portekizliler elektro gitar için guitarra diyorlar ama akustik ve klasik gitar için daha çok violao sözcüğünü tercih ediyorlar... violin i yani kemanı andırıyor ama şu da bir gerçek ki, gitarın ataları da aslında kemanı andırıyordu! gitar bildiğimiz şeklini almadan önce sürekli şekil değiştirmiştir... gitarın çok eski ataları keman gibi küçük, kısa saplı ve perdesiz idi... perdeler daha sonra eklenmiştir gitara...

Vihuela

farklı iki vihuela bilinmektedir, birincisi ispanyollara aittir ve 16. yüzyılda çalınmaya başlanmıştır... diğeri ise meksika vihuelasıdır ki mariachi bandolarında çalınmaya başlanmıştır ve 19. yüzyıla aittir... ispanyol vihuelası kemana benzediği için, viola de mano olarak adlandırılmıştır yani elde çalınan keman...

meksika vihuelası
vihuela gitarın atasıdır dedik ama işin gerçeği sümerlere ait bazı resimlerde de bildiğimiz gitara çok benzeyen, üstelik perdeli figürlere rastlanmıştır... yine de gitarın köken aldığı antik müzik aletleri perdesizdiler ve keman gibi küçüktüler... gitarın çok daha yeni atası olan lavta da perdesizdir ve uda çok benzemektedir...

barok döneme ait lavta
lavta denmesi de aslında yanlıştır!! orjinali arapça "lute" dir... araplardan ispanyollara geçmiştir ve ispanyolca "la uta" denmiştir... bu sebeple biz lavta olarak söylüyoruz... "la" ispanyolcada dişil isimlerin önüne gelen ektir... yani aslında "uta" dır... yani ut yada ud!!!

gitar kelimesi büyük bir ihtimalle "guittern" den gelmektedir... guittern kelimesi orta çağda kullanılmakta idi ve taç giyme törenlerinde çalınan bir müzik aleti idi... aslında gitara benzer hiç bir yanı yoktur çalınış şekli dışında...

guittern
hellenistik dönemde kullanılan bir müzik aletinin adı da kithara idi... şekil olarak bu aletin de gitar ile hiç bir alakası yok ve daha çok arp a benziyor ama isim çok tanıdık işte... kithara!! ... kitharanın tıpa tıp benzeri olan kissar adında bir müzik aletinin kuzey afrikada hala kullanılıyor olduğu da bir gerçek...

kithara

apollon kithara çalarken
(daha doğrusu bakarken!)

kitharaya çok benzeyen sümer çalgısı

kuzey afrikada çalınan kissar
işin en ilginç yanı ise -ki bence çok ilginç bir muamma!- bildiğimiz gitara en çok benzeyen atası MÖ 2500-1500 yılları arasında sümerlerde kullanılan ve üstelik perdeli olduğu resimlerle çok açık belirlenen bir müzik aleti!!! ... resimlerini en başta vermiştim, bi zahmet gidip bakın... bir şey daha eski dönemlerde şimdikine daha çok benzer de, sonra şeklimi bozulur!... gitarın neredeyse aynısı ve bulabildiğim kadarıyla "rubab" yada "robab" denen bir çalgı... işin daha da ilginci rebab adında bir müzik aleti günümüzde de bilinmektedir ve üstelik günümüzde çalanlar da mevcuttur... Sümerlerdeki gitara çok benzeyen müzik aleti ile benzerliği pek yok ama isim benzerliği önemli... bugün bilinen rebab daha çok kabak kemaneye benzeyen yaylı bir çalgı...

http://www.rebab.net e girdiğinizde İbrahim Metin Uğur'dan Rebab ve Viyolonsel İcraları da dinliyorsunuz...

görülüyor ki müzik aletlerinin isimlerinin nerelerden alıp da günümüze kadar getirdiklerini araştırıp inceleyip öğrenmek ve üstelik benim yaptığım gibi buraya alıp yazmak pek akıl karı değil!!! yani bu yazdıklarımı iyice karıştırmış ve konunun içine etmiş de olabilirim!! işin uzmanları kızmasınlar bana... ben aslında öğrenmek için yazıyoru bunları ve bu sayfayı da öğrenmek için açtım...

