Son Paylaşımlar

20.08.2012

ricciotti & karsu dönmez

Karsu Dönmez, ricciotti senfoni orkestrası ile birlikte türkiyede... şu anda uçağa binmişler, geliyorlar... 20-26 Ağustos 2012 tarihlerinde Ankara, Kırşehir, Hacıbektaş, Avanos, Nevşehir, Göreme, Niğde, Bor, Antakya ve Tarsus yollarında olacaklar... tabii bu şehirlerde birden fazla mekanda konserler verecekler ve ben yetkili yada sorumlu olmadığım için bu programı detaylı veremiyorum... hata olabilir, mekanlar değişebilir vs vs vs... kesin bildiğim şey, bu tarihlerde bu şehirlerde olacaklar...


o illerde yaşayanlar resmi kanallardan programın detaylarına ulaşıp, konserleri izleyebilirler düşüncesiyle yazdım yukarıdaki paragrafı... asıl amacım, ricciotti hakkında kısaca bilgi vermek... Karsu Dönmez hakkında daha önce, kendisini ilk tanıdığımda, bilgi vermeye çalışmıştım...

ricciotti müzik grubu, hollandada konservatuarda öğrenim gören genç müzisyenlerden oluşan bir sokak senfoni orkestrası... konser mekanları, deyim yerindeyse kafalarına esen her yer... çok hareketliler ve çok kısa sürede, bir kaç dakikada hazırlanıp, düzene girip, konserler veriyorlar... seyyar senfoni orkestrası demek daha doğru... aklınıza gelebilecek yada gelemeyecek her hangi bir yerde önce uzaktan müziği duyarsınız, ne var acaba orada diye yaklaşırsınız ve bir bakarsınız koskoca senfoni orkestrası sizin için bir şeyler çalıyor... anladığım kadarıyla aynen böyle oluyor... anladığım kadarıyla diyorum çünkü ricciotti yi izleme şerefine henüz nail olamadım... konser programında izmirin olmaması bu anlamda kötü oldu tabii...

konser programında izmir yok... istanbul da yok... ankara var sadece ama o da belki!... turnenin ankaradan başlıyor olması sebebiyle ankara da gözüküyor ama bu 3 ilin turnede yer almaması da gayet normal çünkü ricciottinin hedefi zaten "senfonik müziği, normal koşullarda pek dinlenme fırsatı olmayan yerlere götürmek"... ricciotti hakkında verilebilecek en önemli bilgi bu bence ve vermiş bulunuyorum...

yine "anladığım kadarıyla" ricciottinin konserleri çok içten, samimi ve izleyenlerle iç içe gerçekleşiyor... bu konu benim açımdan çok büyük önem taşıyor... senfonik müziğin geniş halk kitlesi için çok fazla itici olduğu bilinen bir gerçek... aslında "müzik müziktir" ve her türlü müzik herkes tarafından rahatlıkla dinlenebilir ve sevilebilir... bu isterse en ağır caz parçası olsun, isterse en ağır klasik eser olsun... aklın yolu birdir, her müzik herkes tarafından çok sevilerek dinlenebilir ama ne yazık ki, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada her nedense  senfonik müzik seçkinlerin yada belli bir tabakanın dinlediği müzik durumuna gelmiştir... "ayrı bir dünyanın" müziğidir bu müzik!...

ricciotti yürürken de çalıyor

ricciotti seyirci ile iç içe

karsu dönmez ve ricciotti

tüm fotoğraflar karsu dönmez in facebook sayfasından alınmıştır
sayfasını beğenirseniz sevinirim

belli bir zümrenin müziği olması çok fazla kötü bir şey ve bu durumun ortaya çıkmasında o zümrenin katı ve zaman zaman aşağılayıcı tavırlarının da payı çok fazla büyük!... bu katı zümreye ait müziği sürekli, çocukluğundan beri severek ve hatta bilerek dinleyen biri olarak, ben bile o malum konser salonlarına gidip, dilediğim şekilde klasik müzik dinleyemez olmuş durumdayım... paçavralarımı giyip gittiğimde ters bakanlar, gözlerimi kapayıp da dinleme lüksüme de dönüp ters bakıyorlar! ... ayağını yere vuramazsın!... öksüremezsin!... altına yapsan bile salondan çıkamazsın... yanındaki kişiye "ay ne kadar iyi çalıyorlar" bile diyemezsin... en önemlisi coşup, dilediğin anda alkışlayamazsın... çok ayıptır... böyle bir ortama alıp da çocuğunu götürmeye kalksan! başına neler gelebileceğini tahmin bile edemezsin...

konudan sapmalar yapmaya başladım yine:)... yukarıdaki açıkladığım sebeplerden ötürü, ricciotti nin yapmaya çalıştığı olayın güzelliği apaçık ortada... senfonik müziğin gitmediği yerlere bu müziği götürüyorlar, o katı ve elit zümrenin sert bakışlarına maruz bırakmadan, çoluk çocuk, genç yaşlı, artık orada o anda kim varsa, onlara bu müziği dinletiyorlar hem de çok samimi ve içten bir ortamda... alın gazozunuzu, çekirdeğinizi, çoluk çocuk gidin bu konserlere hatta gazozunuzu ploppp diye rahatça açıp, lıkır kılır içerek dinleyin ricciottiyi... umarım böyle olabiliyordur:)...

Türkiye ile Hollanda'nın tam 400 yıl önce başlayan Diplomatik İlişkilerini kutlamak amacıyla 11 ve 26 Ağustos tarihleri arasında iki hafta gibi kısa bir sürede Hollanda ve Türkiye'de her yerde ve herkes için verecekleri altmış konseri Türk ve Hollanda halklarına armağan ediyor.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Haftanın Videosu

önceki videolar için playlist oklarıyla ilerleyiniz...

facebook takipçisi olun