Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

berfin aksu

berfin aksu
Geçen ay bir yemekteydik.
Fazıl Say ve Yekta Kopan onun hakkında bir sohbete daldılar.
Yanlarında oturmuş, merakla dinliyordum.
Fazıl Say, “O dünyadaki en büyük keman ustalarından biri olacak, hatta şimdiden öyle sayılır" dedi.
Yekta Kopan ekledi: “Daha 16 yaşında… Olağanüstü bir yetenek.”
Bu kadar övgüyle bahsettikleri kişiyi tanımadığım için biraz kötü hissettim.
Gizlice tuvalete gidip, Google’a Berfin Aksu yazdım.
Sarı Gelin’i çaldığı videoyu açtım.
Ve restoranın tuvaletinde ağlamaya başladım.
Sarı Gelin’in derin hüznünü nasıl bunca hissederek çalabilirdi?
Suratındaki o ifade nasıl küçük bir kız çocuğuna ait olabilirdi?
Onu tanımayı istedim.
Dünyanın en iyi müzik okullarından birinde, İngiltere’deki Yehudi Menuhin School’da okuduğu için İstanbul’a gelebileceği ilk tarihe sözleştik.
“Kemanını da getirir misin? Belki Sarı Gelin çalarsın…” dedim.
berfin aksu ile röportaj yapan ışıl cinmen yazmış bunları... "bu kadar övgüyle bahsettikleri kişiyi tanımadığım için biraz kötü hissettim" demiş ya ışıl hanım... aynı duyguyu ben sürekli yaşıyorum:)... hayatım "yahu ben nasıl tanımam" şaşırmaları ile geçiyor resmen özellikle son bir kaç yıldır...

ışıl cinmenin berfin aksu ile yapmış olduğu 2014 tarihli röportajı da paylaşayım...

dertli dertli çal küçük kemancı

röportajda geçen sarı gelin türküsünü de sevmeyen ve dinlerken tuhaflaşmayan yoktur zannedersem, onu da hemen paylaşayım... dertlenelim biraz...



fazıl say eseri "haremde bin bir gece" konserinde bis olarak çaldığı sarı gelin... sadece çalmamış, sarı gelin olup yaşamış!...

bir virtüözün büyüklüğü net biçimde nereden anlaşılır bilmiyorum... uzmanlar bilirler ve zaten berfin aksunun ustalığı keman ve klasik müzik otoritelerince onaylanmış durumda... eminim bir çok özelliği inceliyorlardır ve sonuçta kafalarında bir sürü rakamın toplamı gibi bir şey oluşuyordur... uzmanlık alanı olarak bildiğim bir konu değil, ukalalık yapmayayım ama bir çok kriterin toplamı olarak sonuçta bir kusursuzluk katsayısı oluşuyordur kafalarda... bahsettiğim tam olarak teknik açıdan bir konu... mesela suna kan, fazıl say ve diğer bir çok otorite berfin üzerinde birleşiyorlar ve hemfikirler... neye bakıyorlardır bilemem ama ben en çok sanatçının kendinden katabildiklerine, eserin duygusunu tam olarak verebilme yeteneklerine ve tekniğe çok da bağlı kalmadan, kendi stillerini yaratabilmelerine bakıyorum... kendimce baktığım bu açılardan benden tam not alıyor berfin gerçekten... yahu bir sürü otorite zaten tam notu vermiş geçmiş, bir cahil olan benden tam not alsa ne olacak:)... olsun sonuçta her zaman söylediğim gibi, burası benim bloğum ve burada en büyük otorite benim:)...

şaka bir yana, her ne kadar gerçek virtüözite bence tam olarak teknik bir konu ise de, hani artık zirveye çıkmış dev isimler enstrümanlarını hiç bir kaygı duymadan öylesine çalarlar ve hatta umursamazca hatalı bile çalarlar geçerler ya, işte benim için virtüözite odur aslında... bir çok ciddi başarısına rağmen daha yolun başında sayılabilecek genç bir sanatçı olan berfin aksu da ben tam olarak onu sezdim ve yakaladım... sakın bu cümlelerim yanlış anlaşılmasın, ifade edememiş olmaktan korkarım, o harika seviyeyi yakaladım ben de berfinde...

daha berfin aksu hakkında yazmaya başlayamadım bile gevezelikten...

berfin aksu nun resmi bir sayfası var aşağıda linkini verdiğim ancak an itibarı ile aktif değil... bir çok bilgiye ulaştım kendisi hakkında ancak resmi değiller tabii... yine de eğer hatalıysalar sonradan düzeltmek üzere bazı noktalara değinmeye çalışayım...

berfin aksu

ama önce kendisi hakkında önemli bilgiler veren bir video paylaşayım...



berfin aksuyu tanımama vesile olan olay kendisinin fazıl say ile yaptığı ortak çalışmadır... yani haremde 1001 gece... fazıl sayın anadolu enstrümanlarını da kullandığı bu ünlü konçertosunun dünya prömiyerinde patricia kopatchinskaja çalmış aslında... onu bilmiyordum... öğrenince çok sevindim aslında... neden mi?... sevindim çünkü berfin aksu daha öğrenciyken ve 14 yaşındayken o kalburun oldukça üstündeki patricia yı hiç aratmadan onun yerini almış... bu çok önemli... ve haremde 1001 gece konçertosunun oldukça zor keman partisyonları içerdiği de ortada... önemli bir solistlik sınavından büyük başarıyla daha 14 yaşındayken geçen berfin aksu almanya otoritelerinden de tam not almış...

berfin aksu da bilkentli... bilkent müzik hazırlık okulu bir çok genç yeteneği yetiştiren çok önemli bir okul... kendisini bize kazandıran isim, öğretmeni muhammedcan turdiev... onun öğrencisi iken bir çok önemli derece aldı ve performans sergiledi... bugün ise londradaki yehudi menuhin okulunda ki öyle her öğrenciyi kolay kolay kabul etmeyen, dünyanın en önemli 2-3 okulundan biridir...

cem babacan & berfin aksu (www.andante.com.tr)
berfin aksu geçtiğimiz yıl cem babacan ile birlikte verdiği konserlerle de adını duyurmuştu... cem babacan da moskova tchaikovsky conservatory (çaykovski konservatuvarı) mezunu piyano virtüözümüz... iki ustanın birlikte gerçekleştirdikleri keman-piyano resitalleri dikkat çekmişti...

nedendir bilmiyorum... mutlaka bir gerekçesi vardır, ben ne haremde 1001 gece ile ne de cem babacan ile birlikte verdikleri resitaller ile ilgili hiç bir videoya ulaşamadım... ulaşamadım değil, yok... ama daha önce vardı:)... zannedersem özellikle berfin aksu ile ilgili videolar bir sebepten dolayı kaldırılmışlar... berfin aksu resmi sitesi de kapalı... farklı bir konuda yehudi menuhin okulunun bir çok konuda katı kurallar getirdiğini okumuştum, zannedersem o sebeple berfin aksu hakkında çok da fazla materyale ulaşamadım... tabii içim de rahat çünkü berfin aksu geleceği parlak bir keman virtüözü... daha bir çok paylaşım zaten yaparım ileride:)... şimdilik bu kadar...
Paylaşın:

0 yorum:

Yorum Gönder

son paylaşımlar

Recent Posts Widget