gitara en çok benzeyen ve gerçek atası olarak kabul edilen "lute" perslerden araplara, araplardan da ispanyollara geçmiş ve ispanyollar dünyaya yaymışlardır... lute, la uta, ud yada genel olarak lavta olarak bilinir ve lute yapan ustaya "luthier" denir... luthier tanımlaması günümüzde telli müzik aleti yapan bütün ustalar için kullanılır olmuştur... ancak özellikle gitar yapım ustaları için daha çok kullanılmaktadır...

lute rönesans döneminde çelik telli ve perdeli bir şekle bürünmüştür ve yunan çalgısı buzukiye çok benzemektedir... rönesans döneminde kullanılan bu alete cittern adı verilmiştir...

cittern

bouzouki

Aslında lafı çok da uzatmaya gerek yok! neredeyse bütün telli çalgıların atası harp tır ve en eski atalarına eski mısırda rastlanmaktadır... neredeyse çok az bir değişiklikle günümüze kadar gelmiştir bu çalgı ve mitolojik bir çalgı olarak da lir adıyla karşımıza çıkmaktadır... ama gitarı andıran en eski 2 örnek sümerlere ve hititlere ait olan örneklerdir ve bunlardan birisi de istanbul da sergilenmektedir... Lute, zaman içinde archlute, theorbo vb gibi isimler alarak gelişmiş ve gitar adını almıştır...

amphion lir çalarken
amphion zeus ve nymph Antiope nin oğlu
hermes amphion a müziği öğretmiş ve ona altın bir lir hediye etmiş
rivayete göre amphion liri çalınca duvarlar kendiliğinden örülürmüş

açıkça anlaşılıyor ki, günümüzde batı tarzı enstrüman olarak görülen gitar, kökenini küçük asyadan almıştır... yani orta doğu ve anadolu... sümerler, akadlar, anadoluda hititler, sonrasında persler ve araplar değişik şekillerde kullanmışlar ve araplardan da ispanyollara geçmiştir... bugün bütün dünya ispanyol müzik aleti olarak tanımıştır ama zaten gitarın da flamenconun da kökeni ispanyollardan önce araplara dayanmaktadır... flamenco da fellah menco dan gelmektedir ve bu ayrı bir konudur, belki onu da yazarım sonra... ama şu da asla unutulmamalıdır ki, gitarı gitar yapanlar ispanyollar olmuştur... ispanyada gitarın gelişimi konusunda gitarın tamamen avrupa etkisi altında geliştiği şeklinde bir düşünce de söz konusudur ama, bu kadar tarihsel ve arkeolojik veri karşısında bu görüş kendisine çok fazla delil bulamamıştır...

arap istilası sonucunda gitarın kıta atladığı görüşü çok daha güçlüdür. Ama yine de gitarı ispanyaya gezgin ispanyolların taşımış olabileceği fikri kafalarda bir köşede kalmalıdır çünkü ispanyada gitar bugün bildiğimiz yumuşak hatlı ve kavisli görünümüne kavuşmuştur! bu görünüm sümerlerden tutun da hititlere, akadlara, perslere ve araplara kadar hiç görülmemiştir! o dönemlerdeki gitar benzeri müzik aletleri ya ud görünümündedir, ya da keman... üstelik bir çoğu da kare biçimindedir... üstelik şu da bir gerçek ki, ispanyollar arap etkisiyle gelen müziği çok sevdiler ancak bu müziği kabullenmelerine rağmen onların müzik aletlerini kabullenemedikleri de söylenmektedir... yani müziğe evet demişlerdir ama enstrümana bir türlü evet diyememişlerdir... bu sebeple aynı müziği -ki gelişimi sonrasında flamenco olmuştur- bir başka müzik aletiyle çalma konusunda ısrarcı olmuşlardır! bu sebeple gitarın arap kaynaklı olmadığı söylenmektedir fakat şu kaynaklıdır da denememektedir! ... ispanyolların alternatif olarak kullandıkları çalgının vihuela olduğu da söylenmektedir...

flamenko gitar

17. yüzyılda artık gitar avrupalı soylular tarafından iyice benimsenmiş ve gitar bazı teknik eksiklikleri düzeltilerek yavaş yavaş eserlere girmeye başlamıştır... bir çok besteci gitarı kullanmaya ve gitar için eserler yazmaya başlamıştır... izleyen dönemlerde gitar kuzey avrupada çok popüler olmuş ve alman etkisiyle fildişi ve kaplumbağa kabuğu gibi malzemelerle de süslenerek çok iyi gitarlar yapılmaya başlanmıştır... ispanyol gitar ispanyada, klasik gitar ise almanyada gelişmiştir... Barok dönemde bir çok büyük kompozitör ve gitarcının italyada yaşıyor olması sebebiyle, gitarın olgunlaşmasında italyan etkisi de çok önemlidir... bir çok tanınmış gitar eseri bu dönemde italyada yazılmıştır... bunun yanında eşsiz keman, viyola ve viyolonselleriyle 17. yüzyıl İtalyan enstrüman yapımcılarının en ünlüsü olan Cremonalı Antonio Stradivarius (1644-1737) yaptığı gitarlarla da bilinen bir enstrüman yapımcısıdır ve pek bilinmemekle birlikte, yaptığı gitarlar neredeyse kemanları kadar ünlüdür...

barok gitar

Stradivari gitar

gitar 6. teline 18. yüzyılda kavuştu ve bütün avrupaya iyice yayıldı... rusyada bile en önemli müzik aletlerinden biri konumuna geldi... almanlar, fransızlar, polonyalılar, avusturyalılar, ruslar filan derken gitar döndü dolaştı ve yine avrupada ilk doğduğu yere yani ispanyaya yeniden geldi 19. yüzyılda... şimdiki gitarlar doğdu ispanyada... ve şimdiki tarz!!!... tabii klasik ayrı gelişti, flamenko ayrı... gitar tekniği ve eğitimine en önemli katkı, ispanyol Francisco Tarrega (1852-1909) dan gelmiştir ve o dönemde onun da etkisi ve gitara verdiği ivmeyle, Antonio Torres Jurado (1817-1892) bugün bildiğimiz gitarın temel biçimini oluşturdu...

20. yüzyılda ise her şey gibi gitar da çok değişti, şekillendi ve çeşitlendi... o konulara girersek ansiklopedi yazmak gerekir, o yüzden şimdilik girmiyorum... yüzlerce yıl, hatta atalarını da işin içine katarsak binlerce yıl içinde 5. ve 6. tellerine kavuşabilen, az çok şekil değiştirebilen gitarın üzerine 20. yüzyılda sadece bir kaç on yıl içinde neler neler takıldı... çeşit çeşit manyetikler ve çeşit çeşit efekt cihazları pedallar vs vs vs... ama gitar her zaman hem romantik, hem de isyankar olmayı becerebildi... sanatın en ağırı olabildi... asiliğin de en ağır silahı oldu... eğlence oldu, romantizm oldu... öğrenci çalgısı da oldu bizdeki mandolin ve flüt gibi, çalınması en zor müzik aleti de oldu... bu yüzden yazının başlarında gitarı herkes çalar ve çoğu zaman çok sevilerek dinlenir dedim... yeni kurs almaya başlayan bir öğrenciyi de severek dinleyebilirsiniz, Segovia yı da!!! bob dylon ı da... jimi hendrix i de... bardaki gitarcı çocuğu da steve vai yi de... eli gitar tutan herkes aslında sevilerek dinlenir...

elektro gitarın romantik olabilmesi tamamen çalana bağlı... elektro gitar, çalan romantik ise romantik, sapık ise sapık olabiliyor... elektro gitarı romantik, klasik gitarı ise sapıkça çalabilmek ustalık işidir... usta gitarcı klasik gitarı sapıkça, elektro gitarı ise romantik tarzda çalabilen gitarcıdır... bunu da ekleyeyim hemen::)))...

Gitar amerika kıtasına da gitmiştir ve büyük ihtimalle ispanyollar oraya taşımışlardır... ingilizler de taşımış olabilirler tabii... gitar amerikada afrikadan köleler tarafından getirilmiş olan caz müziğine de girmiştir... gitar araplardan!! caz afrikalı kölelerden... müzik amerikada!!! ... gitar tabii ki blues un da temelidir, dolayısıyla rock ın da... rock, caz, blues ve gitar; ayrılmaz kardeşler... dünyanın en yakın, en iyi arkadaşları... dünyanın en derin müzikleri ve dünyanın en derin müzik aleti... günümüz 3. dünyasının, daha doğrusu eskinin de ezilmişlerinin yeni dünyaya armağanları...

Gitar aslında cazda tam bulamadığı yerini blues ve rock da bulmuştur... her ikisinde de değişmez temeldir... bazı alternatif! yani bence sulandırılmış örnekleri haricinde blues ve rock aslında gitardır... özellikle de rock... rock n roll dan doom metal e kadar suyu çıkarılmamış bütün rock ailesinde gitar baş kahramandır... 68 kuşağının silahıdır... 1931 yılında Adolph Rickenbacker ve George Beauchamp elektro gitarı keşfettiklerinde ileride neler olabileceğini büyük ihtimalle tasavvur edememişlerdir... biz bugün neler olduğunu bildiğimiz için pek bir anlam ifade etmiyor tabii ama 1931 yılı kulağı ile düşündüğünüzde -kulakla nasıl düşünülüyorsa!- ahşap romantik bir müzik aletinin 30 yıl sonra nasıl bir canavara dönüşeceğini göremezdiniz... kulakla düşünüp göremiyorsunuz::)))...

George Beauchamp


evet Adolph Rickenbacker -asıl keşfedendir kendileri- büyük bir ihtimalle nasıl bir canavar yarattığını bilmiyordu... Tabii elektro gitar uzun süre yine efendi efendi çalınmaya devam etti cazcılar ve blues cular tarafından... çünkü kibar kibar çalınmak zorundaydı hala daha elektrikli olmasına rağmen... clean tonlar çıkıyordu henüz... bazı denemeler tabii ki vardı ama henüz canavar yoktu ortalıkta...

1945 yılında Les Paul ortaya çıktı birden bire ve echo delay, multi-tracking ve bir çok stüdyo tekniklerini keşfetti... Les Paul bizim bildiğimiz ünlü Les Paul tabii ki... "Gibson Les Paul" leri yapan...  Les Paul, satılan elektro gitarlardan pek memnun olmadığı için kendi elektro gitarını geliştirmeye karar verdi. buna karar vermesinde en önemli etken kullandığı gitarların sahnede yüksek sesli geri beslemeye (feedback) yol açması idi... bu problemi ortadan kaldırmak için ilk gitar tasarımı denemelerine 1930 ların ortalarında başladı ve son tasarladığı ve sahnede çok sıklıkla kullandığı "the log" isimli gitarı, çoğu uzman tarafından ilk modern elektrik gitar olarak kabul edilmektedir...

les paul ve log


leo fender
Gibson Les Paul model ilk gitar 1952 yılında yapılmıştır ve hala daha en baba gitarlardır... bir diğer baba gitar olan stratocaster ise 1953 yılında Leo Fender tarafından yapılmıştır... aslında bu 2 model e icad demek çok daha doğrudur... denemeler dedik, mesela 1946 yılında Carl Hogan ilk kez güçlü elektro gitar rifflerini kullanmaya başladı... 1947 yılında Ahmet Ertegün Atlantik Plak şirketini kurdu! ... bir plak şirketi deyip geçilemeyecek kadar önemli bir olaydır bu... çünkü Atlantic plak, caz, ritim and blues ve pop üçgeninde çok önemli çalışmalara imza atmıştır... rock and roll un ve rock ın gelişiminde payı çok büyüktür... Daha sonraki yıllarda ise Elvis Presley ve Beatles ortalığı kasıp kavurmuştur... bir takım çevrelere göre ilklerdir ancak konu gitar olduğu için, önemli olan jimi hendrix tir... solak olduğunu düşünemeyip, sağlakların çaldığı gitarı solak olarak yani tamamen ters çalan jimi hendrix... bence rock müziğin gerçekten başladığı andır onun gitar çalmaya başladığı an...
elektro gitarın evrimi

Ayın Çok Okunanları

deniz neva ertürk

"gelecekte caza geçebilir" yada "bakarsınız, progresif müzik yapar" vb gibi bir takım kehanetlerde bulunamayacağım bir paylaşım olacak gibi görünüyor genç piyanist deniz neva ertürk hakkındaki bu paylaşım... sürekli takip edenler anlamıştır ne demek istediğimi ama ilk defa okuyan anlamayabilir; ben özellikle prog ve caz hastası olduğum için, burada gençlerin kafalarını çelip, klasik müzikten biraz saptırmaya çalışan bir tipim ama deniz neva ertürk'ü dinlerken, kendisine bu tip lafların pek işlemeyeceğini anlamış bulunuyorum... gelecek ne getirir tabii bilinmez, bakarsınız yeni bir ayşedeniz doğar ama deniz neva nedense bana tam bir klasik piyanist izlenimi verdi... yani klasik eserlere harfiyen bağlı, bilinen orijinal halleri ne ise bire bir çalma azmi içinde bir konser piyanisti sezdim... anlatamadım değil mi?... farkındayım:)... ama anlatmadan bırakmam merak etmeyin...

adına inatla klasik denen bu muhteşem müzik, diğer müzik türlerinin de anası olduğu için, …

çocuğa gitar nasıl alınır?

başlığı atmam çok uzun sürdü!... "çocuğa gitar nasıl alınır" tuhaf geldi... "gitar çocuğa nasıl alınır" daha tuhaf... "nasıl çocuğa gitar alınır" ilginç oldu... "çocuğa nasıl gitar alınır" daha değişik oldu... her neyse işte, yazının bütün bu değişik sorulara yanıt vermesine çalışayım da olsun bitsin...


aslında çok zor bir konu hakkında yazacağım çünkü bu sayfaya "çocuğuna gitar almayı düşünen ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmeyen, işin içinden çıkamayan kişiler" arama motorları tarafından zorla getiriliyorlar ama bu sayfada öyle bir konu yoktu... artık olmak üzere... gelen kardeşlerimiz elleri boş dönmesinler diye düşündüm ve bildiğim kadarıyla yazayım dedim...

"çocuğa gitar nasıl alınır" ve "gitar çocuğa nasıl alınır" sorularının yanıtı basit ve hemen geçeceğim; cebe bir miktar para konulur ve müzik aletleri satan yerlerden birine gidilip, satın alınır... bunu geçiyorum...

"nasıl çocuğa gitar alınır"…

duru aydın'dan bir sezonda 9 konser

hakkında en çok paylaşım yaptığım isimlerden biri piyanist duru aydın... önceki paylaşımları mutlaka okuyun... aşağıdaki paylaşımlar, direk kendisiyle ilgili olanlar ve bir çok farklı paylaşımda da duru'dan bahsettim sürekli... işin gerçeği, ben kendisini tanıdığım günden beri neredeyse her ay bir şekilde hakkında güzel haberler aldım desem yeridir... belki daha sık... şimdi fark ettim ki, ilk paylaşımın üzerinden sadece 1 yıl geçmiş neredeyse! ve ben bu kadar kısa süre içinde o kadar çok başarısından bahsetmişim ki! kendim de inanamadım!...

duru aydınduru aydın'dan güzel haberlerduru aydın'dan meriç soylu'ya

kendisini tanımam ve dikkatimi çekmesi yarışmalar sayesinde oldu ama bu paylaşımda en az bahsedeceğim konu, yarışma... ben yarışmaları sevmem, bilen bilir... benim kişisel sabit fikrime göre; müzisyen konser verir... albüm de yapar tabii dilerse ama müzisyen aslında konser verir arkadaş... duru aydın da bu sezon bol bol konser verdi ve ben bir noktaya kadar bahsett…

çağla karaali

çağla karaali de 3 yaşında müziğe başlayanlardan... her ne kadar konservatuvarda 12 yaşından önce gitara başlayamazsın demişlerse de uzman kişiler, 5 yaşında gitar çalmaya zaten başlamış... çok da iyi çalıyor ayrıyetten... ben de bunu anlayamıyorum!... konservatuvardaki uzmanların dünyadan haberleri yok mu?...

konservatuvarı 7 yaşında kazanmış... 8 yaşında da engelliler için konserler vermeye başlamış... konservatuvardaki değişmez sabit kurallar sebebiyle de ayrılmış daha sonra... çok da iyi yapmış bence... sanatta kural olamaz... 1 yaşında ise sanatçı, sen ona uyacaksın... yapmak istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmayacaksın... onun kulu kölesi olacaksın sayın konservatuvar kardeş... o sana uymayacak, sen ona uyacaksın... kendinden daha iyi bakacaksın ona...

ben başka ülkelerin çocuklarını yazarken hiç bu tip sorunlarla karşılaşmıyorum!... ülkemiz çocuklarını yazmaya başladığım andan itibaren hep sorun hep sorun!... amerikalı, koreli, fransız çocukların aileleri çok mutlu!... onları…

damla ece'den "su"...

genç piyanist damla ece karataş hakkında daha önce paylaşım yapmamıştım ama bir çok defalar başarılarından bahsetmiştim... geçen sene tifliste gerçekleştirilen wolfgang amadeus mozart uluslararası piyano yarışmasında ikinci olmuştu ve bu yarışmada aldığı derece sebebiyle katılmaya hak kazandığı almanya'da düzenlenen musical fireworks in baden-württemberg yarışmasında da birinci olmuştu...

genç müzisyenlerden son haberler

hakkında hiç paylaşım yapmamış olmakla birlikte, sürekli takip ettiğim bir yetenek damla ece karataş... yukarıdaki başarıları sonrasında, çev sanat seçmelerine girdi ve başarılı bulunarak çev sanat bursiyeri oldu geçtiğimiz haziran ayında...

ben sadece takip edebildiğim kadarıyla, önemli çalışmalarından bahsediyorum... yine geçtiğimiz haziran ayında, 18-22 haziran 2018 tarihlerinde düzenlenen uluslararası bilkent piyano festivali'nde piyano ve müzik dünyasının çok önemli isimleri ile genç yetenekler bir araya gelmişlerdi ve damla ece de katılımcı olarak kabul …

piyanist sena erünsal'dan başarı haberleri

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı 8. sınıf öğrencisi olan sena erünsal; 4-9 haziran tarihlerinde, italya milano'da düzenlenen piano talents 2019 yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı... 6-21 yaş arası genç yeteneklerin katıldığı ve 9 yıldır düzenlenen yarışma, casa verdi büyük salonda gerçekleştirildi...

bu haberi paylaşırken denk geliş karşıma çıktı, hemen o bilgiyi de buraya ekleyeyim... piyanist sena erünsal, mayıs ayında da uluslararası salzburg grand prize virtuoso yarışmasında da ikinciliği kazanmış... bu güzel haberi duymamıştım... internet üzerinden yapılan bir yarışma ve çok önemli çünkü bu yarışmada derece alan müzisyenler konser verme hakkı da kazanıyorlar... önümüzdeki sezon wiener saal salzburg'da konsere çıkacak sena erünsal...

mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı'nda, ünlü piyanistimiz iris şentürker ile çalışmalarını sürdüren sena'yı, öğretmenini ve tabii ki ailesini kutluyorum...

sena erünsal oldukç…

cansu naz eriş'ten bir sezonda 3 konçerto

sürekli yakından takip ettiğim ama bu sezon içindeki çalışmaları hakkında detaylı bilgi veremediğim genç piyanist cansu naz eriş hakkında sürekli güzel haberler geliyor... ben konserlere çok önem veriyorum, cansu naz da sürekli önemli konserlerde sahne alıyor ve çok da önemli eserler seslendiriyor...

kısa bir süre önce paylaşmıştım, burada yine belirtmem gerekiyor; cansu naz eriş, istanbul devlet senfoni orkestrası tarafından, sedat gürel-güzin gürel sanat ve bilim vakfı işbirliği ile 5 mayıs 2019 tarihinde düzenlenen ulusal genç yetenekler yarışmasında birincilik derecesini almıştı... o paylaşımı da okursanız sevinirim...

yarışmanın ödülü olarak; yarışmaya katıldığı eser olan prokofiev’in 1 numaralı re minör piyano konçertosunun tamamını 20 mayıs 2019 tarihinde, istanbul devlet senfoni orkestrası eşliğinde solist olarak seslendirecek cansu naz...

11 Aralık 2018 tarihinde istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı senfoni orkestrası ile mendelssohn'un 2 numaralı piyano konçertosu

adil kerem ünal

bir felaket piyanist daha hızla sahnelerde boy göstermeye başladı... hemşehrim adil kerem ünal... hemşehrim olunca yada olmayınca ne değişiyor? onu da anlamış değilim ama olsun... 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyorum kendisini, kısa sürede çizginin oldukça üstünde olduğunu gösterdi bizlere... öğretmeni maestro ibrahim yazıcı ile çalışma videolarını izliyordum bir süredir, zaten belli idi üstün gayreti ve hedeflediği başarı; en son olten filarmoni ile izledim, resmen sol şeridi boşaltın, ben geliyorum diyor... bu sayfada daha önce bahsettiğim piyanist abi ve ablalarının kulvarından gidiyor adil kerem ünal da...

9 yaşında bu aralar adil kerem ünal ve her şey kendisine alınan bir oyuncak org ile başlamış... bir başka rivayete göre ise; babaannesinin evindeki orgmuş her şeyin sebebi... çok da önemli değil ama ben babaanneyi merak ettim şimdi çok:))... yani her babaannenin evinde org bulunmaz da o yüzden... babaanneler genelde sütlaç, muhallebi yaparlardı eskiden... neyse artık... herh…

ayça yasa

tam sevdiğim tarzda bir genç müzisyeni yazmaya başladım... şimdilik genç piyano sanatçısı ayça yasa olarak tanıtayım kendisini, ileride herkes bir çok farklı çalışmaya imza atan bir ayçayı tanıyacak muhtemelen... olaya biraz gizem katınca daha çok okunuyor bu yazılar:)... genelde sonlarda yazdığım muhteşem kehanetlerimi bu sefer en başta yazıyorum... gülmeyin, şimdiye kadarki kehanetlerimin bir çoğu tuttu, geri kalanı da tutmak üzere:)... herhalde "dediklerini yapalım da, şu garibi sevindirelim" diyorlar sağ olsunlar:)...

yahu ne kehaneti, baba vanga mıyım ben:)... bir gencin 2 videosunu izleyin, gelecekte neler yapacağı apaçık anlaşılıyor... çok başarılı olacakları zaten kesin, o başarının üzerine neler koyabilecekleri, klasik çizgide kalıp kalmayacakları, o çizginin dışına çıkacaklarsa eğer, hangi yöne doğru yol alacakları, neler yapacakları gerçekten anlaşılıyor... 2 videoya ek olarak, biraz da çabalayıp; röportajlarına, yazdıklarına, çizdiklerine, söylediklerine ve sosy…

eylül eda yıldız'dan başarı haberi

sessiz sedasız ama emin adımlarla ve hızla gelişen bir genç yetenek piyanist eylül eda yıldız... benim çok önem verdiğim gençlerden biri... hem emin adımlarla ilerliyor, hem de emin ellerde çünkü elena çekiç ile çalışıyor...

eylül hakkında daha önce yaptığım paylaşımı da mutlaka okuyun: eylül eda yıldız

aşağıda eylül'den gnossienne no 1 paylaşacağım, ben bayılarak izliyorum bir süredir... aslında onu paylaşmak için fırsat kolluyordum, o da çıktı... eylül eda yıldız, nisan 2019 da almanyada girdiği bir yarışmada birinci oldu...

bir yarışmada lafını ilk defa kullanıyorum çünkü ailesi ve öğretmeni tarafından yapılan paylaşımlarda hangi yarışma olduğu yazmıyor:)... aslında atlanmaması lazım tabii ama benim için yarışmalar en önemli konu değiller... ama yazmaları gerekirdi, o ayrı...

yarışmaları pek önemsemiyorum dediğimde bazen kızılıyor... tabii ki önemsiyorum, önemsiz değiller ama ben çocukların yarıştırılmalarına ve sanatta yarışma olmasına karşıyım... kişisel görüştür sadece... e…